İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/623 E. 2021/200 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/623
Karar No
2021/200
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/623 Esas KARAR NO : 2021/200 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2020 KARAR TARİHİ : 30/03/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... sigortalı ... plakalı ... model ... Marka araç ... tarihinde sürücü ... seyir halinde iken dirksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu arta refüje çıktığını ve aracın alt bölümününde refüje çarptığını, müvekkili ile ...nın aynı ofiste çalıştıklarını, aracın ... tarafından kullanılamıs müvekkili nin bilgisi ve rızası dahilinde olduğunu, davalı ... şirketi müvekkili ...'ın daha evvle alkollü kaza kaydı olduğundan bahisle, kaza günü aracın müvekkilinin kullanmış ve kazayı ...'nın üstlenmiş olabileceği şüphesi ile sigorta müfettişi araştırmasına başvurduğunu, ... ve ... Beyin cep teluonları ... ve görüyşme kayıtları incelendiğini, hiç bir şekilde kaza saatlerinde görüşmediklerini, ... kayıtlarına göre ... Bey'in ... bölgesinde olay yerinde, ... Bey'in ise ... bölgesinde olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkili aracında ...-TL tutarında hasar oluştuğunu, ayrıca ... ... günü onarım için sevriste kalması sebebiyle araç kira bedeli olacağı ile değer kaybı olacağı oluştuğunu, değer kaybı alacağı oluştuğunu, her bir kalem için ...'er Tl tutarında belirsiz alacak davası açtıklarını, mevcut zararın tespiti amacıyla Antalya ... tüketici Mahkemesinin .../... D.iş sayılı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda, aracın toplam tamir masrafının ...-TL olduğunu; aracın onarım süresinin 18 iş günü olduğunu, belirtilen alacaklar hususunda arabulucuya başvurduklarını, anlaşma sağlanamadığını, araçta oluşan hasar bedeli ...-TL ...-TL değer kaybı, ...-TL aracın onarım süresi olan 18 iş günlük araç kiralama bedeli olmak üzere toplam ...-TL kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işletilcek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tazminine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, tek tarafllı maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davalı ... şirketinin kasko poliçesi ile sigortaladığı araçta meydana gelen tamir masrafı, araç değer kaybı ve kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç kaydının ve poliçe evraklarının incelenmesinde, aracın dava ve kaza tarihi itibariyle davacı ... adına kayıtlı olduğu, aracın davalı ... şirketi tarafından ... başlangıç ... bitiş tarihli kasko poliçesi ile sigortalandığı, davaya konu kazanın ... tarihinde gerçekleştiği görülmüştür. Araç tescil kayıtlarının incelenmesinde aracın hususi-otomobil niteliğinde olduğu görülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Tarafların arasındaki uyuşmazlığın çözümünde öncelikle Mahkememizin dava konusu uyuşmazlıkta görevli olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 2. maddesi uyarınca "Her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" bu Kanun kapsamındadır. Kanunun 73/1. maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamından doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. 6502 sayılı Kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden" gerçek veya tüzel kişi; tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına hareket eden kişilerle tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukukî işlem" olarak tarif edilmiştir. Bu nedenlerle mal veya hizmet alımına dair bir ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için satıcı/sağlayıcı kişinin "Ticari veya mesleki amaçla hareket eden" bir kişi, mal veya hizmet alan kişinin ise ticari veya mesleki amaçla hareket "etmeyen" bir kişi olması ve taraflar arasında sözleşme veya hukukî işlem bulunması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nın 4. ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, davalı ... şirketinin tacir olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davaya dayanak yapılan kasko sigorta poliçesinden sigortalı aracın otomobil olduğu, kullanım tarzının hususi olarak belirtildiği görülmüştür. Davacının tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve delil ise dosyada yer almamaktadır. Bu durumda davacının tüketici sıfatına haiz olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre mahkememizce davacı ile davalı ... arasındaki ilişkinin sigorta ilişkisi olduğu, davacının ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici sıfatına haiz bulunduğu, davacı ile davalı ... şirketi arasındaki iş bu tazminat davasının tüketici mahkemesinin görevi alanında kaldığı kanaatine varılarak, davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesi' ne gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/03/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/623, K. 2021/200, T. 30.03.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-623-e-2021-200-k-c6d048b6ffff