İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/183 E. 2024/829 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/183
Karar No
2024/829
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/183 KARAR NO : 2024/829 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/03/2022 KARAR TARİHİ : 16/12/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... istikametinde ... kısmında bulunan ... plakalı aracı müvekkilinin ... plakalı ...den indirdiği esnada davalı ...'un maliki olduğu davalı ...'ün idaresindeki... plakalı aracın müvekkiline ait araç ile ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu kazada müvekkilinin ağır yaralandığını ve ameliyat olmak zorunda kaldığını, yine psikiyatrik tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını, davalı ...'ün kullandığı ... plakalı aracın ... tarafından sigortalandığını, kaza nedeniyle ... CBS tarafından ... sayılı soruşturmanın başlatıldığını ve halen derdest olduğunu, karşı araç sürücü ...'ün 2,36 promil alkollü olduğunu ve kazada da asli kusurlu olduğunu, geçici ödeme talebinde bulunduklarını, sigorta şirketine yapılan başvuruya herhangi bir cevap verilmediğini, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, ... TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsili ile yine ... TL manevi tazminatında davalı gerçek kişilerden tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının taleplerini açık bir şekilde belirtmesi gerektiğini, tedavi giderleri ile iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, SGK'nın sorumluluğunda bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatlarının sağlık gideri teminat kapsamında olduğunu, tazminat hesabının 1,65 teknik faiz hesabı kullanılarak hesaplanması gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve kusur oranları ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, kazanın münhasıran alkolün etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının aracı çekiciye yükleyip indirdiği sırada kara yolunu kullanan diğer sürücülere yönelik gerekli ikaz ve işaretleri kullanmadığını, tedbirsiz davrandığını, davacının çekici hizmetine dair SGK kaydı, vergi kaydı vb bir delil de sunulmadığını, davacıda kalıcı maluliyet olup olmadığının tespiti açısından maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ...'un yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Öncelikli olarak davalı ... vekillerinin cevap dilekçesini ıslah ettikleri görülmekle bu hususun değerlendirmesi gerekmiştir. Taraflar ıslahla, dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu, talep sonucunu değiştirebilirler. Islahın konusunu tarafların yaptıkları usul işlemleri oluşturduğundan taraflardan birinin ıslah yoluna başvurabilmesi için daha önce yapmış olduğu bir usul işleminin bulunması gerekir. HMK'nın 176. maddesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarih ve 2017/9-2782 E., 2020/87 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; ".... Yukarıda değinildiği üzere ıslahın konusunu tarafların yaptıkları usul işlemleri oluşturduğundan taraflardan birinin ıslah yoluna başvurabilmesi için daha önce yapmış olduğu bir usul işleminin bulunması gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 176. maddesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu nedenle cevap dilekçesinin ıslahı için öncelikle yapılması gereken usul işlemi davaya cevap vermekten ibarettir. Cevap dilekçesinin hiç verilmemiş olması hâlinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemez. Aksi hâlde, suskun kalınarak hiç cevap verilmemiş olması hâlinin bir usul işlemi olarak kabulü gerekir. Bu çerçevede süresi geçtikten sonra yapılan ve karşı çıkılan savunmanın da hiç yapılmamış gibi olduğunu ve aynı hukuki sonucu doğuracağını belirtmek gerekir. Usul işleminin ıslahla düzeltilmesi öncelikle geçerli bir hukuki işlemin varlığını gerektirdiğinden, yapılmamış hükmünde kabul edilen bir usul işleminin ıslahla düzeltilmesi de düşünülemez. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 tarihli ve 2017/17-1093 E., 2017/1090 K. sayılı kararında da aynı ilkelere yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen emsal içtihat ve yasa maddesi dikkate alınarak, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın ıslaha ilişkin beyan ve savunmalarına da itibar edilmemiş, yargılamaya devam olunmuştur. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ile hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacının ve davalı asilin ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin tutanaklar dosyamız arasına alınmıştır. Antalya SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak kaza nedeniyle davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı bilgisine ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacının kaza nedeniyle tedavi gördüğü kurumlardan tüm tedavi belgeleri, film ve grafiler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. ... ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı vekiline maddi tazminat taleplerini kalem kalem belirtmek üzere 2 haftalık süre verilmiş ve davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile ... TL olan maddi tazminatını ... TL'si geçici iş göremezlik ve ... TL sürekli iş göremezlik olarak belirlediği anlaşılmıştır. Mahkememizce kazaya karışan araçların kusur durumlarının tespiti için dosya Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporunda sonuç olarak; "davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu, davalı sürücü ...'ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varmıştır. Mahkememizce davacının maluliyetinin tespiti için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinin ... tarih ... karar nolu raporunda sonuç olarak; "... ve ... oğlu ... doğumlu ...'ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; a.Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, şekil 2.6 ve şekil 2.7'ye göre üst ekstremite engellilik oranı (5+5+2+2) =%14 olup tablo 2.3'e engellilik oranı%8, B.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10 ve tablo 3.11'e göre alt ekstremite özürlülük oranı balthazard formülü ile %(7+2+2)=11 olup tablo 3.2'ye göre engellilik oranı %6 balthazard formülüne göre; 1)Kişinin tüm vücut engellilik oranını %14 olduğu, 2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (DOKUZ) aya kadar uzayabileceği, 3)Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (İKİ) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce meydana gelen kazada davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespiti için dosyamız Aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; "TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, %10 artırma ve iskonto hesabı kullanılarak, davacının iyileşme süresinin 9 ay, maluliyet oranının %14 olduğu, gelirinin asgari ücret olduğu, davaya konu kazada kusurunun olmadığı kabul edilerek yapılan hesaplama neticesinde davacının geçici iş göremezlik zararının ... TL, sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Davacı vekili harçlandırdığı ... tarihli değer arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatını ...-TL, sürekli iş göremezlik tazminatını ...-TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir. Davalılardan ...'ün vefat etmesi üzerine mahkememizce davacı vekiline davalı ... mirasçılarını davaya dahil etmek üzere süre verilmiş ve davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile ... mirasçıları olan ..., ...,..., ... ve ...'in davaya dahil edildiği ve dahili davalılara mahkememizce usulüne uygun tebligatların yapıldığı anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle kazaya karışan araç sürücü, araç maliki ve ZMMS 'ine karşı açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1.Tedavi giderleri. 2.Kazanç kaybı. 3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." düzenlemeleri mevcuttur. Dosyamız arasında bulunan kusur raporları ile Adli Tıp Kurumundan alınan raporun uyumlu olması sebebiyle dava konusu kazada davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü ...'ün ise %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacının maluliyet oranının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu -Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." şeklinde açıkça belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda, uygulanması gereken yönetmelik hükmünün yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerekmiş, davacının olay nedeniyle tüm vücut engellilik oranın %14, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayacağı anlaşılmıştır. Davalı ...'ün yargılamanın devamı sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş ancak ... SHM'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile tüm dahili davalıların mirası reddettikleri anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; ... günü sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken olay mahalli karayolunun ...+... km'sine gelip yolun sağındaki emniyet şeridine girdiği esnada, arıza yapması nedeniyle emniyet şeridinde bulunan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin, araç sürücüsünün talebi ile başka ...ya yüklemek amacıyla ... plakalı ...nın üzerinden indirildiği sırada ... plakalı araca ve yaya olarak bulunan ... sürücü davacı ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada hükme esas alınan ATK kusur raporu ile davacının kusursuz, ...'ün ise %100 oranında kusurlu olduğu davacının %14 oranında sürekli iş göremezliğinin, kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabilecek geçici iş göremezliğinin ve 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği alınan ATK bilirkişi raporundan anlaşılmış olup, yine hükme esas alınan ... tarihli aktüerya raporu doğrultusunda davacının sürekli iş göremezlik zararının ...-TL, geçici iş göremezlik zararının ...-TL olduğunun tespiti ile davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile davalılar ...’dan kaza tarihinden, davalı ...'den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Davacı tarafça davadan önce sigorta şirketine ... tarihinde başvuru yapıldığı ve temerrüt tarihinin bu tarih esas alınarak 8 iş günü sonrası ... tarihi olarak belirlenmesi gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nun 56/1. maddesine göre ''Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.. Mahkememizce "Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davacının kusurunun olmaması ve davacının kaza tarihindeki yaşı, davalı sürücünün kusuru, manevi tazminatın amacı, hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı için ... TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamının incelenmesinde, davalı ...'ün ... tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçıları olarak ..., ..., ..., ... ve ...'in kaldığı, davalı muris ...'ün mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettikleri ve kararın ... tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından dahili davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca mirasın reddi kararı ... tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki dava ise ... tarihinde açılmıştır. Şu durumda, dahili davalıların mirası reddetmeleri dava tarihinden sonra kesinleştiğinden, dava açılmasında davacı tarafa kusur yüklenemez. Bu sebeple, dava açmakta kusuru olmayan davacı taraf aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu gerekçelerle, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 1-Davacının maddi tazminat isteminin KABULÜ ile; ...-TL daimi iş göremezlik, ...-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam ...-TL maddi tazminatın davalılar ...’dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise poliçe limiti ( geçici iş göremezlik yönünden ...-TL ile, sürekli işe göremezlik yönünden ...-TL) ile sınırlı olmak kaydıyla ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacı için ... TL manevi tazminatın davalı ... den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya VERİLMESİNE, 3-... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... yönünden maddi-manevi tazminat talepli davanın REDDİNE Maddi tazminat davası yönünden; 4-Alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL (ıslah ile birlikte alınan) harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalılar ... ve ...'den (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta, bilirkişi ile adli tıp giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama giderinin ve ilk dava masrafı ...-TL ve peşin alınan ...-TL (ıslah ile birlikte) harç olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalılar davalılar ... ve ...'den (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılar davalılar ... ve ...'den (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, Manevi tazminat davası yönünden; 7-Alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a VERİLMESİNE, 10-Davalı ... mirasçıları kendisini vekille temsil ettirmiş ise de; yukarıda açıklanan gerekçe ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Davacı tarafından yapılan ile ... TL yargılama giderinin kabul ve reddolunan kısmına göre hesap edilen ... TL ile dava açılışta alınan ...-TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL'nin davalılar ... ve ...'den (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 14-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ... ile e- duruşma talep eden davalı ... vekili ...'ün yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/183, K. 2024/829, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-183-e-2024-829-k-9945465612cc