Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2022/840 E. 2025/593 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/840
- Karar No
- 2025/593
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 30/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 05/01/2022 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 30/06/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacı ile davalı şirketin yapmış oldukları mutabakat gereğince davalı şirket hisselerinin bir kısmının davacıya devredilmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu doğrultuda davacı tarafından davalı şirkete ait bir kısım hisselerin kendisine devri için 04.02.2019 tarihinde 100.000,00 TL, 11.03.2019 tarihinde 54.000,00 TL, 12.03.2019 tarihinde 50.000,00 TL ve 14.03.2019 tarihinde 66.000,00 TL olmak üzere toplam 270.000,00 TL'nin davalı şirket hesabına “profood inşaat tarım gıda sanayi hisse ödemesi" açıklamaları ile yatırıldığını, davalı şirketin belirtilen ödemelere bugüne değin herhangi bir itirazı olmadığını, davacıya hisse devrine ilişkin yapmış olduğu ön ödemelerin davalı şirket tarafından kayıtsız şartsız kabul edildiğini, nitekim davalı şirket yetkilisi ...ile davacı arasında gerçekleşen whatsapp yazılmalarında da görüleceği üzere davacının davalı şirketten hisse devrine ilişkin yapmış olduğu ön ödemeleri içeren dekontları davalı şirket yetkilisi ... gönderdiğini, ...'ın da davacı tarafından hisse devrine ilişkin yapılan bu ödemelerin kabul edildiğini, üstüne üstlük kalan ödemelerin tarihlerini de davacıdan talep ettiğini, ancak taraflar arasında mevcut olan anlaşma sözlü aşamada kalmış olup davalı şirket tarafından davacıya devredilmesi gereken şirket hisselerinin devredilmediğini, bunun üzerine taraflar arasında yapılan mutabakat gereğince davacı tarafından davalı şirkete yapılan 270.000,00 TL ödemenin 191.844,37TL'sinin davacının şirket müdürü olduğu dava dışı ...Şti.'nin davalı şirkete olan borcuna mahsup edildiğini, dava dışı ...ten davalı şirkete 31.07.2019 tarihinde 170.000,00 TL ve 31.08.2019 tarihinde de 21.844,37 TL olmak üzere toplam 191.844,37 TL davalı şirketin davacıya olan borcuna mahsuben virman yapıldığını, davalı şirket tarafından tanzim edilerek davacıya gönderilen cari mutabakat belgeleri ile söz konusu mahsup işlemine davalı şirketin de muvafakat etmiş olduğunun görüldüğünü, davalı şirketin sırf bu tutumunun bile davacıya olan borcunu açıkça kabul ettiği anlamını taşıdığını, yapılan mahsup sonrası davacının davalı şirketten hesaba göndermiş olduğu 270.000,00 TL'lik tutardan bakiye 78.155,63 TL kalmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından bu tutarın davacıya ödenmediğini, davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, Yargıtay kararları gereğince de hisse ödemesi açıklaması ile davacı tarafından davalı şirkete yapılan ödemelerin hisse devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davacıya iadesinin gerektiğini, davalı şirkete davacı tarafından ihtar çekildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, takibe kötü niyetle itirazda bulunan davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Borç ilişkileri nispidir. Borç ilişkisinin sadece alacaklı ile borçlu arasında bir bağ teşkil etmesi ve üçüncü şahısları etkilememesi borç ilişkisinin nisbi olduğunu ifade eder. Dava dilekçesinde de ileri sürülen, davacı tarafından davalı şirkete yapılan 270.000,00 TL'nin 191.844,37 TL'si davacının şirket müdür olduğu dava dışı ...Teks. ....Şti'nin davalı şirkete olan borcuna mahsup edildiği, dava dışı ...n davalı şirkete 31.07.2019 tarihinde 170.000,00 TL ve 31.08.2019 tarihinde de 21.844,37 TL olmak üzere toplam 191.844,37 TL davalı şirketin davacıya olan borcuna mahsuben virman yapıldığı hususunda bir ihtilaf mevcut değildir. Bu hususa ilişkin bir itiraz davalı tarafça da ileri sürülmemiştir. Bakiye olduğu iddia edilen müddeabih konusunda uyuşmazlık mevcuttur. Davacı tarafın hisse alımından vazgeçmesi nedeniyle vekil edene göndermiş olduğu paraların, davacının talebi doğrultusunda davacının sahibi olduğu... İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin bayilik sözleşmesi nedeniyle vekil edene ait olan ... ve Tic. Ltd. Şti'ne olan borçlarından mahsup edildiğini, davacının bu talebi doğrultusunda işlem yapıldığı konusunda ise ispat yükü davalıdadır. Davacı, davalının bu iddiasını kabul etmemektedir. Davalı her ne kadar davacının talebi üzerine bu işlemin yapıldığını ileri sürse de buna ilişkin usule uygun bir delil dosyada mevcut değildir. Dosyada taraf olmayan şirketin sadece kendi kayıtlarında olan, ilgili şirketin kayıtlarında da olmayan, davacı tarafça da kabul edilmeyen bir kayıt nedeniyle, taraf olan davalı lehine bir çıkarım yapılması usule uygun değildir. Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar ve bilirkişi kök/ek raporlarındaki tespitler ışığında, davacının iddiasını ispat etmesi, davalının ise savunmasını dayandırdığı hususları ispat edememesi, yapılan ödemelerin karşılığı hisse devrinin gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ve yine müvekkilinin müdürü olduğu ...td. Şti. ile davacı yanın şirketi olan ...Ltd. Şti. arasında yıllardan beri süregelen ticari anlaşmalar bulunduğunu, Mahkemece borç ilişkilerinin yalnızca alacaklı ile borçlu arasında bir bağ teşkil etmesi sebebiyle nispi olmasından hareketle müvekkili şirket ile...Ltd. Şti. arasındaki organik bağ araştırılmaksızın ve yok sayılarak davanın kabulüne ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, davacı tarafın beyan ve iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili firma arasında yapılan herhangi bir hisse devri sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında sadece bir ön görüşme olduğunu ve neticesinde hisse alımından davacı tarafın vazgeçtiğini, bunun üzerine davacı tarafın hisse alımından vazgeçmesi nedeniyle müvekkiline göndermiş olduğu paraların, davacının talebi doğrultusunda davacının sahibi olduğu ...ve Tic. Ltd. Şti'nin bayilik sözleşmesi nedeniyle müvekkiline ait olan ... Gıda Tar. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye olan borçlarından mahsup edildiğini, davacının bu talebi doğrultusunda işlem yapıldığını ve müvekkili firmaya gönderilen paraların resmi kayıtlarda diğer firmaya olan borçtan mahsup edildiğini, taraflar arasında imza altına alınan bayilik sözleşmesi devam ederken, mahsup edilen kısım dışındaki bedelin ise sözleşme doğrultusunda vekil edenin dava dışı firması ... Ltd. Şti.'nin alacaklarından mahsup edilmek suretiyle davacının herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını, bu hususun davacı tarafın kendilerine göndermiş olduğu Antalya 11. Noterliği'nin 09.12.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de ikrar edildiğini, dolayısıyla davacı tarafın ...Şti.'den hiçbir alacağı bulunmadığını, müvekkili firmanın sahibinin yine sahip olduğu... Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile imza altına alınmış olunan 3 yıl süreli 10.02.2018 tarihli bayilik sözleşmesinin yargılama sürecinde dahi devam ettiğini, davacının bayilik sözleşmesi bulunmasına rağmen sebepsiz zenginleştikleri iddiasının abesle iştigal olduğunu, ...ve Tic. Ltd. Şti. ile ...San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı bakiye borcun mahsup edildiğini ve geri kalan kısmi bakiyenin 2021 yılına kadar sürmüş olan bayilik anlaşmasına istinaden ilgili firmada kalacağı taraflarca anlaşılmış olup bayilik sözleşmesinde de bu hususların net olduğunu, Mahkemece yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda da ticari defterleri incelenen dava dışı ...Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarında ise dava dışı ... Ltd. Şti.'nin dava dışı...Ltd. Şti.'ye 231.512,59 TL borçlu olduğu hususunun tespit edildiğini, kalan bakiye alacağı olan 78.155,63 TL tutarın davacının müdürü olduğu ...Şti.'nin dava dışı ...Ltd. Şti.'ye olan borcuna (müvekkili şirket ile ...Ltd. Şti. arasındaki organik bağdan dolayı) mahsup edilmesi gerekirken borçların nispi olacağı hususundaki genel geçer kural dolayısıyla mahsup edilemeyeceğine ilişkin verilen kararın hatalı olup kaldırılması gerektiğini, yargılama sürecinde şirketlerin ticari defterlerinin incelendiğini, bu hususların ortaya çıktığını, tüm bu nedenlerle ...Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmamasına rağmen açılan davanın kabulünün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, organik bağın bulunduğu durumlarda aralarında bağ bulunan şirketler alacaklardan ve borçlardan sorumlu olduğunu, bu hususun Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, bu nedenle dosyada bilirkişi raporuyla da sabit olan ...Ltd. Şti'nin .... Şti.'ye olan borçları sebebiyle müvekkili firmaya yaptığı ödemenin 270.000,00 TL'den mahsubunun gerektiğini, ancak Mahkemece şirketler arasındaki organik bağ araştırılmaksızın borç ilişkilerinin nispi olduğu gerekçesiyle verilen karar yerinde olmadığından kaldırılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi karanının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; şirket hisse devri için havale yoluyla gönderilen paranın devrin gerçekleşmemesi sebebiyle iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili dosya kapsamında ticari defterleri de incelenen .... ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunu, dava konusu meblağın davacının müdürü olduğu... İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin... Tar. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye olan borçlarına mahsup edildiğini, bu nedenle davacının alacağının bulunmadığını ileri sürmüş ise de; davacı tarafından davalı şirkete hisse devri için açıklamalı olarak 270.000,00 TL havale yapıldığı ancak hisse devrinin gerçekleşmediği, bunun üzerine gönderilen 270.000,00 TL'nin 191.844,37 TL'sinin davacının şirket müdürü olduğu dava dışı ... Turz. İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı şirkete olan borcuna mahsup edildiği, bu hususun her iki tarafın kabulünde olduğu, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamede de bu hususun yer aldığı, bakiye 78.155,63 TL'nin ise davacıya iade edilmediği, bu miktarın davacının sahibi olduğu...l. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bayilik sözleşmesi nedeniyle davalıya ait olan...Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye olan borçlarından mahsup edilmesi yönünde davacının talebinin bulunduğuna dair herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı, davalının iddiasının aksine davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamede de böyle bir beyanın yer almadığı, davacının sahibi olduğu...ş. Sis. Turz. İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin incelenen ticari defter ve kayıtlarında da böyle bir mahsubun yer almadığı anlaşıldığından Yerel Mahkemece borç ilişkisinin şahsi olduğu gerekçesiyle asıl alacağının varlığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde faize ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak icra takibinde talep ettiği 12.150,52 TL işlemiş faiz hariç olmak üzere takibin devamına yönelik talepte bulunmuş, dava değerini de 78.372,52 TL göstermiş olup Yerel Mahkemece takibe sıkı sıkıya bağlı olan işbu itirazın iptali davasında davacının talebi aşılarak içerisinde 12.150,52 TL işlemiş faiz de bulunan takibin devamına karar verilmesi hatalı olup hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/01/2022 tarih ...Esas ve...Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KABULÜ İLE; davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 78.155,63-TL asıl alacak ve 216,89-TL ihtarname masrafı üzerinden DEVAMINA, b-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, asıl alacağın %20 si oranında 15.631,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 5.353,63-TL harçtan peşin alınan 885,79-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.467,84-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, d-Davacı tarafından yapılan 885,79-TL peşin harç ve 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 940,19-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, e-Davacı tarafça dosyada yapılan ve Uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 602,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, g-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, h-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 1.117,00-TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 78,60-TL posta masrafı olmak üzere toplam 299,30-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30/06/2025 ...