İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/774 E. 2023/1343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/774
Karar No
2023/1343
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/774 Esas KARAR NO : 2023/1343 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2022 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, ticaret yaptığı diğer müvekkili ....'tan olan alacağı için, keşidecisi ... olan, “....bank ... Caddesi / ADANA Şubesinin, .... Iban Nolu, ... Çek Seri Nolu, 30.06.2022 tarihli, 50.000,00-TL bedelli ve ... Çek Seri Nolu,” çekleri teslim almış olduğunu, müvekkili firmanın söz konusu müşteri çeklerini, yine ticaret yaptığı .... adlı firmaya olan borcuna karşılık verilmek üzere cirolayarak sürekli çalıştığı ... Kargo aracılığıyla, 04.10.2021 tarihinde, ... taşıma faturasıyla İstanbul'a göndermiş olduğunu, müvekkilinin borçlu olduğu .... adlı firmanın müvekkili firmayı arayıp “çekleri teslim almadıklarını” belirtmesi üzerine söz konusu çeklerin bu firmaya kargo şirketi tarafından teslim edilmediğinin anlaşılmış olduğunu, müvekkili firmanın, ... Kargo ile yaptığı görüşmelerde “gönderinin kaybolduğunu ve henüz bulunamadığını, bulunur bulunmaz kendilerine haber verileceğini” öğrenmiş olduğunu, müvekkili firmanın sürekli olarak bu kargo şirketi ile çalışmakta olup bugüne kadar böyle bir olay ile karşılaşmamış, gönderinin ilk defa bu şekilde kaybolmuş olduğunu, çeklerin kaybolduğu bilgisinin derhal çek keşidecisine ve ilgili banka şubesine de bildirilmiş olduğunu, çeklerin nerede olduğu bilinmemesine karşın, çekleri haksız olarak ele geçiren yetkisiz bir hamil tarafından kullanılma olasılığına karşı iptal edilmesi, iptal edilinceye kadar da ödeme yasağı konulması, iptal ve ödeme yasağının ilgili mercilere bildirilmesi için İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sayılı dosyası ile dava açılmış olduğunu, davanın derdest olup mahkemenin, çeklerin ödenmemesi hususunda tedbir kararı vermiş ve gazete ilanlarının yaptırılmış olduğunu, söz konusu iptali istenen kayıp çeklerden ... Nolu çek ile ilgili olarak müvekkillerinin hesapları üzerine bloke konulduğunda çeklerin icra takibine konu edildiğinin ve takip başlatıldığının öğrenilmiş olduğunu, kayıp çeklerden ... Nolu çek için son ciranta ... isimli biri tarafından yapılan taleple, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş-... K. sayılı Değişik İş dosyası ile ihtiyati haciz kararı verilmiş, kararın, İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile uygulanmış olduğunu, söz konusu icra takibine karşı, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açılmış olup, dosya üzerinden tedbir kararı verilmiş, ödemenin durdurulmuş olduğunu, iptali istenen davaya konu ... Nolu çek için müvekkiline icra emri gelmiş fakat zarfın içerisinden tahminlerince işlemler süresinde yapılıp tedbir kararı alınmaması için icra emrinin konmamış, zarfın içerisinden icra emrinin çıkmamış olduğunu, bu nedenle davaya konu ... Nolu çek için hangi yol işletildiğinin taraflarınca bilinmediğini, sadece Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını öğrenmiş bulunduklarını, icra dosyasına vekalet ibraz edilmiş fakat dosyaya vekil olarak işlenmediklerinden ve telefonla icra dairesine ulaşamadıklarından dolayı dosya hakkında ayrıntılı bilgi edinilememiş olduğunu, müvekkili firmanın takipte borçlu olarak görülen diğer müvekkili ... dışındaki hiç kimse ile ticari veya fiili herhangi bir ilişkisi bulunmayıp müvekkillerin kendilerinden sonraki cirantaların hiçbirini tanımadıklarını, müvekkilleri ile sonraki cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki ve bu ticari ilişkiden doğan temel bir borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ile sonraki cirantalar arasında temel borç ilişkisi bulunmadığını, söz konusu ihtiyati haciz kararını aldırıp uygulamaya koyan ve müvekkilinden sonra gelen tüm cirantaların haksız ve kötü niyetli olarak işlem yapmış olduklarını beyanla; müvekkilinin elindeyken kargoda kaybolan, ...bank Bankası ... Caddesi / ... Şubesine ait 30.06.2022 keşide tarihli ... seri nolu 50.000.-TL bedelli çekin ödenmemesi ve Bakırköy .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile konulmuşsa hacizlerin, konulmamışsa işlemlerin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesine, söz konusu çek yönünden müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, çek çalıntı olup haksız olarak işleme konulmuş olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilerek yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; çek keşidecisi olan davacı ...'ın çeki keşide etmiş olduğu ve diğer davacı şirkete teslim etmiş olduğu beyanları itibari ile huzurda ki davaya ilişkin aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacı ... Tekstil şirketi tarafından beyan edildiği üzere mezkur çekin davacı ... tarafından keşide edilerek kendilerine teslim olduğu hususunun sabit olduğunu, çek keşidecisi ...'ın keşide ederek tedavüle sokmuş olduğu çeke ilişkin olarak borçlu bulunmadığının tespiti şeklinde dava ikame etmesinin hukuki yolunun kapalı olduğunu, öncelikle bu yönü ile davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, her iki davacının imzasını ikrar etmiş oldukları çeke ilişkin olarak kargo şirketlerinin çek ve bono gibi kıymetli evrakları hiçbir şekilde kabul etmediği ve bir çekin ancak ve ancak ilgilisine teslimi sırasında ciro ve imza edilebileceği dikkate alındığında davacıların tüm beyanlarının asılsız olduğu sabit olmakla davanın reddini talep ediyor olduklarını, çek ve bono gibi kıymetli evrakların kargoya tesliminin yasal olup, bu beyanın asılsız olduğunu, kargo şirketlerinin çek ve bono teslim almadığı hususu kesin olan bir durum olup, bu beyanlara asla itibar edilemeyeceğini, icra takibi konusu çekin kargoya verildiği ve kargoda çalındığı iddiasının tamamı ile asılsız olduğunu, çek ve bono gibi kıymetli evrakların kargo yolu ile gönderiminin tamamı ile yasal olup, bu şekilde bir evrak gönderimi halinde mutlak suretle sigorta yapılması gerektiğini, kargo şirketlerinin çek ve ya bono teslim almadığını, davacıların bu yöndeki beyanlarının yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirketin icra takibi konusu çeki ticari alışverişte bulunduğu ... Tekstil Gıda Tic. Ltd. Şti.'den almış olup, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları itibari ile de iyiniyetli olduğunun ve Türk Ticaret Kanunu 792. Madde itibari ile davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, icra takibi konusu çeke ilişin olarak ciro silsilesinin incelenmesi halinde de görüleceği üzere müvekkili şirketin icra takibi konusu çeki ticari alışverişte bulunduğu ... Tekstil Gıda Tic. Ltd. Şti.'den almış olduğunu, tüm fatura kayıtları itibari ile sabit olduğu üzere müvekkili şirketin satışını yapmış olduğu ürünler karşılığında mezkur çeki almış olup, iyiniyetli yetkili hamil olduğu hususu sabit olan müvekkili şirketin çeke ilişkin iş bu kazanımının korunması gerektiği hususu sabit olmakla davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı ... müvekkiline yönelik tek bir delil sunmaksızın çeke ilişkin olarak ihtiyati tedbir talebinde bulunması veya müvekkilinin yasal alacağının tahsilini engellemesinin aslı kabul edilemeyeceğini, davacı ... ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; müvekkili şirketin çekte iyiniyetli yetkili hamil olduğu, Türk Ticaret Kanunu 792.madde itibari ile iyiniyetli müvekkilinin çeke ilişkin kazanımının korunması gerektiği hususu sabit olmakla yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davacıların çekte ki imzalara ilişkin bir itirazının bulunmadığı, çek ve bono gibi kıymetli evrakların kargoya tesliminin yasak olduğu, davacı ... beyanlarının asla kabul edilemeyeceği husus sabit olmakla yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkili şirketin ticari defter kayıtları itibari ile müvekkilinin fatura karşılığı satmış olduğu ticari imtialara ilişkin olarak almış olduğu çeke ilişkin olarak, çek bedelinin ödenmesinden kaçınılmasının mümkün olamayacağı, Türk Ticaret Kanunu madde 792 ve Yargıtay .... Hukuk Dairesi 17.12.2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı itibari ile müvekkilinin kötüniyetli veya iktisapta ağır kusurlu olduğuna yönelik tek bir delil sunulmaksızın asılsız beyanlardan davanın reddine, davacı ... ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargıtay içtihatları itibari ile yasal dayanağı bulunmadığı sabit olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile davacıların %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞENLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, dava konusu çekin keşideci ve lehdarı olduğunu belirten davacıların çekin kargoya tesliminde sonra kaybolduğundan bahisle borçlu olmadığının tespitini talep ettikleri, uyuşmazlığın çekin kargoda kaybolup kaybolmadığı, davalının yetkili hamil olup olmadığı, çekin iktisabında kötüniyetli ve ağır kusurlu olup olmadığı, davacıların çek nedeniyle borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davalı şirket tarafından davacılar aleyhine ve dava dışı ... Tekstil Gıda Ticaret Ltd. Şti., ... İnşaat Malz....Ltd. Şti. ile .... aleyhine 50.000 TL asıl alacak, 1.014 TL işlemiş faiz, 5.000 TL tazminat, 150,00 TL komisyon olmak üzere toplam 56.164,04 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davalı taraf ile önceki ciranta ... Tekstil Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, dava konusu çekin kayıtlı olup olmadığına ilişkin 20/02/2023 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ... 29/07/2023 tarihli raporunda özetle; dava konusunun; davacının ...bank .... şubesine ait .... seri numaralı 30.06.2022 tarihli 50.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olup olmadığının tespiti talebinden ibaret olduğunu, davalının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, inceleme gün ve saatinde davadışı ... Tekstil Gıda Tic. Ltd. Şti mahkemede hazır bulunmadığında ve ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığını, davalı ticari defterlerinde yapılan incelemede, davalı ... dava konusu çeki davadışı ... Tekstil Gıda Tic. Ltd. Şti’den cari alacağına istinaden 18.01.2022 tarihinde almış olduğunu, davadışı ciranta ... Tekstil Gıda Tic. Ltd. Şti ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığında davadışı şirketin ticari defterlerinde davalı ... olan cari borç ve dava konusu çekin davalı ... cari borca istinaden verilip verilmediği hususlarında tespit ve değerlendirmede bulunulamadığını bildirmiştir. Mahkememiz 27/12/2022 tarihli davacı vekilinin de katıldığı duruşmasında dava konusu çek hakkında açılmış bir soruşturma numarası olup olmadığında ilişkin beyandan bulunmak üzere iki haftalık süre verilmiş olup davacı vekilinin belirtilen hususa ilişkin herhangi bir beyan dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Menfi tespit talebine konu çekin incelenmesinde keşidecisinin davacı ... olduğu, lehtarının davacı ... Tekstil olduğu, keşide yerinin Adana, vadesinin 20/06/2022 tarihi olduğu çekin arka yüzünde davacı lehtara ait cironun yer aldığı, ciro silsilesinin kopık olmadığı görülmüştür. Buna göre taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; keşideci ve lehtar olan davacıların çekin kargoda kaybolması nedeni ile diğer cirantalara ve davalıya karşı çek nedeni ile borçlu olup olmadığı, davalının yetkili hamil olup olmadığı, davacıların hamile karşı sorumluluktan kurtulup kurtulamayacağı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730). 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesinde ''..bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' düzenlemesine yer verilmiştir. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (Reha Poroy/ Ünal Tekinalp; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; Hüseyin Ülgen / Mehmet Helvacı / Abuzer Kendigelen/ Arslan Kaya; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 vd; Naci Kınacıoğlu; Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; Gönen Eriş; Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd- s.286; Yargıtay 11.HD.3.11.1987 tarih, 347/5865 Esas ve Karar sayılı kararı; Oğuz İmregün; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, s.58 vd; İsmail Doğanay; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II , 3. Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd.). Yine 6102 sayılı TTK’nun Kanunun 710/3. Maddesinde; “Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça poliçeyi vadesinde ödeyen kişi borcundan kurtulur. Ödeyen kişi, cirolar arasında düzenli bir teselsülün bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesinde; dava konusu çekte, davacı ... keşideci, davacı ... Tekstil lehtar ve ilk ciranta durumunda olup, davalı senede ciro yoluyla hamil olmuştur. Görünüşe göre ilk ciro, çekin lehtarı durumundaki davacı ... Tekstil'in imzası ile yapılmıştır. Davacılar, kendi imzalarını inkar etmemektedir. Çek metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmamaktadır. Her ne kadar davacılar, kendileri dışındaki cirantalar ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığını, çekin kargo şirketinde iken çalınmak suretiyle sahte ciro ile tedavüle sürüldüğünü iddia etmiş iseler de, keşideci ile lehtar arasındaki şahsi def’ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin senedi iktisabında kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Dava konusu çeke ilişkin açılmış bir soruşturma dosyası bulunup bulunmadığı hususunda davacı vekiline beyanda bulunması için süre verilmiş ise de, davacı vekilince beyan dilekçesi sunulmamış, davalının çeki iktisapta kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamamıştır. Yine tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde karar verilmiş olup davalı ticari defterlerinde yapılan incelemede, davalı ... dava konusu çeki kendisinden önceki ciranta olan davadışı ... Tekstil Gıda Tic. Ltd. Şti’den cari alacağına istinaden 18.01.2022 tarihinde almış olduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmamış olduğundan ayrıca yemin hakkı hatırlatılmamıştır. Bu durumda takibe ve eldeki davaya konu dosya kapsamından, taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çek keşidecisinin ve çek lehtarının çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti talebinin, davalının çeki iktisapta kötü niyeti veya ağır kusurlu olduğu dosya kapsamında ispatlanamadığından, davacının imzalarına yönelik bir inkarları bulunmadığından, diğer cirantalara ait imzaların sahteliği veya borç ilişkisi bulunmamasına dayalı şahsi defiyi davalı hamile karşı ileri sürülemeyeceğinden açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacılar hakkında başlatılan takibin açıkça kötüniyetli olduğu dosya kapsamı itibari ile ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE; 1-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 584,03 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T.gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/774, K. 2023/1343, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-774-e-2023-1343-k-5c9113d9207c