İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/563 E. 2025/353 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/563
Karar No
2025/353
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/563 KARAR NO : 2025/353 DAVA : Ticari Şirket DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... ... ile beraber ...ni kurduğunu, her ikisinin de şirkette %50 pay shibi ve münferiden yetkili müdür ayrıca davacının müdürler kurulu başkanı olduğunu, bahse konu şirketin kendi bünyesi altında ... olarak eğitim hizmeti verdiğini, bir süredir ortaklar arasında sorunlar olduğunu, davacının ... olmasına karşın davalının ... olmadığını, bu nedenle de okulda aktif rol almak istemediğini, ancak davalının bir yıldır oğlunun okul bünyesinde fahiş bir maaş ile çalışmasını talep ettiğini, oğlunun eğitimci olmaması ve okul bünyesinde talep edilen ücretle çalışmasının mümkün olmaması nedeni ile davacıya husumet beslemeye başladığını, bunun sonucunda da okula ve şirkete zarar verici pek çok davranış sergilediğini, okulu Milli Eğitim Bakanlığına, SGK‘ya CİMER’e asılsız iddialar ile şikayet ettiğini, okul bünyesinde geçmiş tarihlerde çalışmış olan öğretmenlere, müdürlere müdür yardımcılarına ulaşarak okulu, şirketi karalamaları şikayet etmeleri yönünde telkinlerde bulunduğunu, bunun sonucunda da okula sayısız kez müfettiş geldiğini, soruşturmalar sonucunda isnat edilen fiillerin mesnetsiz olduğunun anlaşıldığını, bu iddialardan sonuç alamayan davalının salt okul ve şirketi zarara sokmak maksadı ile iki kez tüm öğretmenleri işten çıkardığını, neticeten davalı ile davacının ortak olmasında hukuken bir fayda bulunmadığını ve aynı zamanda da davalının bahse konu şirkette ortak olmasının ne yazık ki şirketin hem maddi hem manevi olarak zarara uğraması sonucunu doğurduğunu beyanla ... ortaklarından ...’nın şirket ortaklığından çıkarılmasına, ...’nın paylarının diğer ortak ...a devredilmesine, şirketin dava süresi boyunca daha fazla zarara uğramaması için tedbiren dava süresince ...’nın münferit yetkilerinin kısıtlanarak işçi çıkarmasının engellenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların kurduğu okulun ...-... sezonunda eğitim ve öğretime başladığını, tarafların ortaklık anlaşmasına göre her ay gelir gider konusunda görüşmeler yapılarak, hesaplar kontrol edilecek mali tabloların değerlendirileceğini, ancak yapılan anlaşmaların hiç bir zaman uygulamaya geçmediğini, davalının okulun müdürü olarak ne bir öğrencinin ne de bir öğretmenin okula alınması konusunda karar mercii olmadığını, davalının 2022 yılında ... tarihinde ise ... ... ... biriminden bir ... tarafından arandığını ve bu arama ile okulun ... TL civarında vergi borcu, ... civarında da ssk borcu olduğunu öğrendiğini, davalının bu bilgi üzerine mali müşavirleri ...'ın yanına giderek okulun kuruluşundan bugüne dek banka hesaplarının incelenmek istediğini, bu inceleme sonunda ise davacının uhdesinde okula ait paralar olduğunu, ayrıca yine çekilen ve nerelere harcandığı belli olmayan paraların olduğunu öğrendiğini, bu kapsamda gerek SGK İl Müdürlüğünden gerekse de Vergi Dairesinden şirketin borçlarının istenmesini talep ettiklerini, davalının bu hususların hiç birisinde bir dahli olmadığı gibi haberinin de ancak bu aşamadan sonra olduğunu, bugün ise bu borçlar kapatılmadığı gibi artarak devam ettiğini, şuan borç miktarının ... civarında olduğu, bunların tek müsebbibinin davacı olduğunu, zira okulu yönetenin davacı olduğunu, davacının okulda çalışmayan öğretmenleri dahi okulda çalıştı diye SGK lı gösterdiğini, davacı tarafından fiilen başka okulda çalışan bazı öğretmenlerin dahi dava konusu okulda çalışıyor gösterildiğini, hatta eşi ...'ı dahi okul ile ilgisi olmamasına rağmen okulda çalışıyor gösterdiğini, tüm bu usulsüzlükleri yapanın davacı iken davalının haklarının kısıtlanmasının hakkaniyetli olmadığını, davalının artık işlerde bir sıkıntı olduğunu ve bu sıkıntıların bir müdür ve ortak olarak kendisine de yansıyacağını düşündüğü için davacıya Antalya ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, davacının da bu ihtarnameye Antalya ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini, ancak verdiği cevaplarda davalının sorduğu konulara bir açıklık getiremediğini, beyanla davanın öncelikle ... yönünden usulden ve davacılar yönünden de esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır. Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ...nin rutin teftiş dışında şikayet üzerine yapılan teftiş bulunup bulunmadığı, varsa buna ilişkin şikayet eden tarafından sunulan gerekçe ile teftiş sonucunda düzenlenen teftiş raporuna ilişkin kayıt ve belgeler istenmiş, gelen cevabi yazı, kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davacı şirkete ait sicil dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davalı şirketin ... ve ... Şubelerine müzekkere yazılarak, şirketten ortak ... hesabına aktarılan tutar olup olmadığı, varsa buna ilişkin hesap hareketleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. SGK'ya müzekkere yazılarak davalı şirkete ait SGK borcu bulunup bulunmadığına ilişkin gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Vergi Dairesine müzekkere yazılarak davalı şirkete ait vergi borcunun bulunup bulunmadığı sorulmuş, ... tarihi itibariyle davalı şirketin vadesi geçmiş ve bugün ödemesi gereken borcunun ... TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. Antalya C.Başsavcılığına müzekkere yazılarak; .../... soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin bildirildiği görülmüş, uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tebliğ mazbata örneği uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ve tebliğ şerhinin onaylı sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Taraf tanıkları dinlenmiştir. Mahkememizin ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği davacı şirketin ticari defter ve belgeleri, mevcut dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin koşulların değerlendirilerek ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin koşulların bulunması halinde ortaklıktan çıkma payının da güncel rayiç değerler üzerinden hesaplanmasına ilişkin re'sen seçilecek 1 mali müşavir ve 1 ticaret mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişisi ve 1 milli eğitim müfettişi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Davacı şirketin iki kişilik limited şirkette davalı pay sahibinin şirketten çıkarılmasına karar verilmesini isteğini 1. Davacı şirketin iki ortaktan oluştuğu ve pay oranlarının %50 şeklinde yarı yarıya olduğu, 2. Davacının davalıya karşı açtığı davanın temelinin, davacı şirketin ortaklık sözleşmesinde çıkarmaya ilişkin bulunmadığından doğrudan TTK m. 640/3 kapsamında haklı sebeplere dayalı çıkarma olduğu, ancak çıkarma talebi için TTK m. 616/1-h uyarınca devredilmez yetkinin genel kurulda olduğu ve ortaklık genel kurul kararının da TTK m. 621/1-h uyarınca ancak temsil edilen oyların en az 2/3 ve bu oranın da esas sermayenin tamamımın salt çoğunluğu ile alınabileceğinden bu kararın davacı şirket bakımından alınmasının mümkün olmadığı, 3. Mahkemece aksinin kabulü durumunda TTK m. 640/3 uyarınca eğitim şirketinde her iki kişinin de müdür sıfatı dikkate alındığında her iki müdürünün de davranışlarının şirketin amacına aykırılık sayılabileceği ve haklı sebep oluşturabileceği, taraflar arasında husumetin doğduğu, ancak tek başına davalının davranışlarının çıkarma için yeterli sayılamayacağı, 4. Sayın Mahkemece davalının dava konusu şirketten çıkarılmasına karar verilmesi halinde; ... tarihi itibariyle Şirket Öz Varlık Değerinin ... TL olduğu, Bu özvarlık değerinden Davalının hissesine isabet eden tutarın ... TL olduğu, ... itibariyle belirlenen bu tutarın Karar Tarihine En Yakın Tarihteki yani ... 2025 dönemindeki sürüm değerinin ise ... TL olduğu, Bu halde dava konusu şirkette Davalıya isabet eden çıkma payının güncel sürüm değerinin ... TL olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava Limited Şirket ortaklığının ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı olarak şirket ile birlikte ... isminin yazılı olduğu görülmüş, bu hususta davacı vekili tarafından ... tarihli celsede davacının ... değil, şirket olduğu ...'ın talebi ile bu davanın açıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinde isminin yazıldığı belirtilmiştir. Şirkete ait sicil dosyasının incelenmesinde, ... ve ...'nın şirkette % 50 pay sahibi oldukları görülmüştür. 6102 sayılı TTK 640. maddesinde; "Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır." hükmü düzenlenmiştir. Aynı kanunun 616/1-h maddesinde de "Bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması," genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır. 621/1-h maddesinde de "Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması" halinde temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir. Şeklinde belirtilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 04/03/2025 tarih 2024/3081 Esas 2025/1453 Karar sayılı emsal içtihadında "...TTK'nın 640. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması halinin saklı olduğu, aynı Yasa'nın genel kurulunun yetkileri başlıklı 616/1-h hükmünde bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması hususunun genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayıldığı, yine aynı Yasa'nın 621/1-h hükmünde bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması için genel kurulda temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde karar alınabileceğinin düzenlendiği, bu vasıftaki şirket genel kurul kararının çıkarma davası için aranan özel dava şartı olduğu, dava şirket tarafından açıldığından davacının taraf sıfatının (aktif husumet ehliyeti) bulunduğu, ancak iki ortaklı davacı şirkette ortakların %50'şer oranında pay sahibi oldukları, davadan önce davalı ortağın şirketten çıkarılması için genel kurulda bir karar alınmadığı, her ne kadar genel kurul kararı tamamlanabilir nitelikte ise de somut olayda ortaklık pay durumu ve ortak sayısı itibariyle Yasa'da aranan nitelikte karar nisabını içerir genel kurul kararının alınması mümkün olmadığından dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine..." karar verilmiş, karar Yargıtay incelemesinden geçerek onanmıştır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan/YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan yargılamada tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde TTK 616/1-h hükmünde bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması hususunun genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayıldığı, yine aynı Yasa'nın 621/1-h hükmünde bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması için genel kurulda temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde karar alınabileceğinin düzenlendiği, bu vasıftaki şirket genel kurul kararının çıkarma davası için aranan özel dava şartı olduğu, dava şirket tarafından açıldığından davacının taraf sıfatının (aktif husumet ehliyeti) bulunduğu, ancak iki ortaklı davacı şirkette ortakların %50'şer oranında pay sahibi oldukları, davadan önce davalı ortağın şirketten çıkarılması için genel kurulda bir karar alınmadığı, her ne kadar genel kurul kararı tamamlanabilir nitelikte ise de somut olayda ortaklık pay durumu ve ortak sayısı itibariyle Yasa'da aranan nitelikte karar nisabını içerir genel kurul kararının alınması mümkün olmadığından dava şartının gerçekleşmediği görülmekle davanın genel kurul kararı dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı şirket yönünden açılan davanın GENEL KURUL KARARI DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekili, davalı ile vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/563, K. 2025/353, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-563-e-2025-353-k-5da302997f16