İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/372 E. 2024/529 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/372
Karar No
2024/529
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/372 Esas KARAR NO : 2024/529 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 11/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin maliki olduğu "... ili ... ilçesi/... Mah. ... Ada ... Parselde yer alan taşınmazı, ... Euro bedel ile ve satış bedelinin dört taksit halinde bonolar ile ödenmesi konusunda ... tarihinde anlaşıldığını, taşınmaz satış bedeli için davalı şirket adına 4 adet bono düzenlenerek davalı şirkete teslim edildiğini, açıklamalı banka ödeme dekontlarından görüleceği üzere, arsa satış bedeline karşılık verilen bono bedellerinin fazlası ile ödendiğini, davacı tarafından önceki fazla ödemelerin dava konusu son bonodan mahsup edildiğini, bono bedelinin davalı şirketin banka hesabına ödenmiş olmasına rağmen, dava konusu bononun bu güne kadar iade edilmediğini, davalı şirketin hiç bir açıklama yapmadan davacı şirket tarafindan yapılan son ödemeyi şirketin banka hesabına iade ettiğini, icra takibine ugraramamak için, Antalya ...Sulh Huk. Mah. ... D.İş. Sayılı dosyasından, dava konusu bono ile ilgili ödeme yeri tespit talep edilerek, mahkemece verilen karar gereği tespit edilen tevdii yerine, davalı şirkete ödenmek üzere ödeme yapıldığını belirterek, bedelsizlik nedeni ile bu bononun davalı veya 3. Kişilerce icra takibine konulmasının ve 3.kişilere ciro edilmesinin önlenmesi amacı ile ihtiyatı tedbir kararı verilmesini, yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmesini, İİK. 72. Md. gereği dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini ve bononun iadesine iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın yabancı para (Euro) ödemesi şeklinde düzenlenmiş sıralı senetlerden ilk üçünün vade tarihlerine sadık kalmayarak ve TL cinsinden olmak üzere şirketin banka hesabına yatırdığını, ödemelerin Euro cinsinden yapılması hususunda davacı taraf ile defalarca konuşulduğunu ancak davacının bono ödemelerini şirketin banka hesabına TL cinsinden yapmaya devam ettiğini, davacının ödemelerini serbest döviz kuruna göre yapmadığı gibi Türk Lirası ödemelerini yasal olmayan bir şekilde Merkez Bankası "satış kurundan" Euro cinsine çevirdiğini, yabancı para cinsi borcun TL cinsinden ödenirken Merkez Bankası “efektif satış kuru” nun baz alınması gerektiğini, bahse konu dördüncü bononun tedarikçi firmalara cirolanmak üzere ...’daki ofise gönderildiğini, ... vadeli (...-Euro bedelli) dördüncü senedin vade tarihi geçtikten sonra davacı tarafın toplam Euro ödemelerinin ...-Euro olduğunu, oysa davacının dört senetten toplam borcunun ...-Euro olduğunu, davacının ödeme yaptığı ... tarihi itibarı ile (... – ...) = ... Euro borcu bulunduğunu, ilk üç ödemede serbest döviz piyasası fiyatlarından ödeme yapıyormuş gibi görünen davacının son senette niyetini belli ederek -yasal durumun da aksine- Merkez Bankası “satış kuru”na göre ödeme yapacağını belirttiğini, bunun üzerine davacıya bononun borcu karşılığı tedarikçi firmalara verileceği, ödemeyi onlara yapmaları gerektiğinin hatırlatıldığı, davacının ilk üç senedinin teslim edildiğini, dördüncü bonodan ...-Euro borcu bulunduğu için dördüncü bononun teslim edilmediğini, ... tarihinde şirketin banka hesabına davacı tarafından “... tarihli senet ödemesi” açıklamasıyla ...-TL yatırıldığını, senedin ciro için gönderdiğinden aynı zamanda gönderilen paranın yanlış gönderildiğinin davacı tarafından beyan edildiğinden ...-TL'nin aynı gün içinde davacıya iade edildiğini, bunun üzerine davacının Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyadan dava konusu bono ile ilgili olarak ödeme yeri tayini talep ettiğini, mahkemenin talebi kabul ederek, şirket adına açılan hesaba ... tarihinde bu kez ...-TL yatırıldığını, davacı tarafın ... tarihinde ...-TL ödemekle (M.B. efektif satış kuru:...’den) ...-Euro daha ödemiş bulunduğunu, böylece ... tarihli dava konusu bonodan dolayı ...-Euro borcu bulunan davacının işbu bonodan dolayı (... – ...) = ...-Euro borcu kaldığını, bu nedenle davacının “senedin iptali” ve “senedin iadesi” “senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti” yönündeki taleplerinin yasaya aykırı olduğunu, reddi gerektiğini, davacının, kısmi ödeme yaptığı ... vade tarihli bono ile ilgili olarak TBK. 103/2 ve TTK. 709 maddeleri gereğince “ödemenin borç senedi üzerine yazılmasını ve kendisine makbuz verilmesini” talep etme hakkı olduğunu, bono borcunu ödemek için sulh hukuk mahkemesinden ödeme yeri tayin ettiren davacının bononun (...-Euro) bakiye bedelini yatırmayarak, tamamı için menfi tespit davası açmasının yasaya aykırı olduğu gibi dava açmakta hukuki yararı da bulunmadığını, bononun icra takibine konulması ihtimali karşısında borçlunun elinde ödeme emrine karşı icra mahkemesinde yapacağı itirazın kabulünü sağlayacak resmi belge (Sulh Hukuk Mahkemesi’nden bono için aldığı tevdi mahalli kararı ve dava konusu bonoya istinaden tevdi mahalline yatırdığı ödeme dekontu) bulunduğunu belirterek davanın reddini ve davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini cevap ve talep etmiştir. Mali müşavir bilirkişisinin 22/05/2024 tarihli raporunda özetle; Davacı yanın 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari E-Defterleri üzerinde yapılan kontrolde, E-defterlerin açılış ve kapanış onayı yerine geçen GİB onaylı beratlarının bulunduğu, ancak defter parçalarının değişmezlik kontrolü ile imza eşiği kontrollerinin bazı aylarda başarısız olduğu, verilen bonolar ile kur farklarına ilişkin kayıtların yapılmaması nedeniyle, kayıtların Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemeleri ve Vergi Usul Kanununda belirlenen usul ve kurallara uygun ve eksiksiz tutulmadığının tespit edildiği, davacının defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davalı yanın 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari E-Defterleri üzerinde yapılan kontrolde, E-defterlerin açılış ve kapanış onayı yerine geçen GİB onaylı beratlarının bulunduğu, bono ödemelerine ve kur farklarına ilişkin kayıtların eksik yapılması nedeniyle, kayıtların Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemeleri ve Vergi Usul Kanununda belirlenen usul ve kurallara uygun ve eksiksiz tutulmadığının tespit edildiği, davalının defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalıya ait ... ili ... ilçesi/ ... Mah. ... Ada ... Parselde yer alan ... nitelikli taşınmazın davacıya ...-TL fatura bedeli ile satışından kaynaklandığı, taşınmazın ... tarihinde davacıya tapuda devrinin yapıldığı, taşınmaz satış bedeline ilişkin kalan bakiye ...-TL tapu bedeli borç için, davacının davalıya toplam tutarı ...-EURO olan 4 adet Bono verdiği, yapılan ödemeler karşılığında ilk üç Bononun davacıya verildiği, davacı tarafından ödenmesi gereken bonoların ilk ikisinin vadesinde ödendiği fakat ödeme tutarlarının bono tutarlarından fazla olduğu, üçüncü ve dördüncü sıradaki bonoların vadesinde ödenmediği, vadesinden sonra ödeme yapıldığı, Davacının defter kayıtlarına göre; dava tarihi itibariyle davacının davalıdan ...-TL alacaklı göründüğü, alacağın nedeninin kur farklarına ilişkin kayıtların yapılmamasından kaynaklandığı, Davalının defter kayıtlarına göre; davacıdan cari hesap alacağının bulunmadığı, ancak ... vadeli bono nedeniyle davacıdan ...-TL ve hesaplanacak kur farkı kadar alacaklı göründüğü, davalının alacağının nedeninin Mahkemece belirlenen ödeme yerine davacı tarafından yapılan ...-TL ödemenin kayıtlara alınmamasından kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, TL cinsinden yapılan ödemelerin dövize çevrilmesinde dikkate alınan kurdan kaynaklandığı, davacı tarafın TCMB Döviz Satış Kurunu, davalı tarafın ise TCMB Efektif Satış Kurunu dikkate alarak hesaplama yaptığı, davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde iddiasını genişleterek, bonoların gayrimenkul satışı için teminat olarak verildiğini, gayrimenkul fatura bedelinin ödendiğini, yanlışlıkla yapılan fazla ödeme neticesinde davalıdan ...-TL alacaklı olduğunu, bono bedellerinin fazlasıyla ödendiğini ve bonolardan dolayı borcu olmadığını iddia ettiği, davacı yanın EURO cinsinden düzenlenmiş bonolar için davalıya yapmış olduğu TL cinsinden ödemelerin yabancı paraya çevrilmesinde, TCMB tarafından fiili ödeme günü için ilan edilen Efektif Satış Kurunun dikkate alınması gerektiği düşünülmekle, Efektif Satış Kuru dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda, ... vadeli ...-EURO tutarlı Bononun ...-EURO'luk kısmının ödendiği, ...-EURO'luk kısmının ödenmediği, dava tarihi itibariyle davacının davalıya ... vadeli bono nedeniyle ...-EURO borçlu olduğu, davacının TL cinsinden yapmış olduğu ödemelerin TCMB Döviz Satış Kuru baz alınarak hesaplanması gerektiğine karar verilmesi halinde, Döviz Satış Kuru dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda, dava tarihi itibariyle davacının davalıya ... vadeli bono nedeniyle borcu bulunmadığı, bono bedellerinin tamamının ödenmiş olduğu, davacı yanın, ticari ilişkinin gayrimenkul satışından kaynaklandığı, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında ... Sayılı karara ilişkin ... Nolu Tebliğ madde ...'de, Türkiye’de yerleşik kişilerin gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklı ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağının belirlendiği, gayrimenkul satışının ve bono düzenleme tarihinin yasaklama (...) tarihinden sonra olduğu, döviz cinsinden veya dövize endeksli gayrimenkul satışı yapılamayacağından, fatura bedeli ödenmekle borç kalmadığı yönündeki iddiasına ve yasağın ihlaline ilişkin değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğunu, davalı yanın, Yargıtay kararına dayanarak, Bonoların mücerret borç ikrarını havi belgeler olduğu yönündeki savunmasına ilişkin değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiştir. Dava icra takibinden önce açılan menfi tespit davasıdır. Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde davaya konu olan ... ödeme tarihli, ...-EURO bedelli senet borcunun tamamın ödenmediği için senedin davacıya iade edilmediği davacının ödeme yaparken merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplama yapmadığından dolayı bakiye ... TL borcu bulunduğunu bunun dışında yapılan ödemeleri kabul ettiklerini beyan etmiştir. Bu nedenle taraflar arasında borç alacak durumunda senedin ... Euro dışında kalan kısmından dolayı davacının borçlu bulunmadığı çekişmeli değildir. Davacı taraf öncelikle Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında ... Sayılı karara ilişkin ... Nolu Tebliğ madde ...'de, Türkiye’de yerleşik kişilerin gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklı ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı hükmü gereğince düzenlenen bononun geçersiz olduğunu iddia etmektedir. TMK'nın 2.maddesinde herkesin haklarını kullanmada ve borçlarını ödemede dürüstlük kuralına uymakla yükümlü olduğu ve hakkın kötüye kullanımının kanunca korunmayacağı ilkeleri düzenlenmiştir. Taraflar arasında ... ili ... ilçesi/ ... Mah. ... Ada ... Parselde yer alan ... nitelikli taşınmazın davacıya ...-TL bedelle satıldığı ve tapuda taşınmazın davacıya devredildiği ve davaya konu olan senetler dışında Euro cinsinden de düzenlenen diğer senetlerin davacı tarafça benimsenerek ödendiği dosya kapsamı ve alınan raporlardan anlaşılmaktadır. Her iki taraf da yapılan taşınmaz satış sözleşmesine uymuş ve ihtirazi kayıt konulmadan söz konusu sözleşme de kısmen ifa edilmiş olduğundan, davacının sonradan davaya konu senedin geçersiz olduğuna ilişkin itirazları dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğinden mahkememizce bu itiraz kabul görmemiştir. Diğer yandan davalı tarafın yabancı para borcunu aynen ifa talep etmiş olması nedeni ile fiili ödeme gününde Efektif Satış Kuru dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda, ... vadeli ...-EURO tutarlı Bononun ...-EURO'luk kısmının ödendiği, ...-EURO'luk kısmının ödenmediği incelenen ticari deftere ilişkin rapor ile tespit edilmekle menfi tespit talebinin ... Euro üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Davacı talepleri arasında ... ödeme tarihli, ...-EURO bedelli senedin iadesini de talep etmiştir. TBK'nın 103maddesine göre Borcu ödeyen borçlu, bir makbuz ve borcun tamamı ödenmişse, buna ilişkin borç senedinin geri verilmesini veya iptalini isteyebilir. Borcun tamamı ödenmemiş veya borç senedi alacaklıya başkaca haklar da vermekte ise borçlu, ancak makbuz verilmesini ve ödemenin borç senedine işlenmesini isteyebilir. Mahkememizce davaya konu senedin tam olarak ödenmemiş olması nedeni ile menfi tespit istemi kısmen kabul edilmiş olmakla davacının senedi iadesi TBK 103 maddesi gereğince senedin iadesi mümkün olmadığından bu talebin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının kötüniyet iddiası ve yargılama giderleri açısından yapılan değerlendirmede ise; Davalı tarafın senedin tamamı ödenmemiş olduğu için iade etmemekle haklı olduğu, dava açıldıktan sonra ise de ödenen bedelleri kabul ederek sadece ... Euro ödenmediği yönündeki savunmasının yerinde olduğu ve senet hakkın da icra takibi başlatmadığı ve senedin tamamı yönünden açılan davada dava açmasına sebebiyet vermediği gibi kötüniyetli olarak da davranmadığı anlaşıldığından kötüniyet tazmimatı talebinin reddi ile kabul edilen dava değeri yönünden davalı tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretine mahkum edilmesinin de hakkaniyetli olmayacağı kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacının ... ödeme tarihli, ...-EURO bedelli senetten dolayı davalıya ... EURO borçlu olmadığını, davacının borcunu ... EURO olduğunun tespitine, Senet bedelinin tamamı ödenmemiş olduğundan davacının senedin iadesi talebi ile davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ... TL harcın peşin yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; ... TL harç ile ...-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak ...-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/07/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/372, K. 2024/529, T. 11.07.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-372-e-2024-529-k-b9b822ebf9c5