İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/24 E. 2020/298 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/24
Karar No
2020/298
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/24 KARAR NO : 2020/298 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2020 KARAR TARİHİ : 01/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt içi ve yurt dışında itibar sahibi bir firma olduğunu, bu kapsamda müvekkili ile davalı şirket arasında müvekkil şirkete ait maden sahasının kiralanması konusunda rödovans sözleşmesi imzalandığını ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, sözleşme gereğince kurum ve kuruluşlara hazine payı, orman yayı, gecikme faizi, kdv, işletme ruhsat bedelleri, idari para cezası olmak üzere davalı şirket tarafından yapılması gereken ödemelerin tamamının müvekkili tarafından yapıldığını, ödemenin yapılması amacıyla davalıya çıkartılan ihtarnameye rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığını, bu nedenle Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini ancak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davaya dayanak sözleşmenin feshedildiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu ödemelerin maden sahası sahibince ödenmesi gerekli ödemeler olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, rödovans sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. 6.01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. 7.Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan// YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. 8.Görevle ilgili düzenlemeler dava şartıdır, kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 9.Sakarya BAM 6. ve Ankara 15. Hukuk Dairesi kesin kararları arasındaki görev hususuna ilişkin olarak meydana gelen uyuşmazlığın giderilmesi konusundaki Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2019/2107 esas, 2019/4221 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Bilindiği üzere; Madencilik sektöründe çoğu zaman arama veya işletme ruhsatı alan gerçek veya tüzel kişiler bu ruhsatlarına göre faaliyette bulunmayıp ruhsat gereğince sahip oldukları haklarının tamamını veya bir bölümünü geçici bir süre için üçüncü kişilere devretmektedirler. Ruhsat sahibi olan madenci bu ruhsattaki işletme hakkını devretme karşılığında elde edilen cevher üzerinden veya dönemsel olarak kararlaştırılan maktu bir ücreti üçüncü kişiden almaktadır.Ruhsat sahibi ile geçici olarak maden işletme hakkını elde eden bu üçüncü kişi arasında yapılan bu sözleşme Maden işletme ruhsatı kiralama sözleşmesi olup madencilik sektöründe ve hukuksal uygulamadaki ismi ise Rödövans sözleşmesidir. 10.İşletme hakkının üçüncü kişiye rodövans sözleşmesi ile devri halinde devralan kiracı haline gelmekle sahayı bu rödövans sözleşmesi koşullarına uygun olarak işletmek ve bunun karşılığı kiraya veren ruhsat sahibine rodövans bedelini ödemekle yükümlenmektedir. 11.Rödövans sözleşmesi; ruhsatı alınan maden sahasının bir kısmı veya tamamı üzerindeki işletme hakkının, hak sahibi tarafından gerçek veya tüzel üçüncü kişilere geçici bir süre için tahsisini konu alan iki taraflı ürün kira sözleşmesi niteliğine sahiptir. 12.Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasında (YHGK nun 11.10.2006 Tarih E.2006/11-617, K.2006/642, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 05.07.2017 Tarih E. 2017/6471,K.2017/11091 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi ); Rödovans sözleşmesinin tarafları arasında çıkan uyuşmazlıklarda sözleşme hükümleriyle 3213 sayılı Maden Kanunun ilgili hükümleri ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin hükümlerin bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağı kabul edilmektedir. (bu karar sonucu Sulh Hukuk mahkemeleri görevli kabul edilmiştir) 13.Dava konusu talep dayanağı taraflar arasındaki rödovans sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Görevli mahkeme Sulh Hukuk mahkemesidir. Her ne kadar davalı sözleşmenin feshedildiğinden bahsetmekte ise de bunu dahi inceleyecek görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.(Görev hususunda benzer kararlar; Yargıtay 3. HD., 2017/11960 esas, 2019/6982 karar; 2017/2873 esas, 2018/2486 karar; 2017/2159 esas, 2017/10413 karar) 14.Tüm açıklamalar ışığında, mahkememizin uyuşmazlıkta görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Sulh hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla; usulden ret kararı vermek gerekmiştir. Yetki itirazını ise, görevli mahkeme inceleyecektir. HÜKÜM/ Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate ALINMASINA, Dair, davacı vekili ...'un yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/24, K. 2020/298, T. 01.07.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-24-e-2020-298-k-4875b0c0de18