İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/830 E. 2025/294 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/830
- Karar No
- 2025/294
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/830 KARAR NO : 2025/294 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/10/2024 KARAR TARİHİ : 28/05/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Mahallesi istikametinden ... İlçesi istikametine seyir halinde iken yolun dik, eğimli ve virajlı olduğundan dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek virajı dönemeyip takla atıp uçuruma devrilmesi sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen kazada davacının açta yolcu konumunda bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından .../... sayılı dosya ile tahkikata başlanıldığını, kaza sebebiyle müvekkilinin ağır yaralandığını ve ... Hastanesine kaldırıldığını daha sonra ... Hastanesine sevk edildiğini ve tedavisine burada devam edildiğini, müvekkili adına ... Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilmi Dalından alınan ... tarihli ve .../... sayılı adli kurul raporuna göre müvekkilinin %5 maluliyetinin bulunduğunu ve sürekli iş göremezlik oranın %3,3 olduğunu, 1 ay geçici bakıcı gideri ve 4 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğunu, maluliyetinin bulunduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin ... vatandaşı olduğunu ancak Geçici Koruma kimlik belgesi sahibi ve şartlı mülteci konumunda olduğunu, bu sebeple teminattan muaf tutulmaları gerektiğini, yine müvekkilinin geçimini önemli ölçüde zor durumda geçirdiğini ve bu sebeple adli yardım talebinde bulundukları belirterek şimdilik ... TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, maddi tazminat (sürekli iş göremezlik) istemine ilişkindir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48/1. Maddesi uyarınca;" Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır." Mahkememizce davacının ... Vatandaşı olup geçici Koruma Kimlik Belgesi Sahibi olması nedeniyle MÖHUK 48. Madesi gereğince teminattan muaf olup olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılmak üzere Adalet Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne ve İçişleri Bakanlığı Göç idaresine müzekkere yazılmış, gelen yazı cevaplarından davacının aktif geçici koruma statüsünün olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı vekiline MÖHUK 48 VE HMK'nın 114/1-ğ maddeleri gereği takdiren ... TL teminat yatırmak için 2 haftalık kesin süre verildiği ve verilen sürede davacı vekilinin belirtilen teminat tutarını yatırmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Esas No: 2023/4900, Karar No: 2025/2804 sayılı ilamında "Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir. MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır. Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ... uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir." şeklinde karar verildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen yasal düzenleme ve emsal içtihat uyarınca davacının ... vatandaşı olup, teminattan muaf olmadığı anlaşılmakla, mahkememizce takdiren belirlenen teminatı yatırmak üzere davacı tarafa kesin süre verildiği, verilen kesin süreye rağmen davacı tarafın gerekli teminat tutarını mahkememiz veznesine yatırmadığı, teminat gösterilmesinin dava şartı olduğu anlaşıldığından; davanın HMK'nın 114/1-ğ maddeleri gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın MÖHUK 48 ile HMK’nun 88, 114/1-g,ğ maddeleri gereği dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Dava adli yardım talepli açıldığından ve dava açılışta harç alınmadığından ... TL peşin harç ile ... TL başvuru harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacının yaptığı masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine, Dair, e- duruşma talep eden davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/05/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza