İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1172 E. 2025/103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1172
Karar No
2025/103
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1172 Esas KARAR NO : 2025/103 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2023 KARAR TARİHİ : 27/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Karşı dava dilekçesinde; Davalı /Karşı davacı .... - .... adlı firmanın sahibi olup iç- dış cephe , bina tadilat müteahhitliği yapmakta olduğunu, müvekkilinin 2018 yılında .... KOLEJİNİN - 4.000 m2 'lik DIŞ CEPHE yenileme işlerini yüklenici olarak almış olduğunu dış çephe uygulamasında davacı /karşı davalı .... firmasının ÜRETCİSİ olduğu beyaz - gri .... MAT DIŞ CEPHE boyasını kullandığını, müvekkilinin .... hem dava konusu .... KOLEJİ işinde hem ZEYTİNBURNU'ndaki başka bir adreste yaptığı dış çephe işlerinde .... MAT DIŞ CEPHE boyasını kullanmış olduğunu ancak iş yaptığı her iki adresteki .... firmasının ürettiği ... MAT DIŞ CEPHE boyası çatlayıp döküldüğünü, bunun üzerine DIŞ ÇEPHENİN , gri boyanan kısımlarda herhangi bir bozulma olmadığı, BEYAZ kısımlarının ÇATLADĞI davacı /karşı davalı ... firmasına mail-telefon yolu (yetkili ) .... hanıma ihbar edildiğini, müvekkilinin ...-...' un ayıp ihbarı üzere davacı /karşı davalı .... firması 27/03/2018 tarihinde müvekkili firmanın uygulama yaptığı ... KOLEJİNE gelmiş olduğunu ve 28/03/2018 tarih-... sayılı (asla kabul etmediğimiz/gerçeğe /bilimsel verilere aykırı ) raporları tanzim ettiğini, 28/03/2018 tarih-.... sayılı raporda çatlaklara sebep olarak ; yağmur yağışı , yüzeydeki nem ,atmosferik şartlar ,yüzeylerin su çekmesi ve donma vs. Sebepler ileri sürüldüğünü, 27/07/2018 tarih-... sayılı raporda çatlaklara sebep olarak ;hadise boya ile ilgili olmayıp akrilik kaplamanın kendiliğinden çatlaması olduğunu, ayrıca binanın denizlik bölümlerinde ve çatı harpuştalarında sıva yüzeyler üzerinde çatlaklar olduğunu, çatı harpuştaları ve denizliklerdeki yatay yüzeylerde önerilen su izolasyonunu sağlayacak .... ürünün bedelsiz gönderileceğini, müvekkilinin ...-....' un dava konusu etmediğimiz ZEYTİNBURNU'nda yaptığı bir uygulama işleminde davalı markası .... MAT DIŞ CEPHE boyası kullanılmış olduğunu, aynı şekilde bu uygulama sonrası da DIŞ ÇEPHE BOYASI ÇATLAMIŞ , davalı tarafından mezkur uygulama yerine ZEYTİNBURNU'na 29/03/2018 tarihinde gelinerek 29/03/2018 -... sayılı rapor tanzim edildiğini, 29/03/2018 tarih-... sayılı raporda çatlaklara sebep olarak ;alt yüzeyde bulunan mantolama ürünleri esneme kabiliyeti yüksek sert malzemeler olduğunu,ara kat olarak kullanılan dış cephe macunu esneme kabiliyeti olmasının beklenemeyeceğini, bu sebeple yüzeyde genleşmeden kaynaklı çatlaklar görülmesi kaçınılmaz olduğunu, müvekkili ...-...' emsal olması (davalı firma boyasının kusurlu imal edildiğini ispat anlamında) 2 farklı uygulama sorunu yaşayan firmanın 15/03/2016 TARİH- .... ve 17/04/2018- .... Boya Çatlak Tespit Raporlarını (EMSAL OLAY olarak ekli) tedarik ettiğini, davalı firmanın her olayda farklı bir bahane üretmiş olduğunu , kendi boyasına asla kusur izafe etmediğini, her olayda birbiri içerisinde tutarsız (iki kat boyayın-yatay yüzeyde uygulanmaz-soğuktan çatlama vb. ) bilimsel verilerden uzak hatalı gerekçeler ürettiğini, açılan esas davanın reddine ,yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , karşı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları mahfuz tutarak dava dilekçelerinde belirttikleri 309.681 TL maddi zararımızın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ve yargılama giderleri ile karşı davalı .... firmasından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karşı davaya cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar Şubat 2018 tarihli olduğu, dava dilekçesinde yapılan uygulamaların 2$.03.NHS$ ve 27.07.2018 tarihli olduğu belirtildiği, her halükarda davalı-karşı davacı talepleri zamanaşımına uğradığı, husumet itirazının ileri sürüldüğü, davacının ayıp olduğunu iddia ettiği boya ürünlerini müvekkil şirketten satın almadığı, faturalar, ....Mimurlik Uygulama, .... Nalburiye ve Yapı Malzemeleri, .... firmalarınca ....'a tanzim edilmiş olup davanın husumet yönünden reddi gerektiği, ayıp ihbarının TTK 1873'e göre yapılmadığı, davacının müvekkil şirket çalışanı olduğunu iddia etiği kişiyle yapılan telefon görüşmesinin Ticaret Kanunu kapsamında ayıp ihbarı sayılmayacağı, 27.08.2018 tarihli ihtarname tebliğ şerhinin sunulmadığı, davacı tarafından malın teslim aldığı tarihten itibaren süresi içinde herhangi bir teknik inceleme yaptırılmadığı, Temmuz 2018 tarihinde yapılan ayın ihbarı süresinde olmadığı, davacının iddia ettiği zararların hiçbirinde müvekkil şirketin bir kusuru bulunmadığı, davacının müvekkil şirketin boyalarını, başka hir firma aracılığıyla satın aldığı, herhangi bir boya uygulama hizmeti satın alınmadığı, boyaları ayıplı değil. davalı-karşı davacının uygulaması hatalı olduğu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı-karşı davacının zarar olarak iddia ettiği .... ve boya, sepet vinç, çelik macun, yakıt ve yol maliyeti ile ilgili müvekkil şirketin tazmin sorumluluğu bulunmadığı belirtilerek karşı davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasından, 04/12/2023 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile tefrik edilen davanın mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememiz duruşma ara karar ile Davacının, üreticisi olan davalıya ait dava dışı başkaca kişilerden satın almış olduğu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, davalı olan ithalatçı firmanın üretimden kaynaklı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ayıbın tespiti halinde niteliğinin ne olduğu, yine ayıbın tespiti halinde davalının kastının veya ağır ihmalinin olup olmadığı, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davalının davaya dair esastan itirazlarının yerinde olup olmadığı, davacının zararı var ise ne kadar olduğu, ayıbın tespiti halinde maldan beklenen faydayı ortadan kaldırıp kaldırmadığı, yine ayıbın tespiti halinde ne kadarlık bedele tekabül ettiği, davacı zararı var ise bu zararın davalıdan tahsili şartlarının yerinde olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi SMMM ...., İnşaat Mühendisi ... ve Kimya Mühendisi ....'in 26/05/2024 tarihli raporunda özetle; Mali yönden yapılan değerlendirmelere göre; davacının uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin, incelemeye KDV Dahil;50.887,83.TL (KDV Hariç:43.125,28.TL) tutarında, dava dışı firmalarca davacı .... ‘a düzenlenen faturaları ibraz ettiği, söz konusu faturaların davacının kendi yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, inşaat yönünden yapılan değerlendirmelere göre, dosyasında bulunan raporlar ve görseller incelenmiş olup, oluşan çatlamalarla ilgili alt yapı sorunu, uygulama hatası, yanlış ürün seçimi, uygulama koşulları gibi birçok sebebin olabileceği, boyada fabrika kaynaklı üretim hatası olup olmadığının tespiti için laboratuvar ortamında testlerinin yapılması gerektiği, kimya mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmelere göre; üzerinden geçen zaman sebebiyle uygulamalarda kullanılan boyaların hatalı olduğunu veya yapılan uygulamanın hatalı olduğunu söylemenin mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava dosyamızın bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine, numuneye ihtiyaç olması halinde davacı vekilinin beyanı dikkate alınarak bilirkişilerin bu konuda mahkememiz aracılığı ile iletişim kurarak incelemeye esas olacak şekilde numuneyi teslim almasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 18/11/2024 tarihli ek rapornuda özetle;26.05.2024 tarihli kök rapordaki tespitlerimizi değiştirir yönde ek bir belge mevcut olmaması sebebiyle kök raporun geçerliliğini koruduğunu, yapılan değerlendirmeler sonucunda, 26.05.2024 tarihli kök rapordaki tespitleri değiştirir yönde ek bir belge mevcut olmaması sebebiyle kök raporun geçerliliğini koruduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava, ticari satımdan kaynaklanan ayıp nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 219-(1) maddesinde; "satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerinin ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" aynı maddenin ikinci fıkrasında; "satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur" düzenlemesi yer almaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinde; "alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır". 6098 sayılı TBK'nın 231. maddesinde; "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz". Satışa konu malın garanti süresi yasada öngörülen zamanaşımı süresinden daha uzun bir süre ise, o taktirde garanti süresinin sonuna kadar ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak dava açılabilir. Bu arada belirtmek gerekir ki, satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK. 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK. 223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zamanaşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK. 231-son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK. 231-son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması nedeniyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez. Durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değildir. Fakat, onları meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir. Bile bile aldatma yani hile varsa satıcı ne tam zamanında ayıpların ihbar edilmediğine ne de kısa zamanaşımı süresine dayanabilir. Bu durumda, 6098 sayılı TBK'nın 146. ve 147. maddeleri uygulanır. Bu açıklanan yasal mevzuat ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının 2018 yılında dış cephe yenileme işini aldığı Çekmeköy ve Zeytinburnu'nda iki ayrı projeye davalı üretimi olan boya ürünlerini kullandığı, her iki projede de sorun yaşadığını, dış cephe boyasının çatlayıp döküldüğü, boyanın kusurlu ve TSE standartlarına aykırı imal edildiği, davacının boya çatlaması sonrası her iki cephe işlerinde tamirat yaptığı, bu nedenle zarara uğradığını iddia ederek tazminat isteminde bulunduğu, dosya içeriği itibariyle Çekmeköy uygulamasında 173 adet astar ve sonkat boya kullanıldığının belirtildiği, dış cephe uygulamalarında kullanılan macun, astar ve sonkat boyalar bu ürünler üzerine uygulanan ve bu ürünlerle beraber çalışmaları için tasarlanmış ürünler olup, davalı firma dış cephe ürünlerinin de bina dış cephesinde bu ürünler üzerine uygulanabilecek ürünler olduğu, Şubat 2018 tarihi faturalarla alınan ürünler için yaklaşık 2 ay sonra 28/03/2018 tarihli .... Boya teknik servis raporu düzenlendiği, davalının dış cephe ürünleri için doğru uygulama koşulları altında 5 yılla 20 yıl arasında mukavemet garantisi verdiği, doğru uygulanıp doğru şartlar altında kuruyan boya filmi dış cephe şartlarına beklenen süre mukavemet gösterebilecek yapıya ulaşacağı, öncelikle uygulanan boyanın yapısal olarak doğru üretilmiş olması gerektiği, Şubat 2018 fatura tarihi itibariyle kullanılan boyaların elde mevcut olsa dahi son kullanma tarihlerinin geçmiş olması sebebiyle mukavemet testlerinin yapılması mümkün olmayacağı, bu nedenle kullanılan boyaların mukavemet testleri yapılmadan boyaların üretim olarak hatalı, yapısal olarak ayıplı olup olmadığının tespit edilemeyeceği, ayrıca doğru üretilen boyaların garanti edilen mukavemeti sağlayabilmesi için doğru uygulanmasının da gerekli olduğu, dosya kapsamı ile uygulamanın doğru olarak yapıldığını gösterir bir ekspertiz raporunun mevcut olmadığı, dosyada mübrez rapor ve fotoğrafların incelenmesinde oluşan çatlamalarla ilgili alt yapı sorunu, uygulama hatası, yanlış ürün seçimi, uygulama koşulları gibi birçok sebebin olabileceği, boyada fabrika kaynaklı üretim hatası olup olmadığının tespiti için laboratuvar ortamında testlerinin yapılması gerektiği, ancak üzerinden geçen zaman nedeniyle uygulamalarda kullanılan boyaların hatalı olduğunu veya yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespit edilemeyeceği, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu, bu haliyle davacı tarafça davalı tarafından üretilen boyaların ayıp veya kusurlu olduğu hususunun ispat edilemediği sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafça mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında yatırılan 5.289,00-TL harçtan mahsubu ile artan 4.673,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4.maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı tarafa VERİLMESİNE, 6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin ve davacı asilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1172, K. 2025/103, T. 27.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1172-e-2025-103-k-38d8baae3aae