İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1012 E. 2025/669 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1012
- Karar No
- 2025/669
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1012 Esas KARAR NO : 2025/669 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis şirket ile müvekkili arasında "SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ" imzalandığını, bu sözleşmede 'nin İSTANBUL ili, .... İlçesi, A2 blok 53 numaralı bağımsız bölümlerin mülkiyetini müvekkiline devretmesinin kararlaştırıldığını, alacak kaydı bildiriminde iflas dosyasına sunulan ve dilekçe ekinde de sunulan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin "SATIŞ BEDELİ VE ÖDEME ŞEKLİ" başlıklı 9. maddesinden de anlaşılacağı üzere satış bedeli peşin olarak verilmiş olduğunu ve bu anlamda satıcının herhangi bir alacağı kalmadığını, iflas idaresince"Alacaklı vekilince masaya kaydı talep edilen toplam 120.000,00.-TL alacağın; sunulan belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden alacağın tamamının reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle talebin reddedildiğini, yapılan alacak kaydı bildiriminde müvekili ile yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi sunulduğunu, gayrimenkul (taşınmaz) satış vaadi sözleşmesinin; bir taşınmazın sözleşmede kararlaştırılan koşullarla ilerideki bir zaman diliminde devrini amaçlayan ve iki tarafa da borç yükleyen sözleşmelerden olduğunu, taşınmazları satın almayı vaad eden taraf konumunda olan müvekkilinin sözleşmede belirtildiği üzere peşin para karşılığı olarak yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yani müvekkilince ödeme yapılmış olduğunu ve herhangi bir borcu kalmadığını, taşınmazları devretmeyi vaat eden taraf olan müflis şirketin ise müvekkili birçok kez talep etmesine rağmen taşınmazları devretmediğini, sözleşme gereğince edimini ifa etmeyen şirketin taşınmaz değerlerini müvekkiline iade borcu olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden talepte bulunmasının hukuka uygun olduğunu, bu hususta gayrimenkul satış vaadi sözleşmenin gerektiği gibi incelenmesi veya müflis şirket yetkilisinin dinlenmesi dahi yeterli olacakken iflas idaresinin red kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, Bakırköy .... İcra ve İflas Dairesi İflas Dosyası İflas İdaresi tarafından verilen alacağın reddine dair kararın kaldırılmasına, alacağın kabulü ile iflas masasına kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Müflis .... San. Ve Tic. Ltd.Şti'ni temsilen Bakırköy ... İcra İflas Müdürlüğü .... İflas Sayılı dosyasını temsilen masa vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açtığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirilen sözleşmenin geçersiz olduğundan davacı taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafça, alacak kaydı talebinde bulunurken, alacağın varlığını ispata yarayan herhangi bir belge sunulmadığını, iflas idaresi gerek mahkeme gerekse de bilirkişi olmadığından sadece iddiaya dayalı alacak kaydı nedeniyle alacağı ret etmek zorunda kaldığını, şöyle ki; davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, iflas masası aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafın davayı yasal süresinde açıp açmadığının tespiti ile süresinde açılmadığının tespit olunması halinde ise davanın usulden reddini aksi halde davanın esastan reddine, davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmemesine, iflas tarihinden sonraki alacak taleplerinin iflas alacağı olarak kabulü mümkün olmadığından davacının varsa buna ilişkin talepleri ile faiz, iflas erteleme kararından iflasın açılmasına kadarki süre için işletilebileceğinden davacının bunu aşan taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; İİK'nun 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Hem sıraya hem de alacağın esas ve miktarına yönelik istem bulunduğundan mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlığın, davacının kayıt kabul talebine konu alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Davalı şirketin sicil kaydını faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Bakırköy ... İcra ve İflas Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, istenilen bilgi ve belgelerin gönderildiği, incelenmesinde; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil nosunda kayıtlı, ... vergi numaralı, ... Mah. .... Cad. No:13 Esenyurt/İST. adresinde faaliyet gösteren ... San. Tic. Ltd. Şti.' nin 24/03/2021 tarih saat 10.14 itibarı ile iflasına karar verilmiş olduğunu, tasfiye işlemlerine müdürlüğümüzün yukarıda numarası yazılı dosyasından başlanıldığı, müdürlüğünün iflas dosyası müflis şirketinin iflas kararı Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas Sayılı dosyasından verilmiş olduğunu, 18/01/2023 tarihinde iflas kararı kesinleştiğini, mahkeme kararı ve iflas kesinleşme şerhi yazımız ekinde gönderildiğini, dosyanız davacısı ... sıra cetveli ve derece kararında 275. Sırada bulunmakta olduğunu, sıra cetveli ve derece kararı yazımız ekinde gönderildiği, tanzim edilen sıra cetveli 15/11/2024 tarihinde Sözcü gazetesinde yayınlanmış olduğu, gazete ilanı yazımız ekinde gönderildiği, iflas dosyasında tanzim edilen sıra cetveli ve derece kararı davacı vekili Av. ...'ya 13/11/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, tebliğ mazbatası müdürlüğün iflas dosyasına daha teslim edilmediği, dosyanız davacısı .... tarafından dosyamıza 11/06/2023 tarihinde masraf avansı gönderildiği, iflas dosyasında 10/05/2023 tarihinde 2. Alacaklılar toplantısı yapıldığı, toplantı tutanağının yazı ekinde gönderildiği, dosya davacısı ....'nın sıra cetveli ve derece kararında 275. Sırada bulunmakta olduğu, sıra cetveli ve derece kararının yazı ekinde gönderildiği, müdürlüğün iflas dosyasında iflas idare memurları bulunmakta olduğu, iflas idare memurlarının dosyada münferiden yetkili olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Dava konusu miktar 120.000,00-TL' dir. Mahkememizce duruşma ara kararı ile Davacının iddiaları, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, dosya kapsamındaki belgeler ve davacı tarafın ve davalı müflis şirketin (iflas müdürlüğünde bulunan) ticari defter kayıt ve belgeleri incelenerek; davacının kayıt kabul talebine konu 10/11/2023 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı 120.000,00-TL alacağının bulunup bulunmadığı, ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediği, iflas tarihi itibariyle asıl alacağının varlığının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının tespiti, neticeten davacının kayıt kabul talebine konu alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir ....'in 18/04/2025 tarihli raporunda özetle; Davalı müflis şirket tarafından, 2013 dönemi ve sonrası yasal defterlerinin iflas dosyasına veya mahkemenize sunulması halinde, davacının iddia ettiği 120.000.TL tutarındaki ödemenin davalı müflis şirket kayıtlarında olup/olmadığı hususunda bir kanaate varılacağını, her ne kadar davalı müflis şirket bir tacir olmakla beraber, davacının tacir olup/olmadığı bilinmemekte olduğu, öte yandan, davacının tacir olmayıp, tüketici olabileceği varsayımından hareket edildiğinde, 04.07.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 320 seri no.lu Vergi Usul Kanunun Genel Tebliği1 ve 24.12.2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 459 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği2 hükmüne göre, 7.000,00.TL ‘yi aşan tahsilat ve ödemelerin banka yada finans kurumları aracılığı ile yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen belgelerle tevsik edilmesini zorunluluğuna tabi olmayacağı, bu durumda, söz konusu sözleşmede yer alan “…Bağımsız bölüm için ALICI 120.000.TL peşin ödemiştir” ifadesinden, davacının davalı müflis şirkete 120.000.TL ödeyip/ödemediği, buna karşı davalının banka dekontu sunulmadığına ilişkin itirazı ve sözleşme ve sözleşmede yer alan imzayla alakalı itirazlarının nihai takdirin mahkemede olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davanın, sözleşmenin temelini oluşturan hukuki ilişki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanmaktadır. Kural olarak borçlar kanunu sözleşmelerde şekil serbestisini benimsemiştir. Ancak taşınmaz mülkiyete devir borcu doğuran sözleşmeler konusunda medeni kanun ile BK 232 maddesinde taşınmaz satımının geçerli olması için getirilen resmi senede bağlanma şartı satış vaadi sözleşmeleri için de öngörülmüştür. 2644 sayılı yasa 26. Madde ile 1512 sayılı yasa 60/3 ve 89 maddeleri taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noterlerce düzenleme şeklinde yapılacağı kuralını koymuştur. Buradaki şekil bir geçerlilik şartı olarak düzenlendiğinden hakim tarafından taraflarca ileri sürülmese dahi her aşamada resen dikkate alınması gereken bir şarttır. Dolayısı ile satış vaadi sözleşmeleri geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan ve tam iki tarafa borç yükleyen kişisel hak doğuran sözleşmelerdir. Satım vaadi sözleşmesi gibi temlik borcu doğuran sözleşmelerde satış konusu olan malın sözleşme yapıldığı anda mevcut olmasına ya da satıcının mal varlığında bulunmasına gerek yoktur. Bu itibarla ilerde yapılacak üretilecek hasıl olacak şeyler de satışa konu olabilir. Bununla birlikte satım vaadi sözleşmesinde şekil şartı aranacaktır. Geçersiz sözleşmelerde ise taraflardan her biri diğer tarafın ifa ettiği edimi iade etmekle yükümlüdür. Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi şekle aykırı yapılmışsa hakim bunu resen dikkate alır. Hatta şekle uyulmadan yapılan satış vaadi aktinin mutlak butlanla sakat olduğunu ileri sürenler de vardır. Sözleşme geçersiz olduğunda ise artık taraflarca ifası istenemeyecektir. Dolayısı ile taraflar birbirinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri isteyebilirler. Davacı ve davalı taraf arasında haricen düzenlenen bir satım vaadi sözleşmesi mevcuttur. Davacıya sözleşmede bildirilen niteliklere sahip gayrimenkulün bağımsız bölümünün satışı vaad edilmiştir. MK 706 , BK 12-237 maddeler ile Tapu Kanunu 26. Maddesine göre taşınmazların satışlarının resmi şekilde yapılması emredici bir hükümdür. Satım vaadi sözleşmelerinde fesih iki taraflı olabileceği gibi tek taraflı da olabilir. İki tarafa borç yükleyen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden doğan yükümlülükleri borçları bir taraf yerine getirdiği halde diğer taraf yerine getirmekten kaçınırsa yani temerrüde düşerse borcunu yerine getiren, karşı taraftan ya borcun yerine getirilmesini ister ya da fesih ihbarında bulunabilir. Bu şekilde düzenlenmiş harici senede dayalı satış vaadi sözleşmesi nedeni ile vaat alacaklısının tapu iptali ve tescil talebi ilk etapta resmi koşula uyulmaksızın dinlenemez gibi görünse de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Gene Kurulu' nun 1987/2 esas ve 1988/2 karar sayılı kararında da bildirdiği üzere kat mülkiyeti kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşmaları alıcının tüm borcunu eda etmesi satıcının da bağımsız bölümü teslim etmesi ya da teslime hazır hale getirmesi ya da borcunu eda eden alıcının gayrimenkulü malik gibi kullanmaya başlamasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması halinde olayın özelliğine göre MK 2. Maddeye göre tescil davasının kabul edilebileceği değerlendirilmiştir. Bu şekilde davacının sözleşmenin usulüne uygun olmadığı yönündeki geçersizlik iddiasının dinlenemeyeceği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu, iflas müdürlüğünden gönderilen yazı cevabı ve ekleri ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; 10/11/2013 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile .... projesinde yer alan A-2 blok, 53 nolu taşınmazın, davalı tarafından davacıya satışının kararlaştırıldığı, peşin satış bedelinin KDV dahil 120.000,00-TL, teslim tarihinin ise 20/05/2014 olarak kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre davacının 120.000,00-TL peşin ödeme yaptığı, taşınmazın davacıya devredilmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olmadığı, davacının iş bu davayı ikame ederek sözleşmenin feshi iradesinde bulunarak ödediği bedelin iadesi yönünden alacak kayıt talebini ileri sürdüğü, dava konusu bağımsız bölüme ilişkin, satış vaadi sözleşmelerinin 2644 sayılı yasa, 26. Madde ile 1512 sayılı yasa 60/3 ve 89 maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması gerektiği buna göre davacının alacak kayıt yerinde olduğu, ödemiş olduğu bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince geri isteyebileceği, davanın 120.000,00-TL üzerinden ikame edildiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve dosya kapsamı bütün olarak dikkate alındığında davacının alacağın kaydı talebinin kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; davaya konu toplam 120.000,00-TL'nin Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis .... SAN. TİC. LTD. ŞTİ.'nin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, Davaya konu toplam 120.000,00-TL'nin Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ.'nin iflas masasına davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan 7.447,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza