İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/342 E. 2020/645 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/342
- Karar No
- 2020/645
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/342 Esas KARAR NO : 2020/645 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2019 KARAR TARİHİ : 08/12/2020 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; müvekkili alacaklı bankanın davalı borçludan genel kredi ve sair sözleşmelerden kaynaklı nakdi kredilerden doğan toplam ...-TL alacağı bulunduğunu, diğer davalı ise Krediye kefil olduğunu, davalı borçlu ve kefil borcunu ödemede temerrüde düşmesi üzerine Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi borcunu ödemesi ve kanuni takip yapılacağı yönünden ihtar edildiğini, ihtarlara rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı borçlu ve kefil'in icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, icra takibine yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, alacak üzerinden % 40 dan aşağı olmamak kayıt ve şartı ile davalı borçluların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalılar davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafın davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkememizce davacı bankadan taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi istenilerek dosyamıza alınmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyası'nın incelenmesinde; davacı banka tarafından davalı ... ve ... aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... TL Bsmv olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... tarihli Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi olduğu, davalılar tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı bankanın davalı ... ile aralarında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı borcunu ödemediğini, muaccel borçların ödenmemesi nedeniyle ihtarname ile kredi borçlusunun temerrüde düşürüldüğünü, diğer davalı ...'un ise kredide kefil sıfatına sahip olduğunu iddia ettiği görülmektedir. Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarih 2017/230 E. 2017/635 K. Sayılı ilamı). İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı ilamı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesinde de ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.'' hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre asıl borçlu hakkında konkordato mehli verilmesi halinde asıl borçlu hakkında takip başlatılmadan kefiller hakkında icra takibi başlatılabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2015 tarih 2015/9633E. 2015/10120K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2019 tarih 2018/3501E. 2019/3769K. sayılı kararı). Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davacının varsa kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalılardan talep edebileceği tazminat miktarını belirlemek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sözleşme, ihtarname ve diğer belgeler incelenerek düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... arasında ... tarih ... TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme limiti dahilinde davalı ...’un müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, sözleşmeye istinaden ... tarihinde ... numaralı aylık %1,5566 yıllık %18,68 akdi faiz oranı ile ... TL limitli ...-... tarihleri arsında ödenmek üzere 62 eşit taksitli aylık ... TL geri ödemeli taksitli ticari kredi açıldığı ve kullandırıldığı, kredinin ... vadeli 14. Taksitinden ... vadeli 15. Taksitine kadar 4 ay ertelemeli olduğu, en son ... vadeli 14. Taksitine geri ödeme yapıldığında kalan anapara bakiyesinin ... TL olduğu, ... tarihli kat ihtarnamesinin davalı ...’a ... tarihinde, diğer davalı ...’a ... tarihinde iade tabliğ edildiği, bu nedenle davalıların ... takip tarihinde temerrüt halinde bulundukları, incelenen belgelere göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın talep edebileceği ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL alacak bulunduğu, Asıl alacak tutarına takip tarihini takiben %37,36 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisi hesap edilebileceği şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamında uygun, denetime elveriş ve kanaat verici bulunmuş ve hükme esas alınmıştır. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve deliller doğrultusunda dava dosyası değerlendirildiğinde; davacı banka tarafından TL limitli Genel Kredi sözleşmesine dayanılarak davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı banka ile ... arasında kredi borçlusu sıfatıyla diğer davalı ... ile kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesinin imza altına alındığı görülmüştür. Kefalet tutarının rakam ve yazı ile açıkça sözleşmede belirtilmesi nedeni ile kefaletin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 583 ve 584. maddelerine uygundur. Davalılar yönünden verilen bir tedbir de bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan ... tarihli raporda da belirtildiği üzere davacının davalılardan ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL bedeli talep etmesinin yerinde olduğu, fazlaya ilişkin miktarlar bakımından yapılan takibin haksız olduğu kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlular tarafından sözleşme ve ihtarnameler ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlular aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen kabulü ile; -Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... Bsmv olmak üzere toplam ... TL üzerinden devamına, -Asıl alacağa % 37,36 temerrüt faizi ile ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi uygulanmasına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere ... TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına ( %97,83 ) göre hesap edilen ... TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/12/2020 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı