İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/782 E. 2024/525 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/782
Karar No
2024/525
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/782 Esas KARAR NO : 2024/525 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/11/2022 KARAR TARİHİ : 09/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi özetle; Davacıların murisi ... ... tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçerken davalı işleten ...na ... olarak çalışmakta olan diğer davalı ...'in kullanımındaki ... plakalı motosiklet tarafından çarpıldığını, söz konusu kaza nedeniyle çok ağır bir şekilde yaralanan müteveffa ... Hastanesine kaldırılmış ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak aynı gün hastanede yaşamını yitirdiğini, trafik kazasında kardeşlerini kaybeden davacıların, fazlaya ilişkin haklar ve ıslah ile talep ve alacak miktarını arttırma hakkımız saklı kalmak kaydı ile 6100 sayılı HMK'nın 107. Mad. uyarınca toplanacak delillere göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının yapılacak yargılama sonucunda müvekkillerin murisinin kendileri için gerçek destek miktarının tespit edilinceye kadar şimdilik her biri için ... TL olmak üzere toplam ... TL destekten yoksun kalma tazminat tutarının işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile tahsilini, müvekkillerinin kardeşlerini kaybetmiş olmalarının verdiği üzüntü ve ızdırabın bir nebze olsa da telafisi için davacıların her biri için ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile işleten ve sürücüden tahsilini, açılan dava sonucunda verilecek kararın ... kalmaması adına işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine “ihtiyati tedbir” konulmasını dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada müteveffa asli kusurlu olduğunu, bu davada taraf olarak gösterilmelerine sebep hukuki zemin olan işletenin kusursuz sorumluluğu olsa bilse bu olay açısından yasal şartlar oluşmadığını, motorlu araç işletenin kusursuz sorumluluğunun oluşabilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunamaması gerekir. somut olayda muteveffanın ağır kusuru bulunduğundan olaya ilişkin zararlardan müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını, motorlu araç işletenin veya adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğuna gidilebilmesi için gereken yasal şartların oluşmaması sebebiyle sürücü ...'in fiillerinden müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını, destekten yoksun kalma tazminatının istenebilmesi için gereken yasal şartlar oluşmadığını, olayda bahsi geçen motorsiklet, müvekkili şirket tarafından ... ne ... Poliçe numaralı manevi tazminat klozunu da kapsar şekilde sigortalı olduğunu bu nedenlerle davanın müvekkili şirket açısından reddini talep ve cevap vermiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... sayılı KTK Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olup, poliçenin kaza tarihi itibariyle şahıs başına daimi sakatlık/ölüm teminat limiti ... TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, davacıların destek zararının ispatının gerekeceğini, bu nedenlerle temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını talep ve cevap vermiştir. Davalı ... davaya süresi içerisinde cevap vermemiştir. Davacı tanığı ... tarihli celsedeki beyanında;"Ben davacıların murisi ...'yi yaklaşık 30 yıldır tanıyorum. Kendisi daha önce benim yanımda da çalışmıştı. Daha sonra kardeşleri olan ..., ... ve ...'nin yanında çalışmaya başladı. Burada fayans işi yapan kardeşlerine harç karıp, ayrıca getir götür işleri ile birlikte onların yeme içme ihtiyaçlarını da gideriyordu. Ben ne kadar kazandığını bilmiyorum. Fakat kardeşleriyle beraber ne kadar kazandığını bilmiyorum. Vefat edinceye kadar da kardeşleriyle birlikte çalışıyordu. Ayrıca ölen bekardı ve kardeşi ...'nın yanında kalıyordu dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... tarihli celsedeki beyanında; "Ben davacıları ...'ten beri tanıyorum. Zira davacılardan ... benim kız kardeşimle evlidir. Bu sebeple ölen kardeşlerini de bilirim. Davacılar ..., ... ve ... isimli kardeşleriyle birlikte fayans işi yapıyorlardı. Ölen, kardeşlerinin eli ayağı gibiydi. Onların fayans taşımasına yardım ediyordu. Yemeklerini yapıyordu. Ölen bekardı, eniştem olan ... ile birlikte kalıyordu. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... tarihli celsedeki beyanında; "Ben davacılardan ... ile 14-15 yıldır aynı binada oturuyorum. Ölen ... da beraber oturdukları için tanıyorum. Kendisi bu davacı ile birlikte diğer ... ve ... ile birlikte inşaat işinde çalışıyordu. Onların yemeklerini yapıyordu. Çaylarını demliyordu. Ayrıca malzemelerin de taşınmasına yardım ediyordu. ... bekardı. Sürekli kardeşi ... ile birlikte oturuyordu. Sürekli kardeşlerinin yapmış olduğu inşaat işlerinde kendilerine yardımcı olmak suretiyle katkıda bulunuyordu. Ancak ne kadar kazandığını bilmiyorum. Ancak günlük ... bu kardeşleri sağlıyordu " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... tarihli celsedeki beyanında; "Yaklaşık ... yıldır ben davacıları inşaat sektöründe çalıştığımdan dolayı tanıyorum. Ölen kardeşleri ...'yi de tanıyorum. Kendisi inşaat işi yapan kardeşleri ..., ... ve ... ile birlikte çalışıyordu. Onların yemeklerini ve çaylarını yapardı, getir götür işlerine bakardı. Ayrıca inşaat harcını karardı. Kendisi evli değildi, daha çok kardeşlerinden ...'nın yanında kalıyordu. İnşaat işinden kastettiğim davacıların yaptığı seramik işiydi. Ölenin ben ne kadar kazandığını tam olarak bilmiyorum. Ancak günlük yevmiye aldığını hatırlıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyasının incelenmesinde; maktulün ..., katılanın ..., sanığın ..., suçun taksirle ölüme neden olma tarihinin ... olduğu yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 16/05/2023 tarihli raporunda özetle; sürücü ..., %50 (yüzde elli) oranında kusurlu, yaya ...'nin, %50 (yüzde elli) oranında kusurlu, olduğu rapor edilmiştir. 29/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; müteveffanın davacı kardeşleri ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin eylemli olarak müteveffanın desteğinde olduğuna dair bilgi olmadığından, destekten yoksun kalma zararları olmadığı değerlendirildiğini, destek paylarının Hesaplama sonucunu direk etkileyeceği açık olup, davacı kardeşlerin hepsi için veya hangilerin için hesaplama yapılması bilgisinin açıklığa kavuşturulmasını rapor etmiştir. 16/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ... tarihinde trafik kazası sonucu hayatını kaybeden ...’nin geride kalan kardeşleri için ara kararı gereği destekten yoksun kalma zararının Kardeşi ...'nin destekten yoksun kalma zararı ... TL, Kardeşi ...'nin destekten yoksun kalma zararı ... TL ve Kardeşi ...'nin destekten yoksun kalma zararı ... TL olarak rapor edildiği görülmüştür. Davacılar vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesinde özetle; haklarında destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanan davacılar ..., ... ve ... için müddeabihin ıslahı yolu ile arttırdığımız ... TL'lik kısım ile dava dilekçesi ile bu davacılar yönünden talep edilen ... TL'lik miktarların birleştirilmesi sonucu bulunan ... TL olarak ıslah ediyor ve dava dilekçemizdeki talepleri doğrultusunda davacılar ..., ... ve ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminat tutarının işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile tahsilini, müvekkillerinin kardeşlerini kaybetmiş olmalarının verdiği üzüntü ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için davacıların her biri için ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile işleten ve sürücüden tahsilini talep etmiştir. ... tarihinde davalı-sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile ... yönünden ... istikametine ... takiben seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada, gidiş istikametine göre yolun solundan kaplamaya giren yaya ...'ye aracının ön kısmı ile çarpması sonucunda muris ...'nin hayatını kaybettiği, yargılama sırasında alınan ATK raporuna göre davalı sürücü ...'in idaresindeki araç ile hız tahdidi düşük meskun mahal içi yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının hızını ... işaretini de dikkate alarak mahal şartlarına uygun hale getirmesi, sol tarafından kaplamaya giren ve bir şeridi geçen yayaya karşı zamanında etkin fren tedbirine başvurması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, mahal şartlarının çok üzerindeki hızı ile seyri sırasında yolun solundan kaplamaya girip yolun bir şeridini geçen yayaya ... içerisinde çarpması ile meydana gelen olayda %50 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacılar ölen ...'nin kardeşleri olup destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedirler. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3 üncü (BK 45/2) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. TBK’nın 53 üncü (BK 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı). TBK’nın 53/3 üncü maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK'nın 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E.-411 K. sayılı ilamı). Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdikleri zarar; desteğin ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte destek üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Böyle bir zararın desteğin kendisinin sahip olacağı hakla bir ilişkisi olmadığı gibi, doğrudan destek zararıyla bağlı ve onunla sınırlı bir zarar da değildir. Desteğin ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur. Buradaki zarar, mirasçıların salt bu sıfatla devraldıkları murislerinin uğradığı ve ondan intikal eden bir zararDiğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Bu bağlamda ölenin kardeşleri olan davacıların desteği olup olmadığının incelenmesinde; Dava sırasında dinlenen tanıkların beyanlarında, ölen ...'nin kardeşi davacı ...'nin yanında kaldığı ve işlerinde ona yardımcı olduğu, ölenin ihtiyaçlarının davacılar tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda TBK’nın 53/3 üncü maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir Davacıların somut davada ölen kardeşlerine destek oldukları bu nedenle de TBK m.53 anlamında davacıların murisi ...'nin eylemli ve düzenli olarak davacıların geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse konumunda olmadığından davacıların destekten yoksun kalma zararına dair maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat, TBK 56. Maddesinde düzenleşmiş olup, "Hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerinin göz önünde tutularak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne amirdir. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Meydana gelen kazada aracın sürücüsünün kusur oranı, ölenin yaşı ve meydana gelen kazadaki kusuru ile davacıların kardeşi olması ile bu durumun davacılarda yaratmış olduğu üzüntünün ağırlığı dikkate alınarak Davacı ... için ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL ve davacı ... yönünden ... TL manevi tazminata hükmedilmiş ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. TBK'nın 117/1 maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği tarihte failler temerrüte düşmüş olacağından, davalılar ... ve ...'den açısından haksız fiil tarihi olan ... itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN REDDİNE, -Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ...-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan ...-TL'nin yatıran tarafa iadesine, -Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 13/4 maddesi gereğince maddi tazminat talepleri tümden reddedildiğinden ... TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalılara verilmesine, 2-Davanın MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN KISMEN KABULÜNE, Davacı ... için ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL ve davacı ... yönünden ... TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itaberen işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, -Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ...-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, -Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, -Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 10/2 maddesi uyarınca ...-TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalılar ... ve ...'ye verilmesine, -Davacılar tarafından yapılan; ...-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak ...-TL lik kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacılar üzerinde bırakılmasına, 3-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği kabul red oranı dikkate alınarak ...-TL'lik kısmının davalılardan, ... TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/07/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/782, K. 2024/525, T. 10.07.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-782-e-2024-525-k-65c02d593359