İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/562 E. 2025/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/562
- Karar No
- 2025/45
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/562 KARAR NO : 2025/45 DAVA : Rücuen Tazminat DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ... nolu poliçe ile Trafik ve ... no.lu poliçe ile Kasko sigortalı ... plaka numaralı aracın ... tarihinde ...'da karıştığı maddi hasarlı-ölümlü-yaralanmalı kaza neticesinde davacı şirkete yapılan ihbar sonucu ...-... ve ...-... numaralı hasar dosyaları açıldığını, söz konusu hasar dosyalarıyla bağlantılı olarak hak sahiplerince açılan İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya kapsamında müteveffa ...'un desteklerine sulhen toplamda ... TL tazminat ödemesi yapıldığını, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda hak sahibinin yakınlarının ... TL tazminata hak kazanıldığının tespit edildiğini, davacı şirketçe yapılan sulh görüşmelerinde ise davacılara ... TL tazminat ve vekalet ücreti ile yargılama giderleri ile birlikte ... TL ödeme yapıldığını, bu anlamda ekonomik şartlarda sulh olunarak sigortalının da ödemesi gereken tutarın artmasının engellendiğini, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kaza anında 1.26 promil alkollü olduğu ve kaza sonrasında kaza mahalinden firar ettiğinin de söz konusu savcılık bilirkişi raporunda tespit edildiğini, alacağın tahsiline ilişkin İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... ve İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı Arabuluculuk dosyası ile rücu talepleri dava şartı gereği talep edilmiş ise de uzlaşılamadığını, davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; toplam ... TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile davalıdan tahsili ve davalıya ait menkul ve gayrimenkuller üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak HMK m. 389 ve m. 392. uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan ve dilekçe ekinde sunulan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere, kazanın oluşumunda davalıya ait olan ... plakalı aracı kullanan ...'ın %100 kusurlu olduğundan bahisle davacı müteveffanın desteklerine ödeme yapıldığını, oysaki kazanın oluşumuna sebebiyet veren ... değil elektrikli bisiklet sürücüsü ... olduğunu, davalıya ait olan ... plakalı aracı kullanan ...'ın yargılandığı Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından 7 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ve ...'da 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporlarda, ... plakalı araç kullanan ...'ın tali kusurlu, elektrik bisikleti kullanan ...’un asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı aracı kullanan ...'ın, kavşağa yaklaşırken yavaşlaması ve daha dikkatli araç kullanması gerekirken bu kurallara riayet etmediğinin tespit edildiğini, elektrikli bisikleti kullanan ...'un da, karayolu taşıtı vasfındaki elektrikli bisikletiyle yaya geçidini kullanmaması, taşıtlar için geçerli kurallar çerçevesinde karayolunda seyretmesi gerekirken bu kurula uymaması, ... vakti dikkatsiz ve tehlikeli şekilde yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmeye çalışmış, ... plakalı aracın geçmesini beklemesi ve daha uygun bir manevrayla sağdan sola doğru geçmesi gerekirken bu kurallara uymadığının tespit edildiğini, kazanın oluşumuna ...'un kendisinin sebep olduğunu, söz konusu kazaya ilişkin Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere kazanın alkolün etkisinde oluşmadığını, davacı tarafın kazanın alkolün etkisi altında oluştuğunun kanıtlaması gerektiğini, ayrıca davacı iş bu davada avans faizi talep ettiğini, davacının talep edebileceği faiz avans faizi değil, yasal faiz olduğunu belirterek, davacının haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır. İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı dava dosya aslı celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde: ... tarih, ... Esas, ... Karar ile davacılar ..., ..., ..., ... tarafından davalı ... aynı kaza nedeniyle açılan tazminat davasında feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacı sigorta şirketine müzekkere yazılarak ... nolu poliçe ile trafik ve ... nolu poliçe ile kasko sigortalı ... plakalı aracın ... tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin oluşturulan hasar dosyasının, kasko poliçesinin, hasar dosyası kapsamında yapılan ödeme var ise ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; Dava dosyasının İTÜ Trafik İhtisas Dairesinden seçilecek 3 kişilik trafik bilirkişisi ile, 1 nöroloji uzmanı bilirkişi, 1 sigorta uzmanı aktüer bilirkişiye tevdi edilerek dosyada bulunan kusura ilişkin tüm raporlar değerlendirilmek suretiyle raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki kusur oranının tespiti, heyetteki nöroloji uzmanı bilirkişinin katılımı ile kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün salt alkollü olmasının kazanın meydana gelmesinde etkili olup olmadığı, alkol ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün alkollü olmasının kazanın meydana gelmesine sebep olduğunun belirlenmesi halinde ZMMS ve İMMS şartları gereğince davacı sigorta şirketinin davalı sigortalıya rücu edebileceği tazminat miktarına ilişkin mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, bilirkişiler tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle; "...kusur durumuna ilişkin olarak müteveffa ...'un kazanın meydana gelmesinde %55 oranında kusurlu olduğu, Dava dışı davalıya ait sigortalı araç sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde %45 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, ayrıca kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğine ilişkin yapılan değerlendirmede ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ... tarihinde yaptığı kaza anında yasal sınır üzerinde 1,26 promil alkollü olup, 1,00 promil üzerinde alkollü olduğundan alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kusur bilirkişilerince kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre kazanın meydana gelmesinde müteveffa elektrikli bisiklet sürücüsü ...'un da kusurlu olarak rol oynadığından kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana gelmediği, Davacı ... Şirketinin Hak sahiplerine sulhen ... TL ödediği, Dolayısıyla Davacı ... Hak sahiplerine yaptığı ödeme ile yapılan hesaplama örtüştüğü, Davacı sigorta şirketi, sigorta bedelini, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Dosya kapsamından tespit edildiğine göre Davacı sigorta Şirketi ... tarihinde ödeme yaptığı, Kazaya Karışan Davalı araçı ticari araç olduğundan Borçludan Davacı sigorta Şirketi avans faizi talep edebilir. (Yargıtay HGK 18.05.2022 tarih ve 2020/(17)4-170E, 2022/698K.) Buna göre ... Yapılan hesaplama sonucu ve taleple bağlılık ilkesi birlikte ele alındığında davalının dava konusu rücu talebi için davacı ... Şirketine ...-TL Asıl Alacak, ...- TL avans faiz olmak üzere toplam ...-TL sonucuna varılmış olduğu.." belirtilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında zarar görenlere ödenen destekten yoksun kalma tazminatının sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi ve kazanın alkolün etkisiyle meydana gelmesi gerekçesiyle rücu istemine ilişkindir. Sigorta şirketi tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... ... plakalı araç sürücüsü ...'ın akollü olarak müteveffa ...'a ait araca çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında kazanın sürücünün salt akollü olmasından kaynaklandığı, ayrıca sürücünün kaza mahallini de zorunluluk olmaksızın terk ettiği gerekçeleriyle rücuen tazminat isteminde bulunulmuştur. 2918 Sayılı Kanunun 85/1. Maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." aynı maddenin son fıkrasında da "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." düzenlemeleri mevcuttur. 2918 Sayılı Kanunun 48. maddesinde; "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır." Aynı Kanun 95/2. maddesinde de ; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemeleri mevcuttur. Mahkememizce yukarıda belirtilen kanun maddelirine göre somut olayda incelenmesi gereken dava dışı sigortalı aracın sürücüsü olan kişinin kaza tarihi itibari ile kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığı ile kazanın münhasıran sürücünün alkollü olmasının etkisi ile meydana gelip gelmediği, dava dışı araç sürücüsünün kaza mahallini zorunluluk olmaksızın terk edip etmediğinin tespitidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 31/10/2023 tarih, 2022/1500 Esas,2023/11611 Karar sayılı emsal içtihatında; "...Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinde;" (Değişik : 24/5/2013 - 6487/19 md.)'de; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu" belirtilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. 6847 Sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK'nın 179 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında ise “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 inci maddesinin 5 inci bendinde yer alan; "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerinde etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nın 1281 inci maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1409 inci maddesi) hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları)..." şeklinde belirtilmiştir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın "Teminat Dışında Kalan Zararlar" başlıklı 5.5. Maddesinde; "Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar"ın teminat dışı olduğu belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmediği, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında kanunda belirtilen 1 promil üzerinde alkollü olduğu tespit edilmiş ise de, kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...'un da kusurunun bulunduğu anlaşıldığından sigorta şirketi tarafından kazanın salt sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu gerekçesiyle meydana geldiği gerekçesiyle rücuen tazminat isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bir diğer husus ise, sigortalı araç sürücüsü kaza mahallini terk etmesi olup, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarında A.5. Teminat Dışında Kalan Zararlar düzenlenmiş olup 5.10 maddesinde "Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması. " teminat dışı hal olarak kabul edilmiş olup kaza tarihinde sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın olay yeri inceleme ve tespit tutanağında başka bir araç ile olay yerinden ayrıldığı, sonrasında şahsın yakalandığı şeklinde bilgi yer aldığı, kovuşturma sırasında da ...'ın Antalya ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarihli sorgusunda olay tarihinde ".... Benim civarda oturan arkadaşlarım geldi, isimlerini vermek istemiyorum. Ben o arada sinir krizi geçerdim, arkadaşlarım beni sakinleştirmek için arkadaşımın evine gittim. Sakinleşmem için bana alkol verdiler." şeklinde beyanda bulunarak olay yerini terk ettiğini ikrar ettiği anlaşıldığından mahkememizce ödemede bulunan davacı sigorta şirketinin, davalı sigortalıya, ... plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında rücu edebileceğinin kabulü ile bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen %45 oranındaki kusur üzerinden ... TL tazminatın ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, buna göre; ... TL tazminatın davalıdan ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3.maddesi gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere ... TL.'nin Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 11-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı gözetilerek ... TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 12-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk dava masrafının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 13-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır