İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/642 E. 2024/305 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/642
- Karar No
- 2024/305
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/642 Esas KARAR NO : 2024/305 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2020 KARAR TARİHİ : 21/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy .... Asliye ticaret mahkemesi .... Esas sayılı-.... Karar sayılı ve 25/05/2016 tarihli kararı gereğince üyelliğin tesciline ilişkin kararına istinaden, 15 yıl boyunca süren yargılama sırasında tedbir konulan .... sitesi, B1 Blok 1. Giriş K:5 D:16 nolu bağımsız bölümün müvekkili ... adına tahsisi, tescili ve teslimi, bu dairenin teslimi mümkün değilse değer ve konum bakımından muadil dairenin tahsis, tecil ve teslim edilmesi, dairesini tahsili, tescil ve teslim edilmemesi halinde uzun süren yargılama nedeni ile faiz ile karşılanması mümkün olmayan, kira kaybı, gayrımenkul değerleri üzerindeki muazzam artış, paranın satım alma gücü ve sair unsurlar dikkate alınarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak vasfında 30.000-TL zararın ticari faizi ile birlikte tanzimi ve gayrımenkulden bu zamana kadar müvekkilinin faydalanamaması ve davalı tarafınca kullanılması nedeni ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak vasfında 10.000-TL kullanım/kira kaybı bedelinin ticari faiz ile ödenmesi, 15 yıl boyunca süren yargılama sırasında tedbir konulan ve karar kesinleştikten sonra tedbiri kaldırılan .... sitesi, B1 Blok 1. Giriş K:5 D:16 nolu bağımsız bölüm üzerine ve halen tasfiyesi devam eden davalı kooperatifin tasfiye işlemini tamamlayarak davanın uzamasına sebebiyet vermemesi için ticaret sicil kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı daire satın aldığı için hiçbir borcu olmadığını, tüm ödemelerini .... ltd şti yaptığı için kooperatife hiçbir ödeme yapmak zorunda olmadığını iddia ettiğini, oysa tüm kooperatif ortakları Kooperatifler kanunu ve anasözleşme ve eşitlik ilkesi gereğince diğer tüm ortakların ödediği meblağları ödemek zorunda olduğunu, zira tüm kooperatif ortakları tüm genel kurul kararlarıyla bağlı olduğunu, kooperatifin 2002 yılından beri düzenli aidat toplayan, inşaatlarını ortaklarından 2002 yılından sonra topladığı aidatlarla(2002 yılında % 17 oranında sadece kabası yapılmış haldeki inşaatları) tamamlayıp, bitirip iskan alan bir kooperatif olduğunu, davacı da genel kurul kararları ve eşitlik ilkesi gereğince diğer ortakların yapmış olduğu ödemelerin tamamını gecikme faiziyle ve bu konutların sevk ve idare, bakım vb aidatlarını(siteye ödenen) ödemek zorunda olduğunu, davacının kooperatife eksik ödemeleri nedeniyle konut tahsisi yapılamayacağından kira bedelini talep etmesi de mümkün olmadığını, davacı 2006 yılında ortak olduğunu iddia ettiği tarihten beri kooperatife hiçbir aidat ödemesinde bulunmadığını, davalı kooperatife borcu olan davacıya konut tahsisi ve teslimi yapılamayacağından mahrum kaldığını iddia ettiği kira bedelini de talep edemeyeceğini davacının borcu bulunduğu ve tapu verilmediği için kira bedellerini talep hakkı bulunmadığını, tahsis edilemeyen konuta ilişkin kira alacağının bulunduğu varsayılsa dahi yalnızca dava tarihinden itibaren geriye yönelik olarak 5 yıllık zamanaşımı talebinde bulunabilir. Ancak Yargıtay uygulamalarına göre, hak ve borçlarda eşitlik ilkesi gereği kooperatife karşı tüm borçlarını yerine getirmemesi nedeniyle kendisine konut tahsis edilemeyen davacının, bu takdirde kira alacağını talep etme hakkının olmadığını, bu nedenlerle davacının davalı kooperatife bugüne kadar hiç ödemediğinden, parasal yükümlülüğünü yerine getirmediğinden, borcu varken işbu davayı açtığından tapu iptal tescil talebinin reddine, parasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortağa konut tahsisi yapılamayacağından bu ortağın kira talep hakkı da bulunmadığından, olsa bile zamanaşımına uğradığından kira talebinin reddine, ihtiyati tedbir konulan tüm ödemelerini yapmış başka bir ortağa daha önceden tahsisli olduğundan yargılama sonucu beklenilmeksizin ivedilikle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davacıya tahsis edilecek başka bir daire olmadığından davacının yargıtay kararına göre hesaplanacak tazminat dışında rayiç bedel vb talepte bulunma hakkı olmadığından konut tescil edilemezse rayiç bedelin ödenmesi isteminin reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; Tapuya Kayıt ve Tescil istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında kooperatif hukukundan kaynaklı davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle öncelikle hak kazandığı İstanbul ili, .... ilçesi, ... mahallesi, .... sitesi, B1 Blok, 1. Giriş, Kat: 5 No: 16 'daki dairenin öncelikle adına tahsis ve tescil edilerek kendisine teslimi, bunun mümkün olmaması halinde bu daireye muadil başka bir dairenin adına tahsis ve tescil ve teslimi, bunun da mümkün olmaması halinde davacının ödediği bedelin dava dilekçesinin neticei talep kısmının 5 nolu fikrasının a bendinde belirtmiş olduğu zararların davalıdan tahsili ile tüm bunların haricinde neticei talep kısmının b bendinde belirtilen zararların da söz konusu tüm taleplerden ayrı bir şekilde davalıdan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili noktasında toplandığı mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizce Dava konusu olan İstanbul ili, ... İlçesi, ... mahallesi, ... sitesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel Blok/Giriş: B/1 16 nolu bağımsız bölüm olan taşınmazın ... adına kayıtlı ise tapu kaydı üzerine 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Taraf vekilleri yazılı delillerini ibraz etmişler, diğer deliller mahkememizce toplanmıştır. Mahkememizin 15/02/2021 tarihli celsesi ile; tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davalı tarafa ait kooperatif defterleri, aynı zamanda dosyamız arasına celp edilen BAKIRKÖY .... Asliye ticaret mahkemesinin ... esas sayılı dosya kapsamı da incelenmek sureti ile davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, dava konusu taşınmazın adına tescili noktasında hak kazanıp kazanmadığı, hak kazanmış olması ve taşınmazın tescilinin mümkün olmaması halinde muadilinin adına tescilini ve imkanı bulunup bulunmadığı, bu da mümkün değil ise davacının var ise zararlarının tespiti ve kullanamamadan kaynaklı zararının ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişiler 14/11/2021 tarihli raporunda özetle; ''Davacının kesinleşmiş mahkeme kararına göre davalı .... nin ( Eski Unvan .... KYK) üyesi bulunduğu, Davalı kooperatif üyesi bulunduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edilen davacının, bu üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak huzurdaki tapu iptal ve tescil davasını açma hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği, Kooperatiflerde bir ortağın sabit bir bedelle veya peşin bedelle ortak olarak, kooperatif üyeliğine ortak olarak kaydedebilmesi için, bu hususta açık bir şekilde genel kurulca karar alınması veya bu durumun kooperatif tarafından benimsenmesi gerekeceği, Davacının konut edinmek amacıyla dava dışı .... Ltd.Şti ile sabit fiyat garantili konut satış sözleşmesi yaptıkları ve bu sözleşme gereğince kararlaştırılan tüm ödemeleri yine dava dışı .... Ltd.Ştine ödediği, davalı kooperatifin ibraz edilen genel kurul tutanaklarından da anlaşıldığı üzere 1997,1999, 2000 ve 2001 yılında yapılan genel kurullarda “ .... Şirketi ile sözleşme yapan ortaklardan ödeme alınmamasına karar verildiği”nden bu bağlamda davacının sözleşme gereği bu şirkete yaptığı tüm ödemelerin, davalı kooperatif tarafından inşaat finansman gideri olarak harcanmış olduğunun kabul edilerek benimsendiği ancak davalı kooperatifin 28.05.2002 tarihli genel kurulundan itibaren hiçbir ortak ayrımı yapılmaksızın tüm ortaklardan genel kurulca belirlenen aidat ödemelerinin tahsiline karar verildiğinin anlaşılmış olması nedeniyle davacının davalı kooperatif nezdinde sabit bedelle üye kaydedildiğinden söz edilemeyeceği ,bu yönde genel kurulda karar alınmadığı, Genel kurul kararlarıyla sabit bedelle üye kaydedildiği tevsik ve tespit edilemeyen davacının 28.05.2002 tarihli genel kuruldan bu güne kadar genel kurul kararlarıyla belirlenen ödemeleri 1163 sayılı kooperatifler kanununun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik prensibi gereğince diğer üyeler gibi davalı kooperatife ödemesi gerekeceği, Davacının, davalı kooperatifin 28.05.2002 tarihinden 30.09.2020 dava tarihine kadar genel kurul kararlarıyla kararlaştırılan aidat ödemelerini yapmamış olması nedeniyle davalı kooperatife 22.035,00 TL tutarında borçlu olduğunun tespit edildiği, Davacının, kooperatif genel kurul kararlarıyla kararlaştırılan toplam 22.035.00.TL lik ödemeyi davalı T.H....ne yapmış olduğunu ispat etmemesi nedeniyle tapu iptal ve tescile hak kazandığından söz edilemeyeceği, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı 30.811,24m2’li ‘4Bloklu B.A.K. Bina ve Arsası ana taşınmaz nitelikli, 8/3692 arsa paylı, 5. Normal kat, 16 bağımsız bölüm numaralı, ‘konut nitelikli taşınmazın 30.09.2020 dava tarihi itibari ile değerinin 485.000,00TL olarak hesap ve takdir edildiği,Dava konusu taşınmazın 17/05/2006-30/09/2020 tarihleri arasındaki toplam kira bedeli tutarı alacağının 314.006,00TL olarak hesap edildiği, Davalı kooperatifin kira bedeli alacağı yönünden dava dosyasına sunduğu zamanaşımı itirazının sayın mahkemece dikkate alınması halinde davacının 30.09.2020 dava tarihinden geriye dönük 30.09.2015 tarihi arasındaki 5 yılllık süre için talep edebileceği kira bedeli alacağının ise 151.797,00TL olacağı, Eksik ödeme yaptığı tespit edilen davacının, üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak, üyeliğine sıkı sıkıya bağlı olan tapu iptal ve tescil veya bunun mümkün olmaması halinde tazminat bedelinin ödenmesine istemine ilişkin davalı kooperatiften talep edebileceği tazminat alacağı yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeyeceği, 1163 sayılı kanunun 23. Mad sinde tanımlanan eşitlik prensibine göre akçeli yükümlülüklerinin tamamını diğer üyeler gibi yerine getirdiğini ispat etmeyen, EKSİK ÖDEME YAPTIĞI TESPİT EDİLEN davacının, davalı kooperatiften Yargıtayın yerleşik kararlarında belirtilen formüle göre hesap edilen136.333,98 TL tutarındaki tazminat bedelinin kendisine ödenmesini davalı kooperatiften talep edebileceği, Davalı kooperatif tarafından dava dışı diğer borçlu olan üyelere daire teslimlerinin yapıldığı dosya kapsamı ile tevsik edilmemesi karşısında, eksik ödemede bulunan davacının da eşitlik ilkesine aykırı olarak daire tesliminin kendisine yapılmasını talep edemeyeceği gibi mahrum kaldığı kira bedelinin de kendisine ödenmesini isteyemeyeceği yönünde sonuç ve kanaate varılmış ise de bu husustaki takdir ve değerlendirmenin tamamen sayın mahkemeye ait olacağı'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir. Mahkememizin 23/05/2022 tarihli celsesi ile: Davacı vekiline tapu iptal tescil talebini ve tazminat talebine konu miktarlara denk gelen eksik harcı yatırması ve konuya ilişkin talep arttırım dilekçesini sunmak için gelecek celseye kadar süre verilmiş ve ıslah dilekçesi mahkememize sunulmuş olup 28/11/2022 tarihli mahkememiz celsesi ile davacı taleplerinin tapu iptal ve tescil ve ayrıca kira alacağına dayandığı, tapu iptal ve tescile konu taşınmaz değeri ile kira alacağına ilişkin alacak toplamının 500.000-TL'yi geçtiği, bu durumda miktar yönünden uyuşmazlığın heyet tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyamızın heyete tevdine karar verilmiştir. Mahkememizce heyete tevzi nedeni ile tensip tutanağı ile Ek ve kök rapor arasındaki hesap ve miktar bakımından farklılıklar olduğundan bunların giderilmesi ve tarafların özellikle davacının güncel tazminat alacağı bakımından yapmış oldukları itirazlar değerlendirildiğinde bu aşamada sadece SMM bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden yeni bir SMM bilirkişiden tarafların hesaplama güncel tazminat alacağının tespitinin Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesi aşağıdaki şekilde formüle edilerek bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişiler hükme esas alınan ek raporunda özetle; Kesinleşmiş mahkeme kararı gereği davalı kooperatif üyesi bulunan davacının, bu üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak huzurdaki tapu iptal ve tescil davasını açma hakkının bulunduğu, Davacının konut edinmek amacıyla dava dışı .... Ltd.Şti ile sabit fiyat garantili konut satış sözleşmesi yaptıkları ve bu sözleşme gereğince kararlaştırılan tüm ödemeleri yine dava dışı .... Ltd.Ştine ödediği, davalı kooperatifin ibraz edilen 1997,1999, 2000 ve 2001 yılında yapılan genel kurullarında “ .... Şirketi ile sözleşme yapan ortaklardan ödeme alınmamasına karar verildiği'nden bu bağlamda davacının sözleşme gereği bu şirkete yaptığı tüm ödemelerin, davalı kooperatif tarafından inşaat finansman gideri olarak harcanmış olduğunun kabul edilerek benimsendiği ancak davalı kooperatifin 28.05.2002 tarihli genel kurulundan itibaren hiçbir ortak ayrımı yapılmaksızın tüm ortaklardan genel kurulca belirlenen aidat ödemelerinin tahsiline karar verildiğinden davacının davalı kooperatif nezdinde sabit bedelle üye kaydedildiğinden söz edilemeyeceği, 1163 sayılı kooperatifler kanununun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik prensibi gereğince Davalı kooperatif nezdinde tescil edilecek bir dairenin bulunması ve davacı ... tescil talebinin sayın mahkemece kabul edilmesi halinde normal üyelere göre eksik ödeme yaptığı tespit edilen davacının tescil tarihine en yakın tarih itibariyle davalı kooperatife ödemesi hesaplanmış ve bilirkişi ek raporu ile tescil tarihine en yakın bedel olan 62.838,80 TL'nin davalı kooperatif adına bir devlet bankasına vadeli hesaba yatırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş ve bu tutarın depo edildiği görülmüştür. Alınan bilirkişi raporları, yazı cevapları tüm dosya içeriğinin değerlendirilmesi ile; SOMUT DAVADA; Eksik ödeme yaptığı tespit edilen davacının, üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak üyeliğe sıkı sıkıya bağlı olan tapu iptal ve tescil veya bunun mümkün olmaması halinde tazminat bedelinin ödenmesine istemine ilişkin talebine yöneliktir. 2002 yılında .... KOOPERATİFİ'nin yönetimi değişmiş aynı kooperatifin adı şu andaki .... KOOPERATİFİ olduğu anlaşılmıştır. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. 25.06.2016 tarihli kararıyla davacının kooperatif üyesi olduğu tespit ve tescil edilmiştir. mahkemenin kararında isabetsizlik bulunmadığından yargıtay .... hd ... e. ... k. sayılı kararıyla onanmıştır. Davalının karar düzeltme talebinin reddiyle 08.06.2020 tarihinde karar kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu noktada öncelikle üye olduğu tespit edilen davacının üyeliğinin statüsü belirlenmelidir. Yerleşik Yargıtay kararlarında açıklandığı üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 sayılı Yasa'nın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. Bilindiği üzere konut yapı kooperatifleri aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getiren ortaklara daireyi tahsis etmekle yükümlüdür. Konutların ortaklara dağıtılması halinde kuraya başvurulamaz. Bu durumda, bir konutun ortağa tahsis edildiğinden söz edilebilmesi için ya kura sonucu konutun tahsis edilmiş olması veya konutların genel kurulca belirlenecek esaslar dahilinde ortaklara dağıtılmış olması ve genel kurulun bu dağıtımı açık veya zımni olarak onaylaması gerekir. O halde adı geçen dairenin tapusunun davacı adına oluşması gerekir. Somut olayda ise adı geçen dairenin tapusu , davalı kooperatif adına oluşmuştur. Kesinleşmiş mahkeme kararı gereği davalı kooperatif üyesi bulunan davacının, bu üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak huzurdaki tapu iptal ve tescil davasını açma hakkının bulunduğu görülmüştür. Tapu iptal ve tescil hakkının kazanılması için davacının tescil tarihine en yakın zamana kadar davalı kooperatife yapması gereken ödemelerin tespit edilmesi gerekeceğidir. Bilirkişi heyeti usulüne uygun olarak ödenmesi gereken bakiye bedeli tespit etmiştir. Yapılan inceleme ve alınan rapora göre de 1163 sayılı kooperatifler kanununun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik prensibi gereğince Davalı kooperatif nezdinde tescil edilecek bir dairenin bulunması ve davacı ... tescil talebinin sayın mahkemece kabul edilmesi halinde normal üyelere göre eksik ödeme yaptığı tespit edilen davacının tescil tarihine en yakın tarih itibariyle davalı kooperatife ödemesi gereken toplam borç tutarının (21.936,00 TL ana para + aylık %1,5 dan işleyen gecikme faizi 40.902,80 TL)62.838,80 TL olarak hesap edildiği dikkate alınarak söz konusu eksik bedelin davalı kooperatif adına yatırılması için davacıya süre verilmiş davacı da süresi içinde kooperatif adına bedeli depo etmiştir. İstanbul İli, ... İlçesi, .... Mahallesi, ... ada .... parsel sayılı 30.811,24m2’li ‘4Bloklu B.A.K. Bina ve Arsası ana taşınmaz nitelikli, 8/3692 arsa paylı, 5. Normal kat, 16 bağımsız bölüm numaralı, ‘konut nitelikli taşınmazın 30.09.2020 dava tarihi itibari ile değerinin 485.000,00TL olarak hesap ve takdir edildiği ve davacı tarafından eksik harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Talebe konu Büyükçekmece Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün 05/10/2020 tarihli, ... sayılı yazı ekinde gönderilen tapu kaydına göre; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı 30.811,24m2’li ‘4Bloklu B.A.K. Bina ve Arsası ana taşınmaz nitelikli, 8/3692 arsa paylı, 5. Normal kat, 16 bağımsız bölüm numaralı, ‘konut nitelikli taşınmazın tamamı .... Kooperatifi adına 28/06/2007 tarih .... yev. Numaralı Kat irtifakı tesisi işlemi ile kaydedilmiştir. Davacı ... tapu iptal ve tescile konu edilen taşınmazın hala davalı kooperatif adına kayıtlı bulunduğu gelen tapu kayıtlarından anlaşılmıştır. Davacının ise 1163 sayılı kanunun 23. Mad sinde tanımlanan eşitlik prensibine göre akçeli yükümlülüklerinin tamamını tam olarak davalı kooperatife karşı yerine getirmediği, EKSİK ÖDEME YAPTIĞI dosya kapsamı ve tarafların beyanları gereği sabittir. Ancak davacı mahkeme kararı yoluyla "üyeliğin tescili" ile sonuçlanmıştır. Davalı ... yönetimi daha önce kooperatif davacının ortaklığım kabul etmeyerek, davacının Kooperatife diğer ortaklar gibi aidat ödemelerini yapamamış olmasının nedeni, kooperatifin davacının üyeliğini kabul etmemesinde kaynaklandığı yönünde kanaat oluşmuştur. 18.03.2015 T. ... E. ... K sayılı karar ışığında tapu iptal ve tescil hakkının kazanılması için davacının tescil tarihine en yakın zamana kadar davalı kooperatife yapmış olduğu ödemelerin tespit edilmesi gerekeceği belirtilmiştir. Emsal karar incelendiğinde özetle; karar tarihine en yakın tarih itibariyle davacının şayet varsa kooperatife ödemesi gereken aidat borçları ile bunun fer’ilerinin tüm borçlarının belirlenmesi ve davacıya bu tutarı ödemesi için süre verilmesi, sonra tescile karar verilmesi denilmiştir. kararında da belirtildiği üzere kooperatifler kanunu md. 23 eşitlik ilkesinin bir gereği olup süre verildikten sonra davacının eksik bedeli depo ettiği dikkate alınarak söz konusu taşınmazın davacı adına tescili en hakkaniyetli çözüm olduğu anlaşıldığından davacının tescil talebi eşitlik prensibi gereğince yerinde görülmüştür. Davaya konu taşınmazın gelen tapu kayıtlarına göre davalı kooperatif adına kayıtlı bulunması bulunmasına rağmen davacıya tahsis edilecek bir dairenin bulunmadığının davalı kooperatif tarafından beyan edilmesi ve davacının da 2002 yılından beri davalı kooperatife hiçbir ödeme yapamadığının beyan ve kabul etmesi neticesinde, akçeli yükümlülüklerinin tamamını eşitlik prensibi içinde diğer üyeler gibi yerine getirdiğini ispat etmeyen davacının, davalı kooperatiften tapu iptal ve tescil isteminde bulunamayacağı yönünde davalı taraf itiraz etmiş ise de Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas Sayılı dosyasında ve davalı kooperatif adresinde yerinde incelenmiş olup müvekkil adına yapılmış bir borçlandırma tahakkuku bulunmamamıştır. Sonuç olarak Eksik ödemenin kesinleşen mahkeme kararına göre davalıdan kaynaklandığı davacıya ödeme imkanı sunulmadığı gibi bu şamada eksik ödemenin de depo edildiği dikkate alındığında davalının itirazları yerinde görülmemiştir. Öte ... davacının alacak talepleri bakımından ise davalı kooperatifin davacı dışında borçlu olan üyeleri adına bağımsız bölümleri tahsis ve tapu tescillerini yapmış olduğunun mevcut dosya kapsamı ve yerinde yapılan incelemelerde tespit edilemediğinden, davalı kooperatife borcu bulunduğu tespit edilen dav tarihi itibariyle de eksik ödeme yapan davacının mahrum kaldığı kira bedelleri yönünden talebinin bu nedenle yerinde olmadığı dan tescil talebi dışındaki diğer alacak taleplerinin reddine karar verilere aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ve tapunun ... Ada, ... Parsel, B1 Blok 1. Giriş 5. Kattaki (16) no'lu bağımsız bölümdeki taşınmaza ait TAPU KAYDININ İPTALİNE, DAVACI ADINA TESCİLİNE, -Davacının diğer taleplerinin REDDİNE, -İİK 28. Maddesi uyarınca hüküm özetinin İlgili Tapu Müdürlüğüne bildirilmesine, 2-Mahkememizce verilen 05/10/2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının kesinleşinceye kadar DEVAMINA, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 33.130,35-TL harçtan peşin alınan 683,10-TL ile yatırılan ıslah harcı tutarı olan 8.224,25-TL'nin mahsubu ile noksan kalan 24.223,00-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 684,81-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 8.224,25-TL peşin harç ve 683,10-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.907,35-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 74.665,55-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 35.975,52-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 73.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının maddi tazminat talebi reddedildiğinden bu talebi yönünden: Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacının kira bedelleri talebi reddedildiğinden bu talebi yönünden: Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 24.287,52-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza