İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/208 E. 2025/269 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/208
Karar No
2025/269
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/208 Esas KARAR NO : 2025/269 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... Mah. .... Sok. No:45/1 Bahçelievler/İstanbul adresinde kendisine ait ..... Park Tur. İth. İhr. San. Ve Dıi Tic. Ltd. Şti. İsimli işyerinin bulunduğu işletmede abonelik sözleşmesi kendi üzerine olduğu şekliye elektrik kullanımı yaptığını, müvekkilinin abonelik sözleşmesi yapılmasıyla birlikte tüm kullanım borçlarını ödemiş olduğunu ve halende işbu davanın ikamesi sırasında kullanım borcu da bulunmadığını, 20/02/2025 tarihinde davalı şirket çalışanları tarafından müvekkili şirkette olmadığı esnada elektrik tesisatının yanına geldiklerini ve işyerinde çalışanlardan 25.000,00-TL tutarında para istediklerini, bunu üzerine telefon ile irtibat kuran müvekkilinin böyle bir durumu kabul etmediğini tartışmalı şekilde söylediğini ve aynı gün davalı şirkete giderek durumunu izah eder şekilde yazılı başvuru yaptığını, sonrasında ise davalı tarafından ilk endeks tarihi olan 10/05/2024 ile son endeks tarihi olan 04/02/2025 tarihi arasındaki 270 günlük kullanım için kaçak elektrik cezası kesildiğini ve müvekkiline fatura edildiğini, müvekkili tarafından davalı tarafından yapılan işlemlere itiraz edilirken kullanım borcu bulunmadığı halde 03/03/2025 tarihinde güzellik salonu olarak işletilen işyerine gelinerek elektrik kesildiğini, ancak davalı şirket çalışanları tarafından kaçak elektrik bağlantısı olmadığı gözle görülür şekilde belirgin olmasına rağmen gayrı resmi şekilde para talep ederek uydurma şekilde kaçak elektrik için tutanak tutması şeklinde hukuk dışı yollar kullanılmakta ve davalı kendi kamusal niteliğini kötüye kullanarak menfaat elde etmeye çalıştığını, davalı tarafın elektrik keserek bir işletmenin tüm ticari faaliyetini durdurmakta ve bunu adeta bir tehdit unsuru bir silah gibi kullandığını, davalı şirket çalışanları tarafından iş yerinde bulunan üç adet klimanın yalnızca bir tanesi kaçak olarak kullanıldığı şeklinde olduğunu, elektrik tesisatı incelendiğinde iş yerinde kullanılan enerjinin tamamı sayaçtan geçerek iş yerine geldiği açıkça görüleceğini, ayrıca söz konusu itham hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iş yerinde üç adet klima olduğunu, yalnızca bir tanesinin kaçak kullanıldığı bilgisi verildiğini, iş yeri elektrik tesisatını yapan elektrikçi ile klima montajı yapan servis çalışanları tanık olarak dinlendiğinde yapılan haksızlığın açıkça ortaya çıkacağını, müvekkilinin davacı yana karşı haksız ve hukuka aykırı şekilde tek taraflı ve davacı hazır olmaksızın tutulan tutanak ile yoktan var edilen borcun olmadığının tespiti ile ; söz konusu tutanağa konu 260.580,98-TL olarak iddia edilen borcun alanında uzman bilirkişilerce Yönetmelik hükümleri baz alınarak hesaplanmasını ve borcumuzun bulunmadığının ispatı, müvekkilinin söz konusu ihtilafa konu elektrik borcu sebebiyle işletmenin devamı ve ticari hayatını devam ettirebilmesi göz önünde bulundurularak elektrik enerjisinden davalı şirketçe hukuka aykırı olarak mahrum edilmesinin çok ciddi zararlara sebep olacağını, dava süresi boyunca HMK 389 VE HMK 390 Maddeleri uyarınca, uyuşmazlık konusu olan durum hakkında tedbiren elektrik enerjisinin bu aşamada ihtilaf çözülünceye kadar kesilmemesi konusunda teminatsız tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava, Menfi Tespit istemine ilişkindir. Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri gereğince re'sen yapılan inceleme sonucunda; Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı anlaşılmıştır. 7155 Sayılı Kanunla TTK’na 5/A maddesi eklenmiş ve anılan kanun hükmü ile ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir: 6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(28/03/2023 tarihli ve 7445 Sayılı Kanunun 31.inci maddesiyle bu fıkrada yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiştir" (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. Mahkeme, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını tespit etmesi halinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder. 235 sayılı HUAK m. 18/A (2) hükmünün kesin anlatımı nedeniyle tarafların dava şartı arabuluculuğa başvurmaları için HMK m.115’te öngörülen bir haftalık kesin süre veremez. Dava şartı arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığına dava tarihi itibariyle bakılır. HMK 114/2 ye göre 2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmadığı, buna ilişkin tutanağın sunulmadığı görülmüştür. Söz konu dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı da değildir. Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Ticari davalarda alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, İş bu davanın 04/03/2025 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmaksızın davanın açıldığının sabit olduğu, bu itibarla arabulucuya başvurulmaksızın açıldığı sabit olan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın 6102 sayılı TTK.nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafça yatırılan 4.450,08-TL'den mahsubu ile artan 3.834,68-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACI TARAFA İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra DAVACI TARAFA İADESİNE, 5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.05/03/2025 Katip ..... ¸e-imza Hakim ..... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/208, K. 2025/269, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-208-e-2025-269-k-2aa3665f62f2