İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/775 E. 2024/602 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/775
- Karar No
- 2024/602
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/775 Esas KARAR NO : 2024/602 DAVA : İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)) DAVA TARİHİ : 14/11/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve ...'nun ... isimi altında ... maddeleri toptan ve perakende satışı yapmakta olduğunu, yaşanan ekonomik kriz ve güvene dayalı olarak yapmış olduğu borç takas ve mahsubunu işleminde sorun yaşayan müvekkilinin bu sebeple vermiş olduğu bazı çeklerin ... tarihinden itibaren yazılmaya başlandığını, söz konusu çeklerin birinin karşılıksız olarak işlem görmesi nedeni ile diğer alacaklıların da panik halinde müvekkilinin üzerine gittiklerini, durumun piyasada yayıldığını ve alacaklıların ellerindeki boş ve teminat senetleri ile çeklerini de doldurarak icrayı faaliyetlere giriştiklerini, bu durumun bir anda tüm kredi vadeli işlem, borç ve alacak çevrilmesini imkansız hale getirdiğini, her ne kadar şahsi mal varlığı ve elindeki menkuller ile, davacıların borçları kapatmaya ve döndürmeye çalışmış ise de son olarak Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile yapılan haciz neticesinde ... kalan son ürünlerin de haczedildiğini, bu haciz sonrasında davacıların elinde bulunan son malvarlığının haczedilmiş olup, diğer borçlarını ödeme imkanlarının da kalmadığını, bu fiili haciz neticesinde mal varlığının büyük kısmını kaybeden müvekkilinin düştüğü durum sonrasında aynı alacaklı ve diğer alacaklıların henüz vadesi gelmeyen çekler için de icra takibi başlattıklarını, vadesi gelmemiş çek ve senetlerin icra takibine konarak yapılan hacizler sonrasında müvekkilinin çalışmakta olduğu bankalarda bulunan kredi limitlerinin de bankalar tarafından kapatıldığını ve bu sebeple hali hazırda kullanıma açık olan ve düzeltmesini yapabileceği/ödeyebileceği çeklerini de ödeyemez hale geldiğini, müvekkilinin iyi niyetle ödemeleri yapmaya çalıştığını, haczedilen menkul mallarının icra tarafından değerinin çok altında satılmasını engelleyebilmek amacı ile alacaklıları ile anlaşarak ödemek için elinden gelen çabayı sarf ettiğini, bazı malları borçlarına karşılık alacaklılarına vermiş olsa da kalan borçların, kredilerin kapanması nedeni ile artık ödenemez hale geldiğini, bu sebepler ile müvekkilinin aktif varlıklarının çok üzerinde olan borçlarını ödeyemez duruma düştüğünden, kalan alacaklılarına eşit davranılmasını sağlayabilmek amacıyla doğrudan doğruya kendisinin iflasını isteme kararı aldığını, müvekkilinin bütün aktif ve pasifleri ile şirket alacaklılarını gösterir mal beyanı dosyaya sunduklarını belirterek, İİK 178/3 maddesine göre müvekkilinin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Müdahil ... vekilinin dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., ...'den Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından takip başlatıldığını, bankanın ... ve ...’ndan asaleten ve kefaleten alacakları bulunduğunu, halen alacağı devam ettiğini beyan etmiştir. Dava: ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-... sıra numarasında kayıtlı şirketin doğrudan iflasına ilişkindir. Mahkememiz dosyasında ... tarihli celse ... nolu ara kararı uyarınca davacı ... yönünden açılan davanın tefrikine karar verilerek mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dosya içerisine; davacı şirkete ait sicil dosyası celp edilmiş, davacının iflas talebi ile ilgili olarak gerekli ilanlar yaptırılmış, bilirkişiden davacının borca batık durumda olup olmadığına ilişkin ayrıntılı rapor aldırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişisinin ... tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin ... yılına ait ticari E-Defterleri üzerinde yapılan kontrolde, E-defterlerin açılış ve kapanış onayı yerine geçen ... onaylı beratlarının bulunduğu, verilen çek ve senetler ile banka hesaplarına ilişkin kayıtların tutulmaması nedeniyle, kayıtların Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemeleri ve Vergi Usul Kanununda belirlenen usul ve kurallara uygun ve eksiksiz tutulmadığı, davacı şirket defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığını, İKK’nun 178, 179 ve TTK’nun 376. Maddeleri gereği, şirket aktiflerinin (Varlıkların) muhtemel satış (gerçek) fiyatları üzerinden değerlendirilmesi durumunda, pasif varlıklarının yani borçların aktif varlıklardan ...-TL fazla olduğu, yani şirketin mevcutlarının ve alacaklarının borçlarını karşılayamaz durumda bulunduğunu, dava konusu şirketin, ... tarihi itibarı ile düzenlenen Ara Bilançosuna göre; sermayesinin üçte ikisini değil, tamamını kaybederek, öz varlıklarının eksiye (-...-TL) düştüğü, davacı şirket aleyhine yürütülmekte olan icra takipleri nedeniyle ödenmesi gereken ilave borçların şirketin bilançosunda kayıtlı olmadığı, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler çerçevesinde, TTK 376.maddesine göre, mevcut durum itibariyle davacı şirket açısından Teknik İflasın gerçekleştiğini, feri müdahil ... vekilinin müdahale dilekçesinde; Davacı borçlu ...'nun ... tarihinde bankadan ...-TL Tüketici Kredisi kullandığını, Taşımaz devirlerini ise krediyi kullandıktan çok kısa süre sonra ... tarihinde gerçekleştirdiğini, hayatın olağan akışına aykırı olarak yapılan bu tasarrufların muvazaalı olduğunu, malvarlığını eksitme ve alacaklıların alacağının tahsilini önlemeye yönelik olduğunu, tasarrufun iptali davası açıldığını, ...'un iflas talebine alacaklı sıfatı ile itiraz ettiklerini ileri sürdüğünü, mahkemenin ... tarihli duruşmasının ... nolu ara kararında, Davacılardan ... yönünden açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiğinden, davacı ... yönünden inceleme yapılmamıştır. Feri müdahil ... itirazının davacı ...'nun iflasına ilişkin olduğu görüldüğünü, davacı şirketin dava dışı ...'e alacağını tahsil etmeden yapmış olduğu ...-TL tutarındaki toplu mal satışı ve davacı şirket ortağı ...'nun şahsi taşınmazlarını yine dava dışı ...'e devretmiş olması durumları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin dava dışı ... ile yapmış olduğu ticari işlemlerin muvazaalı olabileceği, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapılmış olabileceği rapor edilmiştir. Somut olayda uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 376/3. Maddesine göre; "...Şirketin aktifleri şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği takdirde yönetim kurulu bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister..." hükmünü içermektedir. İİK'nın 179. Maddesi uyarınca iflasa karar verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması gerekir. Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 376. Maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. Borca batıklık bilançosunda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek, borca batıklık bilançosunun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı, rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço üzerinde mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu da dikkate alınıp, bir sonuca gidilmelidir. Borca batıklık TTK'nın 376. Maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerlerini belirlemek ve İİK'nın 178/1. Maddesinde belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçluların tutarına göre belirlenmelidir. Bir sermaye şirketinin borca batıklık bildiriminde bulunarak iflasını istemesi halinde bu durumun mahkemece resen tespiti gereklidir. Borca batıklığında tespitinde sadece davacının kayıtlarına değil varlıklarının rayiç değerlerine de özellikle bakılmalı, davacının sunduğu delillere ek olarak mahkemece ek olarak gerekli görülen diğer deliller toplanmalı bu kapsamda ilgisi görülen kamu kurumlarından alınacak bilgiler yapılacak keşif ve bilirkişilerce düzenlenecek raporlarda değerlendirilmelidir. Borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmelerde dikkate alınarak değerlendirilmelidir. İİK'nın 166/2. uyarınca davacının iflas istemi İİK'nın 166. Maddesindeki usule uygun olarak ulusal, yerel ve ticaret sicil gazetelerinde ilan ettirilmiş, belirlenen süre içerisinde herhangi bir müdahale talebi olmadığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin dava dışı ...'e alacağını tahsil etmeden yapmış olduğu ...-TL tutarındaki toplu mal satışı ve davacı şirket ortağı ...'nun şahsi taşınmazlarını yine dava dışı ...'e devretmiş olması durumları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin dava dışı ... ile yapmış olduğu ticari işlemlerin muvazaalı olduğu ve alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapılmış olabileceği, bu şekilde davacı şirketin alacaklıları zarara uğratma kastının TMK 2. Maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA, 3-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 4-Müdahil vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak müdahile ÖDENMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı