İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/164 E. 2021/377 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/164
Karar No
2021/377
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/164 KARAR NO : 2021/377 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 18/03/2021 KARAR TARİHİ : 09/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Bursa ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas saylı dosyasından gönderilen talimat gereği Kemer İcra Müdürlüğünün .../... Talimat sayılı dosyası ile müvekkili şirkete ait iş yeri adresinde dosya borçlusu üçüncü kişinin borcundan dolayı karşı yan vekilinin talebi üzerine haciz işlemi yapıldığını, akabinde şirketin piyasadaki itibarının saygınlığının zarar görmemesi için haciz ve muhafaza baskısı altında ihtirazi kayıt ile dosya borcu olan ... TL'nin ... tarihinde icra dosyasına tevdi edildiğini, Bursa ... İcra hukuk Mahkemesinin .../... Esas .../.. Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına ve icra müdürlüğüne vekil edence yapılan ... TL ödemenin karşı tarafa ödenmemiş ise davacıya iadesine, ödenmiş ise davacı tarafın istirdat davası açma muhtariyetine karar verildiğnii, kararın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile kesinletiğini, davalının görüşmelere katılmadığından aarabuluculuk anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası il icra takibi başlatıldığını, haksız ve kötü niyetli olarak davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça itirazın iptali davası için dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, usuli açıdan reddi gereken davada ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu ve kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, icra dairelerinde başlatılan irca takibine yapılan itiraz sonucu duran takibin devam etmesi amacıyla açılan itirazın iptali davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, ... tarihli arabuluculuk son tutanağında uyuşmazlık konusunun tamamen hatalı olduğunu, incelendiğinde uyuşmazlık konusunun Bursa ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebi olduğunu, ancak böyle bir takip dosyası bulunmadığı gibi arabuluculuk talebi de Bursa ... İcra Huku kMahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı ve ... tarihli ilamının hüküm kısmının 3. Maddesinde davacı tarafça icra müdürlüğüne yapılan ... TL ödemenin karşı tarafa ödenmemiş ise davacıya iadesine ödenmiş ise davacı tarafın istirdat davası açmakta muhtariyetine şeklinde karar verilmesi neticesinde açılmak istenen istirdat davasına ilişkin olduğunu belirterek usule ilişkin itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararından dönülerek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, öncelikle, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 7155 Sayılı yasanın 20. Maddesi ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanuna eklenen 5/A maddesinde Dava şartı olarak arabuluculuk başlığı altında; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." hükmü getirilmiş olup, 7155 sayılı yasanın 26. Maddesi uyarınca 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır. Yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 Sayılı yasanın 23. Maddesi uyarınca eklenen 18/A maddesi ile dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5. Bölüm eklenmiş ve madde ile; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. " düzenlemesi yapılmış ve 19/12/2018 tarihinde yasal düzenleme Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/94 ve K.2013/89 sayılı kararında da belirtildiği gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri yargının alternatifi olan ve dolayısıyla yargısal sistemin yerine ikame edilmeye çalışılan veya onunla rekabet içinde bulunan bir süreçler bütünü değildir. Tam tersine uyuşmazlıkların çözümü için öngörülen yöntemlere ilave edilmiş tamamlayıcı yöntemler topluluğudur. Kanun koyucu uyuşmazlıkların mahkeme dışında çözülebilmesi için irade ortaya koymuştur. Ünlü düşünür Jhering; "Şekil keyfiliğin düşmanı, özgürlüğün ikiz kardeşidir" demiştir. Yargılamanın bir düzen dahilinde gitmesi, keyfi uzamaması usul kanunlarının amacıdır. Şekil kurallarının sıkı biçimde uygulanması ise tarihte ünlü felsefeci-düşünür Çiçero'nun da dediği gibi; adaletsizliklere yol açabilir(summun ius suma in iura). Mahkemelerin amacı ise, kurallarla bağlı, keyfilikten uzak olarak, adalete uygun karar vermektir. Usul kuralları değinildiği üzere ne hak kaybına neden olabilecek halde aşırı şekilci olarak uygulanmamalıdır ancak hiç yokmuş gibi bir sonuç doğuracak şekilde de uygulamaya gidilmemelidir. Somut olaya dönüldüğünde, davanın, ticari dava olduğu ve dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurmanın gerekli olduğu tartışmadan uzaktır. Dava dilekçesi ekinde zorunlu arabuluculuk belgesi vardır. Dava, öncelikle, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Arabuluculuk belgesinden, uyuşmazlık konusu olarak Bursa ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu belirtilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinden ise, Bursa ... İcra mahkemesinin kararından bahsedildiği, .../... esas sayılı dosyanın Bursa ... İcra Hukuk mahkemesinin dosyası olduğu görülmektedir. Davalının arabuluculuk görüşmesine katılmadığı belirtilmiştir. Arabuluculuk görüşmesine davetin ileride açılacak uyuşmazlık dosyasına ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın uyuşmazlık konusu olmayan görüşmeye çağrılması sonucu ona katılması beklenemez. BU yanlışlık kabule göre, basit bir usul hatası olarak görülemez. Arabuluculuk tutanağı içeriğinde de Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasından hiç bahsedilmediği görülmektedir. Yorum yoluyla da bu haliyle sehven yazım yanlışlığı olduğundan, yorum yoluyla kastedilenin Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası olduğundan bahsedilemez. Aksi durumun somut olayda kabulü, zorunlu arabuluculuk kurumunun kanuni düzenlemesini anlamsız hale getirecek, zorunlu arabuluculuk için sadece şekli bir başvurunun yeterli olacağı sonucu çıkacaktır. Oysa ki yasama organının amacının şekli bir başvurudan çok uyuşmazlıkların mahkeme dışında bir an önce hakkaniyete ve taraf iradelerine dayalı çözülmesi olduğu açıktır. Somut olayda, davacının uyuşmazlık konusu olarak Bursa ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, mahkememiz dosyasının konusu ise Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, buna ilişkin herhangi bir arabuluculuk evrakının sunulmadığı anlaşılmış olmakla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu anlaşılması karşısında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın usulden REDDİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gerekli ... TL maktu karar harcının, davacı tarafça yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harç bedelinin karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça bir gider yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden, her ne kadar usulsüz/ilgisiz bir başvurunun olduğu kabul edilmişse de sonuçta bir başvurunun yapılması, bu dosya için dosyaya sunulması, başvuru için Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeme yapılması, bu durumda karar verilmesinin gerekmesi, aksi takdirde Adalet Bakanlığı bütçesinden yapılan giderin karşılıksız kalacağı hususları düşünülerek, ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/06/2021 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/164, K. 2021/377, T. 09.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-164-e-2021-377-k-0f927ca04a02