İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/773 E. 2023/1120 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/773
Karar No
2023/1120
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/773 Esas KARAR NO : 2023/1120 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2022 KARAR TARİHİ : 27/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/11/2023 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti Şti'den olan alacağının tahsili amacıyla Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirkete ilgili icra dosyasından ödeme emrinin tebliğ edilmesinin akabinde davalı borçlu şirket tarafından takibe, asıl alacağa ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, söz konusu itirazlar ın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili firma ile davalı firma arasında cari hesaptan kaynaklanan bir alacak mevcut olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde dalacak miktarının müvekkili lehine 130.000 TL olduğunun görüleceğini, müvekkilinin 2019 yılından bu yana alacağını tahsil etmeye çalıştığını, davalının borcu ödemekten kaçındığını, açıklanan nedenlerle davalı şirketin Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .. E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının kaldırılarak takibin devamını, davalı firmanın %20'den az olmamak kaydıyla müvekkil firma lehine kötüniyet tazminatı ödemesini, haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra-inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve yasal vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 130.000,00 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı tarafın davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında takibe dayanak olan cari hesap alacağının ödenmediğini iddia ettiği görülmektedir. -Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardandır. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 11/01/2023 tarihli raporda özetle; davacı şirketin 2018 takvim yılına ait ticari defterlerinin incelendiğini, 2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defterler incelemeye sunulmadığını, davacı şirketin, dava konusu işlemlerin olduğu yıla ait yasal yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde yapılmış olduğunun ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup olmadığının tespit edilemediğini, Envanter Defterinin mevcut olmadığını, 2019-2020-2021 yılı ticari defterlerinin ise sunulmadığını, davacı şirketin ticari defterinin kayıt nizamı bakımından Vergi Usul Kanunu hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olmadığı (Yemiye Defteri 95. sayfanın mevcut olmadığı, kapanış fişinde tüm hesaplara yer verilmediği, yevmiye ve defter-i kebirin bazı sayfalarının eksik olduğu) kanaatinin edinildiği, davacı ... Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2018 yılına ait resmi defter ve belgelerinde, Davalı ...Tic. Ltd. Şti. adına herhangi bir mali harekete, borç-alacak kaydına ve bakiyesine rastlanılmadığı, yukarıda örneği arz edilen ve usule aykırı olarak, zorunlu olması gereken hesaplara yer verilmeyen Yevmiye Defteri 2018 yılı kapanış maddesinde, davalı şirkete ait herhangi bir bakiyenin mevcut olmadığı, davacı şirketçe, Küçükçekmece .... İcra Dairesi 31/05/2022 Tarihli ... Esas sayılı dosyasında takipte bulunduğu 130.000,00 TL tutarın, davacı şirket ticari defterlerinden tespitinin mümkün bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası Ba-Bs formlarıyla dava konusu fatura ve cari hesabı ile kıyas edilerek kayıtların birbiri ile örtüşüp örtüşmediğinin belirlenmesi ve bu doğrultuda ek rapor düzenlenmesi amacıyla yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 05/04/2023 tarihli ek raporda özetle; davacı şirketçe İkitelli Vergi Dairesi’ne beyan edilen 2018 yılına ait BA Formu incelendiğinde, davalı şirketten 5 adet fatura karşılığında KDV hariç 258.214,00 TL mal veya hizmet alımı yapıldığının tespit edildiği, davalı şirketçe İkitelli Vergi Dairesi’ne beyan edilen 2018 yılına ait BS Formu incelendiğinde, Davacı şirkete 5 adet fatura karşılığında KDV hariç 258.214,00 TL mal veya hizmet satıldığının tespit edildiği, her iki tarafın BA – BS Form bildirim tutarlarının birbirini desteklediği, kök raporda detaylı açıklandığı üzere davacının ticari defterlerinden tespit yapılamadığı ve davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığından dolayı; BS-BA form bildirim tutarlarıyla karşılaştırma yapabilecek herhangi bir mali veri veya cari hesabın mevcut bulunmadığı görül ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafça sunulan ticari defter kayıtlarının 2018 takvim yılına ait kayıtlardan ibaret olduğu, kalan yıllara ilişkin ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı şirketin ticari defterinin kayıt nizamı bakımından Vergi Usul Kanunu hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olmadığı görülmektedir. Bu doğrultuda Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesi uyarınca kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ticari defter kayıtları mevcut olmadığından davacı tarafın cari hesaptan doğan alacak iddiasına defter kayıtlarıyla ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Yukarıda yer verilen içtihatlarda da belirtildiği üzere davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) -Alınan ek raporda da yer verildiği üzere davalı tarafından 2018 yılına ait Ba-Bs formları ile 109,214,00 TL ve 149.000,00 TL bedelli olmak üzere 5 adet faturaya ilişkin bildirim yapıldığı görülmektedir. -Bu doğrultuda Mahkememizce davacı yana davaya ve takibe dayanak olarak bildirmiş olduğu cari hesap alacağına ilişkin cari hesap dökümünün onaylı örneğini ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde sunulan cari hesap dökümünde davalı tarafça vergi dairesine bildirimi yapılan fatura bedellerinin cari hesap dökümünde yer almadığı görülmüştür. -İtirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve sınırlı bir dava olup, icra takibinde ileri sürülmeyen bir alacak iddiasının itirazın iptali davasına konu edilmesi mümkün değildir. -Buna göre tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça davaya dayanak olan icra takibinde cari hesap alacağına dayanılarak iş bu dava ikame edilmiş ise de davacı tarafça ticari defter ve belgelerle alacağın varlığının ispat edilemediği, vergi dairesi kayıtlarında yer verilen fatura içerik ve bedellerinin davacının takibe dayanak yaptığı cari hesap dökümünde yer almadığı, bu nedenle davacı tarafın cari hesaptan kaynaklanan alacağının varlığını ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.220,08 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.950,23-TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/10/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/773, K. 2023/1120, T. 27.10.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-773-e-2023-1120-k-88c50c41a9dd