İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/232 E. 2024/740 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/232
- Karar No
- 2024/740
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/232 KARAR NO : 2024/740 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 29/11/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen kredi kartı sözleşmesine istinaden davalıya kredi kartı kullandırıldığını, davalının kredi kartı borçlarını ödememesi sebebiyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan icra takibine itiraz ederek durdurduğunu beyanla ; davalının Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından davaya konu borç muaccel olmadan icra takibi başlatıldığını, dolayısıyla müvekkilinin henüz borçlu sıfatının bulunmadığını, bu nedenle davanın sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. maddesinde yer alan emredici hükme göre hâkim,sadece çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişiye başvurabilecektir. Hâkim açısından “özel bilgi” ise, hukuk bilimi dışındaki belli bir bilim dalının araştırıp ortaya koyduğu sonuçlara ilişkin bilgi olarak anlaşılmalıdır. Somut olayda, bankacı bilirkişiden rapor aldırılması gerektiği, konunun özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği yerleşik yargı kararları gereğidir. Mahkememizce de taraf delilleri toplanmış, gerekli yazışmalar yapılmıştır ve dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, gerekli masrafların yatırılması için davacı vekiline bilirkişi masrafını yatırması için iki hafta kesin süre verilmiş, kesin süre içinde masraf yatmaz ise dosya kapsamına göre hüküm verileceği ihtaratı da yapılmıştır. Hakimin tespit ettiği süreler, kural olarak kesin değildir. Hakim, kendi tayin etmiş olduğu süreyi, HMK’nin 90/2. maddesine göre iki tarafı dinledikten sonra haklı nedenlere dayanarak, azaltıp çoğaltabilir ve bu sürenin, kesin olduğuna da karar verebilir (HMK m.94/2, HUMK m.159).Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu, yargısal kesin süreyle sadece tarafların değil, hakimin de bağlı olduğu, dolayısıyla hakimin bu tür bir ara kararından dönmesinin hukuken geçersiz bulunduğudur. Kısaca; ister kanun, ister hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir(Benzer ilkelere YHGK'nin 12.12.2012 gün ve 2012/9-1170 E., 1172 K.; 18.02.1983 gün 1980/1-1284, 1983/141; 22.11.1972 gün 8/832, 935; 13.10.2010 gün 2010/17-510-485; 28.04.2010 gün 2010/2-221-241 ve 28.03.2012 gün 2012/19-55-2012-249 sayılı kararlarında da değinilmiştir.). Tüm bu anlatılanlar ışığında, dava ve takip konusu alacağın banka kayıt ve işlemlerinin incelenmesi ile belirlenebileceği, bu hususun çözümünün uzmanlık ve teknik bilgi gerektiği bu nedenle taraf delillerinde yer alan bilirkişi deliline başvurulduğu ancak bilirkişi delil avansının davacı tarafça kesin sürede yatırılmadığı, tarafların dayandıkları delil avansını yatırmakla yükümlü oldukları, dosyada davacının iddiasını ispata yarar başkaca bir delilin olmaması karşısında, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ...TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'in yüzüne karşı verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak açıkça okunup usulen anlatıldı.19/11/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza