Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2022/1872 E. 2025/524 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1872
Karar No
2025/524
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:09/06/2021 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:23/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:23/06/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan davalı ... Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı olan ve davalı ... yönetimindeki ... plakalı ticari otobüsün ... günü Antalya ... Mah. ... kavşağından ... tarafına seyri sırasında müvekkilinin yönetiminde olan motosiklete çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, tutulan kaza tespit tutanağında otobüs sürücüsü davalı ...'ın sağa dönüş kurallarına riayet etmeden tedbirsizce sağa dönüş manevrası yapması nedeniyle asli kusurlu olduğu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin ... AŞ'ye bağlı olarak posta dağıtım işi yaptığını, aylık gelirinin 4.008,51 TL net ücretinin 3.190,60 TL olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle sağ üst omuzunda kırık, vücudunun değişik bölgelerinde ödemin meydana geldiğini, kaza tarihinden buyana müvekkilinin çalışamadığını, sağ üst omzundaki kırık nedeniyle ifa etmiş olduğu iş dolayısıyla dağıtım çantasını omzuna takması gerektiğinden ve işi gereği sağ elini kullanmasının zaruri olduğunu, kaza sebebiyle işini eskisi gibi yürütebilme olanağının zor olduğunu, kaza nedeniyle çalışamadığı süre zarfında elde edemediği tüm mahrum kalınan gelirleri, müvekkilinin kaza nedeniyle yaptığı sağlık giderleri ile ulaşım, bakım giderleri, müvekkilinin malul duruma düşmüş olması sebebiyle çalışma gücünü kazandığı andan itibaren hesaplanacak ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı zararların ve kaza sonuçlu her türlü maddi zararın muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik 2.000,00 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 13.10.2015 havale tarihli dilekçesi ile, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS şirketinin ... Sigorta A.Ş olduğunu, ... sigorta A.Ş'nin ise taşımacılık sigorta şirketi olduğunu tespit ettiklerini ileri sürerek ... sigorta Aş'nin sıfatının sona erdirilerek ... Sigorta A.Ş'nin davaya dahil edilmesini talep etmiştir. Kaza tespit tutanağında, davacı tarafın beyan ettiği şekilde karşı tarafa ait aracın ZMMS'nı yapan şirket yerine sehven koltuk sigorta poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş'nin yazıldığı sabittir. Bu itibarla; yerel mahkemece HMK’nun 124. maddesindeki düzenleme kapsamında davalı şirkete ait aracın ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş davaya dahil edilmiş ve davalı ... sigorta A.Ş' nin taraf sıfatının sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 14/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin 1.414,65 TL'nin, ulaşım giderine ilişkin 247,20 TL ile SGK dışı zorunlu sağlık gideri olan 500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından husumeti gerektirir poliçe bulunmadığını, kaza tarihini kapsayan poliçenin ... plakalı araç için ... Sigorta A.Ş nezdinde bulunduğunu, dava konusu talep ve olay ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle kişi başı 290.000,00 TL olduğunu, kusur tespitinin yapılması için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, maluliyet için de Adli Tıp kurumu 3. İhtisas Dairesine gönderilmesini ve maluliyetin sürekli olup olmadığının raporda belirtilmesi gerektiğini ve şirketin sorumluluğunun açıklanan çerçevede ve azami limit ile sınırlı olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. İDM KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Davacının maddi alacak taleplerinin kısmen kabulü ile, 1.411,65 TL geçici iş göremezlik, 247,20 TL ulaşım giderinin 10.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Turizm Ltd. Şti. 'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Antalya ... Hastanesi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda müvekkilinin %6 oranında sürekli iş göremezlik halinin oluştuğu yönünde görüş bildirildiğini, daha sonra ... Hastanesinin ... tarihli raporda ise davacının maluliyet oranının %2 olduğunun belirlendiğini, ancak ATK ihtisas dairesi tarafından tanzim edilen raporlarda ise davacının maluliyet oranın bulunmadığına dair tespit yapılmış olup bu raporlara itiraz ettiklerini, müvekkilin kısıtlılık hali mevcut olup mesleğini icrasında zorlandığını, müvekkili hakkında başka bağımsız bir kurumdan yeniden rapor aldırılması gerektiğini, yine mahkemece SGK dışı zorunlu gider olarak talep ettikleri 500,00 TL'nin reddedilmesinin de doğru olmadığını, müvekkili 1983 doğumlu olup kaza tarihinde 32 yaşında olduğunu, meydana gelen kazadan dolayı vücut fonksiyonundaki kaybını ömür boyu yaşayacağını, bu nedenle manevi tazminat miktarının da düşük kaldığını, yine ... sigorta yönünden taraf sıfatı kalmadığı halde lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, 10.07.2015 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... Kavşağı istikametinden ... Kavşağı istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada yolun sağına kontrolsüz şekilde manevra yaparak Kemer otobüs duraklarına girmek istediği esnada otobüsün sağ ön yan kısmına aynı istikamette yolun sağ şeridinde seyreden davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpması neticesinde davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir. Kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın %100 oranda kusurlu olduğu, davacı sürücü ...' ın ise kusursuz olduğu alınan bilirkişi raporları ile sabittir. Davacı vekili müvekkilinin maluliyet raporlarına ilişkin yargılama aşamasında bir çok itirazda bulunmuş ise de; davacının meydana gelen kazadan dolayı sürekli iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresinin ne kadar olacağına ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas kurulundan aldırılan raporda; meydana gelen kazadan dolayı herhangi bir maluliyet oranının bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu rapora yapılan itiraz üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan alınan ... tarihli raporda; kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede davacının herhangi bir maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, mahkemece tekrar İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üst Kurulundan alınan ... tarihli raporda da aynı şekilde davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz mevcut olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı tespit edilmiştir. Bu itibarla davacı hakkında en üst merci olan Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınmış olup bu rapora itibar edilerek mahkemece kurulan hüküm yerindedir. Mahkemece tarafların bildirdiği deliller toplanmış, davacının maddi tazminat taleplerinin hesaplanması yönünde Aktüerya bilirkişiden alınan rapor denetime ve hükme esas alınmaya yeterli olup, davacının maluliyetinin bulunmaması ve yine davacının SGK dışı yaptığı sağlık giderlerine ilişkin belge sunmaması nedeniyle bu hususa ilişkin taleplerinin reddine, diğer maddi tazminat talepleri yönünden ıslah dilekçesi dikkate alınmak suretiyle kabulüne dair yerel mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarına gelince; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalı sürücünün meydana gelen kazada %100 motosiklet sürücüsü davacının ise kusurunun bulunmadığı, trafik kazası sonucu davacının vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralanması ve davacının ATK raporuna göre 3 ayda iyileşebileceği, ancak kazadan dolayı herhangi bir maluliyetinin bulunmadığı, bu yaralanmadan dolayı davacının duyduğu elem, acı ve ızdırap, günün ekonomik koşulları, takdir edilecek manevi tazminat miktarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak oranda belirlenmesi gerektiği, ekonomik koşullar nedeniyle paranın uğradığı değer kaybı ilkeleri dikkate alındığında mahkemece davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığı, bu itibarla davacı için takdiren 8.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Ayrıca, davacının kaza tespit tutanağında davalı karşı tarafa ait aracın ZMMS poliçesini düzenleyen şirketin sehven yanlış yazılması nedeniyle önce ... Sigorta A.Ş aleyhine dava açıldığı, ancak yargılama sırasında karşı tarafa ait aracın ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş tarafından yapıldığının anlaşılması üzerine HMK'nın 124. maddesi gereğince davanın doğru sigorta şirketine yöneltildiği ve yanlış gösterilen davalı ... sigorta A.Ş'nin dosyadaki taraf sıfatının silindiği anlaşılmakla, bu davalı lehine vekalet ücreti verilmesi yerinde olmamıştır. Dairemizce davacının manevi tazminat ve vekalet ücretine ilişkin kabul edilen istinaf talepleri ile sınırlı olmak üzere ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasında düzeltme yapılmıştır. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacının maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 252/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının manevi tazminat ve vekalet ücretine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat ve vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusun KABULÜNE, 3-Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2021 tarih, ... Esas ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ve dairemizce yeniden HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davacının maddi alacak taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE, 1.411,65 TL geçici iş göremezlik, 247,20 TL ulaşım giderinin 10.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE, 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Turizm Ltd. Şti. 'den müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacının başlangıçta yatırdığı 27,70 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacının başlangıçta yatırdığı 34,16 TL peşin karar harcı ve aşamalarda yatırdığı 59,30 TL toplamı 93,46 TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 224,78 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı sigorta şirketinin 19,85 TL'sinden sınırlı sorumlu olmasına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam 121,16 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 3.275,40 TL'nin haklılık durumu gereği; 2.716,61 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, haklılık durumu gereği ... Tic. Ltd. Şti'nin 1.525,68 TL'sinden sınırlı sorumlu olmasına, (maddi tazminat talepleri yönünden kabul oranı %82,94'tür. Manevi tazminat talebini de dava miktarına eklediğimizde kabul oranı %46,58'dir. Maddi tazminat istemi tüm davalılara, manevi tazminat istemi ise davalı sigorta şirketi hariç tüm davalılara yöneltilmiştir. Sigorta şirketi hariç davalıların kendilerine yöneltilen tüm talepler bakımından yargılama giderinden sorumluluğu belirtilen miktardır.) 8-Davacı maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 1.658,85 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdinden; 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Turizm Ltd. Şti ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalılar ... Turizm Ltd. Şti davacının maddi tazminat talebi yönünden kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve red sebebi ortak olduğundan 552,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 252,50 TL posta giderinden oluşan toplam 414,60 TL yargılama giderlerinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Kararın taraflara tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1872, K. 2025/524, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-4-hukuk-dairesi-2022-1872-e-2025-524-k-796e1aced620