İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/811 E. 2024/666 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/811
- Karar No
- 2024/666
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/811 Esas KARAR NO : 2024/666 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2022 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından ... tarihinde davacı müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, alacaklı görünen tarafça kötü niyetli olarak adresinde yaşamadığı bilindiği halde ödeme emrinin doğrudan müvekkilinin Mernis adresine tebliğe çıkarıldığını ve müvekkilinin haberi olmadan icra takibinin kesinleştirildiğini, müvekkilinin hakkında başlatılan icra takibini çalıştığı iş yerine maaş haciz müzekkeresi geldiğinde öğrendiğini, borca ve takip dayanağı olan bonodaki imzaya süresi içinde itiraz etme şansı olmadığını, öncelikle icra takibine dayanak yapılan ... tanzim ... vade tarihli ...-TL bedelli bonodaki imza müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin böyle bir bonodan haberi olmadığı gibi bonoyu ilk defa icra takibi evrakları arasında gördüğünü, aynı şekilde müvekkili takibe konu bonoyu kendisinin imzalamadığını ve zaten bonodaki yazı ve imzanın kendisinin yazı ve imzasına benzemediğini düşündüğünü, bu sebeple imza incelemesi yapılmasın gerektiğini, diğer yandan kambiyo senedi düzenlenmesinde en önemli unsurun alacağın varlığı olduğunu, davalı ile müvekkili arasında ise ...-TL'lik bono düzenlemesini gerektirecek herhangi bir borç ilişkisinin söz konusu olmadığını bildirerek davanın kabulü ile müvekkilinin dava konusu bono yönünden borçlu olmadığının tespiti ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, haksız ve kötü niyetli icra takibine geçmiş olan davalı aleyhine asıl alacağın%20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı açmakta herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, borçlunun müvekkiline vermiş olduğu senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin borçlu tarafından kendisi imza atarak bizzat müvekkiline bonoyu teslim ettiğini, daha sonra müvekkiline ait olan borcun ödenmemesi ile müvekkili söz konusu bonoyu takibe koyduğunu, davalı alacaklı olan müvekkilinin ... tarihinde davacı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, itiraz süresinin geçtiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla senedin keşide tarihinden önce borçluya ait imzaların resmi kurumlardan istenilerek yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile imzanın borçlunun eli ürünü olduğunun ortaya çıkacağını, davacı borçlunun müvekkilinin ablasına ait olan ... Mah. ... Sk. No:.. ... Apt. No:.. .../... adresinde bulunan taşınmazı kiraladığını, müvekkilinin evde tadilat yaptıracağını bildirdiğini, davacının tadilat için tanıdığının bulunduğunu ve ucuza bu işlemlerin yapılacağının söylediğini, davacı tarafından ... için ...-TL'ye yapılacağını söylediğini ve davacıya ...-TL nakit ödeme yaptığını, davacı tarafından paranın ustaya ödendiğinin söylendiğini ancak müvekkili tarafından kontrol edildiğinde tadilatın başlamadığını, bu sebeple davacıdan ödediği paranın iadesinin istenildiğini ancak davacı tarafından bu tutarın ödenemeyeceğinin bildirildiğini, müvekkiline böyle bir senet hazırlayarak imzaladığını, davacının müvekkiline karşı borcunun olmadığı iddialarını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, ispat yükünün davacı borçlu üzerinde olduğunu bildirerek haksız davanın reddi ile takibin devamına, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkememizce Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celbedilmiş, davacıya ait imza ve yazı örnekleri toplanmış ve imza incelemesine ilişkin İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır. İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından ibraz edilen ... tarihli raporunda özetle; "İnceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nın eli ürünü olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde özetle; alacaklı ...'ın borçlu ... aleyhine ...-TL asıl alacak, ...-TL olmak üzere toplam ...-TL'nin borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davalı tarafından davacı aleyhine ... tanzim ... vade tarihli ...-TL bedelli bonoya dayalı olarak Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile toplam ...-TL alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği, davacı tarafından işbu icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı, taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi olmadığı, bonodaki imzanın davacıya ait çıkması halinde ise bononun kendisinden iradesi sakatlanarak hile yolu ile alındığı, iddiasıyla eldeki menfi tespit istemli davanın açıldığı, davalı tarafın ise davacı tarafa kendisinden kiralayarak oturduğu evin ... işlemleri için ...-TLverdiğini, fakat davacının ... yaptırmadığını ve parayı geri istediğinde davacının parayı geri verecek durumu olmadığını söylediğini ve bu nedenle davacıdan dava konusu senedi aldığını, senedin bono vasfında olup sebepten mücerret olduğunu beyanla davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davacının dava konusu bonodaki imzaya itirazı üzerine İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesin tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi heyet raporunda belirlendiği üzere davaya konu senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte davacı tarafça ATK raporuna ilişkin delil avansı yatırılmamış olup mahkememizce ... tarihli celsede ... hafta kesin süre verilerek delil avansı ikmal edilmez ise bu delile dayanma hakkından vazgeçmiş sayılacağının ve dosya kapsamındaki mevcut delillere göre karar verilip gerektiğinde ret kararı verilebileceğinin ihtarı davacı vekilinin yüzüne karşı yapılmıştır. Davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen delil avansı ikmal edilmediğinden ... tarihli celsede davacının söz konusu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Bununla birlikte davacı taraf takibe konu bononun hile ve iradesi fesada uğratılarak alındığını iddia etmektedir. Bunu ilişkin davacı tarafından açılan bir soruşturma veya ceza dosyası olduğu mahkememize beyan edilmemiştir. Davacı irade fesadına dayanmış olmakla TBK'nın 36. maddesi gereğince tanıkla ispat mümkün olsa da davacı vekiline ön inceleme hazırlık ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, tebliğe ilişkin e-tebliğ evrağı incelendiğinde delil listesi ve eklerini sunması için süre verildiği, davacı tarafından herhangi bir delil listesi sunulmadığı kaldı ki yargılama sırasında da böyle bir talebinin olmadığı anlaşıldığından mahkememizce tanık dinlenilmemiş olup davacı tarafından dava konusu bononun hile ve iradesi fesada uğratılarak alındığı iddiası dosya kapsamı itibari ile ispatlanamamıştır. Ayrıca her ne kadar davacı vekili tarafından dava sebebi bononun müvekkilin iradesi sakatlanarak alınmış olması ve üzerinde yazan tarihlerle alakalı bir yanılma olup olmadığı hususunda yemin deliline dayanmak için mahkememizce süre verilmesini talep etmişse de Yargıtay 19. (Kapatılan)Hukuk Dairesinin 21/05/2012 tarih 2011/15669 esas ve 2012/8584 karar sayılı ilamında da "konusu suç teşkil edebilecek bir fiil hakkında da yemin teklifinin mümkün olmadığının HMUK M.352 (HMK m.226/1-c) de düzenlenmiş olduğu" şeklinde belirttiği üzere HMK 226/1-c maddesi uyarınca, yemine ilişkin hususun bedelsiz senedi icraya koymak suçunu teşkil edeceğinden davacının iddialarının yemine konu olamaması ve dava konusu senet üzerinde yazan tarihlerle alakalı bir yanılma olup olmadığı hususu ise iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilerek davacının senetten dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasını ispat edemediği kanaatine varılmakla davanın reddine, icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklı davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davalı lehine tazminat taktirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davalı lehine tazminat takdirine YER OLMADIĞINA, 3-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan ...-TL'nin, peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile eksik harç olan ...-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından belgelendirilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 7-İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... nolu, ...-TL fatura bedelinin davacı tarafça ATK'nın ilgili hesaplarına ÖDENMESİNE, 8-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE, Dair; davacı ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)