İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/222 E. 2020/419 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/222
- Karar No
- 2020/419
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/222 Esas KARAR NO : 2020/419 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/06/2020 KARAR TARİHİ : 15/09/2020 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... sıralarında müvekkili ... plaka nolu motosikleti ile seyir halinde iken davalı sigorta şirketinin sigorta ettiği ... plakalı araç park halinde iken yol kontrolü yapmadan sola doğru yola çıktığını ve karşı yola geçmek için hareketine devam ettiğini ve kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, engelli sağlık kurulu raporuna göre % 5 oranında engelli olduğunu, ... tarihinde davalı şirkete ilk başvurularını yaptıklarını, hasar dosyalarının açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve belirsiz alacak davası olmak üzere ... .-TL maddi tazminata temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber hükmedilmesini yargılama gideri ve mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari merkezi itibariyle söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı, HMK Md.119 gereği talep sonucunu açık bir şekilde yapmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde maddi tazminat adı altında ... -TL talep ettiğini ancak talebinin ne kadarının hangi kaleme ilişkin olduğu, hangi tazminat kalemlerini talep ettiği HMK Md.119 gereği açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun kabulü mümkün olmadığını, KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkil sigorta şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, maluliyet tazminatı zararının, ... yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, aksi bir hesaplamanın kanuna ve genel şartlara aykırı olacağını, başvuranın talebi olan geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacının talebine konu geçici iş görmezlik tazminatının Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu, müvekkil şirket temerrüde düşürülmediğinden davacı tarafın faize ilişkin taleplerinin reddini talep ettiklerini, yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesini, maluliyet oranının Yargıtay’ın işaret ettiği şekilde belirlenmesini, maluliyet tazminatı hesabının ZMS sigortası genel şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, geçici iş göremezlik tazminatına ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışı olduğundan dolayı reddini, Müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, fazlaya ilişkin taleplerin reddini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle bedensel zarardan doğan tazminat istemine ilişkindir. Tarafların sosyal ekonomik durum araştırılması ilgili kolluk birimlerince yapılmış, hastane ve kaza kayıtları celp edilmiş ve diğer bildirilen deliller toplanmıştır. Davalı tarafın cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunduğu ve müvekkilinin şirket merkezinin adresi itibariyle İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili ve görevli olduğunu beyan ettiği görülmektedir. Yetki, bir davaya hangi yerdeki hüküm mahkemesi tarafından bakılacağını belirtir. Burada, yer bakımından (coğrafi bakımdan) bir davanın hangi (neredeki) mahkeme tarafından görüleceği söz konusudur (KILIÇ,H.:Açıklamalı ve İçtihatlı HMK,Ankara,s,585,Kuru B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü sh. 2616’ya atfen). Haksız fiilden doğan davalarda yetki kuralını düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi; “ (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”şeklindedir. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun ilga edilen 25. maddesinde; sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklarda, tazminat ve rücu talepleri nedeni ile açılacak davalarda ve icra takiplerinde yetkili mahkemenin veya icra dairelerinin; sigorta şirketinin veya şubesinin, sigorta sözleşmesini yapan acentenin, sigortalının, hak sahibinin, rücu edilenin ikametgahındaki veya zarara yol açan olayın meydana geldiği yerdeki mahkemelerin ve icra dairelerinin olduğu düzenlenmiştir. Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın C.8. maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş ve genel şartlarda “Sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle sigortacı aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, sigorta şirketinin merkezinin veya sigorta sözleşmesine aracılık yapan acentenin ikametgahının bulunduğu yerdeki veya zarara yol açan olayın meydana geldiği yerdeki; sigortalı aleyhine açılacak davalarda ise davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemedir. ” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, seçimlik yetki kuralının belirlendiği ve yukarıda yer verilen özel düzenlemelerden dolayı birden fazla mahkemenin yetkili olduğu, seçimlik yetkinin söz konusu olduğu kuşkusuzdur. Buna göre dava konusu trafik kazasının ... İli ... İlçesi ... ... meydana geldiği, davacı tarafın dava dilekçesindeki ve uyap kayıtlarına göre yerleşim yerinin ... İli ... İlçesi olduğu, davalı sigortanın şirket adresinin .../ ... olduğu, davacının kaza sonrasında ilk tedavisinin ... Devlet Hastanesi'nde gerçekleştiği, sigorta sözleşmesine aracılık yapan acentenin adresinin ise ... İli ... İlçesi olduğu görülmektedir. Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalı tarafından yapılan yetki itirazının kesin yetki hali bulunmadığından Hukuk Muhakemeleri 19/2 maddesi uyarınca süresinde olduğu, dava konusu haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği, gelme ihtimalinin bulunduğu ve zarar görenin yerleşim yerinin ... olmadığı, 4925 sayılı Kanun yönünden sigorta şirketinin veya şubesinin, sigorta sözleşmesini yapan acentenin, sigortalının, hak sahibinin, rücu edilenin ikametgahındaki veya zarara yol açan olayın meydana geldiği yerin ... ili merkezi olmadığı, davalı sigorta şirketinin ya da sigorta sözleşmesine aracılık eden acentenin de ... ilinde bulunmadığı anlaşıldığından davalı tarafın yetki itirazının yerinde olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda davalı tarafın seçimlik talebi doğrultusunda davalı şirket merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin dava konusu uyuşmazlık bakımından görevli ve yetkili olduğu kanaatine varılarak HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmadığından olmadığından HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli ve yetkili mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2020 Katip... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır