İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/666 E. 2021/112 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/666
- Karar No
- 2021/112
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/666 Esas KARAR NO : 2021/112 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 15/12/2020 KARAR TARİHİ : 04/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında TC Merkezi Takip Sistemi (Ankara ... . İcra Müdürlüğü) .../... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ... tarihinde takibe itiraz ettiğini, Merkezi Takip Sistemi Yönetmeliği uyarınca Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının davacıdan ... ... kurumsal abonelik hizmeti aldığını, davalının hizmet bedelini ödemediğini, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık için Ankara Arabuluculuk bürosunun yetkili olmadığını, 2004 sayılı İİK'nın 61.maddesi gereğince dayanak belgenin ödeme emrine eklenmediğini, davanın bu şekilde usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından düzenlenen faturalarda fahiş artış ve tutarsızlık olduğunu, bu konuda davalının davacıya ihtarname keşide ettiğini, karşı tarafın buna cevap vermediğini belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Merkezi Takip Sistemi'nin ... /... E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu ... TL Asıl Alacak, ... TL İşlemiş yıllık faiz, ... TL İşlemiş faizin KDVsi, ... TL İşlemiş faizin OIV si olmak üzere ... TL toplam alacak için takip yapılığı, borçlunun takibe itiraz ettiği görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları ile davanın mahiyeti gereğince öncelikle, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin yeni takip yolunu kısaca açıklamakta fayda bulunmaktadır. 7155 sayılı "Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin başlatılması Usulü Hakkında Kanun" ile ayrı ve özel bir takip yolu düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu yeni takip yoluyla, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar bakımından, abonelik sözleşmesinin mal veya hizmet sunan tarafının başvuracağı ayrı ve özel bir ilâmsız takip yöntemi kabul edilmiştir. Kanun’un bu hükümlerinin yürürlüğe giriş tarihi 01/06/2019’dur (7155 sayılı Kanunun m. 26/1-b). Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan takipler hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmayacak, bu takipler açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan hükümlere göre yürütülecektir (7155 sayılı Kanunun Geçici Madde 1). 7155 sayılı Kanunun 1. maddesine göre, abonelik sözleşmelerinden ve bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan para alacaklarına ilişkin haciz yoluyla ilâmsız icra takipleri, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) bünyesinde oluşturulan Merkezî Takip Sistemi (MTS) üzerinden başlatılacak ve haciz aşamasına kadar bu yolla yürütülecektir. Bu takip yolundan, abonelik hizmeti veren taraf yararlanacak veya takip yolu ancak onun tarafından kullanılacaktır. Düzenlemeye göre abonelik sözleşmesinin diğer tarafı olan tüketiciler ise, alacaklarını bu yolla değil, genel hükümlere göre takip edecektir (Özekes, Muhammet; Abonelik Sözleşmelerinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Yeni Takip Yolu (7155 sayılı Kanun’un Düzenlemesi), İzmir Barosu Dergisi Eylül 2018, s. 225 vd.). Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin başlatılması Usulü Hakkında Yönetmelik, abonelik sözleşmelerinden ve bu sözleşmenin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan para alacaklarına ilişkin haciz yoluyla yapılacak ilamsız icra takipleri bakımından, takip talebi ve ödeme aşamasına ilişkin olarak, genel haciz yoluyla takiptekinden farklı özel bazı düzenlemeler getirmiştir (Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder/ Taşpınar Ayvaz, Sema/ Hanağası, Emel; İcra ve İflas Hukuku 6. Baskı, Ankara 2020, s. 376.) 7155 sayılı Kanun, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacakları hakkındaki takibin haciz aşamasına kadar olan kısmının Merkezi Takip Sistemi vasıtasıyla yapılmasını düzenlemiştir. Bu yolla, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacakları hakkındaki takipler daha az giderle ve daha kısa sürede tamamlanma olanağına kavuşmaktadır. 7155 sayılı Kanun kapsamında icra takibine, para alacakları nedeniyle müracaat edilebilir (7155 sayılı Kanun m. 2/1). Para alacağının kaynağı ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da veya diğer ilgili mevzuatta düzenlenen bir abonelik sözleşmesinin ifası maksadıyla tüketiciye sunulan mal veya hizmetin faturaya yansıtılan bedeli olmalıdır (7155 sayılı Kanun m. 2/1). “Abonelik sözleşmesi, tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmelerdir” (6502 sayılı Kanun m. 52/1). Bu anlamda tüketicinin elektrik, su, doğalgaz gibi hizmetleri kullanmasını konu alan sözleşmeler birer abonelik sözleşmesidir. Bununla birlikte, abonelik sözleşmeleri sadece tüketicilerle yapılmayabilir. Bir resmî dairenin de söz konusu mal ve hizmetler için abonelik sözleşmesine taraf olması mümkündür. Böyle bir durumda bu ihtilaftan kaynaklanan uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerinin görev alanına girmemektedir15. 7155 sayılı Kanun da, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan ve bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetlerden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takipler hakkında uygulanacağından (7155 sayılı Kanun m. 1), abonelik sözleşmesinin tüketici dışındaki borçluları için Merkezi Takip Sistemi vasıtasıyla icra takibi yapılamaz (Özçelik, Volkan; Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usûlü Hakkında Kanun’a Göre İcra Takibi; Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi - Yıl 7, Sayı 14, Aralık 2019 - s. 380). Abonelik sözleşmesine konu mal veya hizmet talep etme yetkisine sahip olan abone ise bir gerçek kişi veya tüzel kişi olabilir. Ancak abonelik sözleşmesi sadece tüketiciler ile yapılmak zorunda değildir. Bu kapsamda abonelik sözleşmesinin tarafını tüketiciler oluşturabileceği gibi tüketci olmayan aboneler, örneğin tcarî faaliyette bulunan işletmeciler de oluşturabilir. Buna karşılık 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun sadece tüketici sıfatına sahip aboneler hakkında Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takip uygulanabilir. 7155 sayılı Kanun’un lafzına bakıldığında da, bu Kanun’un kapsamına sadece tüketicilerle imzalanan abonelik sözleşmeler girmekte olup, tüketiciler ile yapılan abonelik sözleşmeleri dışında yapılan abonelik sözleşmeleri Kanun’un uygulama kapsamı dışında kalmaktadır. Zira 7155 sayılı Kanun’un kapsam maddesine bakıldığında, “bu Kanun, … Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatta düzenlenen abonelik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan” diyerek, açıkça abonelik sözleşmesinin tarafının “tüketici” olması durumunda 7155 sayılı Kanun’daki takibin başlatılma usûlünün uygulanacağını ifade etmiştir. 7155 sayılı Kanun’un her türlü abonelik sözleşmelerinde uygulanması istenseydi, “tüketici” ifadesi yerine, “abone” ifadesi kullanılacağından, Kanun’un uygulama alanı sadece tüketicilerle yapılan abonelik sözleşmelerini kapsamaktadır. O hâlde sadece 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan abonelik sözleşmeler için değil, diğer mevzuatlarda düzenlenen abonelik sözleşmeleri için de 7155 sayılı Kanun uygulanacak, ancak her hâlükârda, abonelik sözleşmesinin tarafı tüketici olacaktır (Bahadır, Zeynep; Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usûlü, Ankara Hacı Bayram Vel Ünverstes Hukuk Fakültes Dergs C. XXIII, Y. 2019, Sa. 3 s.134). 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 3. maddesinde Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, olarak tanımlanmıştır. Tüm ticaret şirketleri tacir sıfatına sahip olup, tacir niteliğindeki tüzel kişileri ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işlerin ticari olması asıldır. Eğer, bir muamele, fiil veya iş ticari iş ise, bunlara özel ticari kurallar uygulanır. Bir tacirin borçlarının ticari olması asıl olmakla birlikte gerçek kişi olan bir tacir, yaptığı iş ve işlemin veya aldığı hizmetin ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya muamele fiil veya işleminin ticari sayılmasına halin icabı, müsait bulunmadığı takdirde, bu işlemlerden doğan borç adi, yani özel sayılacaktır (TTK. m. 21). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09/07/2020 tarih 2017/19 - 913E. 2020/568K. sayılı kararında; "...davacı limited şirket, tacir olup; tüzel kişilik adına ticari işletmesinde kullanmak üzere otomobil satın almıştır. Davacı tüketici olarak tanımlanamayacağı gibi, yaptığı işlemin tüketici işlemi olarak kabulüne de olanak bulunmamaktadır. Her ne kadar aracın hususi araç olduğu beyan edilmiş ise de aracın sahibinin şirket olması ve faturanın da şirket adına düzenlenmesi nedeniyle, bu araç özel değil, ticari bir araçtır..." denilmiştir. İtirazın iptali davaları bakımından usulüne uygun bir ilamsız takibin yapılması ve bu takipte davalı-borçlu tarafından itiraz edilmiş olması bir dava şartıdır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07/07/2020 tarih 2019/1853E. 2020/1348K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı merkezi takip sistemi üzerinden başlattığı icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. 7155 sayılı "Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin başlatılması Usulü Hakkında Kanun" ile ayrı ve özel bir takip yolu düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu yeni takip yoluyla, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar bakımından, abonelik sözleşmesinin mal veya hizmet sunan tarafının başvuracağı ayrı ve özel bir ilâmsız takip yöntemi kabul edilmiştir. 7155 sayılı Kanun kapsamında icra takibine, para alacakları nedeniyle müracaat edilebilir (7155 sayılı Kanun m. 2/1). Para alacağının kaynağı ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da veya diğer ilgili mevzuatta düzenlenen bir abonelik sözleşmesinin ifası maksadıyla tüketiciye sunulan mal veya hizmetin faturaya yansıtılan bedeli olmalıdır (7155 sayılı Kanun m. 2/1). “Abonelik sözleşmesi, tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmelerdir” (6502 sayılı Kanun m. 52/1). 7155 sayılı Kanun’un lafzına bakıldığında, bu Kanun’un kapsamına sadece tüketicilerle imzalanan abonelik sözleşmeler girmekte olup, tüketiciler ile yapılan abonelik sözleşmeleri dışında yapılan abonelik sözleşmeleri Kanun’un uygulama kapsamı dışında kalmaktadır. Zira 7155 sayılı Kanun’un kapsam maddesine bakıldığında, “bu Kanun, … Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatta düzenlenen abonelik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan” diyerek, açıkça abonelik sözleşmesinin tarafının “tüketici” olması durumunda 7155 sayılı Kanun’daki takibin başlatılma usûlünün uygulanacağını ifade etmiştir. 7155 sayılı Kanun’un her türlü abonelik sözleşmelerinde uygulanması istenseydi, “tüketici” ifadesi yerine, “abone” ifadesi kullanılacağından, Kanun’un uygulama alanı sadece tüketicilerle yapılan abonelik sözleşmelerini kapsamaktadır. O hâlde sadece 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan abonelik sözleşmeler için değil, diğer mevzuatlarda düzenlenen abonelik sözleşmeleri için de 7155 sayılı Kanun uygulanacak, ancak her hâlükârda, abonelik sözleşmesinin tarafı tüketici olacaktır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 3. maddesinde "Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır. Tüm ticaret şirketleri tacir sıfatına sahip olup, tacir niteliğindeki tüzel kişileri ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işlerin ticari olması asıldır. Eğer, bir muamele, fiil veya iş ticari iş ise, bunlara özel ticari kurallar uygulanır. Davalı anonim şirket, tacir olup; tüzel kişilik adına ticari işletmesinde kullanmak üzere mobil telefon hattı almıştır. Davalı tüketici olarak tanımlanamayacağı gibi, yaptığı işlemin tüketici işlemi olarak kabulüne de olanak bulunmamaktadır. Abonelik sözleşmesinin tarafının “tüketici” olması durumunda 7155 sayılı Kanun’daki takibin başlatılma usûlünün uygulanacak olması, davalının tüketici olmaması, itirazın iptali davaları bakımından usulüne uygun bir ilamsız takibin yapılması ve bu takipte davalı-borçlu tarafından itiraz edilmiş olması bir dava şartı olması nedeni ile usulüne uygun yapılmış bir icra takibi olmadığından dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine ve davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Davalının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcı ile, Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ...TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Davalı yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 7/2 hesap ve taktir olunan... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/02/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır