İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/14 E. 2025/147 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/14
- Karar No
- 2025/147
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/14 Esas KARAR NO : 2025/147 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 19/12/2024 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... Yapı A.Ş.'nin, faaliyet gösterdiği inşaat sektöründe tanınan, başarılı ve yapmış olduğu projelerle sayılı şirketler arasında olduğunu, müvekkilinin alanında uzman ekibinin çabalarıyla gerek kendisinin gerekse sektörde bulunan birçok firma ile işbirliği içeirisinde gerçekleştirdiği ortak projelerin yurt içi ve yurt dışından yoğun rağbet görmekte olduğunu, davalılardan ...'ın 29.05.2012 tarihinden 03.10.2019 tarihine kadar şirket bünyesinde Tepe Yönetici-Mali İşlerden Sorumlu (CFO) olarak çalıştığını, davalı ...’ın müvekkili şirkette çalıştığı dönemde kendisine müvekkili şirket adına taşınmaz alım satım vekâletnamesi verilmiş olmakla davalı ...'ın müvekkilinin talebi veya talimatı doğrultusunda taşınmaz satın alımı ve satışı yaptığını, ancak davalı ... 'ın 30.11.2017 tarihinde müvekkili tarafından kendisine verilen vekaletname uyarınca kendisine dava konusu taşınmazın satışı hakkında talimat ve ya talebi olmaksızın davalı ... adına satış ve tescil işlemi gerçekleştirtiğini, müvekkili tarafından 18.12.2024 tarihinde şirket içi muhasebe kayıtları incelendiğinde müvekkilinin haberi olmaksızın işbu satış işleminin gerçekleştirilmiş olduğunun ortaya çıktığını, davaya konu taşınmaz hakkında yapılan satış işlemi neticesinde, müvekkili şirketin muhasebe kayıtları da incelendiğinde de görüleceği üzere, müvekkilinin anılı taşınmazı satışı sonrasında müvekkili şirkete hali hazırdaki malik tarafından satış bedelinin ödenmediğinin görüldüğünü, görülmüştür. 3. Kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olduğunu, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil eden sözleşmeyle bağlı olmaması TMK 2. Maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal sonucu olduğunu, söz konusu maddenin buyurucu nitelik taşıması sebebiyle hakim tarafından re'sen göz önünde tutulması zorunlu olduğunu, öyle ki, işbu dosyada dava konusu taşınmazın sözde satışı ...'a , aynı soyadlı müvekkili şirket çalışanı davalı ... tarafından yapıldığından vekil ile işbirliği ve çıkar ilişkisinde olduğunun sabit olduğunu, taşınmazın satış bedelinin müvekkiline hiçbir koşulda nam ve hesabına ödenmediği de sabit olduğundan davalıların aynı aile birliği içerisinde olduğu gerekçesiyle ödemeye dair bilgilerinin bulunacağı da gözetildiğinde davalı ile vekil işbirliği içerisinde olduğunu, bu davayı açmakta haklılın sabit olduğunu, öncelikle dava konusu taşınmazın 3. Kişilere satış ve devrinin önlenmesi amacıyla HMK 389 vd. Maddeleri uyarınca tapu kaydına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulü ile davalı ... adına tescil edilen" İstanbul İli .... İlçesi ... Mah. ... ada 1 parsel 3 Nolu Bağımsız bölüm" mesken niteliğindeki taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile ipotek ve her türlü hacizden arındırılmış olarak davacı müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması durumunda taşınmazın güncel bedelinin tespit edilerek reeskont avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşınmazın Silivri'de bulunması sebebiyle de yetkili mahkemenin Silivri Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkili ...'ın, davacı şirkette çalıştığı süre boyunca imza yetkisini haiz olmadığını, müvekkilinin 3. kişi ile iş birliği içerisinde veya kötü niyetli olarak vekalet görevini kötüye kullandığı iddiasının kötü niyete dayanan ve tamamen haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle usul yönünden tetkikiyle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesine, esas yönünden ise itirazları uyarınca haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tapu iptal ve tescil isteminden ibarettir. Davacı vekili tarafından verilen 04/02/2025 tarihli dilekçe ile taraflar arasında akdedilen protokol gereğince davadan feragat ettiğinin bildirildiği görüldü. Davalı vekili tarafından verilen 04/02/2025 tarihli dilekçe ile sulh nedeniyle karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücretinden feragat edildiğinin bildirildiği görüldü. Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu harçtan, peşin alınan 8.026,43-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 7.411,03-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraf vekillerince vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.05/02/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza