İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/800 E. 2025/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/800
- Karar No
- 2025/531
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/800 Esas KARAR NO : 2025/531 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ve işlemler gerçekleştiğini, bu ticaretlerinden kaynaklı müvekkile ödenmesi gerekli olan bedellerin ödenmediğini, müvekkili şirketin cari hesaptan kaynaklı alacağı olan bedelin müvekkiline ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından ... tarihli dilekçesi ile alacağın tamamına, borca, asıl alacağa, faize, faiz oranına, vekalet ücretine, ve alacağın ve takibin her türlü ferilerine itiraz ettiğini, bu itiraz neticesinde ... tarihinde davaya konu icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini bildirerek davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğü itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğinden %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Davanın cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dava şartlarının mevcut olduğu, tarafların herhangi bir ilk itirazının bulunmadığı anlaşıldı. Tarafların uyuşmazlık noktasının davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibinin haklı olup olmadığı ve takibe devam edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı anlaşıldı. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... tarafından borçlu davalı ... aleyhine ...-TL cari hesap alacağı ile ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından ... tarihli dilekçesi ile ödeme emrine, borca, asıl alacağa, faize, faiz türüne, vekalet ücretine ve her türlü ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafın ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olarak davalı adına borç kaydedilen faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL tutarında davalı taraftan alacağının olduğu, Yukarıda belirtilen bilgiler karşısında dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar ve muhteviyatındaki malların davalı şirkete teslim edilip edilmediğinin takdiri sayın mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce Mersin Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı ancak davalı tarafından ticari defter ve belgeler sunulmadığından talimatın iade edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 esas 2017/261 karar sayılı içtihadında da açıklandığı şekilde, ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacağı belirtilmektedir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında davacının davalı tarafa mal satılması şeklinde ticari ilişki bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı cari hesaba dayalı icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettiği, davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olarak davalı adına borç kaydedilen faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL tutarında davalı taraftan alacağının kayıtlı olduğunun, dava/takip konusu alacağın dayanağı olan elektronik ortamda düzenlenen e-faturalara karşı davalı tarafından kabul edilmediği ve itiraz edildiği ile ilgili olarak dava dosyasında tevsik edici bir belge bulunmadığı, defter ibrazından kaçınan davalı karşısında davacının defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğu, davacı tarafın icra takip dosyasında işlemiş faiz talebinde bulunduğunun görüldüğü ancak dosya kapsamında davacının davalıyı icra takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, böylece davalının takibe itirazının kısmen haksız olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin ...-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin ...-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, 2-Dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si olan ...-TL İCRA İNKAR TAZMİNATININ DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ...-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ...-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan ...-TL peşin harç ile ...-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan ...-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ...-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak ...-TL'nin davacıdan, ...-TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 9-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2025 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)