İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/993 E. 2024/1288 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/993
Karar No
2024/1288
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/993 Esas KARAR NO : 2024/1288 DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... Teknoloji Elektronik Ticaret Limited Şirketi'nin hissedarı olduğunu, 18.04.2023 tarihine kadar Şirket'in tek hissedarı iken ilgili tarihte alınan karar ile şirketin %50'lik hissesini davalıya devrettiğini ve aynı tarihte davalının münferiden temsile yetkili müdür tayin edildiğini, 03.08.2023 tarihine gelindiğinde davalının şirketin banka hesabındaki mevcut dövizleri bozdurduktan sonra 300.000,00 TL tutarında nakit parayı mobil bankacılık aracılığıyla ..... bank A.Ş. nezdinde kayıtlı kendi şahsi hesabına havale ettiğini, söz konusu havalenin gerçekleştiği gün firmanın ödeme yapması gerektiğini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin iki ortaklı bir limited şirket olduğundan ve de davacı ile davalı müdür yarı yarıya oranda şirketin hissedarı olduğundan davalı müdürün genel kurul kararı ile azlinin mümkün olmadığını, davacının davalıya bekleyen ödemeler olduğu tarihte kendisinin bilgisi ve rızası dışında bu işlemi neden yaptığını sorduğunda ikamet izni başvurusunun reddedildiğini ve buna ilişkin dava açılacağını, dava açılırken hesabında para göstermesi gerektiği yönünde gerçek-dışı ve haksız bir açıklamada bulunduğunu, parayı iade etmeye yanaşmadığını beyanla davalının azline ve 300.000,00 TL'yi şirkete ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı arasında 2022 yılı başlarında devam ederek gelen ticari ilişki üzerine davacının, müvekkilden şirketi tarafından geri ödenmek üzere 27.000-Euro şirket adına borç aldığını, müvekkilin iş bu bedeli şirket hesaplarına gönderdiğini, fakat davacının müvekkile iş bu bedeli ne şahsi ne de ortak olduğu şirketten iade etmediği gibi, müvekkilin ortak olduğu tarihten sonra şirkete gelecek KDV iadelerinden de iş bu bedeli geri alabileceğini açıkça beyan ettiğini, davacı tarafın beyanına rağmen iş bu bedeli iade etmek yerine kendi uhdesine aldığını, müvekkilin mağduriyetine sebep olduğunu, davalı tarafça davacının şirkete ilişkin yapmış olduğu işlemlerde detaylı bilgi alamaması ve bilgi almaya çalışması halinde ise sürekli oyalamalara maruz kalması üzerine, şirket hesaplarında yapmış olduğu incelemelerde şirketten usulsüz şekilde davacının kendisine para çıkışlarının olduğunu, davacı tarafın ablası ve ticaret sicil kayıtlarında şirkette müdür olan ve şirkette hiçbir şekilde fiilen bulunmayan .....'e para çıkışlarının yapıldığını fark ettiğini ve davalı tarafından bu duruma ilişkin açıklama istenildiğinde davacı tarafça sürekli geçiştirildiğini, davacı taraf, müvekkilin şirkete karşı bağlılık yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiğini ve müvekkilin TTK 630/2 maddesi uyarınca azlini ve hesabına borç aktarmış olduğu 300.000,00 TL'nin iadesini talep etmekte ise de, müvekkilin şirkete borç olarak vermiş olduğu 27.000 Euro alacağının iadesine karşılık alınmış olup, asıl davacı taraf müvekkilden aldığı ve iade etmediği borçların iade alınmasını şirketten haksız kazanç elde edilmeye çalışılmış gibi göstermeye çalışması ve şirket hesaplarından kardeşi ve kendi adına yaptıkları işlemler ile şirkete karşı bağlılık yükümlülüğünün ağır bir şekilde ihlal ettiğini, müvekkil tarafından şirketten usulsüz bir şekilde çıkışı yapılan para çıkışlarını fark edilmesi üzerine, davacı taraf müvekkilin detaylara ulaşmasını engellemeye çalışmakta ve bunu yaparken de gerçeğe aykırı beyanlar ile yargıyı yanıltarak müvekkilin TTK 630/2 maddesi uyarınca azlini mahkeme üzerinden gerçekleştirme gayreti içerisinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememize 03/04/2024 tarihinde sunulan bilirkişi raporunda özetle:"1 Yapılan incelemede davalı ile davacı arasında şirket ortaklığı mevcut olup şirket yöneticileri olduğu, 4.2 Tarafların ortağı ve yöneticileri oldukları ....... TEKNOLOJİ ELEKTRONİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 2022 -2023 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin 6102 sayılı TTK 64 ve VUK 182 maddelerine göre usulüne uygun ve yasal süresinde yapılmış olduğu, dönem içi kayıtlar yapılmış olduğu, Ancak Yevmiye defteri incelendiğinde yazı puntolarının çok küçük oluşu nedeniyle okunabilir olmadığı, Elektronik posta yoluyla iletilen SMMM .... tarafından yüksek çözünürlü taranmış yevmiye kayıtlarından 14.04.2023 tarihli yevmiye kayıtları sayfalarının okunabilir olmadığı, Ticari Defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil vasfı niteliğinin sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, 4.3 Ticari defter kayıtlarına konu bilgisayar kayıtları incelendiğinde davalının şirkete 474.229,39 borçlu olduğu, Dosyasında mevcut dekontlar incelendiğinde; 14.04.2023 tarihli .... Bankası PARA YATIRMA (3. Şahıs) dekontunda; Alacaklı ....... teknoloji elektroniğin ....... nolu hesaba 3. Şahıs ... yabancı kimlik nolu Davalı ... tarafından 27.000 EURO yatırılmış olduğu, Şirketin ticari defterlerine ait bilgisayar kayıtlarda Davalı ....'a ait muavin hesaplarda 27.000 EURO kaydının bulunmadığı, bu tutarın kasa çıkışı olarak kayıt yapıldığı, Ek2 14.04.2023 tarihli .... bank ... şubesindeki TR... nolu ... teknoloji EURO hesabından davacı ... tarafından 15.000.- EURO ve 21.600 EURO hesaptan çekildiği, 4.4 Davalı ... tarafından 27.000 EURO (573.782,40) TL karşılığı tutarın davalı tarafından yatırıldığı kabulü durumunda davalının (573.782,40 TL - 474.229,39 TL) - 99.553,01 TL şirketten alacaklı hale gelebileceği, 4.5 Bağlılık ve özen yükümlülüğü gereğince limited şirket müdürünün, şirketin çıkarlarına zarar vermekten kaçınmakla yükümlü olduğu (TTK m. 626/1 ve m. 613/2), 4.6 Somut dosyada davalının, 14.04.2023 tarihinde “27.000 EURO” bedeli dava dışı şirkete borç olarak hesabına yatırdığını iddia etmekte olduğu, 4.7 Davalı tarafından, dava dışı şirkete 14.04.2023 tarihinde “27.000 EURO” bedelin gönderimi esnasında bir açıklamada bulunulmadığı, HMK m. 200 gereğince bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiği, davalının, söz konusu tutarın borç verildiğine ilişkin iddiasını ispat etmesi gerekmekte olduğu, ancak mezkur dosyada davalının, ispat yükünü yerine getirmediği, davalının ispat yükünü yerine getirmediği dikkate alındığında, söz konusu tutarın dava dışı şirkete borç verilmesi niteliğinde olduğunun kabul edilemeyeceği, bu halde davalının, usulsüz bir şekilde dava dışı şirketin hesaplarında kendi hesaplarına para aktardığı sonucuna varılabileceği, 4.8 Bu halde davalının, 03.08.2023 tarihinde dava dışı şirketin hesabından haksız bir şekilde kendi hesabına gönderdiği 300.000 TL ile dava dışı şirketi zarara uğrattığı kabul edilebileceği, 300.000 TL anapara bedeli ve dava tarihine kadar işleyecek 2.750,00 TL ticari faizi ile birlikte toplamda 302.750,00 TL tutarın dava dışı şirkete ödenmesi gerektiği, 4.9 Davacı, dava konusu havalenin gerçekleştirildiği tarihte; dava dışı şirketin ... Makine Parç. Tic. Ltd. Şti.'ye ("...") 360.000 TL tutarında ödeme yapmasının gerektiğini ve ödeme yapılamadığını, bu nedenle şirketin zarara uğradığını, başka bir beyanlarında ise, dava konusu 03.08.2023 tarihli havalenin, tek başına açık bir hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu ve zamanlama itibariyle de dava dışı şirketi ekstra bir zorluğa sokmuş olduğunu ve dava dışı şirketin ticari itibarına zarar vermiş ve ticari ve yasal yükümlülüklerinin aksamasına sebebiyet verdiğini ileri sürmekte olduğu, 4.10 Davacının iddiası dikkate alındığında, dava dışı şirketin somut bir zararın bulunduğunun ortaya konulamadığı, dava dışı şirketin ticari itibarına zarar verildiği ve ticari ve yasal yükümlülüklerinin aksamasına sebebiyet vermesi sebebiyle dava dışı şirketin zarara uğradığı " sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Mahkememizce 06/06/2014 tarih ve ... Esas .... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 18/11/2024 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda; asıl davanın şirket yöneticisinin azli ve sorumluluk davası açıldığı, şirket müdürünün azlinin şirketten çekildiği ileri sürülen 300.000-TL'ye dayandırılarak azil istenildiği ve çekilen paranın şirkete iadesinin talep edildiği buna göre talepler arasında bağlantı olduğu ve usul ekonomisi gereği davaların birlikte görülmesi gerektiği halde, önce tefrik ardından dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; bağlantılı talepler nedeniyle arabulucuya tabi olan ve olmayan taleplerle davanın birlikte açıldığı gözetilerek davanın arabulucuya başvuru şartı olmadan görülmesi gerektiği halde davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, istinaf nedeni yerinde görülen davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ;Davalının yönetici sorumluluğu kapsamında 300.000,00-tl'nin ticari faiziyle birlikte şirket'e ödenmesi talebinden ibarettir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının şirketin banka hesabındaki mevcut dövizleri bozdurup bozdurmadığı, 300.000,00 TL tutarında nakit parayı mobil bankacılık aracılığıyla kendi şahsi hesabına havale edip etmediği, bu paranın dava dışı ....... Teknoloji Elektronik Ticaret Limited Şirketi'ne ödenmesinin gerekip gerekmediği, davalının dava dışı ....... Teknoloji Elektronik Ticaret Limited Şirketi'ni zarara uğratıp uğratmadığı, yönetici olarak yükümlülüklerini özenle yerine getirip getirmediği, davalının haklı sebeple yöneticilikten azli koşulları ve tedbiren kayyım atanması koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Şirket, 01.09.2021 tarihinde kurulmuştur. Kuruluş aşamasındaki ilk ortaklar ... ve .... 'tir Şirketin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ... dosya no ve .... sicil numarasıyla tescil edildiği ve 150.000 TL sermaye ile kurulduğu ve son olarak Yönetici ..., 75.000 TL sermaye karşılığı 750 adet paya sahip olduğu Yönetici ..., 75.000 TL sermaye karşılığı 750 adet paya sahip olduğu Bu ortaklık yapısı, 18 Nisan 2023 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Raporun numaralı bölümünde belirtildiği gibi, bu tarihte gerçekleşen pay devri sonrasında şirketin ortaklık yapısı bu şekilde oluşmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Dava şirket müdürüne karşı açılmış yönetici sorumluluğu davası olup konusu Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, 6762 sayılı TTK da olduğu gibi, 6102 sayılı TTK’nda da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. Gerçektende, TTK m. 644 fıkra 1 bent a hükmü açıkça, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını, hüküm altına almıştır. Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, 6762 sayılı TTK da olduğu gibi, 6102 sayılı TTK’nda da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. Gerçektende, TTK m. 644 fıkra 1 bent a hükmü açıkça, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını, hüküm altına almıştır. Atıf yapılan anonim şirketlere ilişkin hukuki sorumluluk hükümleri, TTK’nın ikinci kitabının dördüncü kısmının sonunda, onbirinci bölümde m. 549 ilâ 561 arasında toplu olarak düzenlenmiş ve m. 549-555 de sorumluluk halleri altı başlık altında toplanmış bulunmaktadır. Sorumluluk hallerinin özel olarak sayıldığı başlıklarda, sorumluluğun konusu, sorumlular ve sorumluluk şartları ile sorumluluğun hukuki sonucu gösterilmiştir.Böylece, TTK m. 555 ilâ 561 de düzenlenen ve ortak hüküm niteliği taşıyan, şirketin zararına, müteselsil sorumluluğa, ibraya, zamanaşımına ve yetkili mahkemeye ilişkin hükümlerin de limited şirkette uygulanmasına imkan verilmiştir. MüMüdürlerin hukuki sorumluluğu esas itibariyle TTK’nun 553 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde organa özgü sorumluluğu, müdürlerin, yöneticilerin, tasfiye memurlarının sorumluluğu yanında, kurucuların sorumluluğunu da içerecek şekilde hüküm altına almıştır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda çokça tartışılan doğrudan zarar ve dolaylı zarar kavramlarına 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer verilmemiştir. Ancak yeni Kanunda da şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara uğradıkları zararlar için dava açma hakkı tanınmıştır. Bu kişiler, uğradıkları doğrudan zararların tazmini için kusurlu yönetim kurulu üyelerine yönelebilirler. Ayrıca şirketin uğradığı zararlardan yansıma yoluyla zarar gören yani dolaylı zarara uğrayan pay sahibi ve alacaklılar da belli koşullarda sorumluluk davası açabilirler (TTK 553, 556). Doğrudan doğruya zarar, şirket ortaklarının ve alacaklıların yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda şirketin zararından bağımsız olarak uğradıkları zarardır. Şirketin ortakları ve alacaklıları, ortaklık zarar görmeden de bir zarara uğrayabilirler. İşte ortaklık malvarlığında herhangi bir azalma meydana gelmeden ortağın ve alacaklının malvarlığında meydana gelen azalmaya anonim şirketler hukukunda doğrudan zarar denilmekte ve bu durumda pay sahibine hükmedilecek tazminatın kendisine ödenmesi talebiyle dava açma imkanı tanınmaktadır. Ortakların veya alacaklıların doğrudan doğruya zararı, yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda bu kimselerin ferdi ve hususi haklarının ihlali şeklinde ortaya çıkar. Ortakların ve alacaklıların doğrudan zararına ilişkin olarak başlıca şu örnekler verilebilir: Sermaye artırımında ortağın rüçhan hakkının kullanımının engellenmesi, ortağa payına uygun temettü ödenmemesi, ortağın genel kurul toplantısına katılmasına veya toplantıda oy kullanmasına haksız yere engel olunması, hazırlanan yanlış bilançoya istinaden ortağın hisselerini satması veya yeni hisse senedi alarak zarara uğraması, alacaklının yanlış bilgiye dayanarak şirkete kredi açması. 6102 s. TTK mülga TTK md. 309 dan farklı olarak dolaylı zarar kavramını kullanmamış, şirketin uğradığı zararın şirket ve ortaklar tarafından talep edilebileceğini belirterek dolaylı zarara üstü kapalı olarak yer vermiştir. Ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararından ancak şirketin zarara uğraması ve bu zararın ortakların ve alacaklıların malvarlığında bir azalmaya sebep olması halinde bahsedilebilir. Şirketin zararı ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararının “olmazsa olmaz/conditio sine qua non” şartıdır. Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler çerçevesinde: Bilirkişi raporu ve dosyaya yansıya belge ve kayıtlara göre de davalı müdürün (...) şirket banka hesaplarından 1.174.229,39 TL çektiği ve şirkete 474.229,39 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı, 14.04.2023 tarihinde şirkete 27.000 Euro borç olarak yatırdığını iddia etse de, bu iddiasını ispatlayamamıştır. HMK m. 200'e göre, belirli bir miktarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı gerekir ve davalı bu şartı yerine getirememiştir. Ayrıca, açıklamasız bir para gönderiminin muaccel bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı kabul edilir. Özellikle, 03.08.2023 tarihinde şirketin hesabından kendi hesabına 300.000 TL aktarması, şirketi zarara uğratan bir eylem olarak değerlendirilmiştir. Davacının, şirketin ....'e 360.000 TL ödeme yapması gerektiği iddiası somut bir zarar olarak ortaya konulamamıştır. Sonuç bu gerekçeler ışığında, davalı müdürün (...), şirket yöneticisi olarak özen ve bağlılık yükümlülüklerini ihlal ederek şirketi zarara uğrattığı sonucuna varılmış olup Bu nedenle, davalının şirkete karşı tazminat sorumluluğu bulunmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, açıklamasız bir para gönderiminin, muaccel bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığının kabul edildiği belirtilmektedir. Bu durum, davalı ...'un 14.04.2023 tarihinde şirkete gönderdiği 27.000 Euro'luk ödemenin değerlendirilmesinde kritik bir rol oynamıştır. Davalı, bu paranın şirkete borç olarak verildiğini iddia etse de, bu iddiasını senetle ispat edemediği için, bu durum aleyhine değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporunda, bu durum, davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, bilirkişi raporu, Yargıtay'ın yerleşik içtihadını dikkate alarak, açıklamasız para transferlerini borç ödemesi olarak değerlendirmiş ve davalının bu husustaki savunması yerinde görülmemişitr.Davanın kabulü ile; 300.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak dava dışı ... ELEKTRONİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; 2-300.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak dava dışı ....... TEKNOLOJİ ELEKTRONİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 20.493‬,00-TL harcın peşin alınan 5.123,25-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 15.369,75‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 5.123,25‬-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.391,10‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan 15.592,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/993, K. 2024/1288, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-993-e-2024-1288-k-e0902499f5be