İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/327 E. 2025/57 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/327
- Karar No
- 2025/57
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/327 Esas KARAR NO : 2025/57 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2019 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2019 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında imzalanan 26/05/2017 tarihli sözleşme ile davacı davalıya ait Esenyurt Yerleşkesi binasının 1.Etap ikmal tadilat ve tamirat işlemlerini 2017 yılı birim fiyatı üzerinden %20 kırımlu olarak 100.000,00-TLlik kısmının yapımının üstlenildiğini, sözleşme konusu davacı tarafından davalıya ait yerleşkeye ait ikmal tadilat ve tamirat işlerinin sözleşme ve sözleşmenin ayrılmaz ve bütünleyici parçası olan eklerinde belirtilen esas ve usullere uygun olarak zamanında tam ve eksiksiz olarak tamamlanarak davalıya tesliminden ibaret olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile 100.000,00-TL lik kısmi alacaklarının davalının temerrüde düştüğü tarih olan 30/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikten davalıdan tahsiline, yargılama giderini ve avukatlık vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yan müvekkili üniversite ile imzaladığı 26/05/2017 tarihli sözleşme ile Esenyurt Yerleşke binasının 1.Etap ikmal, Tadilat ve Tamirat işlemlerini 2017 yılı birim fiyatı üzerinden %20 kırımlı olarak 10.000.000,00 TL'lik kısmının yapımı işini üstelendiğini, 19/10/2017 tarihi itibari ile tüm işleri +%20 lik sözleşmesel artış oranı ile birlikte bitirdiğini, yeni bir sözleşme veya mevcut bir sözleşmeye ek yapılmaksızın işe devam ettiğini, işbu kapsamda yaptığı işlerin vekaletsiz iş görme çerçevesinde değerlendirilerek ilgili yıl birim fiyatları üzerinden kendisine ödeme yapılması gerekirken, 26/05/2017 tarihli sözleşme çerçevesinde hakediş yapıldığını ve hak ediş bedellerinin bu şekilde ödendiğini, kendisinden haksız olarak gecikme cezası kesildiğini, %5 teminat kesintisinin haksız olarak kendisine ödenmediğini, teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiğini belirterek huzurdaki işbu davayı açtığını, ancak işbu dava haksız ve mesnetsiz olup reddini talep etmiştir. Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçinde özetle: 05.07.2017 tarihli .... Üniversitesi .... Binasına ait Mekanik Tesisat İşleri sözleşmesi imzalandığını bu sözleşmeye göre .... " Üniversitesi .... Yerleşkesi Binası mekanik tesisat işlerinin yapımını üstlendiği sözleşme uyarınca karşı taraf yüklenici, müvekkilin alt yüklenici pozisyonunda olduğunu, sözleşme konusu işlerin 1. Etabı %95 - oranında bitirildiğini, 2. Etap işler ise % 90'lar seviyesinde olduğunu, ancak karşı tarafın imalatlarındaki eksikler ve gecikmeler nedeni İle işlerin teslim noktasına getiremediğini, bu nedenle karşı taraf arasında birtakım ihtilaflar ortaya çıktığında, karşı tarafça yer teslimi yapılmamış olmasına rağmen yaklaşık 4 ay öncesi 14 adet santral ve 37 adet dış ünitenin tüm hesapları, kapasite ve yeterlilik onayları, da alınarak, montajları yerinde yapıldığı, ancak karşı tarafın elektrik işlerini program çerçevesinde tamamlamamasından ve gecikmesinden ötürü şantiyeye kalıcı elektrik ancak ocak 2018 tarihinde getirilmiş olup, gerekli elektrik güç dağıtım kablo çekimi ve/veya enerji getirilmesi ise yalnızca çatı katında olmak üzere 18.01.2018 tarihinde yapıldığı, 2. Bodrum katta ise halen kablo çekilmemiş olup, bu kata enerji getirilemediği, bu nedenle buradaki santral ve dış ünitelerin devreye alınmaları yapılamadığı, ana yüklenici karşı taraf “26 adet santral ve bu santrallere ait 57 adet dış ünitenin” elektrik beslemeleri ve kalıcı elektrik (....) ile kalıcı olarak devreye alınabilmesi adına gereken imalatları ancak 27.01.2018 tarihinde yaptığı için bu cihazların devreye alınmaları da tarihinde yapılabildiğini, şantiyeye kalıcı elektrik çekmek ve elektrik güç dağıtım kablolar çekimlerini yapmak karşı tarafın yükümlülüğünde olduğunu, karşı tarafça yapılmayan elektrik tesisatları için davacının üstlendiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000TL'nin 13/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticare işlere uygulanan temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıları üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçinde özetle: Davacının müvekkili şirketi temerrüde düşürmesi gerekirken dilekçesinde belirttiği tutar için müvekkil şirketi temerrüde düşüremediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının mahkemeden aldığı ve delil listesinde dayandığı tespit raporunda ne kadar miktarda alacaklı oluğu belirtildiğini, davacının gönderdiği ihtarnamede bu rakamdan farklı bir meblağ talep edildiğini, davacı dava dilekçesinde de farklı bir alacak miktarından bahsettiğini, davacının bu tutarsız taleplerini kabul etmek mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından keyfiyetli yapılmış kesintiler bulunmadığını, kabul kaydı taşımamakla birlikte yapılan her bir itirazın dayanağı taraflar arasında akdedilmiş olan AYS olduğunu, davacının muacceliyet kazanmayan alacağını dava etmesi hakkaniyet ve hukuka aykırı olduğunu, davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere, davalı müvekkil tarafından açılmış bulunan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... E. Sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının alacak istemlerinin muacceliyet kazanmamış olması nedeniyle hukuki yarar içermeyen davanın, HMK. M. 114/I-h hükmü uyarınca dava koşulu eksikliği nedeniyle usulden reddini, usulden red gereğinin yanı sıra; davanın esastan reddini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, yargılama giderleriyle birlikte avukatlık vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Asıl Dava ; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Asıl dava bakımından Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu sözleşme kapsamında 10.000.000 TL + % 20 ilave işler dışında kalan ilave işler olup olmadığı, var ise bedelinin ne kadar olduğu, geçici hak edişlerde davacının çekincesinin olup olmadığı, davacının sözleşmede kararlaştırılmış olan "2017 Birim Fiyat Listesi üzerinden % 20 iskontolu" bedel karşılığında yapmakla yükümlü olup olmadığı, davalının davacıya sözleşme konusu işleri tamamlaması için ek süre (süre uzatımı) vermekle yükümlü olup olmadığı, davacının sözleşme konusu işleri yapımındaki gecikmesi nedeniyle davacının hakediş alacaklarından "gecikme cezası" kesintisi yapmakta haklı olup olmadığı, davalının davacının hakediş alacaklarından yaptığı % 5 lik teminat kesintilerini davacıya iade etmemekte ve teminat mektubunu paraya çevirmekte haklı olup olmadığı, davalının inşaat sahasında bulunan davacıya ait malzemelerden dolayı davacıya malzeme bedeli ödemekle yükümlü olup olmadığı, (malzeme bedeli borcu) bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Dosyaya delil olarak; İhale Dosyası, 26.05.2017 tarihli .... Üniversitesi Esenyurt Yerleşkesi binasına ait İnşaat, elektrik, Mekanik, altyapı ve çevre düzenlemeleri tadilat işlerinin yapılması için sözleşme 02/06/2017 tarihli yer teslim tutağı , 01/08/2017 tarihli 1.Etap İş programı, 12/01/2018 tarihli 2.Etap İş programı,Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Değişik İş Tespit Raporu, tanık beyanları, Tarafların defter ve kayıtları, hak ediş belgeleri noter ihtarnameleri dosya arasına alınmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 266/1 maddesinde; “Mahkeme çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” denildikten sonra devam eden maddelerde bilirkişi incelemesi ile ilgili prosedür düzenlenmiş, bilirkişi raporuna itiraz başlıklı 281. maddesinde bilirkişi raporuna itiraz üzerine yapılacak işlemler gösterilmiştir. Söz konusu maddenin 2. bendinde itiraz üzerine veya kendiliğinden mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik veya belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da isteyebileceği, 3. bendinde de mahkemenin, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği belirtilmiştir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve itirazların karşılanması hüküm kurmaya elverişli rapor alınması gerektiğinden aşağıdaki şekilde; Bilirkişi heyeti ..., .... tarafından mahkememize 26/07/2021 tarihinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti ..., ..., tarafından mahkememize 11/11/2021 tarihinde ek rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti ...., ..., tarafından mahkememize 24/05/2022 tarihinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti ..., ... ..., tarafından mahkememize 25/08/2022 tarihinde ek rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti ..., ..., ..., ..., tarafından mahkememize 26/07/2023 tarihinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti ...., tarafından mahkememize 25/04/2024 tarihinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti ...., tarafından mahkememize 06/11/2024 tarihinde ek rapor sunulmuştur. Birleşen dosya yönünden Bilirkişi heyeti ... tarafından mahkememize 24/12/2024 tarihinde rapor sunulmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: İşveren sıfatıyla davalı ... ile Yüklenici sıfatıyla davacı .... Peyzaj İnşaat şirketi arasında imzalanan 26.05.2017 tarihli Sözleşmenin; davalı işverene ait ... Üniversitesi Esenyurt Yerleşkesi Binasına ait 1.Etap ikmal, tadilat ve tamirat işlerinin yapılması ve teslimi esaslarını düzenlemekte olduğu görülmektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin; ‘Birim Fiyatlar’ başlıklı bölümünde; “özleşme konusu işler 2017 yılı Çevre Şehircilik Bakanlığı veya diğer resmi kurum- kuruluşların birim fiyatları üzerinden tenzilatlı işler esasına dayanmakta olup (%20 iskonto) bu birim fiyatlar geçici hakedişlerde ve kesin hakedişte aynen kullanılacaktır.” düzenlemesi bulunmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin; ‘Yapılacak İşin Miktarı ve Birim Fiyatlar’ başlıklı 4.maddesinde; “4.1. Yüklenici işbu sözleşmenin konusunu teşkil eden madde 3 de tanımlanmış işlerin tamamını2017 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya diğer kurum birim fiyatları üzerinden % 20 iskont ile bu sözleşme ve eklerindeki şartlara uygun olarak yapmayı kabul ve taahhüt etmiştir. imalat miktarı yaklaşık proje ölçülerine göre çıkarılmış olup, net miktarlar kesin hakedişte belirlenecektir. Yükleniciye iş sonuna kadar her ne surette olursa olsun hiçbir fiyat farkı verilmeyecektir. Yüklenici de bu konuda herhangi bir talepte bulunmayacaktır. ... 4.2. Sözleşme(1. Etap) toplam bedeli 10.000.000 TL + KDV dir.” düzenlemesi bulunmaktadır. Sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Tarafların iddia ve savunmalarına göre, dava konusu uyuşmazlık esas itibariyle aşağıdaki noktalardadır: -10.000 TL + %20 ilave işler dışında kalan ilave işleri de, davacının, sözleşmede kararlaştırılmış olan “2017 Birim Fiyat Listesi üzerinden %20 iskontolu” bedel karşılığında yapmakla yükümlü olup olmadığı; -Davalının, davacıya sözleşme konusu iş İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran Tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Dolayısıyla anılan hüküm uyarınca da, davalı tarafından, davacının sözleşmeyle üstlenmiş olduğu işi geciktirdiği bu bakımdan yapılan cezai şart tazminatı kesintilerinin sözleşmeye uygun olduğu, ilave işlerin bedelinin de sözleşmede kararlaştırılan bedel üzerinden tespit edilmesi gerektiği yönündeki iddiaları geçerli delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde “… Bu sözleşme kapsamı içinde kalmak koşulu ile keşif özetinde bulunmayan bir imalatın yapılması zorunlu olduğu durumda yüklenici bu imalatı yapmakla mükellef olup, yükleniciden yapılması yazılı olarak istenen iş için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri ve diğer kurumların 2017 Birim Fiyat Listesi üzerinden sözleşmedeki % 20 iskonto uygulanarak yapılacaktır. Sözleşme konusu işler, işin sonuna kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri ve diğer kurumların 2017 Birim Fiyat Listesi üzerinden yapılan iskonto oranı ile yapılacaktır” düzenlemesi bulunmaktadır. Sözkonusu düzenleme dikkate alındığında sadece sözleşmeye konu işlerin 2017 birim fiyat listesi üzerinden yapılan iskonto oranına tabi olduğu açıktır. Yukarıda yer ayan teknik inceleme dikkate alındığında, sözleşme konusu 1.Etap (+0.00 ve +5.40 kotları) İkmal, Tadilat ve Tamirat İşleri olduğundan dava konusu sözleşme içi imalatları bu iki katta yapılmış tamirat ve tadilat işlerini kapsadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla diğer işler sözleşme dışı işler olup bu işlere ilişkin olarak sözleşme koşullarının uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesine göre eser sözleşmesinde bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Sözleşme kapsamı dışında kalan fazla işlerin yapılması halinde ise bedelinin 6098 sayılı TBK 526. ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca, imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi ve mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanan bu tutara KDV ve yüklenici kârı dahil olduğundan, ayrıca KDV ve yüklenici kârı ilave edilmeksizin hesaplanması gerekir. Eser sözleşmesi konusu kapsamında teminat, sözleşmede kararlaştırılan edimlerin ifasını, taahhüdün yerine getirilmesini, aksi halde lehine teminat verilen yüklenicinin alacağını karşılamak veya iş sahibinin zararını gidermek için verilen garanti ve karşılıklar olarak nitelendirilmektedir. İş sahibi lehine teminat, eser sözleşmesinde yüklenicinin edimi sözleşme ve eklerine uygun olarak yerine getirmesini temin için verilir. İşin eksik ve ayıplı ya da sözleşmeye aykırı şekilde yapılması halinde iş sahibinin zararının giderilmesini güvence altına alır. Bu nedenle aksi kararlaştırılmamış ise yüklenicinin iş sahibine verdiği teminatlar, iş sahibinin zararları karşılandıktan ve iadesi için sözleşmede başkaca koşullar öngörülmüş ise bunlar yerine getirildikten sonra teminatları veren yükleniciye iade edilecektir. Asıl dava yönünden; taraflar arasındaki 20.05/2017 tarihli sözleşmenin 3 ve 4.maddelerinde davacının "sözleşme kapsamında olan 1.Etap (+0.00 ve +5.40 kotları) işleri, 2017 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya diğer kurum birim fiyatları üzerinden %20 iskonto (indirim) ile yapacaktır. Sözleşme kapsamında olan işbu 1.Etap işlerin toplam bedeli 10.000.000,00-TL + KDV’dir. 20.05.2017 tarihli eser sözleşmesinin 6.2 no’lu maddesinde yer alan hükme göre; sözleşme kapsamında olan işlerin (yani 1.Etap İşlerin) %20’si tutarındaki ilave işleri, yani 10.000.000,00 TL + %20 ilave işleri de davacı, 2017 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya diğer kurum birim fiyatları üzerinden %20 iskonto (indirim) ile yapacaktır." düzenlemesinin yer aldığı, davalı taraf, davacının %20’nin üzerindeki ilave işi de, yani 10.000.000 TL + %20’lik ilave iş haricinde (dışında) kalan ilave işi de, sözleşmenin 4 no’lu maddesi hükmünde kararlaştırılmış olan “2017 yılı Birim Fiyatları üzerinden %20 iskontolu (indirimli)” olarak yapacağı hususunda taraflar arasında “yazılı” olmasa da “sözlü” olarak yapılmış bir mutabakat (anlaşma) bulunduğunu savunmuş ise de; dosyaya tarafların bu hususta anlaşmış olduklarını gösterir davacının da imzasını içerir yazılı mutabakat veya anlaşma belgesinin ibraz edilmediği gibi en son olarak 13.06.2018 tarihinde davalının davacıya akdi ilişkiden dolayı 102.146,18 TL tutarında cari hesap borcunun bulunduğunu gösteren, davacı ve davalının imzasını içeren “yazılı mutabakat belgesine” de rastlanılmadığı anlaşılmış, bu durumda davacının 10.000.000 TL + %20’lik ilave iş tutarından dolayı hak kazanmış olduğu hakkediş alacağının, sözleşmenin 6.2 no’lu maddesinde yer alan hükme istinaden, 2017 yılı Birim Fiyatları üzerinden %20 kırımlı olarak, 10.000.000 TL + %20’lik ilave iş tutarını aşan ilave iş dolayısıyla hak kazanmış olduğu hakkediş alacağının ise, yapıldıkları tarihteki Piyasa Rayiç Fiyatı üzerinden hesaplanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Sözleşme dışı fazla imalât, eser sözleşmesinde kararlaştırılmamış olmakla birlikte sözleşmenin ifası sırasında iş sahibinin talimatı ile ya da iş sahibinin talimatı olmaksızın işin gereği olarak yüklenici tarafından yapılan ve iş sahibi yararına olan iş ve imalâtlar olarak tanımlanmaktadır. Sözleşme dışı fazla imalât bedelinin iş sahibinden istenebilmesi için bunların iş sahibinin talimatı ile yapılmış olması zorunlu değildir. Fazla imalât bedelinin sözleşmede bu konuda hüküm varsa sözleşme hükümlerine, yoksa 6098 sayılı TBK’nın 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. (YARGITAY 15. Hukuk Dairesi Esas No: 2019/3228 Karar No: 2020/1645) Mahkememizce yargılama aşamasında alınan ve hüküm vermeye elverişli bulunan bilirkişi raporunda davacının 10.000.000 TL + %20’lik ilave iş tutarından dolayı hak kazanmış olduğu hakkediş alacağı, sözleşmenin 6.2 no’lu maddesinde yer alan hükme istinaden, 2017 yılı Birim Fiyatları üzerinden %20 kırımlı olarak, 10.000.000 TL + %20’lik ilave iş tutarını aşan ilave iş dolayısıyla hak kazanmış olduğu hakkediş alacağı tutarı ise, yapıldıkları tarihteki Piyasa Rayiç Fiyatı üzerinden hesaplanarak; davacının yapmış olduğu bütün işler (sözleşme kapsamındaki işler ve ilave işler) dolayısıyla hak kazanmış olduğu toplam hak ediş alacağının tutarı, KDV hariç 59.127.563,77 TL, KDV dahil 69.770.525,25 TL olarak hesaplanmıştır. Davalının, davacının hak ediş alacaklarından gecikme cezası kesinti yapmakta haklı olup olmadığı yönünden; taraflar arasındaki sözleşmenin 11.1.maddesinde "davacı, sözleşme kapsamında olan 1.Etap (+0.00 ve +5.40 kotları) işleri, yani bedeli 10.000.000,00 TL + KDV olan işleri, en geç 15.09.2017 tarihine kadar tamamlayacaktır." düzenlemesinin yer aldığı, ancak ilave işlerin teslim tarihine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, davalının sözleşme kapsamındaki işlerin 15.09.2017 tarihinde tamamlanmadığını gösterir bir belge bulunmadığı, hatta davalının 2.Etap işlerinin yapımını da davacıdan istediği, bu haliyle süre bakımından problem olmadığı, dolayısıyla davacının 1.Etap işlerini süresinde tamamlamış olduğunun kabulü gerekeceği, 2.Etap işlerin kapsam, içerik ve miktarı göz önünde bulundurulduğunda ise 31/12/2017 tarihine kadar tamamlanmasının teknik olarak mümkün olmadığı, davacının yapmış olduğu ilave işler yönünden sözleşmede tarih kararlaştırılmadığı, bu durumda ilave işlerin süresinde tamamlanmadığı iddiasının yerinde olmayacağı, temerrüt halinin söz konusu olmayacağı, bu nedenlerle davalının davacının hak ediş alacağından gecikme cezası kesinti yapmasının haklı olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalının, davacının hakediş alacaklarından yaptığı %5’lik teminat kesintilerini davacıya iade etmemekte ve teminat mektubunu paraya çevirmekte haklı olup olmadığı yönünden; tüm dosya kapsamı ve alınan teknik inceleme raporlarına göre davalı taraf, davacının yapmış olduğu işlerde ayıp ve eksiklikler bulunduğuna ilişkin somut bir delil sunamadığı, bu nedenle ayıp ve eksik iş gerekçesiyle davacı hak ediş alacağından yapılan kesintinin veya herhangi bir tazminat talebinin yerinde olmadığı, davalının davacıdan, taraflar arasındaki akdi ilişkiden kaynaklanan başkaca bir alacağının da bulunmadığı, davalının, davacının hakkediş alacaklarından yapmış olduğu 1.943.056,70-TL tutarlı nakit teminat kesintisi tutarını ve davacıdan almış olduğu 708.000,00-TL tutarlı kesin teminat mektubu tutarını da davacıya iade etmekle yükümlü olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç itibariyle; davacının hak ediş alacaklarından davalı tarafından yapılması gereken kesinti bedelinin, 330.449,52 TL tutarında “SGK kesintisi” ve 172.620,54 TL tutarında “İşçi maaşı ödemesi kesintisi” olarak hesap edildiği, her iki tarafın da onayıyla yapılmış olan kesintiler tutarı toplamı olan 1.261.700,58 TL’ye, davacı tarafından belirtilen bu kesinti tutarları da eklendiğinde, (1.261.700,58 + 330.449,52 + 172.620,54 =) toplam kesinti tutarı 1.764.770,64 TL olarak tespit edildiği, davacıya davalı tarafından banka yoluyla yapılan 39.708.667,01 TL’lik ödemeye, 1.764.770,64 TL'lik kesinti bedeli eklendiğinde, davalının yaptığı toplam ödemenin 41.173.437,65 TL olacağı, yukarıda açıklanan KDV dahil 69.770.525,25 TL’lik hak ediş alacağından mahsup edildiğinde; davacının bakiye (69.770.525,25 - 41.173.437,65) 28.597.087,6 TL hakkediş alacağı olduğu, davalı tarafın haksız olarak paraya çevirmiş olduğu ve iadesi gereken 708.000,00 TL’lik teminat mektubu tutarı ile uhdesinde bulunan 1.943.056,70 TL tutarlı nakit teminat kesinti bedeli de dahil edildiğinde, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan talebe hak kazandığı toplam alacak tutarının 31.248.144,3 TL olarak tespit edilmiş olmakla, davacı vekilinin sunmuş olduğu 30/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak; asıl davanın kabulü ile; 31.248.144,30-TL'nin, 100.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 14/05/2019 tarihinden, bakiye 31.148.144,30 TL'sinin ıslah tarihi olan 30/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Birleşen Dava ; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Tarafların iddia ve savunmalarına göre, dava konusu uyuşmazlık esas itibariyle aşağıdaki noktalardadır: -Davacı ve davalı arasında yapılan 05/07/2017 tarihinden yapılan alt yüklenicilik sözleşmesi uyarınca tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri; -Davacı tarafça yüklenilen işi bitirme oranı, davacının hak edişi hak kazanıp kazanmadığı; -Davalının davacının hak edişlerinin haksız yada dayanaksız kesintiler yapıp yapmadığı; -Davacı tarafça eksik ve ayıplı iş yapılıp yapılmadığı bu nedenle hak edişinin etkilenip etkilenmeyeceği, geçici yada kesin kabul şartlarının oluşup oluşmadığı; -Davacının sözleşme gereği yapmış olduğu işler nedeniyle varsa davalıdan talep edeceği alacak miktarının ne kadar olacağı hususlarından kaynaklanmaktadır. Dosyaya delil olarak; dava dosyasına davacı tarafından sunulan deliller, asbuiltler (işin bitmiş halini gösterir projeler) , ataşman’ lar (hak edişe konu malzemelerin miktarlarını da içeren hak edişe konu iş kalemlerinin uygulanmış halini gösterir teknik çizimler), imzalı hak edişler (1-6), miktar ve fiyat ihtilafı sebebi ile karşılıklı imzalanmamış ve fakat mail ile paylaşılmış ödeme almak için faturalandırılmış ve ödemeleri alınmış hak edişler (7-8), yine miktar ve fiyat sebebi ile mutabık kalınmaması sebebi ile Yüklenici’ye mail yolu ile gönderilmiş 9.nolu kesin hesap hak ediş, Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Değişik İş Tespit Raporu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/269 Değişik İş Tespit Raporu, 05.07.2017 tarihli .... Üniversitesi Esenyurt Yerleşkesi Binasına ait Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi, Tarafların defter ve kayıtları, hak ediş belgeleri noter ihtarnameleri dosya arasına alınmıştır. Birleşen dava yönünden; Davacı alt yüklenici .... Makina şirketi ile davalı yüklenici ... Mimarlık şirketi arasında 05.07.2017 tarihli İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, .... Mahallesi, ... Caddesi N:2” adresinde bulunan .... Üniversitesi ... Yerleşkesi binasına ait mekanik tesisat işleri sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafça keşide edilen Kadıköy .... Noterliği’nin 20.12.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde "Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.1. maddesine atıfta bulunarak 4.Hak edişte test ve devreyi almayı kapsayan geçici kabulde eksik ve kusurlu işlerin tamamlanmasını takiben 237.500,90-TL. nakit teminat kesintisine rağmen 300.000,00-TL. ve 140.000,00-TL. ilave kesinti yapıldığı yapılan 440.000,00-TL. tutarında ki teminat kesintisinin tebliğden itibaren 15 gün içerisinde hak edişlerden çıkarılarak iade edilmesini, ayrıca işbu ihtarnamenin 2. Maddesinde belirtilmiş olan müvekkilin işçilik zararlarının 5 no.lu hakedişe yansıtılacağı" hususlarının ihtar edildiği, davacı tarafça iddia olunan sözleşme dışı işlerden iki kalemin keşif esnasında tespit edildiği anlaşılmıştır. Sözleşme dışı fazla imalât, eser sözleşmesinde kararlaştırılmamış olmakla birlikte sözleşmenin ifası sırasında iş sahibinin talimatı ile ya da iş sahibinin talimatı olmaksızın işin gereği olarak yüklenici tarafından yapılan ve iş sahibi yararına olan iş ve imalâtlar olarak tanımlanmaktadır. Sözleşme dışı fazla imalât bedelinin iş sahibinden istenebilmesi için bunların iş sahibinin talimatı ile yapılmış olması zorunlu değildir. Fazla imalât bedelinin sözleşmede bu konuda hüküm varsa sözleşme hükümlerine, yoksa 6098 sayılı TBK’nın 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. (YARGITAY 15. Hukuk Dairesi Esas No: 2019/3228 Karar No: 2020/1645) Buna göre; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda davacının talep ettiği sözleşme bedelinin +%20 üzerinde yaptığı işlerin sözleşme kapsamı dışında kırımsız ve yapıldığı yıla ve rayice göre fiyatlandırma neticesinde davacı alacağının 7.378.632,30-TL olarak hesap edildiği, bilirkişi raporundaki hesaplama ve tespitlerin denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu kanaatine varılarak; davacı vekilinin sunmuş olduğu 23/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak; birleşen davanın (Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas) kabulü ile; 7.378.632,30-TL'nin, 10.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 02/10/2019 tarihinden, bakiye 7.368.632,30 TL'sinin ıslah tarihi olan 23/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl Davanın KABULÜ ile; 1-31.248.144,30-TL'nin, 100.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 14/05/2019 tarihinden, bakiye 31.148.144,30 TL'sinin ıslah tarihi olan 30/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.134.560,73-TL harçtan, peşin alınan 1.707,75-TL harçtan ve 532.273,75-TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 1.600.579,23-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 1.707,75-TL peşin harç 44,40-TL başvurma harcı ve 532.273,75-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 534.025,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 104.509,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 920.481,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen Davanın (Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas) KABULÜ ile; 1-7.378.632,30-TL'nin, 10.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 02/10/2019 tarihinden, bakiye 7.368.632,30 TL'sinin ıslah tarihi olan 23/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 504.034,37-TL harçtan, peşin alınan 170,78-TL harçtan ve 125.837,82-TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 378.025,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 170,78-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı ve 125.837,82-TL olmak üzere toplam 126.053,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 25.878,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 625.358,97-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır