İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/751 E. 2020/651 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/751
- Karar No
- 2020/651
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/751 Esas KARAR NO : 2020/651 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/11/2018 KARAR TARİHİ : 10/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, ... tarihinde müvekkilinin içinde bulunduğu ve vekil edenin annesi ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kontrolsüz kavşağa geldiği esnada, davalı sigorta tarafından ... poliçe numarası ile sigortalanmış davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sol taraftan gelerek önüne çıkması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda vekil eden ...'da sürekli ve geçici iş göremezlik ortaya çıktığını, kazanın meydana gelmesinde karşı tarafın kusurlu olup, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, bu sebeplerle, vekil eden küçüğün yaşanan kaza sebebiyle sürekli ve geçici iş göremezlik sonucunu doğuran ve bu nedenle uzun tedavi giderleri sonucu fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL sürekli iş göremezlik ve ... TL geçici iş göremezlik nedeniyle şimdilik toplam ... TL maddi tazminat taleplerinin kabulünü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacının talep ettiği tazminat bedelinin ödendiğini, başvuranın meydana geldiğini iddia ettiği maluliyet oranının kabul edilemez olduğunu, maluliyet raporuna ilişkin tazminat hesabının ZMMS sigortası genel şartları maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun kusuru oranında olduğunu, somut olayda başvuranın müterafik kusurundan dolayı tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış dosya davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve alınan ... tarihli raporda, ... kızı, ... doğumlu ...’un ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceğini bildirir rapor sunulmuştur. Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve alınan ... tarihli raporda, Dava dışı sürücü ...(...)'ün %75(yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu , Dava dışı sürücü ...'un %25(yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu iddia edilen aracın ZMMS'sı aleyhine açılan maddi tazminat tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 114. maddesinin (g) bendinde, gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış olup aynı Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrasında, mahkemenin bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında ise, bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür. 6100 sayılı Kanun'un “Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 120. maddesinde; “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” düzenlemesi bulunmaktadır Anılan maddenin gerekçesinde ise; “Madde ile, dava açılırken yargılama harçlarının mahkeme veznesine yatırılması zorunluluğu düzenlenmiştir. Maddede ayrıca, 1086 sayılı Kanunda yer almayan, yeni bir düzenleme yapılarak, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Avans miktarının, davanın türü ve özelliklerine göre her yıl Adalet Bakanlığınca ilan edilecek tarifeye göre belirleneceği, maddede yer almıştır. Maddede yapılan bu düzenlemeyle, gerekli masrafların zamanında yatırılmamasından dolayı davaların gecikmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.” ifadelerine yer verilmek suretiyle, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirildiği vurgulanmıştır. 03.04.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde: “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. (4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…” düzenlemesi yer almaktadır. Yönetmeliğin 45. maddesinde, gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup, gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği, davacının, her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, delil avansının ise tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade ettiği vurgulanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, Yönetmelikte gider avansının içinde delil avansı için gerekli giderler de gösterilmiştir. Gider avansının yatırılmaması hâlinde açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir (Yön. m. 45/3); delil avansının yatırılmaması hâlinde ise, o delilden vazgeçilmiş sayılır (Yön. m. 45/3). Bu durumda Yönetmeliğin 45. maddesinin birinci fıkrası ile dördüncü ve beşinci fıkraları arasında uyum bulunmadığından, HMK’nın 324. maddesi gözetilerek Yönetmeliğin 45. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının öncelikle uygulanması gerekir (Pekcanıtez H./Atalay O./ Özekes., M., Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku 13. Bası, Ankara 2012, s.354 ). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; trafik kazasında maluliyete uğranıldığı iddiasına dayalı tazminat davasında alınan maluliyet rapor ücreti ve tebligat ücreti mahkememizce gider avansı olarak nitelendirilmiş ve ... tarihli celsede ... TL ATK rapor ücreti ve ... TL tebligat gideri olmak üzere toplam ... TL eksik gider avansının ikmal edilmesi husunda davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmiş ve verilen kesin sürede gider avansının ikmal edilmemesi halinde 6100 s. HMK m. 114/1-g ve m. 115/2 gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddolacağının ihtarı davacı vekilinin yüzüne karşı yapılmıştır. Davacı vekili ise verilen kesin sürede gider avansını ikmal etmemiş dosyanın ATK genel kuruluna gönderilerek rapor alınması halinde rapor ücretini ödeyeceklerini beyan etmiştir. Burada belirtmek gerekir ki her rapor ATK tarafından ayrı ayrı faturalandırılmakta ve bu faturaların ödenmemesi halinde kamu zararı ortaya çıkmaktadır. Bu sebeplerle her rapor ücretinin ayrı ayrı ödenmesi gereklidir. Bunun yanında dosyada ATK raporuyla çelişen dosyada başkaca aldırılan rapor olmadığı için yönetmelik gereği ATK üst kuruluna dosyanın gönderilmesi mümkün değildir. Ayrıca mahkememizin yukarıda açıklanan gerekçelerle kanuni olarak verdiği kesin sürenin şartlı tekliflerle yumuşatılması da mümkün değildir. Bu sebeplerle davacı tarafın şartlı olarak gider avansı ödeme teklifi itirazına itibar edilmemiş verilen kesin sürede gider avansının ikmal edilmemesi nedeniyle 6100 s. HMK m. 114/1-g ve m. 115/2 gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının dava şartı yokluğundan REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının iş bu dava nedeniyle yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır