İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/647 E. 2020/255 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/647
Karar No
2020/255
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/647 Esas KARAR N : 2020/255 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/09/2016 BİRLEŞEN ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .../... E. .../... K. SAYILI DOSYASINDA DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/12/2016 KARAR TARİHİ : 19/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... tarihinde, ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken davalı sigorta şirketinin ... poliçe numarası ile sigortaladığı, dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı araca çarpması sonucu çift taraflı kazada yaralandığını davacının tarihi itibariyle işçi olarak çalıştığını, kaza nedeniyle ... tedavi gördüğünü, kaza nedeniyle davacının malül kaldığını, bu davadaki taleplerinin geçici ve sürekli maluliyet nedeniyle tazminata ilişkin olduğunu ,kazadan önce davalıya başvurulduğunu talebin sonuçsuz kaldığını belirterek, ... TL maddi tazminatının Dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../.... .../... . sayılı dosyasında; davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın geçiş üstünlüğü bulunan ... plakalı ... yönetimindeki motosiklete yol vermemesi sebebiyle trafik kazası meydana geldiğini, tutulan trafik kazası tespit tutanağında davalının olayda asli kusurlu diğer araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun belirlendiği, ... plakalı aracın yolcu koltuğunda müvekkilinin olduğunu ve yaralandığını, ... hastanesinde tedavi gördüğünü, vücudunun çeşitli yerlerinde kırılar ve kesikler meydana geldiğini beyan etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... -TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ... vekili ... tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemlerini geçici iş göremezlik açısından ... artırarak ... geçici iş göremezlik tazminatı alacağı, sürekli iş göremezlik açısından ... artırarak ... sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı olarak ıslah etmiştir. CEVAP : Esas dosya yönünden davalı cevap vermemiştir. Birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../...E. .../...K. sayılı dosyasında davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların açılan işbu davanın Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyasında dava konusu trafik kazasına ilişkin yargılama yapılmakta olduğunu, huzurda görülen dava açısından bekletici mesele yapılmasını, gerçek zarar ve kusur tespiti yapılmasını, zarar miktarının önceden tespitinin mümkün olması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, davacının talebine konu geçici / kalıcı işgücü kaybı tazminatına ilişkin sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının tedavi giderlerine yönelik iddiaları asılsız olup tüm tedavi giderlerinden SGK sorumlu olduğunu, gelir kaybına yönelik zararlar dava dayanağı poliçe teminatı kapsamında olmadığını, hatır taşıması söz konusu olması sebebiyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davada gerçek zararın ve kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, faiz başlangıcı ve faiz türüne ilişkin talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../...E. .../...K. sayılı dosyasında davalı ... cevap vermemiştir. DAVA : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E. .../...K. sayılı dosyası işbu dava dosyası ile arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğundan bahisle birleştirilmesine karar verilmiştir. Davacının sosyo ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların tutundukları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp olunmuştur. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda; "sürücü ... 'in %75(yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ... ...'in %25(yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu" belirlenmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "... oğlu ... doğumlu ... ’in ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının Kas İskelet Sistemi tablo 2.3’e göre %1(yüzdebir) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3. İş göremezlik süresinin 3 aylık kısmında bakıcı ihtiyacının olabileceği, 4. SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun Adli Tıbbi bir konu olmadığı" belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "... oğlu ... doğumlu ... ...’ın ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3. İş göremezlik süresinin 3 aylık kısmında bakıcı ihtiyacının olabileceği, 4. SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun Adli Tıbbi bir konu olmadığı" belirtilmiştir. Adli Tıp ... Üst Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "... oğlu .. doğumlu ...’ın ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, sorulduğu üzere 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde; 1. Kas- İskelet sistemi Tablo 3.5'e göre 2 cm atrofi arızasından dolayı Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4(yüzdedört) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 24(yirmidört) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişisi ...'ın ... tarihli raporunda "... tarihinde trafik kazası sonucu 9 ay geçici iş göremezlik ve %1 oranında sürekli özür durumuna düşen davacı ...'in Geçici iş göremezlik döneminden kaynaklanan maddi zararı ... , sürekli özür durumundan kaynaklanan maddi zararı ... olarak; Aynı kazada yaralanan 24 ay geçici iş göremezlik ve %4 oranında sürekli özür durumuna düşen davacı ...'ın, Geçici iş göremezlik döneminden kaynaklanan maddi zararı ... TL, Sürekli özür durumundan kaynaklanan maddi zararı ... olarak " belirlenmiştir. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ). Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825 K. Sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..."denilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Türk Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu bedel, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2017 tarih 2016/3622E. 2017/13558K. sayılı kararı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54. maddesi "Bedensel zarar özellikle şunlardır: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklindedir. Beden bütünlüğü ihlâl edilen kişi bu ihlâl nedeniyle tamamen veya kısmen çalışamaz duruma gelmişse, bundan doğan zararının tazminini de talep edebilir. Çalışma gücü, kişinin beden ve fikir gücünün gelir getirici şekilde kullanılmasıdır. Uygulamada çalışma gücünün azalması geçici iş göremezlik, çalışma gücünün kaybı ise sürekli iş görmezlik kavramları kullanılmaktadır (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 26/01/2018 tarih ve 2018/60E. 2018/100K. sayılı kararı). "Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen 818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel Zarar 54. madde), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkosu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2015 tarih 2013/18924E. 2015/4895K. sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2015 tarih 2013/13939E. 2015/4396K. sayılı kararında; "...Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Bu anlamda gerçek zararın belirlenmesi ve giderilmesi önem arzetmektedir. Cismani Zarar Halinde Lazımgelen Zarar ve Ziyan başlıklı 818 sayılı BK 46. maddesinin 2. fıkrası (6098 sayılı TBK m. 75) gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Buna göre mahkemece hüküm tarihine en yakın tarihte davacının bilinen kazancını ve yine bilinen asgari ücret tutarını belirleyerek bu verilere göre bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 30/12/2019 tarih 2019/686E. 2019/1614K. sayılı kararında; "...2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Ancak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlarda yer alan muvakkat iş göremezlik zararının hakikaten tedavi gideri mahiyetinde olup olmadığı ve 2918 sayılı Yasanın amacının da böyle olup olmadığının tartışılması gerekir. 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik giderlerinin tedavi dahilinde bulunduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Mahiyeti itibariyle de belirli süre çalışamamanın karşılı olan bu tazminatın tedavi ile bir bağı bulunmamaktadır. KTK 90. maddesine göre genel şartlar Yasa çerçevesinde hazırlanacağına göre, genel şartlar A-5,b maddesine üst norm olan Trafik Yasasına mugayir biçimde yazılan" geçici iş göremezliğin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğu ve SGK'nın sorumlu olduğu" ibaresinin bir bağlayıcılı bulunmamaktadır. Çünkü Trafik Yasasının amacına, ruhuna aykırı şekilde Genel Şartlarda düzenleme yapılamaz. Bu sebeple kanaatimizce sürücü ve işleten yanında sigorta şirketlerinin de halen bu tazminat kaleminden sorumlulukları devam etmektedir..." denilmiştir. Hatır taşımacılığının tanımı, doğrudan kanunda yapılmamıştır. 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 87/1. maddesi gereğince, yaralanan ve ölen kişinin hatır için karşılıksız taşınması veya motorlu aracın yaralanan ve ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş olması durumunda, işletenin ve teşebbüs sahibinin sorumluluğunun, genel hükümlere tabi olacağı düzenlenmiştir (Keser, Yıldırım; Hatır Taşımacılığından Doğan Zararlardan Hakkaniyet İndirimi, D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Durmuş Tezcan’a Armağan, C.21, Özel S., 2019, s. 239). Davamıza gelince; davacı ... trafik kazası nedeni ile geçici ve sürekli iş görememezlik tazminatı istemi ile dava açmıştır. Davacı ... Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../...E. .../...K. sayılı dosyasında trafik kazası nedeni ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemi ile dava açmış, anılan dosya işbu dava dosyası ile arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğundan bahisle birleştirilmesine karar verilmiştir. ... günü saat ... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile ... ... ... Caddesini takiben ... Caddesi istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahallindeki kavşağa giriş yaptığı esnada otomobilin sağ yan ön kısmına seyir istikametine göre yolun sağından, ... Caddesini takiben kavşağa giriş yapan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpması neticesi davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre meydana gelen kazada sürücü ...'in %75 oranında sürücü ...'in %25 oranında kusurludur. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; ...’in ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının Kas İskelet Sistemi tablo 2.3’e göre %1 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, İş göremezlik süresinin 3 aylık kısmında bakıcı ihtiyacının olabileceği, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun Adli Tıbbi bir konu olmadığı belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; ... oğlu ... doğumlu ...’ın ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, ... tarih, ... Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, İş göremezlik süresinin 3 aylık kısmında bakıcı ihtiyacının olabileceği, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun Adli Tıbbi bir konu olmadığı" belirtilmiştir. Adli Tıp ... Üst Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; ... oğlu ... doğumlu ...’ın ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde; Kas- İskelet sistemi Tablo 3.5'e göre 2 cm atrofi arızasından dolayı Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 24(yirmidört) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişisi ...'ın ... tarihli raporuna göre;... tarihinde trafik kazası sonucu 9 ay geçici iş göremezlik ve %1 oranında sürekli özür durumuna düşen davacı ...'in geçici iş göremezlik döneminden kaynaklanan maddi zararı ... , sürekli özür durumundan kaynaklanan maddi zararı ... olarak; aynı kazada yaralanan 24 ay geçici iş göremezlik ve %4 oranında sürekli özür durumuna düşen davacı ...'ın, Geçici iş göremezlik döneminden kaynaklanan maddi zararı ... , Sürekli özür durumundan kaynaklanan maddi zararı ... . Davacı ... yönünden, mahkememizin ... tarihli oturumuna kendisi ve/veya vekili tarafından katılmayıp, mazeret de bildirmemesi nedeniyle onun yönünden dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, bu davacı yönünden yenileme talebi de gelmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../...E . .../... K. sayılı dosyasında davacı ... davası yönünden; davaya konu olayda; davalı ... haksız fiil hükümlerine göre ve ayrıca araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden ise ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacının geçici iş göremezlik döneminden kaynaklanan maddi zararı ... , sürekli özür durumundan kaynaklanan maddi zararı ... olduğu belirlendiğinden maddi tazminat talebinin kabulü gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi davacı ... yönünden hatır taşımacılığı nedeniyle müterafik kusur indiriminde bulunmasını talep etmiş ise de, davacının davalının aracında hatır taşımacılığıyla bulunmaması nedeni ile indirim yapılmamıştır. Bunun dışında davacı ...'ın trafik kazasında yaralanmış olması nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, maluliyet oranı, kusur raporu, kusur oranları, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine davacı ... yönünden ... manevi tazminata karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Mahkememizin ... /... E. Sayılı dava dosyasında davacı ... tarafından açılanan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2. Birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../.... .../.... sayılı dosyasında davacı ... davası yönünden; a. Davacı ...'ın maddi tazminata ilişkin davasının KABULÜNE, ... geçici iş göremezlik tazminatı ile ... sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan ... tarihinden (sigorta şirketi yönünden ise ... tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kazatarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) davacı ...'a verilmesine, b. Davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 3. Mahkememizin .../...E . sayılı dava dosyası yönünden; a. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, b. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, c. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, d. Davalı ... Sigorta kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, e. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine, 4. Birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /... .../...K . sayılı dosyası yönünden; a. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat davası yönünden hesaplanan alınması gerekli ... TL. karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL. mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) hazineye gelir kaydına, b. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat davası yönünden hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalı ... ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, c. Davacı ... tarafından yatırılan ... TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ve ... TL ile sınırlı olmak üzere) ...'a verilmesine. Davacı ... tarafından yapılan ... TL posta, bilirkişi masrafının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ...'a verilmesine, d. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, e. Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'a verilmesine, f. Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... vekalet ücretinin davalı ... ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, g. Davalı ... ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... ...'ya verilmesine, h. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine, Dair; davacı ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/647, K. 2020/255, T. 19.06.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-647-e-2020-255-k-25e03d4f4a1b