İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/624 E. 2024/813 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/624
Karar No
2024/813
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/624 Esas KARAR NO : 2024/813 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/08/2024 KARAR TARİHİ : 11/12/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, uzun yıllardan beridir inşaat malzemeleri ve ... sektöründe hizmet sunan köklü ve saygın bir firma olduğunu, Davacı müvekkili tarafından, davalı borçluya bir takım malların verildiğini/ teslim edildiğini, müvekkilinin gerçekleştirdiği hizmet karşılığında tanzim etmiş olduğu faturalar, cari hesap raporu ve teslim tesellüm belgeleri sebebiyle davalıdan ... TL alacaklı olduğunu, fakat söz konusu alacağın, müvekkilinin tüm talep ve çabalarına rağmen davalı borçlu tarafından ödenmediğini, söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... tarihinde davalı borçlu ... aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlu şirket tarafından yapılan ... havale tarihli haksız ve kötüniyetli borca itiraz sebebiyle de icra müdürlüğünce ... tarihinde söz konusu takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu ... itirazının usul ve yasaya aykırı olup iptali gerektiğini, davalarının kabulü ile davalı borçlunun, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki alacağa ilişkin olarak Sayın Mahkemece aldırılacak bilirkişi raporundan sonra belirlenecek bedel/alacak yönünden ıslah ve artırım dahil fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL yönünden davalı borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak yapılmış olan itiraz nedeniyle takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkil ... olup davacı tarafla müvekkil ... arasındaki hukuki ilişki Kamu İhale Kanunu kapsamında olduğunu, dolayısıyla iddiaya konu ilişkinin ticari bir tarafı olmadığını, mahkememizin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu, Müvekkil ... aleyhine davacı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatılan takipte borca itiraz edildiğini, takip konusu edilen alacağın, hakediş kesintileri (damga vergisi, geçici kabul ve gecikme cezaları kesintileri) düşülmediğinden daha yüksek tutarda başlatılan takibe itiraz etme gereği doğduğunu, bu şartlarda, müvekkilim ...'nin, Karşı Taraf'a ödeme yükümlülüğü, bulunmadığını, takip çıkışında yazılı tutara davacı şirketin bakiye alacak miktarı hesaplanmak sureti ile hakediş kesintileri (damga vergisi, geçici kabul ve gecikme cezaları kesintileri) düşülmediğinden halihazırda likit ve belirlenebilir alacaktan bahsedilemeyeceğini, zira söz konusu takibe müvekkil ... resmi kayıtları esas alınarak haklı olarak itiraz edilmiş olup müvekkil ... kötüniyetli olduğundan da bahsedilemeyeceğini, itirazın iptali davasının reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu somut olayda; davalının ... olduğu, davanın doğrudan ... yöneltildiği, davalı ... ... olup tacir sıfatı bulunmadığı görülmüştür. Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 27/01/2016 tarih 2015/8409 Esas 2016/1048 Karar sayılı emsal içtihatında ; "...Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Aynı Kanunun 5/1. maddesine göre ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Somut olayda dava; inşaat malzemeleri ve ... sektöründe hizmet sunan davacı şirketin şirketin, davalı ... açmış olduğu yaptığı işlere karşılık ...-TL alacaklı olduğu, ödenmesi gereken bedelin ödenmediği, davacı şirketce icra takibine başvurulduğu, icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğine ilişkindir. Her ne kadar, davacı taraf ticari şirket olsa da, davalının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, bu nedenle de davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır..." Yine Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 13/12/2016 Tarih 2016/13625 Esas 2016/12143 Karar sayılı emsal içtihatında da ; "...Her ne kadar davacı taraf ticari şirket olsa da; davalının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği..." belirtilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ilamı ile de görev hususu belirlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede, Davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı tacir olsa dahi davalı ... olup tacir olmadığı görülmekle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gereken davalardan olduğu anlaşıldığından davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 3-Dava dosyasının süresi içinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda, harç ve yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili Antalya İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024 Katip ... E imzlı Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/624, K. 2024/813, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-624-e-2024-813-k-9745b95dc9fd