İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/508 E. 2020/365 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/508
Karar No
2020/365
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/508 Esas KARAR NO : 2020/365 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2018 KARAR TARİHİ : 14/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı ... arasında akdedilen ... ve ... tarihli genel kredi sözleşmelerine istanaden adı dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların ise kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, açılan ve kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle kredi hesabının kat edilerek, asıl borçlu ile birlikte davalı kefillere Beşiktaş ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine müteselsil kefiller hakkında Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyası ile alacağın tahsilinin talep edildiğini, davaya konu icra takibinde davalıların borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla davalıların Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları haksız itirazlarının iptali ile takibin kaldığı yerden takip taleplerindeki esaslar dahilinde devamına, alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Beşiktaş ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya bizzat tebliğ edilmediğni, temerrüdün gerçekleşmediğini, davalı tarafından davacı bankaya ... tarihli Antalya ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek davaya konu krediyi kullanan ... ile olan ortaklığının sona erdiğine ve hisselerinin devredildiğine, kefillikten rücu edildiğine dair bildirim yapıldığını, davalının davacı bankaya takipte talep edilen tutarda borcu olmadığının da yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, bankaya yapılan ödemelerin banka kayıtlarından görülebileceğini, davacı tarafından uygulanan faiz oranınında usulüne uygun olmadığını beyanla davanın reddine, kötüniyetle alacak iddiasında bulunan davacının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Beşiktaş ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya bizzat tebliğ edilmediğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, davalının davacı bankaya takipte talep edilen tutarda borcu olmadığının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, bankaya yapılan ödemelerin banka kayıtlarından görülebileceğini, uygulanan faiz oranının usulüne uygun olmadığını beyanla davanın reddine, kötüniyetle alacak iddiasında bulunan davacının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... ...'ne taraflar arasında imzalanan ... ve ... tarihli kredi sözleşmesi, hesap özeti, hesap bildirim cetvelleri, tebliğ şerhli hesap kat ihtarnamesi ile varsa borçlu ve kefili tarafından yapılan kısmi ödemelere ilişkin belgelerin onaylı suretlerin istenmesi için müzekkere yazılarak, gelen yazı cevabı ve ekleri dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası dosyamı arasına alınmıştır. Mahkememiz yargılaması sırasında; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği dava dosyasının resen seçilecek bankacı bilirkişiye tevdii ile kredi sözleşmesi hesap bildirim cetvelleri, hesap özetleri, varsa borçlu ve kefilleri tarafından yapılan kısmi ödemeler ve gerekirse banka sistem ve kayıtları da incelenmek suretiyle davalı borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile haklarında yapılan takipte takip tarihi itibari ile davacı tarafın talep edebileceği asıl alacak ve faiz miktarı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, bankacı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ... havale tarihli raporda özetle; "...1- Dava dışı şirkete davalı banka tarafından açılan ve kullandırılan ... kat tarihi itibariyle borçlu cari hesap, kredili mevduat hesabı ve ticari kart kredisi hesaplarından doğan banka alacağının davalı kefil ...'ın kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, adı geçen davalı kefilin banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumluluğu doğmaktadır. Davalı ... dava dışı asıl kredi lehtarı ... kullandığı kredilerden doğan borcundan takip tarihi itibariyle kefalet sorumluluğunun hesaplanması: ... Asıl alacak- Borçlu cari hesap ... ... Ticari kart Kredisi ... Kredili mevduat ... ... Tahsil edilemeyen işleyen faiz ... ...-... 25 günlük %19,5 akdi faizi (Borçlu cari hesap) ... ...-... 5 günlük %24,24 akdi faizi (kmh ve ticari kart) ... ...-... 9 günlük %36,26 temerrüt faizi (Borçlu cari hesap) ... ...-... 9 günlük %30,24 temerrüt faizi (kmh ve ticari kart) ... İşletilen faizlerden %5 gider vergisi ... ihtar masrafı ... ... Takip tarihi itibariyle toplam alacak ... Tablo özetlendiğinde dava dışı şirketin kullandığı kredilerden doğan davalı kefil ... takip tarihi itibariyle sorumluluğu: ... Asıl alacak ... İşlemiş akdi ve temerrüt faizleri ... Gider Vergisi ... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. Takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarının borçlu cari hesap kredisinden doğan ... TL. kısmı %36,36; kredili mevduat ve ticari kart kredisinden ... TL. kısmı %30,24 oranında temerrüt faizine ve faizler üzerinden %5 oranında gider vergisine tabi olmaktadır. 2- Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı ...'un davacı bankaya ve diğer bankalara birlikte keşide ettiği ihtarnamede şirket ortaklığından ayrılmasını neden göstererek genel kredi sözleşmesinin devamı ve sözleşmeye bağlı müteselsil kefaletini sona erdirme iradesinin açık olduğu, böyle bir dununda, davacı bankanın davalı kefilin kefaletten vazgeçmesinin kredi riski ve kredi koşullarına etkisinin değerlendirilmesiyle, kredi lehtan şirketten kredinin devamı için yeni teminat talep etmesi ve/veya davalının kefillikten vazgeçme iradesinin öğrenildiği ... tarihi itibariyle mevcut borcu talep etmesi gerekirken, davacı bankanın davalının iradesini resen yok sayarak, dava dışı şirketle olan kredi ilişkisine kredi hesabının kat edilerek sözleşmenin fesih edildiği ... tarihine kadar devam edildiği, kefaletten vaz geçilen ... tarihinden itibaren dava dışı şirkete yetıi krediler kullandırılıp kredilere tahsilat yapılarak kredi işlemlerinin aynen sürdürüldüğü, bu durumda davalı ...'un davaya konu icra takibinde talep konusu yapılan kredi işlemlerinden kefaleten sorumlu tutulamayacağı..." kanaat ve sonucuna varıldığı belirtilmiştir. ... tarihli ek raporda da özetle; "...1- Dava dışı şirkete davalı banka tarafından açılan ve kullandırılan ... kat tarihi itibariyle borçlu cari hesap, kredili mevduat hesabı ve ticari kart kredisi hesaplarından doğan banka alacağınıfı davalı kefil ...'ın kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, adı geçen davalı kefilin banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumluluğu doğmaktadır. Davalı ...'ın dava dışı asıl kredi lehtarı ... kullandığı kredilerden doğan borcundan takip tarihi itibariyle kefalet sorumluluğunun hesaplanması: ... Asıl alacak- Borçlu cari hesap ... ... Ticari kart Kredisi ... Kredili mevduat ... ... Tahsil edilemeyen işleyen faiz kmh ve ticari kart ... ... Tahsil edilemeyen işleyen faiz (Borçlu cari hesap) ... ...-... 25 günlük %23,5 akdi faizi (Borçlu cari hesap) ... ...-... 5 günlük %24,24 akdi faizi (kmh ve ticari kart) ... ...-... 9 günlük %36,26 temerrüt faizi (Borçlu cari hesap) ... ...-... 9 günlük %30,24 temerrüt faizi (kmh ve ticari kart) ... İşletilen faizlerden %5 gider vergisi ... ihtar masrafı ... ... Takip tarihi itibariyle toplam alacak ... Tablo özetlendiğinde dava dışı şirketin kullandığı kredilerden doğan davalı kefil ...'ın takip tarihi itibariyle sorumluluğu: ... Asıl alacak ... İşlemiş akdi ve temerrüt faizleri ... Gider Vergisi ... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. Takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarının borçlu cari hesap kredisinden doğan ... TL. kısmı %36,36; kredili mevduat ve ticari kart kredisinden ... TL. kısmı %30,24 oranında temerrüt faizine ve faizler üzerinden %5 oranında gider vergisine tabi olmaktadır. Tarafımızca yapılan hesaplama ile davacı bankanın faiz talebi arasındaki fark, davacı vekilinin itirazlarında yer aldığı üzere sadece temerrüt faiz oranından ibaret olmayıp, davacı bankanın kredili mevduat hesabı ve ticari kart kredisinde TC Merkez Bankasınca yapılan sınırlamanın ve 5464 sayılı yasanın 26.maddesinin dikkate alınmayarak tüm alacağa sözleşme kaynaklı temerrüt faizi işletip talep etmesinden ileri gelmektedir. 2- Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı ...'un davacı bankaya ve diğer bankalara birlikte keşide ettiği ihtarnamede şirket ortaklığından ayrılmasını neden göstererek genel kredi sözleşmesinin devamı ve sözleşmeye bağlı müteselsil kefaletini sona erdirme iradesinin açık olduğu, böyle bir durumda, davacı bankanın davalı kefilin kefaletten vazgeçmesinin kredi riski ve kredi koşullarına etkisinin değerlendirilmesiyle, kredi lehtarı şirketten kredinir devamı için yeni teminat talep etmesi ve/veya davalının kefillikten vazgeçme iradesinin öğreni diği ... tarihi itibariyle mevcut borcu talep etmesi gerekirken, davacı bankanın davalının iradesini resen yok sayarak, dava dışı şirketle olan kredi ilişkisine kredi hesabının kat edilerek sözleşmenin fesih edildiği ... tarihine kadar devam edildiği, kefaletten vaz geçilen ... tarihinden itibaren dava dışı şirkete yeni krediler kullandırılıp kredilere tahsilat yapılarak kredi işlemlerinin aynen sürdürüldüğü, bu durumda davalı ...'un davaya konu icra takibinde talep konusu yapılan kredi işlemlerinden artık kefaleten sorumlu tutulamayacağı..." kanaat ve sonucuna varıldığı belirtilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, dava dışı şirket ile davacı bankan arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil sıfatı ile imzası bulunan davalılar hakkında ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemi ile yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile takip tarihi itibari ile borçlu olup olmadıkları ve borç miktarına ilişkindir. Özellikle davalı ...'un dava dışı asıl kredi lehtarı şirkete ve davacı bankaya keşide ve tebliğ ettiği Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı istifanamesi nedeniyle kefilliğinin sona erip ermediği, takibe dayanak krediler nedeniyle takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığının da tartışılması gerektiği anlaşılmıştır. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. Davalıların kefaletlerinin geçerli olup olmadığı hususunda yapılan değerlendirmede ; 6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur. Davacı banka ile dava dışı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerindeki davalıların kefaletlerinin 6098 Sayılı TBK 583.Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu görülmüştür. Davalı ...'ın kefaleti yönünden yapılan değerlendirmede; davalının takip tarihi itibariyle kefaletinin geçerli olduğu, bilirkişi kök ve ek raporunda belirtilen dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden kefalet limiti doğrultusunda sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla davalı ... yönünden itirazın iptali isteminin hüküm kurmaya, mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli bilirkişi kök ve ek raporunda belirtilen miktarlar esas alınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı ...'un ... tarihli istifanamesi nedeniyle kredi borcundan sorumluluğunun devam edip etmediği hususunda yapılan değerlendirmede; Süresiz bir kredi sözleşmesi ile ilgili kefalet sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça kefaletin, süresiz kredi sözleşmesindeki yapılan işlemle sınırlı olmaksızın aynı sözleşmeye dayanılarak daha sonra yapılacak kredi işlemlerini de kapsadığı kabul olunur. Ne var ki, kefil kefaleti altında yapılmış en son işlemden doğan borcun tamamen ödenmesinden sonra artık süresiz olan kefaletinin sona erdirilmesi ve bundan böyle aynı kredi sözleşmesine göre kefaletinin sona erdirilmesinin ve kredi sözleşmesine göre kefaletinde kredi ve borçlandırma işlemi yapılmamasını, kefalet sorumluluğunu üstlenmeyeceğini bankaya ve borçlanacak kişiye usulen geçerli olacak şekilde kendisi tacir ise TTK 18/3.maddesine göre ihbarda bulunması suretiyle bildirmesi durumunda bankanın talebi gözeterek, kefalet sorumluluğuna son vermesi, HMK 2.maddesinde düzenlenen ve hukukun tüm alanlarında emredici hukuk olarak uygulanan dürüstlük kuralının gereği olup, bankanın aynı kredi sözleşmesi ile yapacağı yeni kredi işlemi için kredi müşterisinden yeni bir kefil istemesi gerektiği yargı uygulamasında kabul gören bir görüş olarak geçerliliğini sürdürmektedir. (Banka Kredi Sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar Cengiz Kostakoğlu Beta Yayınları 2016 sayfa 80) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 15/03/2007 tarih 2006/5841 Esas - 2007/2592 Karar sayılı emsal içtihatında; "... davacıların bankaya gönderdikleri ... tarihli taahhütlü mektupta kefaletten istifa ettiklerini bildirdikleri, yazının bankaya ... tarihinde tebliğ edildiği, bu yazıya karşı bankanın olumlu-olumsuz yanıt vermediği, bankanın bu yazıdan haberdar olduğu halde asıl borçlu ve yeni kefille başka genel ve ek kredi sözleşmeleri yapıp borç verdiği, bankanın bu şekilde bankacılık uygulama ve teamül doğrultusunda kredi müşterisinden yeni kefil talep etmekle davacıların kefaletinin sona erdiğine ilişkin yazılı beyanlarına yönelik kanı oluşmasına neden olduğu görülmekle davacıların kefalet sözleşmelerinden istifa ettiklerinin ve bu istifanın da bankaca kabulü gerektiğinin, bu oluşa göre verilen kredi sözleşmelerinde davacıların imzası olmayan ve istifa tarihinden sonra dava dışı ... lehine verilen teminat mektupları ve kredi sözleşmelerinden sorumlu olmadıkları..." Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 11/10/2012 tarih 2012/9018 Esas - 2012/14916 Karar sayılı emsal içtihatında; "... banka ile dava dışı kredi borçlusu arasında bağıtlanan süresiz kredi sözleşmelerinden doğan ve borçlu cari hesabı şeklinde işleyen kredi ilişkisinde bir tarihte hesabın borç bakiyesi vermemesi, başka bir anlatımla borcun sıfırlanmış olması sözleşme ilişkisini sona erdirmez. Borç sıfırlandıktan sonra borçluya tekrar kredi kullandırılması yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığından, sözleşmeden doğan kefalet sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur. Bu nedenle davacı banka ile kredi borçlusu arasındaki kredi ilişkisinin henüz tamamen sona ermediği hallerde, sözleşmede belirtilen limitle sınırlı kalınmak kaydıyla borca kefalet etmiş ve BK.'nun 493. ve 494. maddesinde yer alan haklardan feragat etmiş bulunan kefil bir tarihte hesabın sıfırlanması nedeniyle sorumluluktan kurtulmaz. Kredi sözleşmeleri karşılıklı taahhütleri içerdiğinden kefil tek yanlı olarak bildirdiği irade beyanı ile kefaletten vazgeçemez. Bu şekildeki bir bildirim akdin diğer tarafınca açıkça kabul edilmedikçe hukuki sonuç doğurmaz...." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen açıklamalar ve emsal yargıtay içtihatları doğrultusunda yapılan değerlendirmede; davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ... takibe dayanak kredi sözleşmelerinden sorumluluğunun devam edip etmediği yönünden yapılan değerlendirmede; davalı ...'un davacı bankaya ve diğer bankalara birlikte keşide ettiği ihtarnamede şirket ortaklığından ayrılmasını neden göstererek genel kredi sözleşmesinin devamı ve sözleşmeye bağlı müteselsil kefaletin sona erdirme iradesini açıkça ortaya koyduğu, bu durumda davacı bankanın davalı kefilin kefaletten vazgeçmesinin kendi riski ve kredi koşullarına etkisini değerlendirerek kredi lehtarı şirketten kredinin devamı için yeni bir teminat talep etmesi ve / veya davalının kefillikten vazgeçme iradesinin öğrenildiği ... tarihi itibariyle mevcut borcu talep etmesi gerektiği, davacı bankanın davalının iradesini yok sayarak dava dışı şirketle olan kredi ilişkisini hesabının kat edilerek sözleşmenin feshedildiği ... tarihine kadar devam ettiği, kefaletten vazgeçilen ... tarihinden itibaren dava dışı şirkete yeni krediler kullandırılıp kredilere de tahsilat yapılarak sözleşme ilişkisinin aynen sürdürüldüğü, bu durumda usulen geçerli olan davalının bildirimi doğrultusunda davaya konu icra takibinde kredi işlemlerinden sorumlu tutulamayacağı hususu TMK 2.maddesindeki dürüstlük kuralınında bir gereği olarak kabul edilmiş ve davalı yönünden itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtildiği üzere hükmolunan alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı ... yönünden banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davalı ... lehine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğinin kabulü ile açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Buna göre Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında borçlu davalılardan ...’ın itirazının ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL üzerinden İPTALİNE, Takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarının borçlu cari hesap kredisinden doğan ... TL’lik kısmı yönünden %36,36, kredili mevduat ve ticari kart kredisinden doğan ... TL’lik kısmı yönünden %30,24 oranında temerrüt faizi ve faizler üzerinden %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalı ...’dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Davalı ... yönünden itirazın iptali isteminin REDDİNE, 3-Davalı ... yönünden davacının fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 4-Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davalıların tazminat taleplerinin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harcın davalı ...'dan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL davetiye ve müzekkere gideri, ... TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ... TL'sinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7- Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a VERİLMESİNE, 9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a VERİLMESİNE, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE, 11-Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasının dava kesinleştikten sonra İcra Müdürlüğü'ne İADESİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/07/2020 Başkan ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Katip ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/508, K. 2020/365, T. 14.07.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-508-e-2020-365-k-bc7ee5364787