İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1029 E. 2023/938 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1029
Karar No
2023/938
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1029 Esas KARAR NO : 2023/938 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/11/2022 KARAR TARİHİ : 16/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16.11.2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ... ("..... Lojistik") ile davacı müvekkili ..... Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ltd Şti ("..... Denetim") arasında, aylık 6.500 TL bedelli (KDV dahil 7.670 TL) danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti verildiğini, müvekkili şirket ..... Denetim sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini ifa etmesine rağmen, davalı ......... Lojistik şirketinin kötüniyetli bir şekilde hiçbir borcunu ödemediğini, kesilen faturalara herhangi bir itirazda da bulunmadığını, bu nedenle TTK m. 21/2 gereğince borcun kabul edildiğini, tüm ikazlara rağmen, müvekkili tarafından kesilen ve .... Lojistik'e gönderilen faturaların ödenmemesi üzerine, 4 aylık fatura bedeline ilişkin icra takibi başlatıldığını, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, davalı borçlu tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun bir şekilde itiraz edildiğini, itiraz üzerine işbu davanın açılmasının elzem olduğunu, davalı tarafından, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere uyulmadığı için sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin feshinden sonra taraflar arasında devir teslim tutanağı düzenlenerek tüm belgelerin müvekkili tarafından davalının vekiline teslim edildiğini, davalı ...... Lojistik Sözleşmeden doğan edimini ifa etmediğini, icra takibine haksız ve hukuki mesnetten yoksun bir şekilde itiraz ettiğini, davanın kabulü ile, borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu faizi ile ödemesine, borçlunun kötüniyetli ve haksız itirazından dolayı dava esas değeri üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamında davacı şirket ile davalı müvekkili şirket arasında yapıldığı iddia edilen danışmanlık sözleşmesinin varlığını kanıtlayacak herhangi bir yazılı delil bulunmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu e-posta yazışmalarının şirket yetkilisi ile gerçekleştirilmemiş yazışmalar olduğunu, kurulduğu iddia edilen danışmanlık ve hizmet sözleşmesi bakımından davalı müvekkil şirketin iradesi bulunmadığını, taraflar arasında bir an için bir hizmet ilişkisi bulunduğu düşünülse bile, hizmet bedeli mutabakatı olmadığından, davacı tarafın ancak 2022 yılı serbest muhasebecilik, serbest muhasebecimali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik asgari ücret tarifesine uygun olarak talepte bulunabileceğini, davacı şirket tarafından sözde gönderilen faturaların davalı müvekkili şirket tarafından kabulüne ilişkin açıklamaları salt kötü niyetli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen bu dava kapsamında talep edilen icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, davacı şirketin kötüniyetle başlattığı takibin neticesinde %20' den az olmamak üzere uygun tazminatın davacı müvekkili şirkete ödenmesine hükmedilmesi gerektiğini, usule ilişkin itirazlarının kabulü ile, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın esastan reddine, davacı şirketin kötü niyetle açtığı takibi sonucu yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı şirket aleyhine 30.680,00-TL toplam ve asıl alacağının tahsili, asıl alacağa işleyecek yıllık %15,75 reeskont avans faizi ile birlikte, vekalet ücreti ve icra masraflarının birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile Taraflar arasında danışmanlık sözleşmesi akdedilip edilmediği, yine davacının davalıya danışmanlık hizmeti verip vermediği, davaya konu faturalardan ötürü davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının kendisi ile sözleşme yapılmadığı ve kendisine danışmanlık hizmeti verilmediği iddialarının yerinde olup olmadığı, hizmet bedeline ilişkin itirazların ayrıca yerinde olup olmadığı, davacı alacağı var ise ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi ....'ın 12/06/2023 tarihli raporunda özetle; Dava konusunun, davacının, davalı ile akdedilmiş olan mali müşavirlik sözleşmesi dolayısıyla oluşan fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (06.10.2022) itibariyle davacının davalıdan 30.680,00 TL alacaklı olduğu, davalının 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (06.10.2022) itibariyle davalının davacıya 32.690,00 TL borçlu olduğu, davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturaların tamamının davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu başka bir deyişle davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturaların davalının kabulünde olduğu, davalı ticari defterlerine göre takip konusu faturalara ilişkin davalının herhangi bir ödeme yapmadığı, neticeten davacının takip tarihi itibariyle davalı yandan 30.680,00 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava; taraflar arasında danışmanlık sözleşmesi ilişkisi olduğu iddiasına dayanılarak hizmet verildiğine ilişkin alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, danışmanlık hizmetine konu faturaların her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça defterlerinde kayıtlı olan dava konusu faturaların iade edildiğine ya da süresinde itiraz edildiğine dair bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça taraflar arasında danışmanlık hizmet sözleşmesi bulunmadığına dair itirazda bulunulmuşsa da incelenen defter kayıtlarından taraflar arasındaki ilişkinin danışmanlık hizmeti verilmesine dair olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin yazılı olmasının şekil şartı olmadığı, taraflarca sözlü olarak da bu konuda anlaşılabileceği, bu ilişkiye binaen davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi kayıtlarına göre davacıya talepten daha fazla borçlu göründüğü, dolayısıyla davacı tarafça danışmanlık hizmetinin davalıya verildiği kanaatine varılmıştır. Gelinen aşamada, davacı tarafça verilen hizmet bedelinin ödendiği hususunun artık davalı tarafça ispatlanması gerektiği, davalının inkarları göz önüne alındığında ödemenin yapılmadığı gibi, yapıldığına dair somut delil de sunamadığı, dolayısıyla davacıya karşı faturalardan ötürü ücret ödeme sorumluluğunun devam ettiği, alacağın likit olduğu, davacının davasını ispatladığı dikkate alınarak tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davalının aleyhine yapılan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, -Takibin aynen DEVAMINA, -Asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 2.095,75-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 370,54-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.725,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından ödenen 80,70-TL başvurma harcı, 370,54-TL peşin harç, 1.814,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.265,24-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2023 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1029, K. 2023/938, T. 16.10.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1029-e-2023-938-k-bc5b6cd50788