İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/579 E. 2021/410 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/579
- Karar No
- 2021/410
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/579 Esas KARAR NO : 2021/410 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/11/2020 KARAR TARİHİ : 17/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kredi kullanmadığı halde farklı tarihlerde hesaplarından kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunu, bu nedenlerle ... TL’ nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Davacının iadesine istediği ücretlerin iadesinin mümkün olmadığını, mevzuata ve sözleşmeye aykırı olmayarak kesintilerin yapıldığını, alacağın belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davasının açılmasının mümkün olmadığını, davacının dava değerini net olarak belirlemesi gerektiğini, davaya konu masrafların davacının bilgi ve onayı dahilinde tahsil edildiğini, davacının iddialarının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacının faiz talebinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bankacılık mevzuatında uzman hesap bilirkişisinin ... tarihli raporunda: “a.Dava dilekçesinde; hangi sözleşmenin, hangi maddesinin, TBK 20-25 Maddelerinde anılan Genel İşlem Koşullarının hangi maddesine aykırı olduğunu belirtilmeden genel olarak “Genel İşlem Koşullarına aykırılığından” söz edilmesine karşın; yukarıda her bir dava konusu ile ilgili olarak derc edilen sözleşmelere ait maddelerde de görüldüğü üzere, sözleşmelerde Genel İşlem Koşullarına aykırı yorumlanacak bir hususun bulunmadığı, b. ... Kredi Kredi Kullandırım Ücreti adıyla alınan ücretlerin, davacıya nakden kullandırılan rotatif krediler olduğu ve bu ücretlerin de dönemsel olarak alınmış olmasının normal bir uygulama olduğu, c.Hesap İşletim ücretlerinin müzakere edilmediği ve emsal bankaların çok üzerinde olduğu konusunda yapılan incelemelerde, kesintilerin; Genel Kredi Sözleşmesinin II/B-2 Bölümde anılan 12.3. Maddesindeki genel hükümler ile Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nin “IX- Otomatik Hesap” başlığı altında bulunan ve Hesap İşletim Ücretlerine ilişkin özel hükümleri içeren 5. Maddesi çerçevesinde yapıldığı, yine Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin son sayfasında, bu hükümlerin müzakere edilmiş olduğuna dair yazılan hükmün hemen altında davacının onayı anlamına gelen isim ve imzanın bulunduğu, kesintilerin yapıldığı 2014 yılı banka uygulamalarını karşılaştırma imkanımız olmamakla beraber bankaların internet sitelerinde yaptığımız gözlemlerde pek çok bankanın bu ücreti farklı şekillerde aldığı, esasen bankaların ücret ve komisyonlar konusunda özellikle ticari müşterilerine çeşitli paketler satmakta olduğu ve bu paketler dahilinde kalınmasa dahi müşteri verimliliğine ilişkin farklı uygulamalar yaptığı, bu nedenle de hangi bankanın diğerine göre fazla Hesap İşletim Ücreti aldığı konusunun göreceli olduğu, d.Dava dilekçesinde Hesap Özeti ve Ekstre Ücretlerinin “üçüncü kişilere harcanmış masraflar” olmaması nedeniyle masraf yapılmadığı gerekçesiyle iadesi talep edilmiş ise de, bahse konu masrafın; Genel Kredi Sözleşmesi’nin II/B-2 Bölümde anılan 12.3. maddesindeki genel hükümler ile Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nin “I-Genel Hükümler” başlığı altındaki 10. Maddesine göre, bir hesap mutabakatına hizmet etmesi ve bunun hukuki sonuçları yönüyle değerlendirildiği, ücretlendirildiği ve elektronik posta dahil çeşitli şekillerde gönderilebileceğinin belirtildiği, e.Verimsizlik Ücreti olarak davalı bankaca davacıdan kesilen ücretlerin sözleşmede yer almadığı ve ne kadar alınacağına dair davalı ve davacı arasında bir mutabakatın bulunmadığına ilişkin iddiaların incelenmesinden; sözkonusu ücretin davacı ve davalı arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesinin ayrılmaz parçası ve eki olduğu belirtilen “Üye İşyeri Çalışma Koşulu” Bölümünde yer alan “POS Aidatı ve Diğer Ücretler Tablosunda “Verimsizlik Ücretlerinin yer aldığı ve hangi miktarlardaki cirolar için ne kadar ücret alınacağının açıkça belirtildiği ve hemen altında da davacının kendi el yazısıyla; “Bu metni daha önce şubenizden edindim. Okudum inceledim. Şube personeli tarafından bilgilendirildim. Hükümlerde tamamen mutabıkım” ifadesinin yazılarak altının imzalandığı, f.Arşiv Araştırma sonuçlarının elektronik ortamda gönderilmesine rağmen, karşılığında ücret alındığı yolundaki iddialar incelenmiş, ancak; ne dava dilekçesindeki hesap hareketlerinde böyle bir kaleme rastlanılmış, ne de dosyada buna ilişkin dekont v.s. türü bir belgeye rastlanılmış olunmakla birlikte, bu ücretin; bu davanın açılması için davalı bankadan talep edilen 2012 – 2015 yıllarını kapsayan hesap hareketleri talebi karşılığında bankaca alınmış olabileceği , belgelerin gönderim “masrafı” değil, bunların hizmet “ücreti” olarak değerlendirilmesi gerektiği, g.Haksız olarak alındığı iddia edilen ücretlerin T.C.M.B.’nın 2020/4 Sayılı Tebliğine aykırılığı konusunda yapılan incelemelerimizde, iddia edilen ücretlerin sözkonusu Tebliğin yayımlanma tarihinden önceki yılları kapsadığı ve o dönemlerde 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144.Maddesine göre yayınlanan T.C.M.B. 2006/1 Sayılı Tebliğinin 4.Maddesine göre serbestçe belirlenen ücretler olduğu, h.Bütün bu ücretlerin davalı bankanın TTK’nın; “MADDE 20- (1) Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.” hükmü çerçevesindeki hizmet karşılığı ücretler olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu nedenlerden dolayı; davalı ...’nin davacı ...’ne yapacağı bir ücret iadesinin bulunmadığı” kanaatini bildirmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafından davacıya kullandırılan ticari kredilerde haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı bankanın ticari krediler nedeniyle davacıdan haksız kesinti yapıp yapmadığı, yapmış ise haksız kesinti miktarı konularında olduğu anlaşılmıştır. Bütün dosya kapsamı, taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesi ve yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; Bankalar Kanununun tüketici kredilerinin dışında kalan diğer bütün kredi işlemlerinde serbestçe faiz, komisyon ve masraf alınmasının mümkün olduğu, bankaların faiz dışındaki gelirlerinin açılan kredinin üzerinden maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği veya kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla masraf alınabileceği. Genel Kredi Sözleşmeleriyle taraflar arasında ticari nitelikte akdi ilişki kurulduğu, davalının kullandığı kredilerin 4077 sayılı yasada ayrıntılı olarak belirtilen tüketici kredisi niteliği göstermediği, dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin sadece iş ve hizmet alımından kaynaklanmasının söz konusu olmadığı, bankaların ticari kredi sözleşmelerinde faiz ve komisyon oranlarının genel olarak yazılı olarak gösterilmediği, azami oranların tespitine yetkili olduklarının belirtildiği ve bu husustaki tarifelerin banka şubelerinde ve web sitelerinde ilan edildiği, genel bankacılık uygulamalarında alınan tutarın makul sınırlarda kabul edilebilecek oranda olduğu, dosya masrafı adı altında yapılan kesintinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu hükümlerine göre alınması gereken ... TL ilam harcından ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi’ ne göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ nun 18/A-14. maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... TL' nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kedisi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2021 Katip ... Hakim ...