İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/504 E. 2021/13 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/504
Karar No
2021/13
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/504 Esas KARAR NO : 2021/13 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/10/2020 KARAR TARİHİ : 07/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle ürün alışverişi yapıldığını ürünlerin teslim edildiğini, ... TL'nin davacıya ödenmediğini, bunun üzerine, alacağın tahsil edilmesi için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /.... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip gereğince borçluya örnek 7 ödeme emri ... tarihinde tebliğ edildiğini, takip başlatıldıktan sonra davalı/borçlu davacı şirketin banka hesabına ... -TL ödeme yapıldığını, davalı/borçlu takibe ... tarihinde itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takip durduğunu davacının ana alacağın dışındaki diğer ferileri alması engellendiğini, takipten sonra davacıya yapılan kısmi ödeme neticesinde borçlunun itirazının vekalet ücreti, takip tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ve icra takip masrafları yönünden kaldırılarak takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL asıl alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığın, borçlunun itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının haricen tahsil beyanında bulunduğu görülmüştür. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Fatura alacağı likit, bir başka ifade ile bilinebilir, belirlenebilir alacaktır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2016 tarih 2016/2941E. 2016/10949K. sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2014 tarih 2014/9975E. 2014/13898K. sayılı kararında; "... Davalı takipten sonra icra takibine konu edilen asıl alacağı ödemiş olup davacı da asıl alacağın ödendiğini ileri sürerek, takip masrafı, takip tarihinden sonra işleyecek faiz ve vekalet ücreti gibi borcun ferileri yönünden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl alacak ödenmiş olsa bile, davalının itirazıyla takip durduğundan davacının takip giderleri, faiz ile vekalet ücreti yönünden itirazın iptalini istemesinde hukuki yararı vardır..." denilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2018 tarih 2018/1264E. 2018/1046K. sayılı kararında; "...Her ne kadar davalı borçlu tarafından icra takibine konu asıl alacak, itirazın iptali davasından önce ödenmiş olsa da, borcun icra takibinden sonra ödenmesi, takibin haklı olduğuna karine olduğu gibi, BK 100. maddesi gereğince takipten sonra yapılan kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi ve masraflara mahsup edileceği, bu durumda icra takibinden sonra, sadece asıl alacağın ödenmesinin tüm borcun ödendiği anlamına gelmeyeceği açıktır. Nitekim Yargıtayın değişik kararları ile oluşan istikrarlı uygulamasında da, asıl alacak ödenmiş olsa bile, davalının itirazı ile takip durduğundan, davacının takip giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden itirazın iptalini istemesinde hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. ( Yargıtay 19 Hukuk Dairesi 2014/9975 Esas- 2014/13898 Karar 22/09/2014 tarihli ilam, Yargıtay HGK 2012/19-1827 Esas, 2013/802 Karar ve 31/05/2013 tarihli ilam...)..." denilmiştir. Davadan evvel davalı temerrüte düşürülmemiş ve dava yargılamanın ilk celsesinde kabul edilmiş ise yargılama gideri ve vekalet ücreti davalıya yükletilmez (18/06/1958 tarih 2/14 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, nakleden Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Kanunu C. IV 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 3713). Yargıtay ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... /... . ... /... . sayılı kararında; "...Borçlu aleyhine ... ... .TL. asıl alacak ve .... .TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... .TL nin icra masrafları vekalet ücreti ve asıl alacağın takipten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihli dilekçe ile borca itiraz ettiği, alacaklının iş bu dava ile ... .TL: icra masrafı vekalet ücreti ve faiz talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda borcun ödendiği taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra masrafları, vekalet ücreti ve faize ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, davalının borcunu 7 günlük itiraz süresi içerisinde ... YTL. olarak ödediği ve takipten önce temerrüde düşmediği çekizmesizdir. Hal böyle olunca, borçlu hal ve durumu ile kendisine karşı icra takibi yapılmasına sebebiyet vermemiş, itiraz (ödeme) süresi içinde borç ödendiğinden, borçlunun icra harç ve giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekirken, (prof. Dr. Baki Kuru icra ve iflas Hukuku Cilt 1.sh.111), bu yön gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir..." denilmiştir. Borçlu, hal ve durumu ile kendine karşı icra takibi yapılmasına sebebiyet vermemiş ve itiraz (ödeme) süresi içinde borcunu ödemiş ise, icra harç ve giderlerinden sorumlu tutulamamalıdır (HMK 312/2 kıyasen) (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı 2. Baskı, İstanbul 2006, s. 111; Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder/ Taşpınar Ayvaz, Sema/ Hanağası, Emel; İcra ve İflas Hukuku 6. Baskı, Ankara 2020, s. 91; Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C. IV 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 3724). 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 207. maddesi şöyledir; “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.” 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 117. maddesi şöyledir; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." Borçlunun borçlanılan edimi borca aykırı olarak geç ifa etmesine, borçlunun temerrüdü denir. Borçlunun temerrüde düşmesi için edimin ifası mümkün olmalı, borç muaccel olmalı, borçluya ihtar yapılmış olmalıdır, alacaklı edimi kabule hazır olmalıdır, borçlunun edimi ifadan kaçınma hakkı bulunmamalıdır, ifa etmeme borca aykırı bir davranış olmalıdır (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 25. Baskı, Ankara 2020, s. 1215 vd.). Davamıza gelince; davacı cari hesaba dayalı alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davalı takipten sonra, davadan önce "hesap kapatma" açıklaması ile davacı şirketin hesabına "... TL" havale yapmıştır. Davacı taraf ise icra vekalet ücreti, takip sonrası faiz ve icra masrafları yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. Her ne kadar davalı borçlu tarafından icra takibine konu asıl alacak, itirazın iptali davasından önce ödenmiş olsa da, borcun icra takibinden sonra ödenmesi, takibin haklı olduğuna karine olduğu gibi, BK 100. maddesi gereğince takipten sonra yapılan kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi ve masraflara mahsup edileceği, bu durumda icra takibinden sonra, sadece asıl alacağın ödenmesinin tüm borcun ödendiği anlamına gelmeyeceği açıktır. Asıl alacak ödenmiş olsa bile, davalının itirazı ile takip durduğundan, davacının takip giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden itirazın iptalini istemesinde hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. Davaya konu takip ... tarihinde açılmış, davalı adına ... tarihinde banka havalesi ile ödeme yapılmış, ödeme emri ... tarihinde tebliğ olunmuş ve takibe de .. . tarihinde itiraz edilmiştir. Davacının davalıya takipten önce temerrüde düşürdüğüne dair dosyaya yansıyan bir belge bulunmadığı gibi, bu yönde bir iddia da yoktur. Borçlu, hal ve durumu ile kendine karşı icra takibi yapılmasına sebebiyet vermemiş ve itiraz (ödeme) süresi içinde borcunu ödemiş ise, icra harç ve giderlerinden sorumlu tutulamayacağından, ödeme emri tebliğ olmadan ödeme yapılmış olması, takipten önce de davalının temerrüde düşürülmemesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin ve Arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/01/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/504, K. 2021/13, T. 07.01.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-504-e-2021-13-k-5cbabf8dbca1