İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/383 E. 2019/602 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/383
- Karar No
- 2019/602
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/383 KARAR NO : 2019/602 (ASIL DAVA BAKIMINDAN) DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/10/2015 KARAR TARİHİ : 02/10/2019 (BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN) DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/10/2018 KARAR TARİHİ : 02/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'nin motosikletinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, bu yaralanması nedeniyle uğradığı ... TL.lik maluliyet tazminatının davalılardan tahsili ile yargılama gideri, vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, taleplerin fazla olduğunu, temerrüde düşmediklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini bildirerek davanın reddini talep etmiştir. (... ... nin ... tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul ile unvanı ... olarak değiştirilerek ... tarihinde tescil edilmiştir. ... tarihinde şirketin ünvanı ... olarak değiştirilmiştir. ...) Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusurunun sigorta poliçe kapsamı ve sigortalının kusuru oranı ile sorumlu bulunduğunu, adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, kusur araştırması yapılmasını, davanın reddine karar verilmesini beyan ettiği anlaşılmıştır. Dosyada kusur ve maluliyet raporları aldırılmıştır. Aşamalarda, Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası, iş bu dosyamız ile birleştirilmiştir. İkinci dava, ilk davada değer artırım hakkı kullanıldığı için ve başkaca artırım yapılamayacağı için açılan davadır. Birleştirilen davaların tahkikat aşamaları müşterek olmakla beraber, her dava bağımsız özelliğini korumaktadır. Bu nedenle ayrı ayrı hüküm kurulmuştur. Davacı vekili Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasına verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile diğer sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucunda motosiklette yolcu olarak bulunan mağdur davacı ...'ın yaralandığını, davanın Antalya ... Asliye ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında görülmekte olduğunu tarafları ve konusu aynı olan dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... tarihli duruşmasında, davacı ...'ın ... yaşını doldurması sebebiyle davacılar vekiline vekaletnameyi getirmesi için süre verilmiştir. Asıl davada davanın velayeten avukat aracılığıyla açıldığı açıktır. Birleşen davada da, dava tarihi, ...'ın doğum tarihi, vekaletname dikkate alındığında, bu davanın da velayeten avukat aracılığıyla açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilince vekaletname getirilmemiştir. Dava ehliyeti bulunan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir.(HMK m. 71) Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır(HMK m. 76) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartıdır(HMK m. 114) Bu hükümleri birlikte değerlendirdiğimizde, geçerli bir vekaletnamesi olmayan vekilin, davayı takip yetkisi yoktur ve Yargıtay içtihatları gereğince asile tebligat yapılıp, davayı takip etmek isteyip istemediği, başka bir vekil görevlendirip görevlendirmeyeceği sorulmalıdır ve usuli işlemler yapılmalıdır. Davacı vekili olarak, bu nedenlerle, dosyaya geçerli bir vekaletname ( ... tarafından verilen) sunulmadığından, karar başlığında vekil gösterilmemiştir. Dosyada, bu aşamada, ... ... (asil olarak) vermiş olduğu, ... ve ... teslim alınma tarihli iki adet dilekçede davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Belirtmek gerekir ki; davadan feragat, davaya tek taraflı son veren taraf işlemlerindendir. Çekişmeli yargıda kural olarak “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307-312. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilen bir hak niteliğindeki feragat, davacının istem sonucundan vazgeçmesi olup, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Geçerliliği için davalının rızasına veya mahkemenin kabulüne gerek olmayıp, bu konudaki tek taraflı irade beyanının mahkemeye ulaşması yeterlidir. Mahkemece, yalnızca, feragatin gerçekten anılan anlamı içerip içermediğinin ve yasal yönteme uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve koşullar gerçekleşmişse feragat nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. Diğer taraftan, davacı tarafından feragat bildirimi yapıldıktan sonra mahkemece henüz buna dayalı olarak karar verilmemiş olsa da, feragatten dönülemez. Davacının bu tür durumlarda, hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilme veya feragatin feshi için ayrı bir dava açabilme hak ve olanağı bulunmaktadır. Feragatin kesin hüküm oluşturma etkisi maddi anlamdadır ve feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılamaz. Ayrıca, feragat ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona erdiğinden ve koşula bağlı hüküm verilemeyeceğinden, koşullu feragat geçersiz olduğu gibi, davacının istem sonucunun bir kısmından vazgeçmesi (kısmî feragat) durumunda, davanın feragat edilmeyen bölümü yönünden yargılamaya devam edilmesi zorunludur(Yargıtay., 10.Hukuk Dairesi, 03/10/2011 tarihli, 2010/12227 esas, 2011/12964 karar sayılı karar, kaynak: ...) Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; Her iki davanın da feragatten reddine karar vermek gerekmiştir. Son olarak yargılama giderlerine değinmek gerekirse, feragat ilk celse yapılırsa, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22'inci maddeye göre, karar ve ilam harcının 1/3 ü, ilk celseden sonra yapılırsa 2/3 ü alınır(ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.348 vd.) Davacı taraf, ATK rapor bedellerini ödememiştir. HMK.’nın 325. maddesinde “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde hakim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir” hükmü yer almaktadır. Medeni usulun amacı gerçeğe ulaşmaktır. Medeni hukuk kişilerin birbirleriyle özel yaşam ilişkilerinin, hukuki ilişkilerini hakların öğelerini saptar. Medeni usul hukuku ise maddi hukuka aykırılık halinde, hukuki himayenin nasıl sağlayacağını gösteren kurallar bütünüdür. Başka bir anlatımla Medeni Hukuk, maddi hukuk olarak hukuki himayenin haklılığının unsurlarını Medeni Usul Hukuku hukuki himayenin sağlanmasının koşullarını içerir. O halde her iki hukuk alanı bağımsızdır. Amaç ve düşünceleri ayrıdır. Buna bağlı olarak hukuki işlem ile usuli işlem kavramları farklıdır. Anayasanın m.2 de belirtilen "sosyal devlet" ilkesi gözönünde tutulduğunda usul kurallarının "gerçeğe ulaşma" yolunda özellikle ekonomik açıdan ağır şartlara bağlı tutulmamasını gerektirmektedir(Bkz. Alangoya, Yavuz/Yıldırım, M.Kamil/Deren-Yıldırım, Nevhis; Medeni Usul Hukuku Esasları, B.4, İstanbul 2004, sh 31). Gerçeğe ulaşmak için dosyada maluliyet raporları alınmıştır ve bu bedellerin haksız çıkan tarafça ödenmesi gerekmektedir. Esasen, bu tür masrafların peşin olarak ilgilisince yatırılması gerekmektedir ancak dosyada böyle bir durum mevcut değildir. Mahkememizce, hukuki çare olarak, bu bedellerin hazineden (suçüstünden) ödenmesine dair hüküm verilmiş ve bu bedeller de davacıya yükletilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; (MAHKEMEMİZİN ASIL DOSYASI BAKIMINDAN) 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, harcın davacı üzerine bırakılmasına, 3-Hükmün niteliği ve tarihi, harçlar Kanunu 22'inci madde göz önüne alınarak; alınması gerekli ... TL nin; davacı tarafça yatırılan toplamda ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye miktarın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılarca bir gider yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden; asıl davada belirtilen değer üzerinden hesaplanan (... tarihli dilekçede belirtilen değer ... TL) ... TL vekalet ücretinin (AAÜT m. 6) davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 8-Maluliyete ilişkin iki adet ATK rapor bedelinin ödenmediği anlaşılmakla; ... tarihli ATK rapor bedeli ... TL ve ... fatura tarihli ATK rapor bedeli ... TL nin suçüstü ödeneğinden ödenmesine, bu bedeller toplamı ... TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, (BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN) 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, harcın davacı üzerine bırakılmasına, 3-Hükmün niteliği ve tarihi, harçlar Kanunu 22'inci madde göz önüne alınarak; alınması gerekli ... TL nin; davacı tarafça yatırılan toplamda ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye miktarın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılarca bir gider yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden; birleşen dava yönünden yapılan ıslah göz önüne alınarak (değer ... TL) ; ... TL vekalet ücretinin (AAÜT m. 6) davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 8-Ödenmeyen ATK rapor bedellerine ait faturalar birleştirme kararından önceki tarihe ait olduğundan ve bu konuda asıl davada hüküm kurulduğundan iş bu hükümde karar verilmesine yer olmadığına, Dair; davacı vekili ... ve davalı vekili ...'nun yüzlerine karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır