İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/781 E. 2024/1009 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/781
Karar No
2024/1009
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/781 Esas KARAR NO : 2024/1009

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/08/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Müvekkili şirket nezdinde .... nolu ..... Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalı ..... 'e ait ..... plakalı araca, .... Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketi'nin malik, olay yerini terk eden kişinin sürücüsü olduğu ..... plakalı aracın çarpması sonucu 28.11.2021 tarihinde İstanbul İli Büyükçekmece İlçesi .... mevkiinde çarpması neticesinde maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporu ile yapılan tespitler sonrası .... K ..... hasar dosyasında hasara uğrayan sigortalı aracın onarım bedelinin 30.680,00-TL olarak 23.12.2021 tarihinde muhatabına ödendiğini, bu tazminat ödemesi için müvekkili sigorta şirketinin, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, meydana gelen kaza sonrasında tanzim edilen mütalaa edilen bilirkişi raporlarından, şikayet evraklarından, soruşturma aşamasında kusura ilişkin alınan bilirkişi raporundan ve diğer sunulu evraklardan da anlaşılacağı üzere ..... plakalı aracın olay yeri terk/firari sürücüsü meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğunu, Trafik kazası ile ilgili olarak sunulan tutanaklar, şikayet evrakları ve sair sunulan belgeler incelendiği takdirde ..... plakalı olay yeri terk/firari araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinden zikredilen kanun hükümleri gereğince asli ve %100 olarak sorumlu olduğunu, bu rücuen tazminat alacağı olan 30.680,00-TL tutara, 23.12.2021 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı/borçlu aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, İstanbul ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasında haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davaya konu kazanın tarihi 28.11.2021 olduğunu, dava konusu .... plakalı araç geçmiş dönemde müvekkili şirket adına kayıtlı olmuş ise de Beyoğlu .... Noterliği'nin 24.10.2019 tarih ve ..... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile aracın ..... isimli şahsa satıldığını, 2019 yılında yapılan satış ile araç dava dışı 3.kişiye teslim edilmiş olduğundan ve bu durumda aracın trafik tescil kayıtları ile sabit olduğundan 28.11.2021 tarihli kaza nedeni ile müvekkili şirketin davacıya karşı sorumlu olmasının mümkün olmadığını, noter evrakı ile de sabit olduğu üzere kaza tarihinde aracın maliki müvekkili şirket olmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ..... İcra müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı / alacaklı şirketin, davalı / borçlu şirket aleyhinde 30.680,00-TL asıl alacak ve 2.178,28 -TL faiz olmak üzere toplam 32.858,28-TL alacağının tahsili ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı sigorta şirketi tarafından .... Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ..... plaka sayılı aracın 28/11/2021 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle sigortalı araç sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar tazminatı 30.680,00-TL'nin, ..... plaka sayılı araç işleteni davalıdan rücu talebinin kabul edilip edilemeyeceği, meydana gelen trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun ne olduğu, ..... plaka sayılı araçta hasar meydana gelip gelmediği, gelmiş ise hasar bedelinin ne olduğu, hasar bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı, ödenen hasar bedelinin kadri marufunda olup olmadığı, dava dışı sigortalı araç sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur. TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ..... E., .... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve ..... E. - ..... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği;doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir." şeklindedir. Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından "Tüm Oto Sigorta Poliçesi" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan araç malikinden rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketi ise de, halefi olduğu dava dışı sigortalının gerçek kişi olduğu, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün yazı cevabına göre gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabından potansiyel mükellef (ticari faaliyeti olmayan) olduğunun anlaşıldığı, sigortalıya ait aracın hususi araç olduğu, bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2015/18192 Esas, 2016/267 Karar sayılı ilamı) Bu nedenlerle davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 3- HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davanın görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine, Dair; kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2024 Katip ..... ¸e-imza Hakim ..... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/781, K. 2024/1009, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-781-e-2024-1009-k-37c552f76136