Bölge Adliye Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/564 E. 2024/1275 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/564
- Karar No
- 2024/1275
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/564 Esas KARAR NO : 2024/1275 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/06/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu icra takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinden sonra işbu davanın açıldığı tarihe kadar değişik tarihlerde davacı alacaklıya yaptığı kısmi ödemelerle icra takip dosyasına konu asıl alacağı davacı alacaklıya ödediğini ancak taraflar arasındaki cari hesap özetinden görüleceği üzere bu süreçte taraflar arasındaki taşıma işinden kaynaklı ticari ilişki devam ettiğinden davalı tarafından yapılan bir kısım ödemeler takip sonrası devam eden ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalara ilişkin olduğunu, yani davalının takip tarihi sonrası davacı alacaklıya yaptığı tüm ödemeler takip konusu alacağa ilişkin olmadığını, davalı borçlu, davacı alacaklıya takip konusu asıl alacak dışında faiz ve ferilerle ilgili ödeme yapmadığını, bu sebeple işbu davayı takip konusu asıl alacağın ferileri yönünden işbu davayı ikame ettiklerini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya borcu kalmadığını, davacı ile arasındaki ilişki gereği, davacının gerçekleştireceği seferler öncesinde avans ödemeleri gerçekleştirildiğini; akabinde ise sefere istinaden düzenlenen fatura kapsamında bakiye nakliye bedeli ödemeleri yapıldığını, davacının gerçekleştirdiği seferlere istinaden sefer öncesinde nakliye hizmeti bedeline mahsuben yapılan avans ödemeleri ve hizmet akabinde yapılan bakiye nakliye bedeli ödemeleri açıkça yer aldığını, bu minvalde davacıya hiçbir nam ve hesap adı altında bir borcu bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce uyuşmazlık konusu icra takip dosyası dosyaya celp edilmiştir. 3-Mahkememizin 01/10/2024 tarihli celsesinin tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Davalı tarafın ödeme kayıt işlemleri, davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı olarak kendi lehine yaptığı 78.690,20 TL ödeme kayıt işleminin olduğu, davalı tarafın dosya muhteviyatına iş bu kayıt işlemlerine ait dekontları sunduğu, Davalı tarafın düzenlediği iade fatura kayıt işlemleri, davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı olarak kendi lehine yaptığı 132.342,26 TL iade faturası kayıt işleminin olduğu, davalı tarafın dosya muhteviyatına iş bu kayıt işlemlerine ait iade faturalarını sunduğu, faturaların davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ama taraflarca BS-BA Formu ile beyan edildiği, davalı tarafından iade faturalarının içeriğine ait durumların ispat edilmesi gerektiği, Davacı tarafın düzenlediği faturaların ters kayıt işlemleri, davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı olarak kendi lehine yaptığı 375.420,06 TL tutarlı ve davacı taraf lehine yaptığı 13.920,00 TL tutarlı davacı tarafın düzenlediği fatura kayıt işleminin olduğu, mahsup sonucu ortaya çıkan tutarın 361.500,06 TL olarak davalı taraf lehine olduğu, davalı tarafın dosya muhteviyatına iş bu kayıt işlemlerine ait faturaları sunduğu, sunulan faturaların davacı tarafın düzenlediği faturalar olduğu, davalı tarafın iş bu faturaları önce davacı taraf lehine sonra ters kayıtla kendi lehine kayıt ettiği, davalı tarafından iş bu kayıt işlemlerinin gerekçesinin ispat edilmesi gerektiği, Netice itibariyle, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 95.571,54 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihine kadar 95.571,54 TL asıl alacak üzerinden fatura tarihlerinden takip tarihine kadar yıllık %10,75 faiz oranlarıyla 602,33 TL işlemiş faiz talebinin olduğu, davacı tarafın talebi doğrultusunda takip tarihine kadar işlemiş faizin 602,33 TL olarak hesaplandığı ve tablo halinde sunulduğu, bu hususta takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davaya konu icra takip dosyası incelendiğinde; Davacı tarafından davalı aleyhine : "* ....... NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN ALACAK 10.181,60 TL , *......... NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN BAKİYE ALACAK 9.152,00 *........ NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN ALACAK 9.152,00 TL , *......... NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN ALACAK 12.689,82 TL , *......... NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN ALACAK 9.152,00 TL , * ........ NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN ALACAK 9.518,08 TL , *......... NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN ALACAK 9.152,00 TL , *......... NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN ALACAK 11.897,60 TL , *....... NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN ALACAK 9.724,00 TL , * ....... NO.LU FATURADAN KAYNAKLANAN ALACAK 9.152,00 TL" Talepleri ile faturalar dayanak yapılarak icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibe konu asıl alacağın takipten sonra ödendiği ancak ferilerinin ödenmediği iddiası ile işbu davanın ikame edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere davacı alacaklı icra takibinde sunduğu takip talebi ve takibe dayanak belgeler ile bağlı olup, Mahkemece alacaklının icra takip talebinde talep ettiği dayanak belgeler ve alacak ile sınırlı olarak inceleme yapılmalıdır. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; Davaya konu icra takip dosyasında takibe konu edilen faturaların bir kısmının taşıma öncesinde avans olarak davacıya ödendiğini, bir kısmının ise daha sonra ödendiğini, 2 tanesinin ise iade edildiğini, takibe dayanak faturalardan kaynaklı olarak davacıya borcunun olmadığını iddia etmiştir. 6098 sayılı Kanun'un 101. Maddesinin 1. Fıkrası şu şekildedir: "MADDE 101- Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir." İlgili hükümden görülebileceği üzere borçlu tarafından açıklama yapılarak ödeme yapılması halinde, yapılan ödemenin açıklamada belirtilen borçtan düşülmesi zaruridir. Bu bağlamda davalı tarafından sunulan ödemeler 6098 sayılı Kanun'un 101. Maddesi kapsamında değerlendirildiğinde davalının; ...... nolu fatura için takipten önce 05.04.2023 tarihinde açıklama ile 5.600,00-TL, 02.06.2023 tarihinde açıklama ile 3.552,00-TL olmak üzere toplam 9.152,00-TL, ..... nolu fatura için takipten önce 05.04.2023 tarihinde açıklama ile 5.600,00-TL, 02.06.2023 tarihinde açıklama ile 3.552,00-TL olmak üzere toplam 9.152,00-TL, ..... nolu fatura için takipten önce 05.04.2023 tarihinde açıklama ile 5.600,00-TL, 02.06.2023 tarihinde açıklama ile 3.552,00-TL olmak üzere toplam 9.152,00-TL, ....... nolu fatura için takipten önce 13.04.2023 tarihinde açıklama ile 5.950,00-TL, 02.06.2023 tarihinde açıklama ile 3.774,00-TL olmak üzere toplam 9.724,00-TL, ...... nolu fatura için takipten önce 13.04.2023 tarihinde açıklama ile 6.760,00-TL, 02.06.2023 tarihinde açıklama ile 4.929,82-TL olmak üzere toplam 11.689,82-TL, ...... nolu fatura için takipten önce 13.04.2023 tarihinde açıklama ile 6.200,00-TL, 02.06.2023 tarihinde açıklama ile 3.981,60-TL olmak üzere toplam 10.181,60-TL, ...... nolu fatura için davalı tarafından takip öncesi herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, 593 nolu fatura için davalı tarafından takip öncesi herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, ...... nolu fatura için takipten önce 14.04.2023 tarihinde açıklama ile 7.280,00-TL, 05.06.2023 tarihinde açıklama ile 4.617,60-TL olmak üzere toplam 11.897,60-TL ödeme belgesi sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davalı tarafından takip tarihi olan 20.06.2023 tarihinden önce yapılan ödemeler değerlendirildiğinde; takibe konu ..... nolu fatura, ..... nolu fatura, ..... nolu fatura, ..... nolu fatura, ..... nolu fatura ve ..... nolu faturanın takipten önce ödendiği sabittir. ...... nolu fatura yönünden 1.000,00-TL eksik ödeme olduğu, ..... nolu fatura için davalı tarafından takip öncesi herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, ..... nolu fatura için davalı tarafından takip öncesi herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, ...... nolu fatura için davalı tarafından takip öncesi herhangi bir ödeme belgesinin davalı tarafından sunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde; davacının kendi tuttuğu cari hesap ekstresinde ..... nolu fatura için 05.06.2023 tarihinde 5.250,00-TL, 04.07.2023 tarihinde 3.902,00-TL olmak üzere toplam 9.152,00-TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş ve sabit görülmüştür. Bu bağlamda taraflar arasındaki uyuşmazlık ..... ve ...... nolu faturalar ve ...... nolu fatura yönünden 1.000,00-TL eksik ödemeden kaynaklanmaktadır. Takibe dayanak tüm faturalar bilirkişi tarafından incelenmiş olup, faturaların BA BS formları ile her iki tarafça da vergi dairesine beyan edildiği, faturaların e-fatura olması sebebiyle sistem üzerinden kendiliğinden davalıya tebliğ edildiği, tüm faturaların tarafların ticari defterine işlenmiş olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesi gereğince fatura tebliğ edilen tacirin 8 gün içerisinde faturaya itiraz ve iade etmesi gerekmekte olup, davaya konu somut olayda davacının 29.05.2023 tarihli ...... ve ...... nolu faturalarına davalı tarafından 8 günlük süresi içerisinde itiraz ve iade işleminin yapılmadığı, yasal süresinden sonra 09.07.2023 tarihinde davalı tarafından söz konusu faturalara yönelik iade faturası düzenlendiği ancak iade faturasının dayanağının ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere faturaya yasal süresi içerisinde itiraz ve iade edilmemesi halinde faturanın içeriğinin kesinleşeceği, faturanın ticari deftere işlenerek vergi dairesine bildirilmesi halinde ise faturaya konu işin yapıldığının karine olarak kabul edileceği ve ispat yükünün borçlu üzerine geçeceği yerleşik Yargıtay kararları ile kabul edilmiştir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ...... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dosya kapsamına göre davacı tarafça takip dayanağı yapılan faturanın davalı iş sahibi tarafından muhasebesel işlem olarak BA/BS formu ile kullandığı anlaşılmakla , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek ödendiği usulen kanıtlanamayan bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ise ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının, toplamı KDV hariç 270.002,16 TL, KDV dahil 318.602,55 TL olan iki faturanın olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine kayıtlı oldukları, davalının ticari defterlerinde ise yer almadıkları, ancak davalıların oluşturduğu iş ortaklığı Vergi Dairesine verdiği 2018/4 dönemine ait BA formu ile davacı ......'dan iki belgeye dayalı olarak KDV hariç 270.002,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı, faturaların adedi ve tutarlarının toplamının beyan edilen miktarla örtüştüğü, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağladığı, dava tarihinden sonra 2018/4 dönemi BA formuna yönelik düzeltme beyanı verilmesinin de sonuca etkisinin olmadığı, bu durumda faturaya konu malların teslim edilmiş olduğu ve davalı tarafından ödeme belgesininde sunulmadığı, ayrıca faturadan kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi de ...... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Mahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan toplam 118.004,63.-TL alacağının bulunduğu, söz konusu faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında işlendiği gibi vergi dairesine de bildirmiş olduğu BA-BS form örneklerinde de bildirildiği, faturaların davalının defterlerinde ve vergi bildiriminde kayıtlı olması nedeniyle davacı lehine malların davalıya teslimi hususunun karine olarak sabit olduğu, bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilememesi karşısında davalının icra takibine borcun 2.701,03.-TL'lik kısmını kabul etmesi de dikkate alınarak davalının 115.303,60.-TL'lik kısma itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve likit olması karşısında davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi." Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, faturalanın davalı tarafından bildirilmiş olduğu gözetildiğinde faturaya konu işin yapıldığının davacı tarafından ispat edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesi gereğince yasal süresi içerisinde faturalara itiraz ve iade işleminin yapılmadığı, yasal süresinden sonra yapılan iade işleminin ise davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davacının takibe dayanak faturalar yönünden alacağını ispat ettiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda davacının 29.05.2023 tarihli ..... nolu fatura yönünden 9.152,00-TL, 29.05.2023 tarihli ...... nolu fatura yönünden 9.518,08-TL, 29.05.2023 tarihli ...... nolu faturanın bakiye 1.000,00-TL'si yönünden takip tarihinde alacaklı olduğu, davalı tarafından söz konusu faturalara yönelik olarak takipten önce ödeme yapıldığının yazılı belge ile ispatlanamadığı anlaşılmakla takibe konu 19.670,08-TL asıl alacak yönünden davacının davalıya takip başlatmakta haklı olduğu sabit görülmüştür. Buna göre davacı tarafından takibin ferilerinin ödenmediği, takibe konu asıl alacağın takipten sonra davalı tarafından ödendiği beyan edilmiş olup, beyan ve taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır. Davalı tarafından davacıya açıklamasız olarak 01.09.2023 tarihinde 26.287,80-TL ödeme yapılmış olup, davacının beyan ve ikrarı doğrultusunda söz konusu ödeme takip dosyasına konu asıl alacak borcu için sayılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesinde takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz ve feriler bakımından itirazın iptali talep edilmiş olup, bu doğrultuda yapılan inceleme neticesinde davacının 19.670,08-TL asıl alacak bakımından takip başlatmakta haklı olduğu, takibe konu borcun işbu davadan önce ödendiğinin davacı tarafından beyan ve ikrar edilmesi karşısında 19.670,08-TL asıl alacağa isabet eden takip tarihinden davalının ödeme tarihi olan 01.09.2023 tarihine kadar işleyecek faizi ile 19.670,08-TL asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve icra vekalet ücreti ile işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptaline davalı tarafından takipten sonra 01.09.2023 tarihinde yapılan 26.287,80-TL asıl alacak ödemesinin 6098 sayılı TBK'nın 101. Maddesi gereğince icra dairesince kapak hesabında infaz aşamasında gözetilmesine karar vermek gerekmiş, davacının tüm alacak yönünden takip başlatmakta haklı olmadığı anlaşılmakla davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davacının talebinin yalnızca ferilere yönelik olduğu, esas alacak yönünden itirazın iptaline yönelik talep olmaması ve değerlendirmenin feriler yönünden yapılmış olması sebebiyle davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın Kısmen KABULÜNE, Kısmen REDDİNE, -Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında; davalının 19.670,08-TL asıl alacağı bakımından takip tarihinden ödeme tarihi olan 01.09.2023 tarihine kadar işleyecek faizi ile 19.670,08-TL asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve icra vekalet ücreti ile işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, davalı tarafından takipten sonra 01.09.2023 tarihinde yapılan 26.287,80-TL asıl alacak ödemesinin 6098 sayılı TBK'nın 101. Maddesi gereğince icra dairesince kapak hesabında infaz aşamasında gözetilmesine, itirazın iptaline karar verilen kısım ve ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ile feriler yönünden takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin REDDİNE, 2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.343,66-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 916,06-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 642,09-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 5.632,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.159,06-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan 750,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 595,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.116,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan dava değeri gözetilerek 15.884,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ...... ¸e-imza Hakim ...... ¸e-imza