İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/230 E. 2024/799 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/230
Karar No
2024/799
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/230 Esas KARAR NO : 2024/799 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... Mh. ... Sk. .... Sn.St.M5/34 Başakşehir/ İSTANBUL adresinde endüstriyel mutfak malzemeleri imalat, montaj ve satış işlerini yaptığını, borçlu davalı şirket ile yapılan 29.09.2021 tarihli Fuar Katılımcı Sözleşmesi kapsamında ... tarihlerinde düzenlenecek .... (.... fuarı) fuarında 32 nolu stant için metrekaresi 1345 TL’den olmak üzere toplam 50.911,20 TL bedel üzerinden anlaşma sağlandığını, bu kapsamda müvekkili tarafından 30.11.2021, 30.12.2021, 31.01.2022, 28.02.2022, 30.03.2022, 29.04.2022, 30.05.2022, 30.06.2022 ve 30.07.2022 tarihli senetler ile toplamda 50.991,20 TL ödeme yapıldığını, ... tarihlerinde organize edileceği sözleşme kapsamında belirtilen ... (....fuarı) fuar organizasyonunun davalı şirket tarafından iptal edildiğini ve bu hususta müvekkiline bir bildirim yapılmadığı gibi sözleşme kapsamında alınan fuar ücretinin de iade edilmediğini, organize edilen fuarın iptal edilip edilmediği, edildi ise müvekkiline bilgilendirme yapılmama sebebi ile ücretlerin iadesine ilişkin davalı tarafa defaatle gönderilen maillere de öncelikle cevap verilmediğini ve akabinde müvekkiline ... Eylül tarihleri arasında ... isminde fuar organizasyonunun yapılacağına dair mail atıldığını, bu mailde katılımcı olarak çok az sayıda kişinin olduğu ve tek hall de fuarın yapılacağının belirtildiğini, müvekkilinin bu duruma karşı attığı mailde neden tek hall de fuar yapıldığı, yerinin bilgisi dışında değiştirildiği ve çok kısa bir süre kala bunun bilgisinin verildiğinin belirtildiğini, buna cevap olarak da katılımcı sayısının az olduğunun davalı şirket tarafından açıkça kabul edildiğini, buna ek olarak ilerleyen süreçte müvekkilinin davalı şirket tarafından gelen bilgilendirme mailinde yer alan “... fuarımızı ... tarihinde ... fuarımızla eş zamanlı olarak açma kararı aldık.” Şeklindeki açıklama ile fuarın Aralık ayına ertelendiğini ve .... fuarı ile aynı zamanda yapılacağını öğrendiğini, davalı tarafından yürütülen süreçte müvekkilinin taleplerini karşılar mahiyette fuar organizasyonunun gerçekleştirilmediğinin açık olduğunu, ... isimli ... Derneğinin kurumsal kimliği olduğunu ve ... markasının da ... tescil no ile dernek adına tescilli markası olduğunun aleni kayıtlardan anlaşıldığını, müvekkili firmanın ...’in kapsadığı ... sektöründe faaliyet göstermekte olup tüm müşteri potansiyelinin ve iş potansiyelinin de bu sektörde olduğunu, nitekim müvekkilinin bu fuara katılım gösterme isteğinin de .... markasına, logosuna ve kapsamına güvenmesi olduğunu, kendi sektöründe gerçekleşmeyen fuara bir şirketin katılım beklentisinin de söz konusu olamayacağını, ... Derneği ile müvekkili arasında yapılan görüşmeler ve yazışmalar neticesinde ... fuarının organizasyonunda ve hazırlanmasında muhatap ... A.Ş. ile birlikte hareket edilmediği, isim, logo ve marka kullanımına izin verilmediği ve muvafakatlerinin olmadığının tespit edildiğini, 6098 Sayılı TBK kapsamında sözleşmenin esaslı niteliklerinde aldatma yapılması suretiyle sözleşmenin hukuken müvekkili firma açısından geçersizliği sonucunu doğuran bir eylem olduğunu, sözleşmede davalı şirketin müvekkili firmaya yanıltıcı beyan ve yaklaşımda bulunarak sözleşmeyi imzalattığı ve gerçekleşmeyen fuar ücretini tahsil ederek haksız kazanç elde ettiğinin görüldüğünü, işbu sözleşmenin geçersiz olduğunu, bu kapsamda davalı şirkete Bakırköy .... Noterliği vasıtası ile bu durum bildirilmişse de davalı şirket tarafından herhangi bir geri dönüş sağlanmadığı gibi tüm senetlerin de tahsil edildiğini, davalı tarafa gönderilen Bakırköy .... Noterliği'nin 23.11.2022 Tarih ve .... Yev nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedilerek müvekkili tarafından ödenen 50.911,20 TL’nin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile iadesi talep edilmişse de davalı tarafça ödemenin gerçekleştirilmediğini, akabinde yapılan sözleşme şartlarının karşı taraf tarafından yerine getirilmemesi neticesinde sözleşmenin müvekkili tarafından sözleşmenin esaslı unsurlarına aykırılık sebebiyle feshedildiğini ve karşı tarafa ödenen sözleşme bedelinin iadesi için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, karşı tarafça haksız bir şekilde itiraz edilmesi sebebiyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, 7155 sayılı Kanun ile ticari uyuşmazlıklar bakımından getirilen zorunlu arabuluculuk kapsamında müvekkilinin alacağının tahsili için Bakırköy Arabuluculuk Merkezi’ne 27.12.2022 tarihinde ... dosya no ile başvurulduğunu ancak davalı şirket ile yapılan görüşme neticesinde uzlaşma sağlanamadığını iddia ederek; davalının aleyhinde yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası haksız ve sebepsiz yaptığı itirazın iptali ile takibin 50.991,20 TL anapara ve Ticari İşlerde Temerrüt Faizi olmak üzere takip çıkış tutarı 54.413,20 TL üzerinden devamına, takip miktarına takip tarihi itibariyle Ticari İşlerde Temerrüt Faizi uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .... bünyesinde yurt içi ve yurt dışında dünya çapında çeşitli uluslararası geniş katılımlı fuarlar düzenleyen organizatör bir şirket olduğunu ve davalı şirketin ise kendi faaliyet alanında üretimini ve tedarik sürecini yürüttüğü ürünleri müvekkili şirketin organize ettiği alanda sergilemek isteyen bir tekstil şirketi olduğunu, bu amaç doğrultusunda taraflar arasında Fuar katılım Sözleşmesi akdedildiğini, ancak bu sözleşmeye konu fuar organizasyonunun kamu kurumlarının da mecbur kılması kapsamında Covid-19 virüs salgını nedeniyle haklı sebeplerle ve sözleşme hükümleri kapsamında ileri bir tarihe ertelendiğini, akdedilen sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirketin fuarı erteleme hakkına sahip olduğunu, ayrıca davacı tarafın ödeme yapıldığın ilişkin iddialarına da açıkça itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için ödemenin yapıldığı düşünülse dahi fuar katılım bedelinin iade edilmeyeceğinin sözleşme ile hüküm altına alındığını, işbu sebeplerle, davacı tarafın öne sürmüş olduğu iddiaların soyut ve mesnetsiz olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların tacir olup TTK'ya tabi olduğunu, müvekkili şirketin Covid 19 Pandemi şartlarından önce sözleşme kapsamında fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunun tartışmasız olduğunu, fuar tarihinin sözleşme kapsamında değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkını asla vermediğini, tarafların özgür iradeleri ile oluşturup, içeriğini serbestçe belirledikleri sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarının temel kural olduğunu, bu kurala “Ahde vefa (söze bağlılık)” ilkesi denildiğini, Latince “pacta sunt servanda” olarak ifade edilen ahde vefa ilkesinin insanların verdikleri sözleri tutması gerektiğini dile getiren ahlaki bir prensip olduğunu, aynı zamanda dürüstlük kuralının da bir görünümü olan “ahde vefa” ilkesi gereğince kişilerin serbest iradeleriyle sözleşme ile verdikleri sözlerin ve karşılıklı taahhütlerin, bu kişiler arasında bağlayıcı olduğunun kuşkusuz olduğunu, davalı şirket ile yapılan "Fuar Katılım Sözleşmesi"nin 2. Maddesinde; "Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak işbu Form'da belirtilen Düzenleyici'nin organize ettiği sergi veya fuara katılmayı kabul eden katılımcı, bu imzadan sonra fuara katılmayı reddetse dahi Katılımcı'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. Katılımcı, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, Katılımcı'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb. hususlarda, düzenleyici'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir. Katılımcı'nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı, ancak Düzenleyici'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. Düzenleyici, Fuardan 3 gün öncesine kadar, hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve Katılımcı'yı fuardan çıkarabilir." hükmünün yer aldığını, buna göre; müvekkili şirketin sektörden gelen talepler, organizasyon gerekleri yahut kendisi için fuarı daha iyi ve olgun gerçekleştirebilme gerekçesiyle fuar tarihini değiştirme hakkına sahip olduğunu, bu duruma katılımcının itiraz etme hakkı olmadığı gibi, bu durumun bir fesih sebebi de olamayacağını, dava konusu fuar katılım sözleşmesinin müvekkili şirkete fuarı erteleme hakkı tanımakta olup bu kapsamda müvekkili şirketin fuarı ileri bir tarihe ertelediğini, müvekkili şirketin dava dışı .... derneği ile 2005 yılından beri toplamda 24 defa "..." fuarını düzenlediğini ve sektörde herkesçe bilinen bir fuar haline geldiğini, fuarın yüzlerce şirketin, uluslararası ziyaretçi ve yatırımcının katılımıyla gerçekleştirildiğini, haliyle fuara katılan şirketlerin duymuş oldukları memnuniyet sebebiyle bir fuar düzenlenirken bir sonraki senenin fuarı için hatta 2 sene sonra düzenlenecek fuar için müvekkili şirket ile Fuar Katılım Sözleşmesi imzaladıklarını, bu sayede katılımcı şirketlerin erkenden sözleşme imzalayarak daha az bir bedele daha fazla metrekare alan kiralayabildiklerini, davacı tarafın fuar katılım sözleşmesi gereğince ön ödemeyi gerçekleştirdiğini iddia ettiğini, ancak henüz fuarın düzenleneceği tarih gelmediğinden, başka deyişle borcun vadesi henüz gelmediğinden müvekkili şirketin yüklenmiş olduğu edimleri yerine getirmemesinin söz konusu olmadığını, dava konusu sözleşmenin dava dışı dernek ile yapılan anlaşmanın devamı esnasında imzalandığını, "..." Fuarının ..... tarihleri arasında gerçekleştirildiğini ve davacı tarafın da bu fuara katıldığını, diğer onlarca şirketin yaptığı gibi davacı tarafın da, fuarın devamı esnasında 2022 yılı için düzenlenecek olan fuara katılmak amacıyla müvekkili şirket ile söz konusu sözleşmeyi akdettiğini, dolayısıyla dava dışı dernek ile yapılan anlaşma sona ermesine rağmen dava konusu sözleşmenin akdedildiği iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu, ayrıca davacı tarafın da ikrar ettiğine göre; kesinlikle ödeme yapıldığı iddiasını kabul etmemek kaydıyla davacı tarafın yalnızca ön ödeme yaptığını ifade ettiğini, dolayısıyla sözleşme gereği yüklenmiş olduğu edimleri yerine getirmeyen tarafın diğer tarafın edimlerini yerine getirmediği iddiasını ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davacının tüm iddia ve beyanlarının haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun olup huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak; haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesi gereğince ödenen fuar katılım bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsiline ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraflar arasında ... tarihlerinde düzenlenecek olan ... Fuarına katılım sözleşmesi akdedildiği hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın; sözleşme kapsamında belirtilen tarihte fuarın ertelenmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemenin iadesi gerekip gerekmediği, sözleşmeden dönme şartlarının oluşup oluşmadığı, icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 29/09/2021 tarihli sözleşmeden kaynaklı 50.991,20-TL asıl alacak, 3.422,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.413,20-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 27/12/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin 22/12/2022 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 23/12/2022 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy .... Noterliğinden; 16/02/2022 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ belgesinin bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy ... Noterliğinden; 23/11/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ belgesinin bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında iadesini talep ettiği bedelleri davalıya ödeyip ödemediği, davalı defter kayıtlarında ödemelerin kayıtlı olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 24/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı ... ödeme planındaki 1.10.2021 tarihli havale ödemesi yerine 30.06.2022 tarihli 5.000,00 TL tutarlı 30.07.2022 tarihli 5.991,20 tutarlı senetleri düzenlemiş olduğu, davacı ... yapmış olduğu ödemelerin toplam 50.991,20 TL olduğu, davacının ödeme yapmış olduğu senetlere ödeme tarihlerinden itibaren takip tarihine kadar geçen süre için işlemiş faiz tutarının 3.321,25 TL olarak hesap edildiği, neticeten, davacının ödemiş olduğu senet bedellerini davalı ... talep edebileceği yönünde kanaate varması halinde davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 50.991,20 TL asıl alacak, 3.321,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.312,45 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 ve 2017/13-515 Esas, 2019/1233 Karar sayılı ilamı; "Kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesi, bugün çağdaş tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen, beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramının koşullarının gerçekleşmiş olması hâlinde mümkün görülmektedir. Bu kuramın, borçlunun şartları ne olursa olsun mutlaka akde sadık kalmasını zorunlu gören, bir bakıma artık eskimiş olarak nitelendirilebilecek ahde vefa veya pacta sunt servanda kuramını sınırlamak için konulduğu benimsenmektedir. Beklenmeyen hâl kuramı, şöyle açıklanmaktadır: “Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmişse taraflar akitle bağlı olmamalıdır. Buna “clausula rebus sic stantibus” (beklenmeyen hâl şartı) denmektedir. Bu görüş öğretide “emprevizyon teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide, sözleşmenin, yapıldığı andaki durumun değişmeyeceği şeklindeki bir zımni kabul ile yapıldığı, aynen uygulanmasının taraflarca bu zımni şarta bağlı tutulduğu varsayılmaktadır (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 7.Bası,İstanbul 1993, s.1005). Akitlerin ifasını şartların değişmemesine bağlayan fikir (clasula rebus sic stantibus) gerçeğe tam olarak uygun değilse de, ahde vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bugün İsviçre-Türk hukukunda çoğunlukla dayanılan esas, uyuşmazlıklara dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır (Oğuzman, K.: Borçlar Hukuku Dersleri,Cilt 1, 4.Bası, İstanbul 1987, s.123; Serozan, R.: Borçlar Hukuku, Genel Bölüm, İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme 3.Cilt, İstanbul 1994, s.164; Kaplan, İ.: Hakimin Sözleşmeye Müdahalesi, Ankara 1987, s.112; Burcuoğlu, H.: Hukukta Beklenmeyen Hal ve Uyarlama, İstanbul 1995, s.4; İsviçre Hukuku için Bkz. Eugen Bucher, Schweizer Isch’es Obligationenrecbt Allgemeiner Teil, 2.Bası, Zürich 1988, s.385 vd. Henri Deschenaux, Le Titre Preliminaire Du Code Civil,Fribourg 1969, s.183)." şeklindedir. Yapılan yargılama, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında .... tarihlerinde düzenlenecek olan .... Fuarına (....) ilişkin fuar katılım sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşme kapsamında KDV ve damga vergisi dahil 50.991,20-TL sözleşme bedeli belirlendiği, 24/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporu ve davacı vekilince sunulan dekont ve senet örneklerinden davacı tarafça sözleşme bedelinin ödendiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu, davalı tarafça ... tarihinde yapılması planlanan fuarın önce Aralık 2022, sonrasında ise Eylül 2023 yılına ertelendiği ve adının .... olarak değiştirildiği, davalı tarafça ilgili fuarın yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesi gereğince akdedilen sözleşmeden kaynaklı edimini davacının yerine getirdiği ancak davalının edimini yerine getirmediği, her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar katılım tarihinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu savunulmuş ise de bu maddenin sözleşmenin ifası-ifa imkansızlığı-mücbir sebep konuları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabileceği, bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmanın adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratacağı açık olduğundan, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede davalı ... fuar tarihini değiştirme/yeniden düzenlenme imkanı sağlanmış ise de, mevcut durum şartları değerlendirildiğinde sözleşmenin aynı koşullarla ifası mümkün bulunmadığına göre ve fuar tarihine ve gerçekleşme yerine ilişkin ertelemelerin de davacı tarafça kabul edilmediği dikkate alınarak, kaldı ki davacıyı sözleşmeyle bağlı tutmanın mümkün ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmakla; davacının haklı nedenlere binaen sözleşmenin feshiyle birlikte ödediği bedeli davacıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep etme hakkı bulunduğu, davacı tarafça sözleşmenin feshi iradesinin Bakırköy ... Noterliğinin 23/11/2022 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa 24/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davanın 50991,20-TL asıl alacak ve 578,37-TL işlemiş faiz (25/11/2022-19/12/2022 tarihleri arası 24 gün yıllık %17,25) olmak üzere toplam 51.56957-TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 50.991,20-TL asıl alacak ve 578,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.569,57-TL üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (10.198,24-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 3.522,71 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 657,18 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 272,07 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.593,46 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 657,18 TL peşin harç, 272,07 TL icra dosyasına yatırılan peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.109,15 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranı gözetilerek hesaplanan 2.956,94 TL sinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, bakiye kısmın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere 3.843,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.642,87 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 2.843,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2024 Katip .... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/230, K. 2024/799, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-230-e-2024-799-k-fea68a2cce16