İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1218 E. 2024/865 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1218
Karar No
2024/865
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1218 Esas KARAR NO : 2024/865 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 30/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili davacıya karşı, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ..... esas (yeni esas ....esas ) sayılı icra dosyası ile kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen senetin 25.03.2012 düzenleme tarihli, 26.03.2014 vadeli, 100.000-TL bedelli borçlusu davacı ..... alacaklısı davalı ... olduğunu, müvekkilinin takipten çok geç haberdar olduğunu, ekonomik olarak durumunun elverişsiz olması nedeniyle de hukuki destek ve yardım alamadığından iş bu davayı ancak ikame edebildiğini, söz konusu takibin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira, takibe dayanak senette her ne kadar müvekkilinin borçlu gözükse de, senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığından imzayı açıkça inkar ettiklerini ve imzaya itiraz ettiklerini, davalı ile müvekkili arasında hiçbir ticari ve şahsi ilişkinin söz konusu olmamakla alacak-borç ilişkisinin de mevcut olmadığını, müvekkilinin, davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, aralarında hiçbir ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkilinin imza örneklerinin alınması ve senet aslı ile incelenmesi sonrasında açığa çıkabileceğini, taraflar arasında borç ilişkisi doğuracak hiçbir ilişkinin bulunmadığını, senedin fiziken incelendiğinde de birden fazla yazı karakterinin olduğu, senedin başkaca kişiler tarafından tanzim edildiği tek kişinin elinin ürünü olmadığı da açıkça görüleceğini, senedin kambiyo senedi vasfında olmayıp kambiyo senetlerine mahsus takibe dayanak oluşturacak nitelikte olmadığını, haksız ve hukuka aykırı takip ile müvekkilinin hissedarı olduğu bazı yerlere haciz konulmakla, satış işlemlerine geçildiğini, müvekkiline ait olmayan imza ile aleyhine tanzim edilmiş senetle başlatılan hukuka aykırı icra takibinin tedbiren durdurulmasını, olmaz ise satış sonrası elde edilecek bedelin alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zarureti doğduğunu, gerekli tedbirler alınmadığı takdirde satış işlemlerinin gerçekleşeceğini ve müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar meydana geleceğini, bu sebeple öncelikle teminatsız olarak, şayet mahkeme aksi kanaate ise uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin geliri olan herhangi bir işte çalışmadığından kendi geçimini dahi yardımlarla sağlayabildiğini, Sgk dökümlerinin incelendiğinde müvekkilinin hiçbir geliri olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin zorunlu ihtiyaçlarını dahi zor sağladığını, davayı da bu sebeple derhal açamadığını, bu sebeplerle, hak arama özgürlüğünün kısıtlanmaması adına müvekkili yönünden adli yardım talebinde bulunduklarını, tüm bu nedenlerle adli yardım talebinin kabulüne, talebin kabulü ile davalı ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... (yeni ... ) esas sayılı dosyasındaki dayanak senetteki imzanın müvekkile ait olmadığının ve müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... esas (YENİ ESAS ....) Sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava sebebiyle zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekiline verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili 03/04/2023 tarihli ön inceleme tutanağındaki beyanında; davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 25.03.2012 düzenleme tarihli, 26.03.2014 vadeli , 100.000-TL bedelli borçlusu davacı .... alacaklısı davalı ... olan senetteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı, davacının bu senetten ötürü davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davalısı, borçlunun ise dosyamız davacısı olduğu, 100.000-TL bedelli 26/03/2014 tanzim tarihli, 26/03/2014 vade tarihli bono borç sebebi gösterilerek 100.000-TL asıl alacak, 14.482,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 114.482,88-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Davacı asilin imzasının bulunduğu kurumlardan imza aslının bulunduğu evraklar dosyamız arasına kazandırılmış ve ayrıca davacı asilin imza örneklerinin mahkememizce tutanak ile alındığı anlaşılmıştır. Mahkememizce 10/06/2024 tarihli ara karar ile mahkememizin 17/07/2023 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı gereğince 25.03.2012 düzenleme tarihli , 26.03.2014 vadeli , 100.000-TL bedelli borçlusu davacı ... alacaklısı davalı ... olan senetteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı, konusunda GRAFOLOG bilirkişi nezdinde inceleme yapılarak bilirkişinin rapor sunmasının istenilmesine karar verilmiş olmakla, 25/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; " Davacı ....nın -kendi aralarında çeşitlilik gösteren- mevcut referans imzalarından bazıları ile aralarında imza yolu yönünden gözlemlenen benzerlikler yanında karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla da ileri düzeyde uygunluk ve benzerlik saptandığından, diğer taraftan inceleme konusu senedin “ÖDEYECEK” kısmında yazılı “.... İST” içerikli yazılar ile davacı ....’nın mukayese yazıları aralarında tespit ettiğim uyum unsurlarına istinaden inceleme konusu, alacaklı “....”, borçlu “....” adlarına düzenlenmiş, “25/03/2012” düzenleme tarih ve “26/03/2024” ödeme tarihli, “100.000 / Yüzbin TL.” meblağlı senet aslında ... adına atfen atılmış olan borçlu imzalarının ve inceleme konusu senedin “ÖDEYECEK” kısmında yazılı “.... İST” içerikli yazıların, davacı ...’nın eli ürünü olduğu " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu 26/03/2014 düzenleme, 26/03/2014 vade tarihli, 100.000,00-TL bedelli senedin keşidecisi görünen davacının imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit istemi olduğu, davacıya ait imza incelemesine esas davacının imzasının bulunduğu belge asıllarının dosyaya getirtildiği, davacıya ait imza örnekleri ile birlikte dosyanın grafolog bilirkişiye tevdi edildiği, belge asılları üzerinden yapılan teknik inceleme sonucunda hüküm kurmaya elverişli 25/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne (e duruşma ile) karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2024 Katip .... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1218, K. 2024/865, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1218-e-2024-865-k-e4895336eae4