İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1230 E. 2024/235 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1230
Karar No
2024/235
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1230 Esas KARAR NO : 2024/235 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2021 KARAR TARİHİ : 07/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yargılamanın yenilenmesini talep eden taraf vekili dilekesinde özetle: İlk derece mahkemesi tarafından davalının bildirdiği bu adrese 35.maddeye göre tebligatlar çıkarıldığını, yargılamanın başından bu yana ekte sundukları Ticaret Sicil Gazetesinden de anlaşılacağı üzere (EK-3) müvekkili şirketin ticaret sicil müdürlüğündeki adresi ".... Mah. ....Kısım 17d Blok Sk. 17d Blok No:1 İç Kapı No:2 Başakşehir/İSTANBUL" adresidir. Dolayısı ile T.K. 35.maddeye göre yapılan tebligatlar hatalı bir şekilde davalının mahkemeyi yanıltarak ve gerçek adresi gizleyerek bildirmiş olduğunu, yanlış "... Mah. ... Cad. ... Sokak No:27 Bahçelievler/İstanbul" Adresine Tebligat Kanununa aykırı bir şekilde yapıldığını, Tebligat Kanununa aykırı bir şekilde müvekkil şirketin ticaret sicil müdürlüğünden silinmiş olan geçersiz adresine tebligatlar yapıldığını, Mahkememizin 19.10.2023 tarihli ... E. .... K. sayılı kesinleşen kararının H.M.K. m. 374 vd. hükümlerine göre kaldırılması ve anılan dosya üzerinden yeniden yargılama yapılması ile davalı tarafından verilen ibraname gereğince haksız davanın reddine karar verilmesini, gecikmesinde sakınca olması sebebi ile icra dosyasında bulunan ve müvekkilden tahsil edilen paraların teminat mukabilinde davalıya ödenmemesi hususunda HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi yargılama giderleri ile vekalet ücretinin yeniden yargılama talep edilen dosyadaki davacı yana yükletilmesine karar verilmesini bilvekale saygıyla talep etmiştir. Karşı taraf itiraz dilekçesinde özetle: davalı/davacı tarafından her ne kadar yargılamanın yenilenmesi talepli bir dava açılmış ve açılan bu davada yapılan tüm tebligatların usulsüz yapıldığı iddia edilmiş ise de mahkemeniz ... esas sayılı dava dosyasına sunmuş olduğu sözleşmede sözleşme taraflarının tebligat adresleri açıkça belli olduğunu ve tarafların bu adresleri tebligat adresi olarak kabul ettiklerine dair hüküm bulunduğunu ayrıca müvekkilinin karşı taraf ile yaptığı işlere ilişkin imza ve keşide ettiği evraklar kesilerek üstte kalan küçük boşluğa uyduruk bir ibra beyanı sığdırılmaya çalışıldığını dosyaya dava dilekçe eki olarak sunulan ibraname örneğinindeki imzayı kabul etmemekle birlikte, içeriğin bir ibraname olarak düzenlenmediği çok açık olduğunu, hileli bir şekilde borçtan kurtulmaya yönelik sahte evrak tanzim edildiğini, tüm hususların karşı tarafın ihtiyati tedbir talebinin incelenmesi esnasında dikkate alınmasını ve karşı tarafça talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesin, 14/11/2022 tarihli 7. celsesinde Sayın Mahkemenizce alınan ara karar gereği, tarafımızdan istenen taşımacılık hizmetinin hangi güzergahlarda, kaç kişiye yönelik ve taşıma bedelinin ne kadar olduğuna dair belge, müvekkil şirketin arşivlerinden bulunduğunu bu nedenlerle talebin reddedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; 6100 Sayılı HMK.nun 374 ve devamı maddelerine dayalı yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin kanuni süre içinde yapıldığı, kaldırılması istenilen hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmiş olduğu, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olduğu, talebin ön koşullarının oluştuğu nedeniyle yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin esastan incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK.nun 375'nci maddesinde; "(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:... Yargılamanın İadesi Sebepleri Yargılamanın iadesi sebepleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375. maddesinde sıralanmıştır. Kanun koyucu, yargılamanın iadesi sebeplerini genel ifadelerle düzenlemek yerine tek tek sayma yöntemine başvurmuştur. Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: 1 .... 4. Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, 5. Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması, 7. Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, 8. Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması, 9. Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması, 10. Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması, Ayrıca ilgili Kanun’un 376. maddesinde bir yargılamanın iadesi sebebine daha yer verilmiştir: 13. Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375 ve 376. maddelerinde düzenlenen toplam 13 tane yargılamanın iadesi sebebi mevcuttur. Gerek ilgili kanun hükümlerinin lafzından gerek de doktrin ve Yargıtay tarafından kabul edildiği üzere, kanun koyucu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebeplerini “tahdidî” olarak düzenlemiştir. Böylece, yargılamanın iadesi sebeplerinin kıyas yoluyla genişletilmesi ve bunların haricindeki bir sebebe dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilmesi mümkün olamayacaktır. Yargılamanın iadesi sebeplerinden ifadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması, bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması hallerinde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. Yargılamanın iadesinin kabulü için yukarıda sayılan sebeplerden herhangi birisinin mevcudiyeti yeterlidir. Ancak herhangi birinin mevcut olmadığı sonucuna varılması durumunda ise istem reddedilir. Mahkeme birinci aşamada yargılamanın iadesi davasının dinlenmeye değer olduğu sonucuna varırsa, ikinci aşamada esasa girerek ileri sürülen yargılamanın iadesi sebeplerinin doğru olup olmadığını araştırır. Mahkeme,yargılamanın iadesi talebi üzerine,tarafları belirlediği duruşmaya davet edip dinledikten sonra;iade talebinin mesmu olup olmadığını araştırır.Mahkeme,burada genel dava şartlarından başka yargılamanın iadesi davacısının davayı süresi (m.377) içinde açıp açmadığını,yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenilen hükmün kesin veya kesinleşmiş olup olmadığını ve kanunda yazılı (m.375) bir yargılamanın iadesi sebebine dayanıp dayanmadığını kendiliğinden inceler.Mahkeme,bu şartlardan birinin mevcut olmadığı kanısına varırsa,yargılamanın iadesi davasını mesmu olmadığından dolayı(esasa girmeden) reddeder.(m.379)(Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz,Medenî Usul Hukuku, 23.Baskı,Ankara 2012 S:701) Yapılan yargılama sonucunda; Dava tarihi itibariyle davacı dava dilekçesinde davalının adresinin .. mah. ... Cad. ... sok No: 27BahçelievlerİSTANBUL adresi göstermesi üzerine mahkememizce yapılan tebligat 02.03.2021 tarihli mazbataya göre adresin taşınması sebebiyle iade edilmesi üzerine mahkememizce davalının resmi sicil adresi İTO internet sitesinden çıkarılarak dosya arasına alınmış bu defa davalının sicil adresi olan Hürriyet Mahallesi ... Caddesi ... Sokak No:27 Bahçelievler/İstanbul Bahçelievler/ İstanbul adresine Tebligat Kanunun 35.maddesine göre 09.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ilk olarak buraya gönderilmiştir. Bila tebliğ iade gelen dava dilekçesi Mahkememizce Tebligat Kanunu 35. maddeye göre yapılan araştırma neticesinde tebliğe çıkarılmıştır. Ancak dava devam ederken davalı yargılamanın yenilenmesi talep eden şirketin sicil adresini 11.11.2021 tarihinde ...Mah. ... Kısım 17d Blok Sk. 17d Blok No:1 İç Kapı No: 2 Başakşehir / İstanbul adresi olarak değiştirildiği ancak mahkememize bildirilmediği görülmüştür. Mahkememizce dava tarihindeki sicil adresi esas alınarak tebligatlar TK 35.maddeye göre davalı şirkete yapılmıştır. Oysaki davalı şirket basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında değişen sicil adresini resmi makamlara ve mahkememize bildirmediği anlaşılmıştır. Kaldı ki arabuluculuk görüşmeleri de bu adres esas alınarak yapılmıştır. Tebligat Kanunu 35.maddesinde; "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra:19/03/2003-4829 S.K./11 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.(Değişik fıkra: 19/03/2003-4829 S.K./11.md) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. (Ek fıkra:06/06/1985-3220/12 md) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır." denilmektedir. Tebligat Kanunu'nun 35. ve ilgili Yönetmeliğin 57. maddelerine göre tebligat yapılabilmesi için, gerçek kişi muhatabın kendisine veya adresine Kanun'un ve Yönetmeliğin gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması, muhatabın adresini değiştirmiş ve yeni adresini bildirmemiş olması, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin de tespit edilememiş olması, ayrıca tüzel kişiler bakımından da madde de belirtilen resmî kayıtlardaki adreslerin esas alınması gerekir. Bu koşullardan biri eksikse sözü edilen maddelere göre tebligat yapılamaz. Hakim kanundaki istisnalar dışında taraflara dava dilekçesini usulüne uygun tebliğ ederek, duruşmaya davet etmeden hüküm veremez. (HMK md. 27,HUMK.md.73). Somut olayda dava dilekçesi ve duruşma günü dava dilekçesinde bildirilen adresine çıkarılmış, adresten taşındığından bahisle bila tebliğ iade edilmiş, bunu müteakip TK.nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatla dava sona erdirilmiştir. Somut olayda; davalı şirketin dava tarihi itibariyle sicile kayıtlı resmi adresine tebligat çıkartıldığından davalının bu yöndeki talepleri yerinde görülmemiştir. HMK 375. maddenin ç bendinde "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması"ndan bahsedilmekle talep edenin sunduğu ibranamede sadece davalı tarafın keş ve imzası olup adi belge niteliğinde olan bun türden belgenin her zaman tek taraflı düzenlenmesi mümkündür. Kaldı ki davalı taraf bu belgedeki imzayı kabul etmemiştir. Belgenin sahteliği nedeniyle Bakırköy CBS'na suç duyurusunda bulunulduğunu beyan etmiştir. Aksi düşünülse dahi Talep eden taraf somut olarak elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin ne şekilde ve ne için sonradan ele geçirildiğini de izah ve ispat edememiş bu itiraz da yerinde görülmemiştir. Atıfta bulunulan HMK 375. maddenin h bendi gereğince hileli bir davranışta bulunulduğu iddiası ise kesinleşen ceza dosyası ya da sunulan delillerle ispat edilmesi gerektiğinden talep eden tarafın bu talebi yerinde görülememiştir. Yargılamayı yapan ve yargılama sürecinde taraflara yapılan tebligatları resen takip, takdir ve tayin eden mahkemeye ait olup TK 35. maddeye göre tebligat yapılması ise tek başına yargılamanın yenilenmesi sebebi değildir. Nitekim YARGITAY .... Hukuk Dairesi ESAS NO: ... KARAR NO : ... sayılı emsal kararında da adresine çıkarılan tebligatların sözleşmede belirtilen adrese çıkarılmış olup iade edilmesi sebebiyle TK'nın 35. maddesine göre tebligat çıkarılmasının da usul ve yasaya aykırı olmayıp bu eylemin alacaklı Müflis ... Bankası A.Ş.'nin bir hilesi olarak kabul edilmesinin düşünülemeyeceği sonucuna varıldığından HMK'nun 379/2 maddesi gereğince davanın esasına girilmeden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA karar vermiştir. HMK.nun 375 ve devamı maddelerine dayalı olarak yargılamanın iadesini istediği dikkate alınığından söz konusu maddede sayılan koşulların diğer bentler bakımından gerçekleşmediği görülmüş olup yargılamanın yenilenmesini talep eden davalılar tarafından yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin hiçbirinin yukarıda anılan Kanunun 375'nci maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı anlaşılmakla; davacının yargılamanın iadesi talebinin, HMK.nun 379/2'nci maddesi uyarınca esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİNİN REDDİNE, 2-Karşı tarafın ihtiyati tedbire itirazın reddi ile tedbirin karar kesinleşinceye kadar DEVAMINA, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ilam harcının yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafından yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın yargılamanın yenilenmesini talep eden taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar yararına tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin yargılamanın yenilenmesini talep eden davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Yargılamanın yenilenmesi talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1230, K. 2024/235, T. 07.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1230-e-2024-235-k-b2df2756b6b7