İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/46 E. 2026/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/46
- Karar No
- 2026/45
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/46 Esas KARAR NO : 2026/45 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un, ... isimli şahıs ile ... plaka sayılı ... model ... ... marka aracın satışı ve devri konusunda ... tarihinde anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşma neticesinde şahısa ...-TL ödemeyi kabul ettiğini, ... isimli şahsın dosyada davalı bulunan ... isimli şahısa borcu olduğu için bu ödemenin davalı ...'a yapılması konusunda müvekkilinden ricacı olduğunu, ödemeyi ...'a kendisinin yapmasını, tanıştıracağını, kendisininde araç sahibine parasını ödeyeceğini söylediği, müvekkilinin de aracın devrinin yapılacağı gün ödemeyi davalı ...'a yapmayı kabul ettiğini, bunun üzerine ...'ın davacıya, aracının devrinin birkaç gün sonra yapılacağını, aracın ruhsat sahibinin eşinin vefat ettiğini bu nedenle bir miras davasının olduğunu ve bu davanın sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini, bunun da ... tarihinde çözüleceğini ve aracın devrinin ... tarihinde yapılacağını beyan ettiğini ve işlemin garanti olduğu konusunda davacı müvekkilini inandırmak amacıyla çektirilen fotoğrafı şahsi sosyal medya hesabından paylaştığını, ödeme konusuna gelindiğinde ise ...'ın davalı ...'a borcu olması nedeniyle davacının ödemeyi doğrudan ...'a yapması konusunda ricacı olduğunu, müvekkilinin bunu da kabul ettiğini, yapılan yazışmalarda davacı ile davalı arasında bir alacak verecek meselsi olmadığını, aralarında ne bu tarihe kadar, ne de sonrasında ticari bir iş olmadığının açık olduğunu, müvekkili ile ticaret yapan ... isimli şahsın davalıya borçlu olduğunu, müvekkilin de araba satımı karşılığında ...-TL'yi aslında ...'a ödeyecekken, ...'ın davalı ...'a borçlu olmasından dolayı aracın bedelini doğrudan satıcı ...'ın alacaklısı olduğu iddia edilen davalı ...'a ödediğinin açık olduğunu, ...'ın ''ben fotoğrafı paylaştım, araba senin, devir ve ödeme tarihine kadar işimiz garanti olsun sen de ...'a bir senet imzala, başımız ağrımasın'' diyerek davacıyı senet imzalamaya da ikna ettiğini, davacı ...'ın yönlendirmesi ile iddia edilen devir tarihinden bir hafta önce ... tarihinde ...-TL tutarındaki ... vade tarihli senede imza atmak üzere davalı ... ... adlı iş yerine gittiğini ve senet imzaladığını ve akabinde aracın kendisini ve anahtarını teslim aldığını fakat devir işleminin aracın üzerinde rehin olması sebebiyle yapıldaığını, müvekkilinin zilyetliğini devraldığı aracın hemen trafik sigortasını da kendisi adına yaptırmak suretiyle trafiğe çıktığını, davalı ile hiçbir ticari geçmişi olmayan müvekkilinin ne o tarihte ne öncesinde ne de sonrasında davalı ile hiçbir şekilde bir alışveriş yapmadığını, imzalanan senedin aslının davalıda olduğunu, bu senet karşılığında bir ticaret yapılmadığını, senedin dayanağı ... plaka sayılı aracın devri olduğunu, buna ilişkin ses kayıtlarının mevcut olduğunu, kaldı ki senet tutarı ve aracın satış bedelinin birebir aynı olması, devir tarihi ile senedin imza ve vade tarihlerinin aynı tarihlerde olmasının senedin aracın devri karşılığında imzalandığını ortaya koymak için yeterli emare olduğunu, müvekkilinin senedi imzaladıktan birkaç gün sonra ...'ı aradığını ve aracın devrinin ne zaman yapılacağını sorduğunu, ...'ın da davacı müvekkiline "duruşma tarihinde aracın sahibi eşinin ölüm belgesini mahkemeye sunacak aynı gün rehin kalkacak, o tarihi beklemek zorundayız , sen ödemenin bir kısmını hallet araba işi garanti'' dediğini, bu konuşmanın üzerinde davacı müvekkilinin davalı ...'a ...-TL nakit, ...-TL iki parça olarak farklı tarihlerde davacının annesi ... ... adına kayıtlı ... bankası ... iban numaralı hesaptan, ... adına kayıtlı ... ... iban numaralı banka hesabına göndermek suretiyle toplamda ...-TL ödeme yapıldığını, kalan ...-TL'yi ise devir tarihinde ödeyeceğini söylediğini, banka aracılığıyla yapılan ...-TL'nin ... TL'sinin ..., ...-TL'sinin ise ... tarihinde gönderildiğini, yapılan ödemelerin davalı tarafından ikrar edildiğini, müvekkilinin dava sonucunda şerhin kalkmasını ve parasını ödediği aracın devrini yapmayı beklediğini, aracın ruhat sahibinin aracının ücretinin kendisine ödenmediğinden bahisle yakalama emri çıkarmak suretiyle araca ve müvekkiline ulaşması ile müvekkilinin ... ilçesinde aracı ruhsat sahibi olan ...'a teslim ettiğini, davacı müvekkilinin aracın bedelinin ...-TL'sini ... isimli şahsın davalıya borçlu olması nedeniyle ...'a öderken ...'ın da aracın sahibine ödeme yapması gerekirken ...'ın aracın ruhsat sahibine hiçbir ödeme yapmadığı gibi ... ilçesinde birçok kişiyi dolandırmak suretiyle paralarını alıp ortadan kaybolduğunu, müvekkilinin araç sahibinin mağduriyetini aracı teslim ederek giderdiğini, kendi mağduriyetinin devam ettiğini, bu konulara ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, adı geçen şahıslar ve eylemlerine ilişkin suç duyurusunda bulunulacağını, davacı müvekkilinin hiçbir borcu yahut ticari ilişkisi olmayan davalıya ...-TL ödeme yaptığını, davalının elinde halen ...-TL tutarında senet olduğunu ve müvekkilinin parasını ödediğini hatta senedin dahi bir üçüncü kişide bulunduğunu, aracını da iade ettiğini ve fazlasıyla mağdur olduğunu, davalı ile yapılan şifahi görüşmelerde davacı müvekkili ile davalı arasında bir ticaret yapılmadığını, aralarında alacak borç bulunmadığını davalı tarafından kabul edildiğini, ancak davalı müvekkiline "ben ...'i bu saatten sonra nerede bulacağım ben de paramı kurtarmanın derdindeyim, tamam bu senet araba için imzalandı ben kabul ediyorum, ... TL ödediğini de kabul ediyorum ama kalan ... de vermen lazım ben paramı kurtarmam lazım'' diyerek müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun olmadığını, senedin araç alım satımına ilişkin imzalandığını, aracın devrinin gerçekleşmediği için senedinde geçersiz olduğunu açıkça ikrar ettiğini, senedin bir kambiyo evrakı olduğundan sebepten mücerret olup aksinin yazılı delille kanıtlanması gerektiğinin yargıtay kararları ile sabit olduğunu, yapılan yazışmaların senedin araç devri karşılığında verildiğini açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenle devri yapılmayan araç karşılığında müvekkilinin davalı ...'a ödemiş olduğu ...-TL'nin iadesine ve senedin iptaline karar verilmesi gerektiğini, hem ...'ın ''büyük vurgun'' yaparak ... ve çevre ilçelerinde bir çok esnaf ve vatandaşı mağdur etmesi, hem de aslında işlemlerin hukuka uygun ve mağdurların hiçbir hak talep edememeleri amacıyla hareket edilmiş olması sebebiyle davalının da iş birliği içerisinde olduğu açık olduğundan ve her an mal kaçırma ihtimalinin çok yüksek olduğundan müvekkilinin haklarını koruma altına almak amacıyla davalının dava değerince mal varlığına tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizce davacının annesi ... ... adına kayıtlı ... Bankası ... iban numaralı hesap ve ... adına kayıtlı ... ... iban numaralı banka hesap hareketlerinin ... yılı ... ve ... aylarına ait dökümlerin celbedilmiş incelenmiştir. Dosya içerisindeki ... görüşmeleri hakkında dinlenilmesi amacıyla davalı adına duruşma gün ve saatini bildirir isticvap davetiyesi çıkartılmış, ... tarihli celsede davalı asil isticvap beyanında " ben ... ... isimli işletmenin sahibiyim. ... numaralı hat bizim iş yerimize aittir, ben dava dışı ... ... marka ... model aracımı sattım, ... TL'ye anlaştık bana ... TL yi davacı ...'un ödeyeceği ... tarafından söylendi, bu ödemelerin ... TL'lik kısmını davacı ... ve annesi banka yolu ile ödediler yanlış hatırlamıyorsam ... TL'lik kısmını elden nakit olarak ödediler, ... TL'lik kısmı ... bana ödemedi benim ... TL'lik alacağım kaldı, öğrendiğim kadarıyla ..., ...'tan ... TL karşılığında bir kamyon satın almış, bunun karşılığında ... benim ... dükkanıma gelerek bana ... TL bedelli senet imzaladı ve verdi, bana o sırada "...'tan bir kamyon aldım benim ona ... TL borcum var fakat ona olan borcumu sana ödeyeceğim çünkü onun sana borcu varmış" dedi, daha sonradan davacı ...'un aldığı kamyonun başka birisi ondan almış çünkü kamyon alan kişiye aitmiş bu sebeple ... bana kalan ... TL ödemeyi yapmayacağını söyledi, normal şartlarda benim davacı ile herhangi bir ticari ilişkim yoktur, olmamıştır, ... bana verdiği senet dolayısıyla benim kendisinden ... TL alacağım kalmıştır, zararımın karşılanmasını talep ederim " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekili ... tarihli dilekçesinde dava değerini ... TL olarak ıslah etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Somut olayda; davacı ...'un, dava dışı ... isimli şahıs ile ... plakalı ... model ... ... marka aracın satışı ve devri konusunda ... tarihinde anlaşmaya vardığı, bu anlaşma neticesinde şahsa ... TL ödemeyi kabul ettiği, dava dışı ... isimli şahsın, davalı ...'a borcu olduğu için bu ödemenin davalı ...'a yapılması konusunda davacıdan ricacı olduğu ve ''sen ödemeyi ...'a yapacaksın, sizi tanıştıracağım ben de kendimden araç sahibine parasını ödeyeceğim'' dediği ve davacının da aracın devirinin yapılacağı gün ödemeyi davalı ...'a yapmayı kabul ettiği, bu konuşmanın üzerine dava dışı ...'ın davacıya, aracının devrinin birkaç gün sonra yapılacağını, aracın ruhsat sahibinin eşinin vefat ettiğini bu nedenle bir miras davasının olduğunu ve bu davanın sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini bunun da ... tarihinde çözüleceğini ve aracın devrinin ... tarihinde yapılacağını beyan ettiği ve işlemin garanti olduğu konusunda davacıyı inandırmak amacıyla ekte sunulan fotoğrafı şahsi sosyal medya hesabından paylaştığı, dava dışı ...'ın yönlendirmesi ile iddia edilen devir tarihinden bir hafta önce ... tarihinde ... TL tutarındaki ... vade tarihli senede imza atmak üzere davacının, ... ... adlı iş yerine gittiği ve dava dilekçesinin ekinde örneği bulunan senedi imzaladığı ve akabinde aracın kendisini ve anahtarını teslim aldığı fakat devir işleminin aracın üzerinde rehin olması sebebiyle yapılamadığı, davacının, zilyetliğini devraldığı aracın trafik sigortasını da hemen kendisi adına yaptırmak suretiyle trafiğe çıktığı, davacının, senedi imzaladıktan birkaç gün sonra dava dışı ...'ı aradığı ve aracın devrinin ne zaman yapılacağını sorduğu, dava dışı ...'ın da davacıya '' duruşma tarihinde aracın sahibi eşinin ölüm belgesini mahkemeye sunacak aynı gün rehin kalkacak, o tarihi beklemek zorundayız , sen ödemenin bir kısmını hallet araba işi garanti'' dediği, bu konuşmanın üzerinde davacının, davalı ...'a ... TL nakit, ... iki parça olarak farklı tarihlerde davacının annesi ... ... adına kayıtlı ... bankası ... iban numaralı hesaptan, ... adına kayıtlı ... ... iban numaralı banka hesabına göndermek suretiyle toplamda ... TL ödeme yaptığı, kalan ... TL'yi ise devir tarihinde ödeyeceğini söylediği, banka aracılığıyla yapılan ... TL'nin ... TL si ..., ... TLsi ise ... tarihinde gönderildiği, yapılan ödemelerin mahkeme huzurunda isticvap edilerek beyanı alınan davalı tarafından ikrar edildiği anlaşılmıştır. Davacının dava sonucunda şerhin kalkmasını ve parasını ödediği aracın devrini yapmayı beklerken aracın ruhsat sahibinin aracının ücretinin kendisine ödenmediğinden bahisle yakalama emri çıkarmak suretiyle araca ve davacıya ulaşması ile davacının ... ilçesinde aracı ruhsat sahibi olan ...'a teslim ettiği anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir. (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Her ne kadar ispat yükü kural olarak davacıya ait olsa da, davaya konu somut olayda, dava dışı ... ile davalı ... arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğu, borç-alacak ilişkisinin kaynağının neye dayandığının ispatının davalı tarafa ait olduğu, fakat bunun ispatlanamadığı, ayrıca dava dışı ... ile davacı arasında baştan itibaren geçersiz bir satım sözleşmesi yapıldığı, mahkeme huzurunda isticvap edilen davalının, davacının iddialarını doğrular nitelikte beyanda bulunduğu, davacının, dava dışı ..., dava dışı ... ve davalı ... hakkında dolandırıcılık suçundan şikayette bulunduğu ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma numaralı kararı ile haklarında takipsizlik kararı verildiği, davacının, davalıya toplamda ...-TL ödeme yaptığı, kalan ...-TL'yi ise bahse konu aracın ruhsat sahibinin aracının ücretinin kendisine ödenmediğinden bahisle yakalama emri çıkarmak suretiyle araca ve davacıya ulaşması ile davacının ... ili ... ilçesinde aracı ruhsat sahibi olan ...'a teslim etmesi nedeniyle ödemediği anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE, -Davacının ... keşide tarihli, ... vade tarihli, ...-TL bedelli bonodan dolayı davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Davacı tarafından iş bu dava dosyasında peşin yatırılan harç toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından iş bu dava dosyasında peşin yatırılan gider avansından kullanılan tebligat, yazışma ücreti toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 7-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026
Katip ... ¸ e-imzalıdır
Hakim ... ¸ e-imzalıdır