İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/615 E. 2019/757 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/615
Karar No
2019/757
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/615 Esas KARAR NO : 2019/757 DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/10/2018 KARAR TARİHİ : 20/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ... Şubesi ile dava dışı ... arasında Kredi Genel Sözleşmesine istinaden adı geçene kredi kartı kullandırıldığını, ... tarafından keşidecisi ... olan ve sırasıyla ..., ..., ... ödeme tarihli toplam ... TL olmak üzere her biri ... TL bedelli senetlerin temlik cirosu ile temlik edildiğini, vade tarihinden itibaren 3 yıl geçmesi nedeni ile bonoların zamanaşımına uğradığın, TTK 732. Maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerince vade tarihlerinden itibaren işleyecek %19,5 reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı davaya cevap vermemiştir. DAVA : Dava, zamanaşımına uğramış kambiyo senedine dayalı alacak istemine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile devam olunmuştur. Dava konusu bonoların incelenmesinde; keşidecinin ... Lehdarın ..., cirantaların ..., ... ve ..., düzenlenme tarihinin ..., bedelin ... TL vade tarihlerinin ..., ... ve ... olduğu görülmüştür. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 06/04/2017 tarih 2016/8498E. 2017/2846K. sayılı kararında; "...dava konusu bonoların zamanaşımına uğramasının kıymetli evrak niteliğini etkilemediği, kıymetli evraklar ile ilgili davalara bakma görevinin asliye ticaret mahkemesinde olduğu..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2016 tarih 2016/1807E. 2016/10611K. sayılı kararında; "...Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, zamanaşımına uğramış bono ile ilgili TTK hükümlerinin tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğinden, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir..." denilmiştir. Dava, zamanaşımına uğramış kambiyo senedine dayalı alacak istemine ilişkindir. Hamil, (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 644. maddesi) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 732. maddesine dayalı olarak ya hakkında sebepsiz zenginleşme nedeniyle keşideci aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak cirantası aleyhine alacak davası açabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Sebepsiz Zenginleşme” başlıklı 732. maddesinin dördüncü fıkrası aynen: “Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir” şeklindedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/06/2018 tarih 2017/19-1630E. 2018/1186K. sayılı kararında; "...Sebepsiz zenginleşme talebi hukuki nitelikçe, poliçeden doğan hakkın, bunun korunması ve/veya kullanılması için gereken işlemlerin yapılmaması nedeniyle düştüğü (eTTK m.642) veya zamanaşımına uğradığı (eTTK m.661) hâllerde, senet borçlusu nezdinde oluşan sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak, poliçe alacağını elde edemeyen ve bu nedenle mal varlığında hakkaniyete aykırı bir değer kaybı oluşan hamile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış olan yeni bir haktır. Sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hamilin müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hamile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir (Bozgeyik, H.: Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, Cilt:VII, Atatürk Üniv. Huk. Fak. Dergisi Haziran-2003, s.589 vd.). eTTK m.644'e istinaden açılan davalarda ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini veya senet bedelini cirantalardan birine veya hamile ödediğini savunan keşideciye aittir. Diğer bir deyişle keşideci, ancak bu ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde sorumluluktan kurtulabilir. Zira, hamilden temel ilişkiyi ve bu temel ilişkiden ötürü keşidecinin bir borcunun bulunmadığını ispat etmesi beklenemez. Bu nedenle keşidecinin, sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını ispat etmesi gerekir..." denilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2014 tarih 2014/3647E. 2014/5673K. sayılı kararında; "...Takip dayanağı çekler süresi içinde bankaya ibraz edilmiş ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 726. maddesi uyarınca ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı aylık sürede kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmadığından hamilin Türk Ticaret Kanunu'nun 695. ve 722. maddeleri ile 3167 sayılı Kanun'un 8. ve 16. maddelerindeki tazminat haklarını yitireceği gözetilerek bu isteğe yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 23/02/2016 tarih 2015/11558E. 2016/2960K. sayılı kararında; "...Davacı, zamanaşımına uğramış çeklerle ilgili olarak alacak davası açmıştır. Daha öncesinde ise bu çeklerle ilgili ... tarihli kambiyo yoluyla icra takibini yapmıştır. İcra takibinin başlatıldığı tarihte temerrüt gerçekleşmiş olup, bu tarihten sonra davacı faiz talebinde bulunabilir..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2017 tarih 2016/7998E. 2017/5344K. sayılı kararında; "...davaya konu çekler zamanaşımına uğramış olduğu için çek tazminatı istenemeyeceği ve takipten önce de davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceği..." denilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/04/2016 tarih 2014/13-856E. 2016/523K. sayılı kararında; "...usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içinde davaya cevap vermediği gibi herhangi bir delil de bildirmeyen davalının ön inceleme duruşmasında delillerini bildirmesi ve ön inceleme duruşmasından sonra da isim ve adreslerini bildirdiği tanıkların dinlenilmesi mümkün değildir..." denilmiştir. Davamıza gelince, davacı zaman aşımına uğramış bonolar alacak istem ile dava açmıştır. Uyuşmazlık konusu bonolar dava tarihi itibariyle 3 yıllık zamanaşımına uğramıştır. Bununla birlikte uyuşmazlık konusu olan bonoda davacı hamil, davalı ise keşideci konumundadır. Hamil, (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 644. maddesi) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 732. maddesine dayalı olarak keşideci aleyhine temel ilişkiye dayalı olarak alacak davası açabilir. İspat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden davalıya aittir. Davalı taraf yasal süresi içinde davaya cevap vermediği gibi herhangi bir delil de bildirmediğinden, davalının ön inceleme duruşmasında delillerini bildirmesi ve ön inceleme duruşmasından sonra da isim ve adreslerini bildirmesinin mümkün değildir. Bu bağlamda davalı sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediğinden davanın kabulüne karar karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. ... TL'nin dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yapılan ... TL harç, ... TL posta gideri olmak üzere toplam ... TL posta ve tebligat giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/11/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/615, K. 2019/757, T. 20.11.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-615-e-2019-757-k-bc2b5ea604cc