İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/164 E. 2024/138 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/164
- Karar No
- 2024/138
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/164 Esas KARAR NO : 2024/138 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2023 KARAR TARİHİ : 14/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maske üretim işiyle iştigal olduğunu, davalı borçlu ile ticari ilişkiden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalı şirket tarafından borcun ödenmemesi nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı şirkete ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı şirketin ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, ancak mezkur faturaya açıkça itiraz etmediğini, davalı şirketçe ödeme emrine yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davalı şirket tarafından sipariş edilen maske üretimini yapıp davalı şirkete teslim edeceğini, akabinde davalı şirketin kesilen faturaya istinaden müvekkiline ödeme yapacağını, anlaşmanın bu yönde olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğun gereği toplamda 3.145 adet maskeyi üretip davalı şirkete teslim ettiğini, ancak davalı şirketin müvekkilinin iş bu hizmetinden ötürü ödemesi gereken ücreti eksik olarak ödediğini, farklı tarihlerde toplamda 27.500,00 TL davalı şirket tarafından ödeme yapıldığını, iş bu ödemelerin açıklama kısmında "MASKE ÖDEMESİ" yazıldığını, davalı şirket tarafından müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, hali hazırda müvekkilinin davalı şirketten 159.313,00 TL alacaklı olduğunu, bu hususun tarafların banka hesapları, dekontlar, müvekkili ve davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde açıkça görüleceğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalının icra takibine vaki haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, yapılan toplam 27.500 TL ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınması yönünde karar verilmesini, davalı borçlu aleyhine takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından fatura alacağına ilişkin icra takibine geçildiğini ve taraflarınca yasal süresinde icra takibine itiraz edildiğini, müvekkili ile davacı ... arasında sözlü olarak maske alımı üzerine anlaşma yapıldığını, ancak davacının bir ticari faaliyetinin olmadığının tespiti üzerine müvekkilince yapılan anlaşmadan vazgeçildiğinin kendisine iletildiğini, davacı ... 17.10.2022 tarihinde takip konusu e-faturanın düzenlendiğini, müvekkilinin söz konusu maskelerin kendisine teslim edilmemesi nedeniyle 30.11.2022 tarihinde KDV Beyannamesinde Düzeltme yapılarak defter kayıtlarından ilgili faturanın çıkartıldığını ve tenzil edildiğini, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğacağını; yoksa faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımayacağını, uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerektiğini, ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesinin söz konusu olamayacağını, faturanın tek başına alacağın varlığına delil olmayacağını ve yine müvekkili davalının da söz konusu faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzası bulunmadığını, bu durumda dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200. maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebileceğini, dosyaya ibraz edilen faturaların malın teslim edildiğini göstermeyeceğini, davacı ... tarafından söz konusu faturaya ilişkin bir kısım ödemelerin yapıldığının iddia edildiğini, ancak dava dilekçesinde belirtilen tarihler ile fatura tarihi olan 17.10.2022 tarihi arasında uzun bir fark olduğunun açıkça ortada olduğunu, dava konusu fatura tarihinin ödemelerden sonra olduğunu, bu sebeple söz konusu ödemelerin ilgili faturayla ilişkili olmadığının belli olduğunu savunarak; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafından açılan davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığından alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin de davacı ... üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki maske alım satıma dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasında maske alım satımına dayalı ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında satıma konu maskelerin davalı tarafa teslim edilip edilmediği, davalı tarafça yapılan ödemelerin davacı tarafça düzenlenen 17/10/2022 tarihli faturaya istinaden yapılıp yapılmadığı, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaptan kaynaklı 186.813,00-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 30/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, aynı tarihte davalı borçlu vekilinin takibe, borca, ödeme emrine, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 01/12/2022 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğünden; davalı şirketin 2022 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı; davalı savunması kapsamında satıma konu maskelerin davalı tarafa teslim edilip edilmediği, davalı tarafça yapılan ödemelerin davacı tarafça düzenlenen 17/10/2022 tarihli faturaya istinaden yapılıp yapılmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 30/10/2023 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacı İşletme Defterini usulüne uygun şekilde tutulmakla beraber, bu defterin yapısı itibarıyla, gerçek borç – alacak ilişkisini tespite imkân vermeyen bir ticari defter olduğu, bu nedenle davacının İşletme Defterinden davalı yandan olan alacak miktarının tespit edilme imkânı bulunmadığı, davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davacı işletme defterinde kayıtlı olduğu, davalının 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı ... takip dayanağı yapmış olduğu faturanın dosyaya mübrez davalı ... BA formlarında mevcut olduğu tespit edilmekle birlikte, davalı ... mezkur e-arşiv faturaya zamanında itiraz etmediği için sistemlerinde bulunduğundan bahisle, 31.11.2022 tarihinde KDV beyannamesinde düzeltme yapılarak mezkur faturayı ticari defterlerinden çıkarmış olduğu, davalı ... dava konusu olan faturanın içeriğindeki malların taraflarına teslim edilmediği iddiasında bulunduğu, mezkur fatura içeriğinin davalı ... teslimine ilişkin dosyaya mübrez sevk irsaliyesi veyahut teslim tutanağı vs. bulunmadığı, davacı ... ile yapılan görüşmede; takip dayanağı fatura içeriğindeki ürünlerin davalı şirket adresinde üretildiği bu sebeple sevk irsaliyesi düzenlenmediği, davalı ... yapmış olduğu havalelerin takip dayanağı faturaya ilişkin olduğu beyan edilerek üretime ilişkin watsapp yazışmalarının görüntüleri ve aşağıda davalı ... tarafından yapılan havalelere ilişkin banka dekontlarını sunduğu, davacı ... sunmuş olduğu havale dekontlarında yapılan incelemede, havalelerin bir kısmının davalı şirket tarafından bir kısmının davalı şirket yetkilisi ve tek ortağı ... tarafından gönderildiği, davalı tarafından yapılan havalelerin çoğunda açıklama kısmında maske ödemesi olduğuna ilişkin açıklamanın mevcut olduğu, takip konusu fatura içeriğindeki ürünlerin davalı ... teslimi ve yukarıda detayları verilen havalelerin takip konusu faturaya ilişkin yapılıp yapılmadığı hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu, neticeten; Sayın Mahkemenin davacı ... takip dayanağı yapmış olduğu fatura içeriğini davalı ... sunmuş olduğu yönünde kanaate varılması halinde takip tarihi itibariyle davalı yandan 186.813,00 TL alacaklı olduğunun, dava tarihi itibariyle ise 159.313,00 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ...... E. ..... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ..... E. ...... K. sayılı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ...... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ..... E. ...... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları, ticari defter ve kayıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında maske alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen ve denetime uygun 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davacı işletme defterinde kayıtlı olduğu, davalının 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı ... takip dayanağı yapmış olduğu faturanın dosyaya mübrez davalı ... BA formlarında mevcut olduğu tespit edilmekle birlikte, davalı ... mezkur e-arşiv faturaya zamanında itiraz etmediği için sistemlerinde bulunduğundan bahisle, 31.11.2022 tarihinde KDV beyannamesinde düzeltme yapılarak mezkur faturayı ticari defterlerinden çıkarmış olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan faturanın davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, davalının maske ödemesi açıklamasıyla farklı tarihlerde davacı tarafa ödeme yaptığı, süresi içerisinde dava ve takip konusu faturaya itiraz edilmediği, ödeme emrinin davalı şirkete tebliği sonrasında davalı şirketin KDV beyannamesinde düzeltme yaptığının anlaşıldığı, dolayısıyla davalının faturadan kaynaklı borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği anlaşılmakla; 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak dava konusu ve icra takibinin dayanağı faturanın, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, BA formu ile davalı şirket tarafından vergi dairesine bildirildiği sabit olduğuna göre bu durum fatura ve içeriği malların davacı alacaklı tarafından davalı borçluya teslim edildiğini gösterdiğinden taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı bakiye borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 159.313,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (31.862,60-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 10.882,67 TL harçtan peşin alınan 1.786,60 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 934,07 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 8.162,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 1.786,60 TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 934,07 TL peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.900,57 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 3.121,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 25.490,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/02/2024 Katip ... Hakim ...