İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/125 E. 2025/583 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/125
Karar No
2025/583
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/125 Esas KARAR NO : 2025/583 DAVA : Menfi Tespit - Alacak (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2021 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket (İşveren) ile davalı (Yüklenici) arasında akdedilen 03.10.2018 tarihli sözleşme gereğince, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, Yenibosna Merkez Mahallesi, ..... Sokak, ...... Pafta, ..... Ada, ..... Parsel Dış Kapı No:25-27 adresinde yer alan ..... Konut Projesi’ nin Cephe Kaplama işinin; işbu sözleşme ve eklerine, projelerine, yürürlükteki teknik şartname, yönetmelik ve yasal mevzuata uygun olarak gerekli her türlü teçhizat, makine, ekipman, malzeme, yardımcı malzeme, her türlü zayiat dahil, şantiye içi ve şantiye dışı yatay ve düşey taşıma, nakliye, işçilik, montaj vb.işler dahil olmak üzere, yüklenici tarafından eksiksiz ve kusursuz şekilde tamamlanarak müvekkil şirkete teslimi görevi yüklenicinin üstlendiğini, sözleşmenin ‘‘İşin Süresi’’ başlıklı 4.maddesinde; ‘‘sözleşme konusu bütün işler 17.09.2019 tarihine kadar tamamlanacaktır’’ denildiğini, söz konusu madde uyarınca kontroller yapılmış olup, yüklenicinin uhdesinde olan Cephe Kaplama işinin 17.09.2019 tarihinde bitmesi gerekirken sözleşmenin feshi tarihinde davalı tarafından işlerin %60’ının ve üstelik ayıplı şekilde tamamlandığı, avans verilmiş olmasına rağmen işlerin ilerletilmediği, yüklenicinin işçilerin maaşlarını dahi vermediği ve işin durduğunun tespit edildiğini, yükleniciye yazılı olarak ve ayrıca şifahen iletildiğini, yüklenici tarafından, 06.08.2019 tarihinde Büyükçekmece ....... Noterliği’ nin ...... yeviye No’lu ihbarı ile (ihbarnamenin müvekkil şirkete kusur izafe eden kısımlarını kabul etmemekle birlikte) uhdenizde bulunan tüm işlerin 30.12.2019 tarihinde biteceğinin belirtildiğini ve taahhüt edildiğini, yine Bakırköy ...... Noterliği’ nin 23.01.2020 tarihli ...... yevmiye No’lu ihbarnamesi ile yüklenici uhdesinde bulunan işlerin 28.02.2020 tarihinde bitirileceğinin yine yüklenici tarafından taahhüt edildiğini, gelinen aşamada yüklenici tarafından verilen taahhütlerin yerine getirilmediği, 17.09.2019 tarihinde tamamlanması gereken işin sözleşmenin feshi tarihinde sadece %60' a yakınının tamamlandığı (ayıplı şekilde), verilen sözlerin tutulmadığı, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin ve hakkedişlerin farklı alanlarda kullanıldığı, yüklenici uhdesinde olan işçilerin maaşlarının dahi ödenmediği, türlü bahanelerle sözleşmeye konu işin sürüncemede bırakıldığı, kalan işlerin tamamlanması için yeterli ekipman, malzeme, personel ve iradenin olmadığı tarafımızca tespit edilmiş ve sözleşmenin devamında müvekkil şirket açısından bir fayda kalmadığı için İstanbul ...... Noterliği' nin ..... Yevmiye No'lu 08.04.2020 tarihli ihtarı ile 03.10.2018 tarihli Cephe Kaplama İşi Konulu Yüklenici sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi başlıklı 22.maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiğini, söz konusu projede müvekkilinin; kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaatı belirli bir süre içerisinde tamamlama ve arsa maliklerine sözleşme doğrultusunda teslim yükümlülüğü altında olduğunu, yüklenicinin sözleşme ile taahhüt ettiği sürede imalatı tamamlamaması sebebiyle müvekkilinin ödemesi gereken kira gideri, cezai şart gibi giderlerin minimize edilmesi zımnında acilen tespit yapma zarureti hasıl olduğunu, bu sebeple Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin ..... D.İş sayılı dosyası ile yüklenici tarafından ikmal edilen aşamanın oransal olarak belirlenmesi, yüklenicinin sözleşmeye aykırı ve ayıplı imalatının maliyet bakımından tespiti, yüklenicinin sözleşmeye aykırı olarak eksik bıraktığı imalatın tamamlama maliyetinin tespiti talep edildiğini, bu dosyada yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporunda netice olarak kalan eksik imalatlar ve kusurlu imalatların tamamlanması için gereken bedelin 2.445.246, 82 TL olduğunun tespit edildiğini, netice olarak; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 03.10.2018 tarihli sözleşme müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiği, feshin sonucunda ortaya çıkan davalı tarafın eksik/ayıplı ifasının tazmini ile uhdesinde olup da yapmadığı ve nam'ı hesabına tarafımızca yapılan imalatlar ile yapmış olduğu imalatın fevkinde yapmış olduğumuz ödemelerin istirdadı gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin müvekkil şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitin, sözleşmeye aykırılık ve ayıplı ifa sebebiyle feshedilen sözleşmeden kaynaklı meydana gelen zararın (ayıpların onarımı/yeniden yapılması) tazmini ve fazla yapılan ödemenin istirdatı zımnında, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak ve sonradan arttırılmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL' nin sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalı yandan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP; Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasındaki 03.10.2018 tarihli sözleşme haklı sebeple feshi iddiasına dayalı menfi tespit, ayıplı ifa sebebiyle zararın tazmini ve davalıya ödenen fazla miktarın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkememizce değişik iş tespit dosyası, taşınmaza ilişkin kat plan ve krokileri, belediye kayıtları, banka kayıtları, tapu kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, keşif icra edilmiş ve taraf delilleri toplanmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesinde çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın taraflar arasında iddia edildiği şekilde bir sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, böyle bir ilişki var ise davalının sözleşme ile yüklendiği edimini yerine getirip getirmediği, hangi oranda yerine getirdiği, davalı tarafından yapılan işlerin iddia edildiği şekilde ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu(gizli-açık ayıp), muayene ve ihbar yükümlülüğünün davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, ayıp sebebi ile davalı taraf alacağından indirim yapılmasının gerekip gerekmediği ve buna göre davacı tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davalıdan istirdadı gereken bir miktar olup olmadığı, ayıplı ifa sebebiyle davacı tarafın ayıpların giderilmesi bakımından yapılan masrafın bulunup bulunmadığı ve miktarı, bu anlamda davalı taraftan talep edebileceği zararının ne olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, buna göre davacının sözleşme sebebiyle borçlu olup olmadığı hususlarında toplandığı görülmektedir. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir. Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur. Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında eksik iş, eser sözleşmelerinde yapılıp teslim edilen eserde yapılması kararlaştırılan bazı iş ve işlemlerin yapılmamış ya da olması gereken işlerin yapılmamış olması şeklinde tanımlanmaktadır. Özel hüküm bulunmamakla birlikte Yargıtay içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde işin eksik ifası sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilmekte ve TBK 112. maddesi ( BK 96 ) gereğince borcun ifa edilmemesinin sonucu zararın istenebileceği kabul edilmektedir. Burada istenebilecek zarar da eksik işlerin giderim bedeli olup, olumlu zarar kapsamındadır. Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile yukarıda yer verilen uyuşmazlık kapsamında Bakırköy ... Sulh Mahkemesinin ...... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olup olmadığı, bu rapora itibar edilip edilemeyeceği hususlarının tespiti SMMM, İnşaat Mühendisi ve Mimar'dan oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 12/04/2022 tarihli raporda özetle; davacı yan 2018,2019 ve 2020 yılı Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, davalı yan tarafından inceleme günü olan 15.11.2021 tarihinde ticari defterlerin incelemeye sunulmamış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, Davalı yan’dan 3.272.899,55 TL Alacaklı oldukları, “davacının iddiası ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında iddia edildiği şekilde bir sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı,” incelenmesi, taraflar arasında S life ekspress Konut projesi kapsamında cephe kaplamam işinin ekli listeye göre birim fiyatlı iş olarak KDV hariç toplam 7.300.000,00TL bedelle, 15/07/2019 tarihine kadar yapılmasına ilişkin 03/10/2018 tarihinde sözleme düzenlendiği, “böyle bir ilişki var ise davalının sözleşme ile yüklendiği edimini yerine getirip getirmediği ve hangi oranda yerine getirdiği, incelenmesi keşif mahallinde bulunanlarca davalı tarafından yarım bırakılan ve eksik ayıplı işlerin bir kısmının 3. Kişiye yaptırıldığı bilgisi verildiği, bu nedenle Keşif tarihinde tarafımızca davalı tarafından ne kadar iş yapıldığının tespiti mümkün olmadığı, Bakırköy ...... Sulh Hukuk Mahkemesi ......D.iş 19/06/2020 tarihli raporundaki tespitlere göre 5.337.546,55TL+KDV tutarlık kısmı tamamlanmış olup, 5.337.546,55TL / 6.993.033,33TL=0,76=%76 oranında yerine getirildiği, “davalı tarafından yapılan işlerin iddia edildiği şekilde ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu(gizli-açık ayıp), muayene ve ihbar yükümlülüğünün davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, ayıp sebebi ile davalı taraf alacağından indirim yapılmasının gerekip gerekmediği ve buna göre davacı tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davalıdan istirdadı gereken bir miktar olup olmadığı, ayıplı ifa sebebiyle davacı tarafın ayıpların giderilmesi bakımından yapılan masrafın bulunup bulunmadığı ve miktarı, bu anlamda davalı taraftan talep edebileceği zararının ne olduğu, sözleşme konusu taahhüt edilen işlerin %24 oranında eksik yapıldığı, yapılan işlerde de eksik imalat nedeni ile cepheden sızan sular nedeni ile yapının hasar aldığı mahallinde ve dosya kapsamında anlaşıldığı, dosya kapsamında davalı tarafa eksik ve ayıplı işlerin bildirimine ilişkin bir evrağa rastlanılmadığı, ayıplı işlerin eksik iş tanımına girdiği, Davacının sunduğu faturalara göre ayıplı iş giderilmesi bedeli kdv dahil 2.147.235,81TL olarak hesaplandığı, “taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, “incelenmesi heyetimiz uzmanlık alanına girmediği, davacı tarafından davalı yana 08.04.2020 tarihinde, İstanbul ...... Noterliği ...... yevmiye no.lu ihtarname gönderilmiş olduğu, işbu ihtarname ile taraflar arasında akdedilen 03.10.2018 tarihli Yüklenici sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilmiş olduğu, İşbu ihtarnamenin 06.05.2020 tarihinde 21.Maddeye göre Muhtara teslim edilmiş olduğu, “davacı tarafından davalı tarafa yapılan bir ödeme olup olmadığı ve miktarı buna göre davacının sözleşme sebebiyle borçlu olup olmadığı ve miktarı, “incelenmesi Davacı tarafından davalı yana 6.463.000,-TL çek ödemesi, 872.915,45 TL Banka havalesi ve davalı adına yapılan işçilik ödemeleri 99.987,84 TL olmak üzere toplam olarak (6.463.000,-TL+872.915,45 TL+99.987,84 TL) 7.435.903,29 TL ödeme yapılmış olduğu, Yapılan iş miktarının, 5.337.546,55 TL+KDV= 6.298.304,92 TL olduğu, davacının davalı yana yapmış olduğu ödemeler nedeniyle (7.435.903,29 TL-6.298.304,92 TL) 1.137.598,37 TL alacaklı olduğu, bu tutar için işlemiş faiz tutarı 77.980,03 TL olarak hesaplanmış olup, işlemiş faiz dahil davacı alacağı (1.137.598,37 TL+77.980,03 TL) 1.215.578,40 TL olarak hesaplanmış olduğu, “Bakırköy ...... Sulh Mahkemesinin ..... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olup olmadığı“incelenmesi Tespit raporundaki yapılan iş miktarları ile ilgili tespitler yerinde olup, 3.kişiye yaptırılan işler davacı tarafından sunulan faturalar üzerinden tarafımızca hesaplandığı (2.147.235,81 TL), tespit raporunda kusurlu imalatlara maktu bir bedel belirlenmesi anlaşılmadığı, Mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde, davacının sunduğu faturalara göre ayıplı iş giderilmesi ile ilgili hesaplanan KDV dahil 2.147.235,81TL için işlemiş faiz tutarının sözleşmenin feshine göre hesaplandığında 147.188,60 TL olarak hesaplanmış olduğu, ayıplı işlerin giderilmesi ile ilgili fatura tarihlerine göre işlemiş faiz tutarının 75.072,66 TL hesaplanmış olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası dava konusu sözleşme nedeniyle yapılan işler yönünden Bakırköy ...... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...... değişik iş sayılı dosyasındaki tespit tarihi ve Mahkememiz dosyasındaki keşif tarihi itibariyle sözleşme doğrultusunda tamamlanma oranının ayrı ayrı belirlenmesi, tespit tarihinden sonra davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ve faturalandırılan işlerin bedellerinin yapım tarihi itibariyle piyasa rayiçleri ve feshedildiği belirtilen sözleşme ile uyumlu olup olmadığının ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde açıklanması, davacı tarafından sonradan tamamlandığı belirtilen işlerden sözleşme kapsamı dışında yapılan bir işin mevcut olup olmadığının belirlenmesi, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenerek tarafların sözleşme feshinden önce ve sonra yapılan ödemelerin ticari defterlerde kayıt bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, değişik iş dosyasında yapılan tespitlere ve mevcut bilgi belgelere göre davalı yüklenicinin tespit tarihi itibariyle işten el çekmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, fesih tarihi itibariyle davalının hakedişlerinin vadesinde ödenip ödenmediğinin belirlenmesi amacıyla yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş düzenlenen 20/03/2022 tarihli raporda özetle; kök raporda belirtildiği üzere keşif tarihinde tüm işlerin tamamlandığı, keşif mahallinde bulunanlarca davalı tarafından yarım bırakılan ve eksik ayıplı işlerin bir kısmının 3. Kişiye yaptırıldığı bilgisinin verildiği, bu nedenle Keşif tarihinde tarafımızca davalı tarafından ne kadar iş yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi ...... D.iş 19/06/2020 tarihli raporundaki tespitler üzerinden hesaplamalar yapıldığı, kök raporda özetlendiği üzere 3. Kişlere yaptırılan işlere dair sunulan 43 faturanın 41’si malzeme alımına ilişkin olup, sözleşme kapsamındaki imalatlar ile uyumlu olup yapım tarih itibari ile piyasa rayiç değerini yansıttıkları, kalan iki faturanın ..... Mimarlık 16.07.2020 7 1 nolu hakkediş , ..... Mimarlık 23.11.2020 32 hakkediş son açıklamalı olup, hakkediş icmal sayfaları olmadığından bir inceleme yapılamadığı, kök raporda Davacı tarafından üçüncü kişilere yaptırılan işlere ait sunulan fatura ve bedellerinin 2.147.235,81TL olarak hesaplandığı, sunulan fatura içerikleri sözleşme kapsamındaki imalatlar ile uyumlu olup, sözleşme kapsamı dışında yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, sözleşme feshi için davalı yana gönderilen ihtarname tarihi olan 08.04.2020 tarihive davalı yana tebliğ tarihi olan 06.05.2020 tarihinden önce davacı tarafındandavalı yanın çek ödemesi açıklaması ile borçlandırılmış olduğu ve toplam tutarı 3.450.000,-TL olan 10 Adet 345.000,-TL’lik çek ödemesinin ve davacı yanın ..... Bankası hesabından, davalı yan ..... Bankası hesabına 17.09.2018 tarihinde yapılmış 100.000,-TL’lik EFT ödemesinin ve Davacı tarafından, davalı adına ödemesi yapılmış olduğu ticari defterlerde görülmüş 2020 ocak, şubat ve martaylarına ait işçilik ödemelerinin toplamı olan 99.987,84 TL işçilik ödemeleri olmak üzere toplam tutarı 3.649.987,84 TL ödemenin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, sözleşme fesih tarihinden sonra davacı tarafından davalı yana yapılmış bir ödemeye ticari defterlerde rastlanmamış olduğu, teknik değerlendirmede, fesih öncesi hakkedişlere göre yapılan iş miktarının 5.337.546,55 TL+KDV= 6.298.304,92 TL olarak değerlendirilmiş olduğu, ancak davalı tarafından davacı yana hakkedişlere ilişkin düzenlenmiş fatura toplamının KDV Dahil 4.271.603,83 TL olduğu, (6.298.304,92 TL-4.271.603,83 TL) 2.026.701,09 TL eksik hakkediş yapılmış olduğu ve hakkediş tarihleri ile hakkedişlere ait fatura tarihleri farklı olması ve yapılmış hakkedişlerde ödenmesi gereken tutarların birebir ödenmemesi, önceden toplu çek alınarak avans bazında farklı cari hesaplar açılarak çalışılması sebebiyle hakkedişlerin vadesinde ödenip ödenmediği tespitinin yapılamamış olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Tarafların iddia ve beyanları gözetilerek mahallinde keşif icra edilerek dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 08/06/2024 tarihli raporda özetle; 22.01.2024 tarihli keşif esnasında fesih öncesi tamamlandığı beyan edilen imalatların tamamlanmamış olduğu, tek tek fatura bazında imkanı olmamakla birlikte; 3. kişilere yaptırılan işler konusunda “Bakırköy ..... Sulh Mahkemesinin ...... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğuna ve yapılan işler için ödenen bedellerin eksik kalan işler için hesaplanan bedelle benzer oldu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda delil tespiti raporuna atıf yapıldığı, ayrı bir rapor hazırlanmadığı anlaşılmakla bu hususta bilirkişi heyeti uyarılarak taraf iddiaları değerlendirilip mahalde yapılan incelemeler doğrultusunda bilirkişi raporuna itirazlar tek tek irdelenerek bilirkişi raporu tanziminin istenmesine, bilirkişi heyetine inşaat mühendisi bilirkişinin eklenmesine, bilirkişi raporunda davacı tarafın 3. kişilerce tamamlandığını iddia ettiği kısımların alternatifli olarak hakediş miktarından çıkarılması ve çıkarılmaması hallerine ilişkin olarak rapor hazırlanmasının istenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 3 kişilik heyet tarafından düzenlenen 22/10/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı tarafça ..... Alüminyum, ...... Mimarlık ve ..... vb. şirketleri ile yapılan sözleşmelerin, bu şirketler ile yapılan imzalı hakedişlerin (sadece kapak sayfaları değil metrajları da içerir ekleri ile birlikte), bu şirketler tarafından kesilen faturaların ve malzemelerin şantiyeye teslim edildiğini ispatlar irsaliyelerin eksiksiz olarak dava dosyasına sunulması gerekeceği, davalı tarafça sözleşmeye konu işler ile ilgili (taraflarca imzalanmış) en son hakediş belgesinin (sadece kapak sayfaları değil metrajları da içerir ekleri ile birlikte) ve dilekçede belirtmiş olduğu % 95 tamamlanma oranına denk gelen kesin hakediş belgesinin (sadece kapak sayfası değil metrajları da içerir ekleri ile birlikte) ve de % 95 oranını ne şekilde hesaplamış olduğu ile ilgili detaylı açıklama ve hesaplamaların dosyaya sunulması gerekeceği, davacı tarafça sevk irsaliyelerine imza atan ....... adlı kişinin şantiyede görevli olup olmadığı ile ilgili belgelere dayanan açıklamalar sunulması gerekeceği, davacı tarafça şantiyeye teslim edildiği iddia edilen (3.936 mt + 672 mt) 4.608 mt ...... Alüminyum Profil malzemesinden tespit raporunda hakedişe giren (524,80 mt + 218,82 mt) 743,62 mt malzeme düşüldüğünde kalan (4.608 mt - 743,62 mt) 3.864,38 mt malzemenin konu olan inşaatta 3. kişilerce kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili belgelere dayalı detaylı açıklamaların sunulması gerekeceği, davalı tarafça 6.214 metrekare kompozit panel satın alınarak davaya konu şantiyeye teslim edilmiş olduğunu ispatlar tüm sevk irsaliyelerinin dosyaya sunulması gerekeceği, ayrıca davacı tarafça şantiyeye teslim edildiği iddia edilen 6.214 m2 malzemeden tespit raporunda hakedişe giren 3.401,37 m2 malzeme düşüldüğünde kalan (6.214 m2 - 3.401,37 m2) 2.812,63 m2 malzemenin konu olan inşaatta 3. kişilerce kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili belgelere dayalı detaylı açıklamaların sunulması gerekeceği, davacı tarafça şantiyeye teslim edildiği iddia edilen 1.907 kg (3.738 mt) seramik cephe altı yapı malzemelerinin konu olan inşaatta 3. kişilerce kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili belgelere dayalı detaylı açıklamaların sunulması gerekeceği, davalı tarafça 408 adet cephe içi pencere kanat malzemelerinin işaretlendiği okunabilir sevk irsaliyelerinin dosyaya sunulması gerekeceği, ayrıca davacı tarafça şantiyeye teslim edildiği iddia edilen 408 adet malzemeden tespit raporunda hakedişe giren 208 adet malzeme düşüldüğünde kalan (408 ad. – 208 ad.) 200 adet malzemenin konu olan inşaatta 3. kişilerce kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili belgelere dayalı detaylı açıklamaların sunulması gerekeceği, davalı tarafça konu olan şantiyeye gönderilen silikon cephe malzemesine ait tüm sevk irsaliyelerinin dosyaya sunulması gerekeceği, davacı tarafça şantiyeye teslim edildiği iddia edilen 6.341,29 m2 silikon cephe cam malzemesinden tespit raporunda hakedişe giren 4.434,14 m2 malzeme düşüldüğünde kalan (6.341,29 m2 – 4.434,14 m2) 1.907,15 m2 malzemenin konu olan inşaatta 3. kişilerce kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili belgelere dayalı detaylı açıklamaların sunulması gerekeceği, ayrıca davacı tarafça şantiyeye teslim edildiği iddia edilen 7.250 m2 silikon cephe malzemesinden tespit raporunda hakedişe giren 4.787,87 m2 malzeme düşüldüğünde kalan (7.250 m2 – 4.787,87 m2) 2.462,13 malzemenin konu olan inşaatta 3. kişilerce kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili belgelere dayalı detaylı açıklamaların sunulması gerekeceği, davalı tarafça iddia edilen 600 metrelik korkuluk camının işaretlendiği irsaliyelerin dosyaya sunulması gerekeceği, davacı tarafça şantiyeye teslim edildiği iddia edilen 600 mt korkuluk camı malzemesinden tespit raporunda hakedişe giren 244,72 metre malzeme düşüldüğünde kalan (600 mt – 244,72 mt) 355,28 metre malzemenin konu olan inşaatta 3. kişilerce kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili belgelere dayalı detaylı açıklamaların sunulması gerekeceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Düzenlenen raporda istenilen hususlar nazara alınarak Mahkememizce, bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen belgelerin sunmak üzere davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine verilen kesin süre içerisinde sunulmadığı takdirde bu delillere başvurmaktan vazgeçmiş sayılacağını ihtarına karar verilmiş, akabinde bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14/04/2025 tarihli ek raporda; davacı tarafın 3. iddia ettiği kısımların hakediş18.12.2024 tarihli dilekçe ekinde yer alan tüm irsaliye asılları gözönünde bulundurularak; (davacı tarafça sunulan 29.12.2024 tarihli dilekçede davalı tarafça sunulan irsaliyelerde imzası bulunan kişinin müvekkili ile bir bağı bulunmadığının iddia edilmekte olduğu, bu husustaki takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, Sayın Mahkeme tarafından söz konusu irsaliyelerdeki malzemelerin davacıya ait şantiyeye teslim edildiği kararına varılması durumunda) davalı tarafın fesih öncesi hakkedişinin7.112.539,78 TL * KDV kadar hesaplanabileceği davacı tarafın 3. kişilerce tamamlandığını iddia ettiği kısımların hakkediş miktarından çıkarılması halinde davacı tarafça dava dosyasına sunulan ..... Mimarlık, ..... Alüminyum ve ..... şirketleri ile aralarında düzenlenen bir kısım sözleşme, hakediş, fatura ve ödeme belgelerinin incelenmesi neticesinde; davacı işverenin davaya konu ..... Konut Projesi işi kapsamında Cephe Kaplama işinin davalı ..... Alüminyum tarafından eksik ve kusurlu yapılmasından kaynaklı olarak dava dışı 3. kişilere yapmak zorunda kaldığı ödeme toplamının 1.879.202,97 TL * KDV kadar hesaplanabileceği, Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere; davacının eksik ve ayıpların giderilmesi amacı ile 3. kişilere yapmak zorunda kaldığı ödemelerin davalı yüklenici şirket hakedişinden düşülmesi ile kalan davalı alacağının : (7.112.539,78 TL - 1.879.202,97 TL) 5.233.336,81 TL * KDV kadar hesaplanabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Alınan bilirkişi raporları, taraflarca sunulan bilgi ve belgelerin Mahkememizce değerlendirilmesinde; taraflar arasındaki 03.10.2018 tarihli sözleşme ile taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacı tarafça ihtarname ile sözleşmenin feshedilmiş olduğu ihtilafsızdır. Eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, TBK’nın 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, sözleşmeden haklı olarak dönen taraf, temerrüde düşmekte kusurlu olan taraftan ancak menfi zarar talep edebilir. Olumsuz (menfi) zararın yasal dayanağı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/3, Borçlar Kanunu'nun 106/2 maddesindeki genel düzenlemeler olup , bu zararlar ancak sözleşmeden haklı sebeple dönen tarafın talep etmesi mümkündür. Karşısındaki kişiye güvenerek sözleşme akdetmiş olan ve haklı durumda bulunan tarafın, bu sözleşmenin karşı tarafça yerine getirilmemesinden kaynaklanan hayal kırıklığının yanında ayrıca, malvarlığında da eylemli bir azalma meydana gelmektedir. İşte, bu eylemli azalmaya, olumsuz zarar (negative interesse) denilir. Olumsuz zarar; sözleşmenin, karşı tarafça yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan eylemli zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı, uğranılmayacak olan zarardır. Dolayısıyla, karşı tarafın malvarlığına girsin veya girmesin, sözleşme nedeniyle alacaklının cebinden (malvarlığından) çıkan ve yasal olarak harcanan paradır. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay uygulamasına göre, burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar genel bir anlatımla hukuken geçerli olmayan bir borç ilişkisinin geçerli olduğuna inanmaktan (güvenmekten) doğan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamı, başka bir anlatımla karşı tarafın malvarlığına girmese bile o sözleşme nedeniyle cepten çıkan paradır. Bu kapsamda öncelikle davacı tarafın sözleşmeyi haklı sebeple feshedip etmediğinin irdelenmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmede davalı yüklenicinin edimleri yönünden vade tarihinin 15/07/2019 olarak belirlendiği, vade tarihinden sonra taraflar arasında farklı tarihlerde ihtarnamelerin düzenlenerek gönderildiği, Bakırköy ...... Noterliği'nin 23/01/2020 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafından sözleşme kapsamındaki işlerin 28/02/2020 tarihinde bitirileceğinin taahhüt edildiği, bu duruma davacı iş sahibinin de ihtirazi kaydının bulunmadığı görülmektedir. Davacı tarafından davanın açılmasından önce yaptırılan tespit ile 15/11/2020 tarihinde keşif icra edildiği, keşif tarihi itibariyle yapılan tespitlerle eksik işler ile kusurlu imalatların belirlendiği, keşif tarihi itibariyle kalan eksik ve kusurlu imalatların tamamlanması için gerekli bedelin 2.445,246,82 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Bu kapsamda davalı yüklenici tarafından 03/10/2018 tarihli sözleşme kapsamında taahhüt edilen işlerin taraflarca son vade tarihi olarak belirlenen 28/02/2020 tarihinden tamamlanmadığı sabittir. Belirlenen vade tarihi, tespit tarihi ve fesih tarihi itibariyle eksik ve ayıp işlerin mevcut olduğu, bu hususun delil tespiti ile davacı tarafça ispatlandığı, davalı yüklenici tarafından sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirilmediği, davalı yüklenicinin haklı sebebin varlığını ispat edemediği, bu nedenle davacı iş sahibinin 08/04/2020 tarihli fesih bildiriminin haklı sebebe dayandığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalarda da belirtildiği üzere sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, sözleşmeden haklı olarak dönen taraf, temerrüde düşmekte kusurlu olan taraftan ancak menfi zarar talep edebilir. Yine fesih kapsamında yapılacak tasfiye geriye etkili sonuç doğuracağından taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında da yer verildiği üzere davacı tarafından fesih öncesinde hak edişler kapsamında nakden ve çek düzenlenmek suretiyle ödenen bedelin 7.435,903,29 TL olduğu görülmektedir. Ancak iş bu bedelden dosyada mevcut banka kayıtları ödenmediği sabit olan 156.000,00 TL'lik çek bedelinin mahsubu sonrasında, davacı iş sahibi tarafından yapılan ödemelerin toplamının 7.279.903,29 TL olduğu görülmektedir. Yine dosyada mevcut bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere fesih ve tespit tarihi itibariyle davalı yüklenici tarafından yapılan işlerin bedeli 5.233,336,81 TL + KDV olmak üzere toplam 6.175.337,43 TL'dir. Bu doğrultuda fesih öncesinde davacı tarafından 7.279.903,29 TL ödeme yapıldığı, iş bu ödemelere karşılık olarak davalı yüklenici tarafından 6.175.337,43 TL tutarında işin yapıldığı, bakiye miktar olan 1.104.565,86-TL yönünden fesihte kusurlu davalı yüklenicinin sebepsiz olarak zenginleştiği, iş bu bedelin davacı tarafa iadesinin gerektiği anlaşılmakla iş bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde dava dışı 3. Kişilere yaptırılan ve davalı tarafça sözleşme kapsamında ifa edilmeyen eksik işlerin bedelinin tahsilini talep etmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarına göre fesih tarihi itibariyle davalı yüklenicinin işten el çektiği, bu tarihten sonra yapılan işlerin davacı veya davacı tarafından 3. Kişilere tamamlattırıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak taraflar arasındaki sözleşme götürü bedel üzerinden olmayıp, alınan raporlarla da sabit olduğu davacı tarafından yapılan ödeme miktarı ile davalı tarafça yapılan iş bedeli belirlidir. Bu haliyle davacı tarafın sözleşme kapsamında fazladan yaptığı ödemelere hüküm altına alındığından, 3. Kişiye yaptırılan işler bakımından davalının sebepsiz zenginleşmediği, bu miktarın tamamının fesih sonrasında talep edilmesinin geçerli bir nedene dayanmadığı anlaşılmakla bu yöndeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafça bir kısım malzemelerin fesih öncesi davacı iş sahibine teslim edildiği ve iş bu malzemelerin davacı tarafça fesih sonrası iade edilmediği iddia edilmiş ise de davalı tarafından cevap dilekçesinin ibraz edilmediği, yargılama aşamasında incelenen ticari defter kayıtları ile hak edişlere ilişkin belgelerde buna ilişkin bir delilin bulunmadığı, davalı tarafın ilgili malzemelerin sözleşme kapsamında davacıya teslim edildiğini ispat edemediği kanaatine varıldığından, davalının bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiş, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -1.104.565,86-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 75.452,89-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan 58.880,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.572,37- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 58.880,52-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı, 970,00 TL keşif yol ücreti, 460,90-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere sarf edilen toplam 13.020,50-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%32,12) göre hesap edilen 4.183,38-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama sırasında yatırılan 13.250,00 TL bilirkişi ücreti, 265,00TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere sarf edilen toplam 13.515,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%32,12) göre hesap edilen 9.172,74-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 166.639,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 316.665,31-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Ankara Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.360,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%32,12) göre hesap edilen 436,96-TL'sinin davalıdan, 923,04-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 25/06/2025 Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/125, K. 2025/583, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-125-e-2025-583-k-c76c13ceae0f