İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/551 E. 2026/352 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/551
Karar No
2026/352
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/551 Esas KARAR NO : 2026/352

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2024 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili olduğu ... Ticaret A.Ş. (..... A.Ş.), İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak TTK. hükümleri kapsamında kurulmuş bir sermaye şirket olduğunu, müvekkili ... A.Ş sermayesinin 999,87 hisse oranına sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBİ3) iştirak şirketi olduğunu, hal böyleyken, davacı müvekkili şirket yapığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde TBK TTK hükümlerinin yanı sıra 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve sair mevzuat hükümlerine de tabii olduğunu, 30.11.2007 tarihli 2860 sayılı İBB meclis kararı ile mülkiyeti İBB'ye ait olan çiçek satış yerlerinin işletme ve tasarruf yetkisi, elde edilecek gelirin Y50'sinin İBB'ye ödenmesi kaydıyla 10 yıl süre ile müvekkili ... A.Ş.'ye verilmiştir. müvekkili şirket, İBB meclis kararı ile verilen işbu tasarım yetkisi kapsamında çiçek bütelerini işletmeye başladığını, bu kapsamda davalı borçlu ile çiçek Büfesi İşletme Sözleşmesi imzalandığını, Sözleşmenin 5. maddesine göre 30.06.2017 tarihinde sözleşme süresi sona ermekle olup, sözleşmenin süre sonunda devam edeceklerine ilişkin hiç bir hüküm de bulunmamasına rağmen davalı borçlu büfeyi tahliye etmeksizin haksız işgal ederek kullanmaya devam ettiğini, 17.07.2020 Tarih - 606 Sayılı Meclis Kararma göre müvekkili şirketin söz konusu çiçek büfelerini işletme yetkisi 30.11.2022 tarihine kadar devam ettiğinden ve büfeler üzerindeki hak ve tasarruf yetki: mevcudiyetini korumuş olduğundan davalı borçlu işletmecinin cari hesap borcunu ödenmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, 2. Davalı Borçlu İle Müvekkil Şirket Arasındaki 01.12.2016 Tarihli ..... Çiçek Büfe: İşletme Sözleşmesinin Süresi Dolmuş Olmasına Rağmen Davalı Borçlu ..... Çiçek Büfesini Hukuki Bir İlişkiye Dayanmaksızın Kullanmaya Devamı Etmiş olduğunu, 3. Davalı Borçlu Ödeme Emrine İtiraz Etmiş Olmasına Rağmen Bir Süre Sonra Dosyaya Kısmi Ödeme yaptığını, davacının itirazı Haksız olduğundan hesaplamaya göre takibin devamına Karar verilmesi gerektiğini kalan bir tutar var ise de takip tarihinde ki asıl alacaktan mahsup edilerek takip tarihi itibariyle borçluların sorumlu olduğu bakiye asıl alacak belirlenmesi gerektiğini, Sonrasında ise dava tarihine kadar işleyecek faizin belirlenmesi gerektiğini, davalı Borçlunun İcra Takip Dosyasına İtirazı Haksız ve Kötü Niyetli Olduğundan İçerir inkar tazminatına Hükmedilmesi gerektiğini, davalı borçlunun Faize İtirazı Bulunmakta Olup Faize İlişkin Yapılan İtirazlar hukuka Dayanaktan yoksun olduğunu, dava Şartı Olan Ticari Arabuluculuk Görüşmeleri Kapsarmada Borçlu İle anlaşılamadığını, açıklanacak hususlar ile mahkemece resen ele alınarak nedenler ışığında; davamızın kabulüne, davalı borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..../...... E. saylı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takiplen sonra rceskont avans işletilmesine ve haksız iliraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın 4020'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara iştirak etmemiştir. Mahkememizce 10/09/2024 tarih ve ..../.... Esas ..../.... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin 29/05/2025 tarih ve ..../..... Esas - ..../.... Karar sayılı ilamı ile Somut olaya konu uyuşmazlık, tasarruf hakkı davacı şirkete ait olan çiçek büfesinin davalı tarafından haksız kullanıldığı iddiasıyla ecrimisil bedeli faturasından kaynaklanmaktadır. Haksız kullanım bedeli TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmadığından, eldeki uyuşmazlık, mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davacı tacir olup, sözleşmenin taraflardan sadece birisi için ticari iş olması, bu ilişkiyi diğer taraf için de ticari iş hâline getirir (TTK m.19 f.2). Ancak böyle bir sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde kabul edilebilmesi için yani nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Bunun için de her iki tarafın tacir olması zorunludur. Davacı şirket olup TTK.'na göre tacir olduğu, davalının gerçek kişi tacir olup olmadığı yönünde mahkemece araştırma yapılmış İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen 09/05/2024 tarihli cevabi yazıda; Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristinde yapılan araştırmada yazınızda T.C. kimlik bilgisi verilen ...'nın en son sicil kayıtlarına göre bilginin verildiği ve gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğunun belirtildiği, gönderilen cevabi yazıya göre davalının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ....... sicil nosun da kayıtlı ..... ünvanı ile çiçek alım satım işleri çalışma konusu ile gerçek kişi tacir olarak kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan araştırma sonuçlarına göre davalının gerçek kişi tacir olduğu,buna göre uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğu ve eldeki davanın nispi ticari dava olduğu anlaşılmaktadır.Yapılan tüm bu saptamalar karşısında, uyuşmazlığı çözme görevinin ticaret mahkemesinin görev alanına girdiği nazara alınarak Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesince yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Bakırköy ....İcra Dairesi'ne müzekkereler yazılmıştır. 3-Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 08/12/2025 tarihinde sunulan raporda özetle : "Davacı şirkete ait ticari defter ve e-defter kayıtlarının, incelenen dönem açısından düzenli, tutarlı ve izlenebilir olduğu; açılış kapanış tasdikleri ile berat süreçlerinin mevzuata uygun şekilde dava konusu alacağın, 25.08.2022 tarihli ..... numaralı faturadan başlayarak; şüpheli alacak hesabına aktarımı, icra takibi, icra ve havale yoluyla yapılan tahsilatlar ve dönemsel kapanışaçılış fişleri çerçevesinde kesintisiz ve mantıklı bir muhasebe zinciri oluşturduğu, Davalı tarafından yapılan ödemelerin tamamının kayıtlara işlendiği, bu ödemeler düşüldükten sonra davacı kayıtlarında dava tarihi itibarıyla 42.511,59 TL tutarında borç bakiyesinin kaldığının hesap kayıtlarıyla doğrulandığı, Davalı taraftan, bu mali tespitleri çürütecek nitelikte herhangi bir ticari defter, karşı kayıt veya belge sunulmadığı, Mali yönden tespit ve kanaat olarak ortaya konulmuştur, bu mali değerlendirme yalnızca muhasebe kayıtları ve icra dosyasındaki verilen sayısal ve teknik incelenmesine dayalı olup alacağın hukuki niteliği talep edilebilirliği zaman aşımı faiz ve ferileri yönünden hukuki takdir bütünüyle mahkemeye ait olduğu," şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 05/03/2026 tarihli ek raporda özetle: "Dava konusu taşınmazın konumu, ulaşım imkanları, belediye ve kamu hizmetlerinden istifade ediyor oluşu, teknik altyapı imkanları, eğitim ve sağlık tesislerine olan yakınlığı, alışveriş ve ibadet yerlerine olan mesafesi, büyüklüğü, yapısal/çevresel/işlevsel özellikleri, halihazır piyasa koşulları ve ekonomik durum, paranın satın alma gücü, arz talep dengesi, taşınmazın niteliği, kullanım tarzı ve çevrede oluşan kiralama rayiç değerleri dikkate alınarak, 01.12.2016 tarihli sözleşmede kararlaştırılan aylık KDV DAHİL 590 TL(*618 KDV HARİÇ 500 TL) nin 01.12.2016 serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğu kira bedelinin makul olduğu değerlendirilmişti dosya kapsamında hazırlanan hesap raporuna, esas alınması gereken artış oranının TÜFE 12 Aylık Ortalama Artış Oranı olması gerektiği itiraza istinaden, sözleşmedeki bedelin, TÜFE 12 Aylık Ortalama Artış Oranına göre sonraki dönemler için hesap edilmesi halinde, 01.12.2017 — 31.08.2022 arasındaki dönem için toplam ecrimisil bedeli tabloda gösterilmiştir. (9 Endeks oranları TUİK verileridir. Brüt(KDV DAHİL) 49.628.67 TL “Net 42.058.20 TL olması gerektiği hesap ve takdir edilmiştir. Brüt kdv dahil 49.628,67-TL net 42.058,20-TL olması gerektiğini, hesap ve takdir edilmiştir. "şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Mahkememizce daha önce taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin 29/05/2025 tarih ve ..../.... Esas - ..../.... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış ve davanın ecrimisil davası olarak görülmesi gerektiği, tarafların tacir olduğu bu sebeple ticaret Mahkemelerinin davada görevli olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin 29/05/2025 tarih ve ..../..... Esas - ...../..... Karar sayılı kararı doğrultusunda ecrimisil bedeli yönünden inceleme yapılmıştır. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür. Nitekim, 08.03.1950 tarihli ve E:...../..., K:.../.. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.03.2014 tarihli ve ....../..-.... Esas, ..../.... Karar sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere; bir kimsenin başkasına ait olduğunu bildiği taşınmazı, hukuki bir dayanağı olmadan kendi malı gibi kullanması ve dolayısıyla ekonomik yarar sağlamasının bir karşılığının olması gerekir. Bu bakımdan bu yeri kullanan kişi hak sahiplerine haksız işgal tazminatı ödemek zorundadır. Haksız olarak kullanılan taşınmazın ekonomik tahsis amacı itibariyle gelir elde etmeye özgülenmemiş olması sonuca etkili değildir. Bu nedenle taraflar arasındaki ilişki incelenmiş olup, davacının talepte bulunduğu tarihler arasında davalı ile davacı arasında geçerli bir kira sözleşmesinin bulunmadığı, davacı tarafından daha önce ilgili yer davalıya kiralanmış ise de davacının talepte bulunduğu işbu davaya konu tarih aralığından önce davacı ve davalı arasındaki kira sözleşmesinin sona erdiği ve yenilenmediği ancak davalının da ilgili yeri tahliye etmediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla işbu davaya konu dönemler aralığında davacı ve davalı arasındaki ilişkinin haksız işgal yönünden değerlendirilmesi gerektiği ve ilgili dönemlere ilişkin rayiç bedeller ve yasal artış bedelleri gözetilmek suretiyle ecri misil bedelinin tespiti gerekmiştir. Mahkememizce gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi görevlendirilerek davalının kullanımında olan ve davalı tarafından sözleşme bitiminde tahliye edildiği iddia ve ispat edilemeyen çiçek büfesi niteliğindeki yerin yıllara göre ecrimisil bedelinin tespiti için 08.12.2025 tarihli bilirkişi kök raporu alınmıştır. Rapor taraflara tebliğ edilmiş olup, davacı söz konusu rapordaki ÜFE'ye göre hesaplanan yıllık kira - ecrimisil bedeli artışlarının hatalı olduğu, mülkiyeti kamuya ait taşınmazların kira ecrimisil bedellerinin tespitinde TÜFE 12 aylık ortalamanın esas alınması gerektiğini belirterek itiraz etmiş olup, Mahkememizce ek rapor alınmış, Mahkememizce alınan ek rapor taraflara tebliğ edilmiş olup taraflarca rapora karşı itirazda bulunulmamıştır. Mahkememizce alınan ek rapordaki tespitlerin usul ve yasaya uygun gerekçeli, denetime elverişli ve ecrimisil talebine konu yerin konumu ve niteliği gözetilerek belirlenen bedellerin piyasa rayiçlerine ve artış oranlarının yasal düzenlemelere uygun olduğu anlaşılmış davacının davalıdan talep edebileceği ecrimisil bedelinin 49.628,65-TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalıya karşı başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ..../...... E. Sayılı takip dosyasında takipten sonra davalının davacıya 07.04.2023 tarihinde ödenen 47.370,16-TL ödeme yaptığı, söz konusu ödemenin davacı tarafından icra dosyasına haricen tahsilat olarak bildirilmediği davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve ..../...-.... E., ..../.... K., 23.05.2018 tarihli ve .../..... E., ..../...... K., 22.11.2018 tarihli ve ...../..... E., ...../...... K. Sayılı takipten sonra yapılan ödemelere ilişkin karar şu şekildedir: "Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir." (Yargıtay HGK'nın ..../(...)...-.... Esas, .../... Karar sayılı kararı 6098 sayılı Kanun'un 100. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 100- Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz" Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; davalı tarafından 07.04.2023 tarihinde ödenen 47.370,16-TL'nin takipten sonra ödendiği, davacının takip başlatmakta haklı olduğu, Mahkememizce tespit edilen 49.628,65-TL davacı alacağına 07.04.2023 tarihine kadar faiz işleyeceği ve bu bedele yönelik takip masrafları, takip vekalet ücreti ve ferilerinin öncelikle tahsilinin gerektiği, 6098 sayılı Kanun'un 100. Maddesi kapsamında davalı tarafından 07.04.2023 tarihinde ödenen 47.370,16-TL'nin öncelikle takip masrafları, takip vekalet ücreti ile bu tarihe kadar işlemiş faizden mahsubunun gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre; 49628,65 TL için değişen oranlarda avans faizine göre takip tarihinden 07.04.2023 tarihine kadar işlemiş faiz hesabı şu şekilde olacaktır: 06.10.2022 tarihinden başlayan %15,75 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 06.10.2022 31.12.2022 86 %15,75 1841,7-TL

49628,65 TL için 31.12.2022 tarihinden başlayan %10,75 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 31.12.2022 07.04.2023 97 %10,75 1417,82-TL

Mahkememizce dosya arasına alınan 07.04.2023 tarihli kapak hesabına göre öncelikle mahsubu gereken 49628,65 TL alacağa isabet eden icra vekalet ücretinin ilgili tarihte 9.000,00-TL olduğu, 233,20-TL dosya masrafı olduğu ve takipte peşin yatırılan 80,70-TL harç olduğu anlaşılmakla 07.04.2023 tarihine kadar işlemiş faizler, takip vekalet ücreti, takip masrafları toplamının 12.573,42-TL olduğu anlaşılmıştır. Bu bedelin 6098 sayılı Kanun'un 100 maddesi gereğince yatırılan paradan öncelikle mahsubu sonucunda davacının talep edebileceği alacağı miktarının dava tarihi itibariyle hesabı şu şekildedir: 49.628,65 + 12.573,42 = 62.202,07 - 47.370,16 = 14.831,91-TL Sonuç olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıda yer verilen içtihatları ve 6098 sayılı Kanun'un 100. Maddesi gözetilerek davacının davasının kısmen kabulü ile davaya konu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...../..... E. Sayılı takip dosyasında 49.628,65-TL asıl alacak ve bu asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek değişen oranlarda faiz oranı yönünden takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz ve bu miktar asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve ferileri yönünden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı tarafından takipten sonra 07.04.2023 tarihinde ödenen 47.370,16-TL'nin 6098 sayılı Kanun'un 100. Maddesi gereğince öncelikle takip giderleri ve işlemiş faiz ile ferilerden mahsubu ile takipten sonra yapılan ödemenin icra dairesince infaz aşamasında gözetilmesine karar vermek gerekmiş, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de ecrimisil bedelinin likit olmadığı, yargılama gerektirdiği anlaşılmakla davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -Buna göre; Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ......../...... E. Sayılı takip dosyasında 49.628,65-TL asıl alacak ve bu asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek değişen oranlarda faiz oranı yönünden takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz ve bu miktar asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve ferileri yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, davalı tarafından takipten sonra 07.04.2023 tarihinde ödenen 47.370,16-TL'nin 6098 sayılı Kanun'un 100. Maddesi gereğince öncelikle takip giderleri ve işlemiş faiz ile ferilerden mahsubu ile takipten sonra yapılan ödemenin icra dairesince infaz aşamasında gözetilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.013,16-TL harçtan peşin alınan 695,46-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 317,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 695,46-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.123,06-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 690,27-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 2.429,73-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 17.016,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.764,63-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 14.831,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 31/03/2026

Katip ....... e-imza

Hakim ......... e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/551, K. 2026/352, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-551-e-2026-352-k-9b1bb8838d0b