İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/788 E. 2025/671 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/788
- Karar No
- 2025/671
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/788 Esas KARAR NO : 2025/671 DAVA : Toplantıya Çağrıya İzin DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Toplantıya Çağrıya İzin davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ortağı olduğu ...'nin 3 ortaklı olduğunu, ortaklardan ... %33, ... %33, ... %34 hisseye sahip olduğunu, şirket müdürler kurulunun başkanı olan davalı ...'ın münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğunu, şirket faaliyeti kapsamında hali hazırda şirketin merkezinde ... ... bulunmakta ve aktif şekilde faaliyetleri devam ettiğini, ... tarihinde Davalı ... tüm telefonlarını kapatmış, çocuklarını alarak kimsenin bilmediği bir yere gittiğini, ailesi ve eski eşi konu ile ilgili polis merkezine kayıp ilanı vermiş, ancak duyuma göre kendisi polis memurlarına güvende olduğunu, bir müddet dinlenmek için ...'dan ayrıldığını ifade ettiğini, şirketin hali hazırda müdürler kurulu başkanı da olan davalının bu davranışı üzerine diğer müdürler yapmış oldukları araştırmada; şüphelinin hali hazırda devam eden başka işlerinden dolayı piyasaya borçlu olduğunu öğrendiklerini, şirketin banka hesap hareketlerini bankadan talep ettiklerini, davalının mart ayından itibaren defaaten şirketin banka hesabından kendi şahsi banka hesaplarına farklı tarihlerde ... TL ile ... TL arasında değişen tutarlarda para aktarmış olduğunu, bu tutarların bir kısmını özellikle maaş ödemesi olan günlerde şirketin hesabına iade ettiğini, son olarak da ortadan kaybolmadan önce ... Tarihinde ... TL, ... Tarihinde ... TL, ... Tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL olmak üzere toplamda ... TL şirket hesabından kendi şahsi hesabına para aktarmış olduğunu, eylül ayında çekmiş olduğu paraların hiçbirini iade etmediği, toplam şirket zararının yaklaşık ... TL olduğunu, yapılan bu işlemler diğer ortakların bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirildiğini, konu ile ilgili olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, ayrıca şirketten kendi şahsi hesabına aktardığı ve geri iade etmediği paralarla ilgili şirket adına alacak davası ikame edileceğini, gelinen aşamada şirketteki müdürler kurulu başkanlığı görevini açıkça kötüye kullanan ve şirket hesabından almış olduğu paralarla ortadan kaybolan davalı ...'ın şirkete daha fazla zarar vermemesi, şirketin mali ve diğer yönlerden kendisini korumaya alacak tedbirler öngörülmesi, davalı ...'ın yetki ve görevlerinin sınırlandırılması veya kaldırılması iiçi şirketin acilen genel kurulu toplaması gerekmekte olup; buna mukabil davalı ...'ın şu an nerede olduğunun diğer ortaklar tarafından bilinmemesi; şirketin müdürler kurulu başkanı ve münferiden temsil yetkisine sahip olması ve genel kurul/orta toplantısını çağrı yetkisinin kendisinde olması nedeniyle genel kurul toplantısı yapılabilmesi için çağrı yapılamadığını, şirketin menfaati açısından acilen bir genel kurul toplantısı yapılması, şirketin organların yetki değişikliği, fesih veya diğer kritik kararları alabilmesi için zorunlu olduğunu, toplantı yapılmaması halinde ...'ın şirketi bilerek zarara uğratması, hali hazırda faaliyetleri devam eden ... nun işlerinin aksaması ve benzeri bir çok risk doğduğunu, diğer iki ortak salt çoğunlukla karar alacak durumda olup, davalının toplantıya çağrı yapmaması nedeniyle toplantının yapılamaması, şirketin menfaatini tehlikeye soktuğunu, izah edilen hususlar nazara alındığında müvekkiline toplantıya çağrı yetkisi verilmesi için mahkeme yoluna başvuru zarureti doğduğunu, müvekkilinin şirketteki pay oranı %33 olup, TTK m420ye atfen TTK m.618 uyarınca ve Limited Şirket ile ilgili TTK m.620 gereği azınlık sınırını aştığını toplantıya çağrı yetkisinin verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; 6102 sayılı TTK'nın 410 ve 412.maddeleri uyarınca anonim şirket genel kurul toplantısına çağrıya izin verilmesi istemine ilişkindir. TTK'nın 410.maddesi çağrı başlığını taşımakta olup, buna göre; "1-Genel kurul süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da görevleri ile ilgili konular için genel kurulu toplantıya çağırabilirler. 2-Yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." şeklinde düzenleme mevcuttur. TTK'nın 411.maddesinde; "1-Sermayenin en az 10'da 1'ini halka açık şirketlerde 20'de 1'ini oluşturan pay sahipleri yönetim kurulundan yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek genel kurulu toplantıya çağırmasının veya genel kurul zaten toplanacak ise karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşme ile çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir... 2-Gündeme madde konulması istemi çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır. 3-Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır. 4-Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde genel kurul en geç 45 gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır. Aksi halde çağrı istem sahiplerince yapılır." TTK'nın 412.maddesi mahkemenin izni başlığını taşımakta olup, buna göre; "1-Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme 7 iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyum atar. Kararında kayyumun görevlerini de toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Sorumluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir." hükmünü amirdir. TTK'nın 359 ve devamı maddeleri, anonim şirket yönetim kuruluna ilişkin hükümler içermekte olup, madde 365/1'e göre; "Anonim şirket yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır." Madde 367: "1-Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle düzenleyeceği bir iç yönergeye göre yönetimi kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesini veya 3.kişiye devretmeye yetkili kılınabilir.... 2-Yönetim devredilmediği takdirde yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir." TTK'nın 370.maddesine göre; "1-Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. 2-Yönetim kurulu temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak 3.kişilere devredebilir. En az 1 yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisine haiz olması şarttır." Madde 392 bilgi alma ve inceleme hakkını düzenlemekte olup, buna göre; "1-Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istediği herhangi bir deftar ,sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi kurulca veya üyelerce incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konuyla ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Reddedilmişse 4.fıkra hükmü uygulanır.... 7-Her yönetim kurulu üyesi başkandan yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir." Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; bu tür davalarda husumetin şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğinden, davalı yöneticiye karşı dava açılmış olmakla dava yönünden pasif husumet nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 410. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/09/2025 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza