İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/353 E. 2024/1253 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/353
- Karar No
- 2024/1253
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/353 Esas KARAR NO : 2024/1253 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/10/2016 KARAR TARİHİ : 06/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı bulunan davalı .....'ın sürücüsü, diğer davalının da işleteni bulunduğu ..... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde meydana gelen 08/01/2009 günlü trafik kazasında vekil edeninin ağır şekilde yaralanarak maluliyete uğradığını, sigorta şirketine yapılan başvurudan ise sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan olay tarihinden işletilecek ticari faizi ile, 100.000,00-TL manevi tazminatın da sigorta dışında kalan diğer davalılardan olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı ......'ın cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada kusurunun bulunmadığını, kazadan sonra vicdani görevlerini yerine getirdiğini beyanla davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi'nin cevap dilekçesinde özetle; kusur tespiti için dosyarıın Adli Tip Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, maluliyet oranı tespiti için davacının Adli Tip Kurumu ...... İhtisas Dairesi'ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tip Anabilim Dalı Bölümü'ne sevkini, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alarında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkili temerrüde düşmediğinden, dava tarlhinderi itibaren yasal faize hükmedilmesini, kaza tespit tutanağının tebliğini, davanın reddini yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. -Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, soruşturma dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." -Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. -Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. -Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. , -Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, eksikler giderildikten sonra ve keşif icra edildikten düzenlenen 31/03/2022 tarihli raporda özetle; davalı sürücü ......’ın, idaresindeki araç ile yerleşim yeri sınırları içerisindeki sokak sınıfına haiz olay mahalli yolda yola gereken dikkat ve özeni gösterip seyrini daha müteyakkız ve kontrollü sürdürmesi ve çarpmamak adına yayaya karşı etkin tedbire başvurması gerekirken anılan bu hususlara yeterince riayet etmeksizin seyrettiği sırada meydana gelen olayda; alt düzeyde kusurlu bulunduğu, davacı yaya ......’nin, olay mahalli yolda karşıdan karşıya geçişini mahallin yakınlarında bulunan kavşağın giriş ve çıkışlarını kullanarak gerçekleştirmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin bulunduğu konumdan, karşıdan karşıya, hatalı bir şekilde geçiş yapmak istediği ve kaza noktasına yaklaşmakta olan aracın hız ve yakınlığına ilişkin gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadığı, ilk geçiş hakkını sol tarafından yaklaşan davalı idaresindeki araca vermediği, kendi can güvenliğini tehlikeye atar vaziyette kaplamaya girerek karşıdan karşıya hatalı bir şekilde geçiş yaptığı sırada meydana gelen olayda; asli kusurlu bulunduğu, neticeten davalı sürücü .....'ın, %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...... 'nin, %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası varsa davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 30/10/2023 tarihli raporda özetle; ...... ’nin 08/01/2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası düzenlenen kusur ve iş göremezlik raporları ile tarafların gelir durumu ve yaşları nazara alınarak iş göremezlik iş göremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapılması amacıyla aktüerya ve doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 11/03/2024 tarihli raporda özetle; kazazede‘nin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli engellilik oranının olmadığı görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak .... Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, davalı ya da dava dışı ..... tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ödemesi tespit edilemediği, davacının hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olmadığı, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 259,13 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi Teminatı Limitinin 150.000 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı, faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın avans faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi dava tarihinden işletilmesi gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Aktüerya bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı tarafın rapora ilişkin itiraz dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür. -Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; 08/01/2009 günü, saat 19:30 sıralarında, davalı sürücü .....'ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile 381.sokağı takiben Bahçelievler yönünden Bağcılar istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan mevkiye geldiği sırada aracının sağ ön kısımlarıyla, sağ tarafındaki yaya kaldırımından kaplamaya girip yolun sol tarafına geçiş yapmak isteyen Davacı yaya ......'ye çarpması neticesinde dava konusu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği sabittir. -Bu kapsamda davalı araç sürücüsünün iş bu kazada yerleşim yeri sınırları içerisindeki sokak sınıfına haiz olay mahalli yolda yola gereken dikkat ve özeni gösterip seyrini daha müteyakkız ve kontrollü sürdürmesi ve çarpmamak adına yayaya karşı etkin tedbire başvurması gerekirken anılan bu hususlara yeterince riayet etmeksizin seyrettiği ve kazanın gerçekleşmesinde tali kusurlu olduğu, davacı yayanın ise yolda karşıdan karşıya geçişini mahallin yakınlarında bulunan kavşağın giriş ve çıkışlarını kullanarak gerçekleştirmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin bulunduğu konumdan, karşıdan karşıya, hatalı bir şekilde geçiş yapmak istediği ve kaza noktasına yaklaşmakta olan aracın hız ve yakınlığına ilişkin gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadığı, ilk geçiş hakkını sol tarafından yaklaşan davalı idaresindeki araca vermediği, kendi can güvenliğini tehlikeye atar vaziyette kaplamaya girerek karşıdan karşıya hatalı bir şekilde geçiş yaptığı ve bu haliyle kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğu görülmektedir. Bu nedenle iş bu kabulün olaya ve maddi gerçeğe uygun olduğu, bu nedenle Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen kusur oranlarının yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Dosyada mevcut tün tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere kaza tarihine göre yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca; tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, küçüğün özel gereksinimi olmadığı, iyileşme ( iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, küçüğün sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı görülmektedir. -Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Kusur oranları ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranları ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler nazara alındığında davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği maddi tazminat miktarının; geçici iş göremezlik bedeli 259,13 TL, olduğu, belirlenen bu tazminat miktarının davacı tarafından talep edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Somut olayda davacı ile davalıların sürücüsü, maliki olduğu araçlar arasında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu doğrultuda teminat limitleri kapsamında tazminat miktarları tespit edilerek aşağıdaki şekilde maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir -Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. -Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. -Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün tali kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. -Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜ ile; -Sabit olan 259,13 TL geçici iş göremezlik tazminatının 08/01/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı kalmak ve 03/06/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek kaydıyla) davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 2-Davacının MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜ ile; -2.000,00 TL manevi tazminatın 08/01/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve ..... Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davalılar ..... ve ...... Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 259,13- TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddine karar verilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3. Maddesine göre göre hesap edilen 259,13-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi 'ne verilmesine, 7-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 2.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..... ve ..... Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 8-Yargılama süresince adli yardım nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 4.045,00 TL ATK fatura bedeli, 280,00 TL keşif araç ücreti ve 1.593,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 9.418,75- TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%1,12) göre hesaplanan 106,39-TL’sinin davalılardan, bakiye 9.312,36 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2024 Katip...... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır