İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/66 E. 2024/835 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/66
- Karar No
- 2024/835
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/66 KARAR NO : 2024/835 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/01/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasında ... tarihli, ... hizmetleri ve ...nun kullanımına ilişkin "...” isimli ... sözleşmesi imzalandığını; işbu sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından ... hizmeti verilmeye başlandığını ve ... davalı şirkete tanımlanan ... ile kullanıma açıldığını, mutabık kalınan ... süresi ve bedeline istinaden davacı tarafından ... no.lu, ... düzenleme ve ... ödeme tarihli, ... USD bedelli fatura tanzim edildiğini, söz konusu faturanın davalı tarafından kabul edildiğini ancak ödeme gününde ödenmediğini, ilgili faturanın ödeme tarihinde ödenmemesi üzerine davacı tarafından, Kadıköy ... Noterliği'nin ... tarihli, ... Yevmiye nolu ve ilgili bedelin ödenmesi talepli ihtarname keşide edildiğini, davalı şirketin herhangi bir yazılı fesih bildiriminde bulunmaksızın ilgili tutarı ödemediği gibi satış faturasının tanziminden 49 gün sonra ... tarihli, ... fatura numaralı ve ... USD fatura ile davacıya iade faturası gönderdiğini, davacı tarafından ilgili faturanın, yasal süresi içerisinde hem ... adresi hem de Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura Portalı'nden reddedildiğini ve Kadıköy ... Noterliği'nin ... tarihli ve ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile yasal süresi içerisinde itiraz edilerek ilgili faturanın iade edildiğini, davalının ilgili ihtarname üzerine bedelleri ödememiş olması nedeniyle Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın ... tarihinde icra dosyasına itiraz dilekçesi sunarak nasıl olduğunun taraflarınca anlaşılamamış bir tutarı ödeyerek kalan bakiyeye itiraz ettiğini, söz konusu itirazın kötü niyetli olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 2018 yılından bu yana ... alanında çözümler üreten sektörde bilgi birikimi, ... ve ürünleri ile bankalar, sigorta şirketleri, ticari şirketlere sunduğu hizmetlerle pazarda ismi bilinen ve saygı duyulan bir şirket olduğunu, davacının sunduğu hizmet ve bu hizmet kapsamında istihdam ettirdiği personel doğrultusunda ... isimli ...'nu yıllık kullanım ... tanımlaması ile ...'u kullanmak isteyen firmalara, söz konusu ... sağladığını ve ... ve ... hizmetleri verdiğini, davalının ...'una ilişkin ... faydalanmak isteğine ilişkin ... no.lu, ... tarihli Sipariş Talep Formunu (...) (Ek-...; Sipariş Talep Formu) davacı şirkete iletildiğini, akabinde ... şartları ve ödenecek hizmet bedeli konusunda mutabakat sağlanınca taraflar arasında ... tarihinde Sözleşme imzalandığını, söz konusu mutabık kalınan ... şartları ve bedeli kapsamında keşide edilen Ek-...'de yer alan Satış Faturasının Davalı yanca kabul edildiğini, faturaya herhangi bir itiraz yapılmadığını ve ... kullanımına devam edildiğini, gerek sözleşme içeriğinde gerek sözleşmenin ayrılmaz parçaları niteliğine haiz olan Sipariş Talep Formu'nda ve Teknik Şartname'de, ... yıllık olduğu, Sipariş Talebinin ve ... tanımlamasının bu yönde yapıldığı, davacının söz konusu sözleşmenin imzalanması akabinde basiretli iş adamı sıfatıyla ve sorumluluk bilinciyle söz konusu ...'u 1 yıl boyunca davalı yanca en ... şekilde kullanılmasının sağlanması adına gerekli iş süreçlerinin geliştirilmesi, sunucu ve bağlantı koşullarının iyileştirmesi ve geliştirilmesi, gerekli altyapı ve geliştirmelerin sağlanması, davalı şirketin kullanacağı ... kapsamında gerekli personel atamasının yapılması ve bütçe ayrımı işlemlerini gerçekleştirdiğini ve bu süreçte hem zaman, hem emek hem de mali açıdan külfetlere katlanmak durumunda kaldığını, davacı şirketin sözleşme süresi boyunca taahhüt etmiş olduğu taahhütleri tam ve eksik yerine getirdiğini, davalı tarafından ilgili ...'un kullanım süresi içerisinde de herhangi bir şikayet yahut olumsuz geri bildirim yapılmaksızın ve hatta ... ... alanında ne denli işe yaradığı hususunu davacı çalışan ve yöneticilerine iletilerek söz konusu ürünü kullandığını, davalı şirketin 2019 yılından bu yana ...'u "..." ... ile ... olarak ücretsiz olarak kullandığını, dolayısıyla ... ve ... kapsamının içeriğine hakim durumda olan davalı şirketin, yaşadığı memnuniyet nedeniyle 1 yıllık süre ve "..." ... ile ... kullanma iradesini ortaya koyduğunu ve bu ... ürün karşılığında sözleşme bedelini vade tarihinde ödemeyi taahhüt ettiğini, 1 yıl süre ile ... ürünü kullanma iradesi karşında mutabık kalınan ... bedeli olan tutarın fatura edildiğini ve işbu faturaya yasal itiraz süresi içerisinde herhangi bir itiraz yapılmadan ... ürün kullanımına devam edildiğini, dolayısıyla bir yıl süre ile ... alımı noktasında iradelerin uyuştuğunu, ilgili ... ilişkisi kapsamında ... bedeli borcunun ortaya çıktığını, bu borcun fatura edildiği ve vadesinin geldiğini, faturanın vade tarihinin gelmesiyle birlikte borcun tamamının tahakkuk ettiğini ve yine borcun tamamının muaccel hale geldiğini, davalı yanca sözleşmeye bağlılık ilkesinden herhangi bir haklı neden olmaksızın tek taraflı olarak dönülmesinin davacı tarafından kabul edilemez nitelikte olduğunu, kaldı ki davalı yan tarafından davacı şirkete gönderilmiş herhangi bir yazılı fesih bildiriminin dahi bulunmadığını, davalı yan tarafından 1 yıl süreyle alınan kullanım ... nasıl ve ne şekilde bölünerek kısmi itiraz yapıldığının anlaşılamaz nitelikle olup kabulünün de mümkün olmadığını, öncelikle davacının yıllık üyelik haricinde “aylık vb” başkaca bir ... tarifesi bulunmadığını, aksine kabul anlamına gelmemek koşuluyla mahkememizce takdir edileceği üzere, yıllık ... yıllık bir ... ücreti ile aylık ... ücreti arasında fiyat farkının oldukça yüksek olacağını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalı/borçlu'nun Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yaptığı takibe, borca, dayanağına, ferilerine ve faize yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep konusu alacak iddiası yönünden davalı şirketin söz konusu sistemi ve hizmeti halihazırda kullanımı söz konusu olmadığını, sona eren bir hizmet ilişkisi sebebiyle, hizmet vermediği halde hizmetin devamına ilişkin talepte bulunan davacı tarafın taleplerine yönelik "ödemezlik def'ini" ileri sürdüklerini, ayrıca dava konusu alacak iddiasına yönelik; hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı def'inde de bulunduklarını, davacı tarafça delil olarak bildirilen ve içeriğine atıf yapılan "... tarihli ..." nin davalı şirket tarafından imza edilmediğini, tüm şartları davalı şirketçe kabul edilmeyen bir sözleşmenin davalı şirket aleyhine delil olarak kullanılabilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan ve davacı tarafça imza edilerek içeriği kabul edilen sözleşmenin; davalı şirket imza yetkilileri tarafından imza edilmediğini, ayrıca; davacı tarafça dosyaya sunulan ve delil olarak ileri sürülen belgelerin tümünün tek tarafla olarak davacı tarafça tanzim edilmiş dokümanlar olduğunu ve davalı şirket tarafından kabul ve imza edilmiş olmadığını, davalı şirketin ... Ticaret Siciline ... sicil numarası ile kayıtlı bir ... şirketi olup, ... yılından beri “...” işletme adı altında hizmet verdiğini, imza yetkilileri ve yöneticilerinin düzenli olarak ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini ve işbu bilgiye erişimin, davacı dahil tüm gerçek ve tüzel kişilere mümkün kılınmadığını, davalı şirket yetkilileri tarafından tüm hükümleri onaylanarak imza edilmeyen bir Sözleşme'nin davalı şirket aleyhine delil olarak kullanılmaya çalışılmasına muvafakat etmediğini, itiraz ettiklerini, davacı tarafça dosyaya sunulan Sözleşme'nin isminden de anlaşılacağı üzere; taraflar arasında kurulan ilişki "... Alımına" ilişkin değil; "Hizmet Alımına" ilişkin olduğunu, davacı tarafça kabul ve imza edilen Sözleşme'nin ... maddesi uyarınca; işbu hizmet ilişkisinden davalı şirketin tek taraflı çıkış hakkının olduğunu, itirazlarına ... getirmeksizin ve kabul anlamına gelmeksizin; davacı tarafça kabul ve imza edilen Sözleşme'nin ... maddesi davalı şirkete tek taraflı ve ödemesiz fesih hakkı tanıdığını, işbu hakkın kullanımı için herhangi bir haklı nedene yahut sözleşme ihlaline gerek bulunmadığını, ilgili hüküm "...; iş bu sözleşmeyi ve eklerini dilediği zaman herhangi bir zarar ile ziyan ödemesine gerek kalmaksızın ve 7 gün önceden tedarikçiye bildirmek kaydıyla her zaman feshedebilir" şeklinde olduğunu, işbu hüküm tahtında davacı tarafça ileri sürülen; "ortada bir haklı neden yahut memnuniyetsizlik olmadığı" iddiasının dayanaksız olduğunu, davacı tarafın davalı şirketin dilediği zaman tazminatsız ve sebepsiz bir şekilde sözleşmeden çıkma hakkı olduğunu peşinen kabul ve imza ettiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan Sözleşme'de sözleşme konusu hizmetin süresinin 1 yıl olduğunu, davacı tarafın dava konusu sözleşme bedelinin 1 yıllık kullanım bedeli olduğunu, 1 gün ile 1 yıl arasında kullanım yönünden bir fark olmadığını iddia ettiğini, kabul anlamına gelmeksizin; davacı tarafın her halükarda 1 yıllık hizmet bedeline hak kazanacak olsa niçin davalı şirkete zarar ziyan ödemesine gerek kalmaksızın tek taraflı fesih hakkı tanınmış olacağını, söz konusu hizmetin davalı şirketçe sadece 42 gün kullanıldığını ve 42 günlük kullanıma tekabül eden KDV dahil toplam tutar olan ... USD karşılığı Türk Lirası; fer'ileri ile birlikte icra dairesine ... TL olarak ödendiğini, davalı şirketin kendisine tanınan sözleşmesel hakkının, yasal bir zeminde kullandığını ve o ana kadar olan hakedişlerini de davacı tarafa icra dairesi kanalı ile ödediğini, alınan 42 günlük hizmet bedelinin davacıya fer'ileri ile birlikte ödendiğini ve de davalı şirketin zarar ve ziyan ödemeksizin fesih hakkının olduğu hususları dikkate alındığında, davalı şirketin davacı tarafın bir zararına sebebiyet vermediğinin açık olduğunu, gelinen bu aşamada davacı tarafa ödenmesi gereken bakiye bir borcunun bulunmadığını beyanla fazlaya ilişkin her türlü hak, talep, zararı tazmin, masraf, kayıp, tazminat talep ve yasal başvuru hakları saklı kalmak kaydıyla; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların hiçbirini kabul etmediklerini bildirdiklerini; haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddine, davacı tarafça haksız ve aşkın yapılan icra takibinden ötürü ayrıca itiraz konusu tutar üzerinden %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır. Kadıköy ...Noterliğine müzekkere yazılarak ... taih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin tebliğ şerhini gösterir mazbata celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, dava şirketin sözleşme tarihi olan ... tarihi itibariyle şirketi temsil yetkisi bulunan kişi /kişiler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Kurumlar Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, takibe dayanak ... tarihli ... USD bedelli faturaya ilişkin BA formları celp edilmiştir. İstanbul ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, takibe dayanak ... tarihli ... USD bedelli faturaya ilişkin BS formları celp edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılamada: Dosya ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği taraflar arasındaki ticari ilişki dikkate alınmak suretiyle davacının talep edebileceği alacak miktarına ilişkin 1 mali müşavir ve ... sözleşmelerinden anlayan ticaret mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi edilmesine karar verilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle; "... tarihli raporda özetle; "...1. Tarafların ticari defter kayıtları açısından; A) Davacı Şirketin Ticari Defterlerinden Yapılan Tespitler : Davacı şirketin 2022 yılı ticari defter kayıtları üzerinde dava konusu hususla sınırlı olmak üzere yapılan tetkik ve incelemelerde Davacı şirketin ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numarasında kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi olduğu, Davacı şirketin dosya kapsamına sunduğu 2022 yılı ticari defter kayıtlarını ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu, Davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu, takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere Davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin bu haliyle sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Davacı tarafça Davalı şirket adına düzenlenen ... no.lu, ... düzenleme ve ... ödeme tarihli, ... USD ( ... TL) bedelli faturanın Davacının ticari defter kayıtlarına kanuni süresinde ve usulüne uygun işlendiği, yine söz konusu faturanın Davacının Bs formlarında kayıtlı olduğu, Davacının 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle Davalıdan ... TL (... USD) alacaklı olduğu gözüktüğü, Söz konusu faturaya karşılık Davalı tarafça Davacı tarafa ... tarihli, ... fatura numaralı ve ... USD tutarlı iade faturası düzenlendiği, bahse konu faturanın Davacı tarafından ticari defterlerine kaydedilmediği ve Davacı tarafça ilgili faturanın yasal süresi içerisinde hem ... adresi hem de Gelir İdaresi Başkanlığı E-fatura Portalı'ndan reddedildiği ve Kadıköy ... Noterliği'nin ... tarihli ve ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile yasal süresi içerisinde itiraz edilerek ilgili faturanın iade edildiği, B) Davalı Şirketin Ticari Defterlerinden Yapılan Tespitler : Davalı şirketin 2022 yılı ticari defter kayıtları üzerinde dava konusu hususla sınırlı olmak üzere yapılan tetkik ve incelemelerde Davalı şirketin Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numarasında kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi olduğu, Davalı şirketin dosya kapsamına sunduğu 2022 yılı ticari defter kayıtlarını ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu, Davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu, takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere Davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin bu haliyle sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Davacı tarafça Davalı şirket adına düzenlenen ... no.lu, ... düzenleme ve ... ödeme tarihli, ... USD ( ... TL) bedelli faturanın Davalının ticari defter kayıtlarına kanuni süresinde ve usulüne uygun işlendiği, yine söz konusu faturanın Davalının Ba formlarında kayıtlı olduğu, Söz konusu faturaya karşılık Davalı tarafça Davacı tarafa ... tarihli, ... fatura numaralı ve ... USD tutarlı iade faturası düzenlendiği, bahse konu faturanın Davacı tarafından ticari defterlerine kaydedilmediği ve Davacı tarafça ilgili faturanın yasal süresi içerisinde hem ... adresi hem de Gelir İdaresi Başkanlığı E-fatura Portalı'nden reddedildiği ve Kadıköy ... Noterliği'nin ... tarihli ve ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile yasal süresi içerisinde itiraz edilerek ilgili faturanın Davalı tarafa iade edildiği, Dosya kapsamında yer alan ... tarihli ... Dekontuna göre Davalı tarafça ... Esas sayılı İcra Dosyasına ... TL ödeme yapıldığı, 2. ... tarihli ... metninde ... bahsedilmekle birlikte bunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında yazılı yapılması zorunluluğu bulunan bir ... hakkıyla ilgili olmadığı, ancak sözleşmenin ... ... şeklinde bir ... olarak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bir ... ... ... olarak telif hakkında mali hakların ticarete konu edilmesiyle ilgili olduğu, 3. ... tarihli sözleşme metninde davacı tarafın imzasının bulunduğu davalı tarafın imzasının bulunmadığı, kural olarak her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde her iki tarafın da imzasının bulunması gerektiği ancak taraflar arasındaki ... satışına ilişkin sözleşmenin yazılı yapılması gereken sözleşmelerden olmadığı, taraflar arasında mail yazışmaları yapılan kişilerin yetkili kişileri olduğunun kabulü halinde ... ve ... tarihlerindeki yazışmalarının itimat prensibine göre yorumundan TBK m. 6 uyarınca davalı tarafından tek taraflı imzalı sözleşme metnine makul süre, sözleşmede yer alan 7 günlük süre içinde olumsuz cevap verilmediğinden ... tarihinde sözleşmenin kurulmuş sayılabileceği, 4. ... tarihli sözleşmenin kurulduğunun kabulü halinde sözleşmenin ... hükmünün davalı tarafa tek taraflı dilediği zaman zarar ve ziyan ödemeden 7 gün önceden yazılı bildirimle feshetme hakkı verdiği, davalı tarafın ... tarihinde mail ile sözleşmeyi sona erdirmek istediğini iletmekle birlikte bu bunun yazılılık şartını içermemekle birlikte ... tarihinde yine maill yoluyla yapılan bildirime davacı tarafın mail yoluyla hesabınız kapatılmıştır cevabının TBK m. 14/II de yer alan,teyid edilmiş olmaları kaydıyla faks ve buna benzer iletişim araçları ya da güvenli elektronik imza ile göderilip saklanabilen metinler de yazılı şekil şartı yerine geçeceği hükmü uyarınca yazılılık şartının yerine gelmiş sayılabileceği ve sözleşmenin ... tarihinde sona erdiğinin kabul edilebileceği, 5. TTK m.21 uyarınca bir sözleşmenin ifasına ilişkin belge olan faturanın 8 gün içinde reddedilmediği takdirde içeriğinin kabul edilmiş sayılabileceği ve bir yıllık sözleşme bedeli olarak ...-USD bedelli olarak geçerli olduğu ancak, sözleşmenin ... hükmü gereği tek taraflı feshedildiğinden sözleşmenin geçerlilik süresi kadar davacının sözleşme bedelini hakedeceği ve bu süre bakımından bedelin ödenmiş olduğu, geçerlilik süresi olan 42 gün dışında bir yıldan geriye kalan süre bakımından sözleşme bedeli oluşmayabileceği, 6. Talep edilen tazminat, tazminat oranı ve tutarı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. ... tarihli ek raporda özetle; "... 2. Her iki tarafın tacir olması nedeniyle sözleşmenin feshi bakımından TTK m. 18/3 hükmüne kök raporda ayrıca değinilmediğinden bu hususun eksik kaldığı görülmüştür. TTK m. 18/3 uyarınca fesih, dönme ve temerrüt ihtarlarının noter, taahhütlü mektup, telgraf ve elektronik imza yöntemlerinden biriyle yapılması gerekmektedir. Somut olayda yerine getirilmediği görülmektedir. Kök raporda bu husus sadece sözleşme hükümleri açısından TBK m. 14/II ile değerlendirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın ilgili madde gerekçesine bakıldığında buradaki şartların bir sıhhat şartı olmadığı, bir ispat şartı olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla somut olayda sözleşmenin ... ve ... maddelerinde Kanun maddelerinin tekrarlandığı görülmektedir bu durumda tarafların TTK m. 18/3 hükmünü sıhhat şartı haline getirip getirmedikleri, getirdiklerinin kabulü halinde fesih için bildirim şartına uyulmadığı için dava tarihinde sözleşmenin hala yürürlükte olup olmadığı hususunu mahkemenin takdirine sunuyoruz. 3. Kök raporda hesaplama davalının ticari defter kayıtlarına da işlenen ...-Dolar (...-TL) üzerinden ve sözleşmenin geçerli kaldığı 42 gün karşılığı ödenen tutara göre yapılmıştır. Ancak davalı taraf, bu tutarın davalıya duyulan güven karşılığı bir indirim olduğu ve liste fiyatının teknik şartnamede görüldüğü gibi ...-Dolar olduğunu belirttiği için takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere bu tutar üzerinden de 42 günlük hizmet bedeli de aşağıdaki gibi hesaplanmıştır. ...-usd/... gün= ...-usd ...X... gün=...-Usd ...X...=...-TL bulunmuş olup, davalı tarafça ...-TL ödenmiş olduğundan geriye kalan tutarın ...-TL kalacaktır. 4. Diğer hususlarda kök raporda belirtilen tespitlerdeki görüşlerimizin aynı olduğunu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasında düzenlenen ... tarihli ... sözleşmesi kapsamında 1 yıl süreli ... bedeline ilişkin düzenlenen faturanın tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin şirket yetkililerince imzalanmadığı iddia edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olup olmadığı, takibe konu faturadaki hizmetin verilip verilmediği ve bu kapsamda takip tarihi itibari ile talep edilebilecek alacak bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. ... tarihli davacı tarafça ibraz edilen sözleşmede, davacı taraf imzasının bulunduğu, davalı tarafın imzasının ise bulunmadığı ve sözleşmenin davalı tarafça kabul edilmediği görülmüştür. Taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK 12. maddesinde; "Sözleşmelerin geçerliliği kanunda aksi ön görülmedikçe, hiç bir şekle tabi değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Ön görülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur. TBK 14. Maddesinde ise; ancak yazılı şekil şartı bulunan sözleşmelerin her iki tarafça imzalanmasının zorunlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan ... tarihli ...de davacı tarafın imzasının bulunduğu, davalı tarafın imzasının bulunmadığı, sözleşmenin Kanunda yazılı şekil şartının zorunlu olduğu sözleşmelerden olmayıp, 1 yıl süreli ... ... kullanımına ilişkin sözleşme olduğu, bu kapsamda sözleşmenin kurulup kurulmadığının tespitinin gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın dayandığı sözleşme yönünden yazılı şekil şartının zorunlu olmadığı anlaşılmakla taraflar arasında sözleşmenin kurulup kurulmadığının 6098 sayılı Kanun esas alınarak çözümlenmesi gerekecektir. Sözleşmelerin kurulmasına ilişkin olarak Kanunda şu hususlar açıkça belirtilmiştir. Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir. Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır. İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar. Sözleşmelerin şekline ilişkin hükümler saklıdır. Kabul için süre belirleyerek bir sözleşme yapılmasını öneren, bu sürenin sona ermesine kadar önerisiyle bağlıdır.Kabul bu süre içinde kendisine ulaşmazsa; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur. Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur. Telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri, hazır olanlar arasında yapılmış sayılır. Hazır olmayanlar arasında Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlar. Öneren, önerisini zamanında ulaşmış sayabilir. Zamanında gönderilen kabul, önerene geç ulaşır ve öneren onunla bağlı olmak istemezse, durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır. Örtülü kabul öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır. Şeklinde belirtilmiştir Örtülü kabul beyanı, susma fiili ile de olabilir. Hatta TBK 6. Maddesinde söz konusu örtülü kabul ilke olarak susmadır. Susmanın örtülü kabul olarak yorumlanması konusu duruma göre değişir. Susma fiili daha öncede belirtildiği gibi ilke olarak kabul şeklinde yorumlamaz. Zira bir kimsenin susması hukuken ne müspet ne menfi hatta ne de örtülü bir irade açıklamasıdır. Hukukta hiç kimse sebep olmadığı bir soruya cevap vermek zorunda değildir. Özellikle ısmarlanmamış bir malın gönderilmesi halinde susma kabul sayılmaz. Buna karşılık hukuken cevap vermek zorunda kalan muhatabın susması kabul sayılır. Ancak bunun için muhatabın özellikle bir kanun hükmüne veya dürüstlük kuralına göre cevap vermek zorunda olması gerekir. Kabul iradesi bazı hallerde bir irade faaliyeti ile doğrudan doğruya icra edilerek de açıklanabilir. Bu halde muhatapta önerene karşı iradesini beyan etme fikri mevcut değildir. İrade faaliyeti genellikle sahiplenme, kullanma ve ifa fiillerinde görülür. Bazı sosyal tipteki davranışlarda örtülü irade beyanı veya irade faaliyeti yoluyla kabule örnek oluşturabilir. Kabul beyanı ilke olarak hiç bir şekle tabi değildir. Zira bu konuda Kanun herhangi bir hüküm içermemektedir. Burada da şekil serbestisi geçerlidir. Ancak TBK madde 12 ve 17. Sözleşmenin geçerliliği için kanuni veya iradi bir şekil şartını öngörüyorsa, kabul beyanının bu şekil içinde yapılması gerekir. Bununla birlikte söz konusu maddeler, kabul beyanı için de özel bir şekil koşulunu öngörmelidir. Aksi halde bazı sözleşmelerde öneri belirli bir şekle tabi olduğu halde kabul iradesi herhangi bir şekil koşuluna uyulmadan beyan edilebilir. Kabul kurucu sonuç doğurur. Kabul ile öneri sahibinin kurmayı teklif ettiği sözleşme meydana gelir. Böylece her iki taraf içinde sözleşmenin kurucu ve bağlayıcı sonuçları kesin olarak doğar. (Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Prof Dr. Fikret Eren, 22 baskı, 2017, Sayfa 270, 271, 272, 273 Açıklamaları) Bu kapsamda somut olayda, davacı tarafın ... tarihinde davalıya 14 gün süreli icap sunduğu, ... tarihine kadar davalı taraftan herhangi bir olumlu yada olumsuz cevap gelip gelmediğinin anlaşılamadığı, ancak davalı taraftan ..., davacı taraftan da ... arasında ... tarihinde yapılan yazışmalarla sözleşmenin revize edildiği ve ... tarihli ...'nun e-mailin'de "sipariş emrini ekte paylaşıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, ...'nın da "sözleşmelerin imzalı ve taranmış hali ektedir Asılları kargoya verilmiştir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu kişilerin şirket yetkilisi olup olmadıkları hususunda taraflarca bir itirazda bulunulmamıştır. Davalı taraf adına ...'nun imzalar tamamlandıktan sonra bilgi vereceğim beyanının Borçlar Hukuku kapsamında güven ilkesine göre yorumlandığında sözleşmeye makul sürede olumsuz cevabın da bulunmadığı anlaşılmakla TBK 6. Maddesi gereğince örtülü kabul kapsamında kaldığı ve dolayısıyla sözleşmenin ... tarihinde kurulduğu kanaatine varılmıştır. Sözleşmenin kurulduğunun kabul edilmesinin sonucu olarak sözleşme hükümleri incelendiğinde ... maddesinde teslim adresine ulaşan ürünlerin 7 gün içinde denetleneceği ve ... Maddesine göre de tedarikçinin söz konusu bu 7 günlük sürede ...'ten yazılı cevabı olmadığı takdirde ... tarafından kabul edilmiş sayılır hükmü dikkate alındığında da sözleşmenin kurulduğunun kabulü gerecektir. Sözleşmenin feshedilip edilmediğine ilişkin yapılan değerlendirmede; ... tarihinde davalı adına ...'nun ... tarihli ... ve diğer kişilere gönderdiği e-mailde "yönetimimizin değerlendirmesi sonucunda bu projemiz özelinde sizlerle çalışmamazı sonlandırma kararı aldık." beyanında bulunduğu, ... tarihinde de hesapların aktif ve e mail bildirimlerin geldiği ve tamamen kapatılması gerektiği bildirimi yapıldığı, davacı adına da ...'nın ... tarihinde hesabınız kapatılmıştır şeklinde cevap verdiği dikkate alındığında sözleşmenin davalı tarafından ... tarihinde sonlandırıldığı kabul edilmiştir. Söz konusu sözleşmenin ... maddesinde, davalı ...'e yönelik tek taraflı fesih hakkı verildiği ve sözleşmeyi dilediği zaman zarar ve ziyan ödemesine gerek kalmadan yazılı bildirim de bulunmak suretiyle feshedebileceği hükmü getirilmiş olup, bu hükmün e mail yoluyla davalı tarafça yerine getirildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, sözleşmede 7 gün önceden bildirim şartı dikkate alındığında sözleşmenin ... tarihinde sona erdiği, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmenin ... tarihi ile ... tarihleri arasında hüküm ifade ettiği ve bu tarihlerde davacı tarafından kullanıldığı dikkate alındığında davalının ödemesi gereken bedelin icra takip dosyasına yaptığı ödeme olduğu, davacının tüm fatura bedelini hak etmesinin mümkün olmadığı, zira tek taraflı fesih hakkı ile davalının sözleşme kapsamında aldığı hizmet bedelini ödediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, kötü niyet tazminatına ilişkin yasal koşulların somut olayda mevcut olmadığının kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 3-Alınması gereken ... TL.harçtan ... peşin alınan harcın mahsubu ile fazla yatırılan ... TL.harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekili duruşma salonunda, davalı vekili e duruşma yoluyla yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır