İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/336 E. 2021/353 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/336
Karar No
2021/353
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/336 KARAR NO : 2021/353 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) DAVA TARİHİ : 29/07/2020 KARAR TARİHİ : 20/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davalılardan ... ye ait ... plakalı minibüs sürücüsü ...' ın müvekkili yaya olarak kaldırıma çıkmak üzere iken müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin aracın altında kaldığını, bel ve bacak bölgelerinde kırılmalar meydana geldiğini, aracın davalı ... nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik ...-TL tazminatın davalılar ... , ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsiline ....-TL bakıcı gideri, ...-TL maddi tazminat ve ...-TL maluliyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçe limitinin ...-TL ile sınırlı olup müvekkilinin poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya ...-TL ödeme yapıldığını, eksik bir ödemenin söz konusu olmadığını, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilen tazminat miktarını kabul etmediklerini, tarafların sorumluluklarının belirlenmesi açısından dosyada kusur yönünden rapor aldırılmasını, ayrıca ... şirketi tarafından davacılara dava öncesi ödeme yapıldığını bu ödemeyle maddi tazminatın karşılandığını, müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayın oluş şekliyle ilgili anlatılanların birçok bakımdan gerçekle uyumlu olmadığını, kaza anında aracın mevcut hızının tespiti için ilgili araç takip sistemi kayıtlarının ilgili şirketten celbini talep ettiklerini, meydana gelen kazada davacının da kusurunun bulunduğunu, geri geri gitmekte olan aracın arkasından yürüyerek geçmeye çalışan davacının kusurunun kaza raporunda da tespit edildiğini, kaza sonrasında müvekkili şirketin yetkililerinin duyarsız kaldığı iddiasının da gerçek olmadığını, davanın reddini talep etmiştir. Dosya içerisine, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, davalı ... şirketinden ... plakalı araca ait ZMSS poliçesi, hasar dosyası ve kayıtlar ile davalı ... Sigorta şirketinden genişletilmiş kasko poliçesi hasar dosyası, ilgili hastanelerden davacıya ait tedavi evrakları getirtilmiş, davacı ile davalı gerçek kişinin sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, ... ve ...' den kazaya karışan aracın kaza tarihindeki ve saatindeki hızı ve hareketlerini gösterir kayıtların gönderilmesi istenilmiş, ayrıca davacı tanıkları ve davalı tanığı dinlenmiştir. Dava; ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan maddi manevi tazminat davasıdır. Davacı yaya olarak ...' ın, oturduğu siteden çıkıp bir süre kaldırımda yürükten sonra karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada, yolun karşısındaki kaldırıma çıkmadan, park halinde iken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki .. plakalı minibüsün aniden geri geri manevra yaptığı sırada davacı yayaya çarpması sonucu kaza olayının meydana geldiği dosyada bulunan kaza tutanağından, beyanlardan ve bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Celse arasında davacı vekilinin davalı ...' den ödeme aldığından maddi tazminat davası yönünden feragat ettiği, eldeki davanın manevi tazminat davası olarak devam ettiği anlaşılmıştır. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının K.H, müştekinin ..., Sanığın ... olduğu, ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan ceza davası olduğu, trafikçi bilirkişi ... tarafından ibraz edilen .. tarihli raporda ...' ın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, yaya ...' ın tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. ... ve ...' den gönderilen müzekkere cevabında sunucularda güncel olarak bir yıllık kayıtların tutulduğundan ... plakalı araca ait ... tarihindeki hız kayıtlarının mevcut olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Tarafların gösterdikleri tanıklar dinlenmiştir. ... tarihli celsede dinlenen Davacı tanığı ...: " ben davacıyı komşumuz olması nedeniyle tanıyorum. Kaza anını görmedim ancak sonrasındaki olaylara bizzat şahit oldum. Kazadan sonra hastaneden eve geldiğinde davacı çelik korseliydi ve bu çelik korseyle iki üç ay boyunca yatmak zorunda kaldı. İlk iki ay neredeyse hiç ayağa kalkmaksızın yattı. Ayrıca aracın sürüklemesi nedeniyle oluşan sürtünme yaraları da cok acı vericiydi. Yaklaşık 10-15 gün boyunca evde aldığı tedaviyle pansuman yaptırıldı. Sürekli yatmak zorundaydı. Acı çektiği her halinden belli oluyordu. Bir de yaz sıcağında çelik korseyle kaldığı için vücudu isilik olmuştu. Bu süreçte hiç işe gidemedi. Zaten olay da işe gitmek için evden çıktığı esnada olmuştu. Bu süreçte kendisine hep annesi baktı. Kazadan 15 gün sonra yıkanmasına izin verildiğinde de annesi kendisini yıkadı. Yetişkin bir erkek olarak annesinin kendisini yıkamasından acı ve üzüntü duydu. Ciğerlerinde ödem oluştu. Kırıkları ve korse nedeniyle öksürmede güçlük çekiyordu. Ama ciğerlerindeki ödemi atması için de öksürmesi gerekiyordu. Bu süreçte de annesi sürekli sırtına sarılıp kemiklerini bir arada tutarak öksürtüp ödemi attırmasına yardımcı olmaya çalıştı. Annesinin çalıştığı dönemlerde de ben ve diğer komşularımız davacıya yardımcı olduk. Bu şekilde acılı bir süreç geçti. En az 3 ay bu şekilde devam etti. Davacı bir balkona çıkıp nefes bile alamadı. Sadece ihtiyacını görüp yatar pozisyonda zamanını geçirdi. Benim bilgim dahilinde karşı taraftan herhangi bir arayıp sorma olmadı " şeklinde beyanda bulunmuştur. ... tarihinde dinlenen davacı tanığı ...: " ben, davacı ile aynı sitede oturuyorum. Kaza olunca bana site güvenliğinden haber verdiler. Hemen kaldırıldığı ... Hastanesine gittim. Orada tedavisi ile ilgili bilgiler aldık. Daha sonra hastaneden sonra eve çıkarıldığında da yanlarındaydık. 2-2,5 ay desteksiz hareket edemeyecek şekilde evde yatılı olarak bakıma muhtaç kaldı. Davacı annesi ile birlikte yaşıyordu. İhtiyaçlarını annesi ve biz komşuları olarak destekliyorduk. Yardımcı oluyorduk. Davacı, tanıdığım kadarıyla disiplinli, prensipli, kurallara uyan bir insandır. Öyle dalgın vaziyette önüne arkasına bakmadan yola çıkmaz. Düzgün bir yaşantısı vardır. Ancak kaza nedeniyle iş hayatı da bu süreç boyunca olumsuz etkilendi. Onun endişesini yaşadı. Ayrıca kalçasının alt kısmına gelen egzoz borusu da o bölgede yanığa neden olmuştu. Üzerine oturacak durumda değildi. Oranın da pansuman edilmesi gerekiyordu. Bu şeklide olumsuzluklar yaşadı. Ben karşı taraftan kimseyle hastanede yada evde karşılaşmadım. Davacı hastaneden çelik korseyle çıktı. Bu çelik korse dediğimiz şey belin hareket etmesini engelleyerek tahribat oluşmasını önleyen tipte bir korsedir. Beyin cerrahının yönlendirilmesiyle bu korse seçilip özel olarak siparişle getirtilmiştir. Banyo yapmaya engel değildi ancak çok hassas davranılması gerekiyordu. Bu çelik korseyle nefes almak, öksürmek çok zordu. Batmaları olduğunu dile getiriyordu. Hareket edemiyordu. Sırtüstü yatması gerekiyordu ancak kaza nedeniyle sürtünmeden dolayı sırtında yaralar vardı. Bu yaralar üzerine yatması da uygun olmuyordu. Bunun için de ilaç tedavisi de uygulanıyordu. Doktorun tavsiyesine kadar hareket etmedi. Bu süreç uzun sürdü." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ...: " ben, davacının komşusu olurum. Kazadan sonraki 2-2,5 aylık süreçte hep yanlarındaydım. Hastanede de yanlarındaydım. Ben kazadan sonra hastaneye gittiğimde davacı yüzüstü yatıyordu. Arkası tamamen açıktı. Sürtünme yaraları vardı. İlk etapta bel kırığı denildi. O anda kendisi ve annesi sakat kalacağını düşündü. Biz de bu tehlikeden korktuk. Ancak daha sonra doktor ameliyat olmayacağını, 2-2,5 aylık bir çelik korse tedavisinin gerektiğini söyledi. Acilen çelik korse bulundu takıldı. Özel ambulansla davcı eve getirildi. Eve geldikten sonra da sürekli yatarak tedavi görmesi nedeniyle isilik problemleri oluştu. Sürekli dışarıdan pansuman için gelindi. Ciğerleri ödem topladı. Ancak kırıkları ve çelik korse nedeniyle öksürmesi zor olduğundan kendi başına öksürmekte çok zorlanıyordu. Annesi ile yaşadığı için annesi göğsünden tutup onu öksürtmeye çalışıyordu. Biz de kendilerine destek oluyorduk. Ancak bizim destek olamadığımız tuvalet ve banyo gbii ihtiyaçlarını sadece annesinin yardımıyla yapabiliyordu. Bu da kendisine yaşı itibariyle bir mahcubiyet yaşatıyordu. Davacı son derece dikkatli ve titiz bir in sandır. Dağınık dalgın biri kesinlikle değildir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...: " ben, davalı ...' nin ... Ayı zamanda ortağıyım. Benim olay günü kazadan herhangi bir şekilde haberim olmadı. Çalışanımız bana kazayla ilgili bir malumat vermedi. Ben ilk defa yaklaşık olaydan bir ay kadar sonra kendisini ... olarak tanıtan hanımefendinin aramasıyla durumu öğrendim. Bana "neden hiç aramadınız, sormadınız ?" diye söylediğinde olay ortaya çıktı. Ben de hemen araştırıp bilgi topladım. Bunun üzerine biz kaza raporuna ulaştık. Sürücü de bu olayı duyunca apar topar üç gün için de kaçarcasına iş yerinden ayrıldı. Kendisiyle bir iletişimimiz de kurulamadı. Ben olayı hemen şirketin diğer ortağı ...' e de anlattım. ... hanıma da ne yapabileceğimizi sordum. Kendisinin ofisine de yazıhanesine de gidip ziyaret ettik. Kazazede eve çıktığı için onu göremedik. Diğer ortak da uçakla olayı duyar duymaz İstanbul'dan Antalya' ya geldi. Kendisi de ... hanımla görüştü. Birlikte görüştük. Hatta araçlarımızın gerekli sigortaları bulunduğunu belirttik. Poliçelerini paylaştık. Kendi şirketimizin avukatının da adını ve adres bilgisini paylaşarak iletişim kurulabileceğini, bizim adımıza hareket edebileceğini söyledik. Biz sigorta harici de maddi bir ihtiyaçları varsa gidermeye hazır olduğumuzu söylememize rağmen kendileri maddi durumlarının iyi olduğunu bize belirttiler. Bizim sigortacımız da dava olmaksızın manevi tazminata ilişkin ödeme yapmadığından biz bu davanın açıldığını düşünüyoruz. Biz şirket olarak olaya hassas bir şekilde yaklaştığımızı düşünüyorum ve böle bir olay meydana gelmesinden dolayı da üzgün olduğumuzu söylemek istiyorum. Biz sulhen çözüm olsun diye her türlü gayreti sarf ettik. Buna ilişkin yazışmalarımız da vardır. İyi niyetimizi ortaya koyduğumuzu düşünüyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...' in beyanları talimat yoluyla aldırılmış olup tanık beyanında: "Davacı ... ve davalı ... ile herhangi bir akrabalığım yoktur. Benim İstanbul, İzmir ve Antalya'da şirketlerim vardır...'e yakın personelim vardır. Bana olaydan bir süre sonra telefon açıldığında kazadan haberdar oldum. Davacı olan kişinin annesi ve aynı zamanda avukatlığını yapan ... Hanım aradığında haberdar oldum. Öğrenir öğrenmez ben uçak bileti aldım Antalya iline gittim, kaza geçiren mağdur olan kişinin annesi olan ve aynı zamanda avukatlığını yapan ... Hanım'ı aradım. Adresini aldım. ... Hanım'ın yanına gittim. Kazadan yeni haberim olduğunu söyledim. Yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sordum. 20 yıldır bu turizm taşımacılık işini yapıyoruz. İlk defa başımıza böyle bir olay geldi. Mağdurun tam olarak nasıl yaralandığını bilmiyorum ancak uzun süreli bir çalışamaz raporu aldığını biliyorum. Bu kadar çalışanı ve aracı olan bir şirket olarak her bir olay hakkında bilgi edinme şansım yoktur. Bu olayda da hemen bilgi edinemedim. Bilgi edinir edinmez uçak ile Antalya'ya gittim. Mağdurun annesi ... Hanım ofisine beni çağırdı. Yapabileceğimiz bir şey olur mu diye sorduk. Kendisi buna ihtiyaçları olmadığını söyledi. Kendisine sigorta acentemizin ve avukatımızın irtibat bilgilerini verebileceğimizi söyledik. Bilgileri verdik. Ben zaman zaman da durumlarını sormak için aradım. Sigortacımız ile avukatımız ile kendisi sürekli iletişim halindedir. ...'ı bizim şirketimizin şoförü olarak biliyorum. Ben ... Hanım'ın oğlunu ziyaret etmek istedim ancak o gün müsait olmadığını bana söyledi. Hasta diye biz de çok zorlamadık. Annesi olan ... Hanım ile yaklaşık 3 saat boyunca hukuk ofisinde konuştuk. Uçak biletlerim vardır. Ben bilet alıp mağduru ziyaret ettim. Telefon görüşmelerimiz de vardır. Annesi ... Hanım whatsapp üzerinden bize konum göndermiştir. Çok kalabalık bir şirketimiz var. Her şeyi anında takip edemiyorum. Yine de öğrenir öğrenmez gece vakti bilet alıp sabah ilk uçakla Antalya'ya gittim." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı vekili tarafından maddi tazminat yönünden, davalı sigorta şirketi ile yapılan sulh nedeniyle davadan feragat edildiği beyan edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması gözetilerek davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan davacı, davalı işleten, sürücü ve kasko sigortacısı yönünden manevi tazminat davasına devam etmiştir. Her ne kadar davalı kasko şirketi ... tazminat klozunun bulunmadığını iddia etmiş ise de dosya kapsamındaki poliçenin incelenmesinde "artan mali mesuliyet teminatı özel şartı" başlığı altında poliçenin ön yüzündeki limitler dahilinde manevi tazminat taleplerinin de teminat kapsamına dahil edildiği anlaşıldığından bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiş, pasif husumeti bulunduğu anlaşılmıştır. Manevi tazminat ise TBK 56. Maddesinde düzenleşmiş olup, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ayrıca ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olayın özellikleri, ceza dosyasında alınan beyanlar ve düzenlenen bilirkişi raporu, davacı yayanın 20-25 metre ilerideki kavşak yerine olay mahallinden karşıya geçmek istemesindeki tali kusuruna rağmen, davalı sürücünün hareket halinde olmayan aracı hareket ettirmeden, arkasına bakmadan, yola dikkatini vermek yerine telefonla konuşmayla uğraşması sonucu karşı tarafa ulaşmak üzere olan yayayı aracın altına alması şeklindeki ağır kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının kazadan sonraki tedavi ve iyileşme süreci, bu husustaki tanık beyanları, diğer yandan işleten tarafın olaya yapıcı yaklaşımı, davacının ailesi ile iletişim çabaları, dosyaya yansıyan samimiyetleri, araçlarının sigortalı olması gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun olarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hem davacının duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi hem de zarara neden olanın vicdani duygularının tatmin edilmesi amacıyla manevi tazminat davasının kısmen kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalılar işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise TTK 1427. Madde uyarınca başvuru tarihinden 45 gün sonrasından itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Maddi tazminat talepleri yönünden yapılan ödeme nedeniyle feragat edilmiş olması ve manevi tazminat davasının da kısmen kabul edilmiş olması karşısında davadan önce yapılan zorunlu arabuluculuğa ilişkin kamu tarafından karşılanan giderlerin davalılara yükletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE, a-Alınması gerekli feragatın gerçekleştiği aşama gözetilerek 2/3 oranında hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile Hazineye gelir KAYDINA, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, c-Talep olmadığından vekalet ücreti takdirine yer OLMADIĞINA, 2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile ...-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' dan kaza tarihinden, davalı ... ' dan ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, a-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınıp maddi tazminat yönünden mahsup edilmekle kalan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın, davalılar ..., ...' den müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile hazineye gelir KAYDINA, b-Manevi tazminat davası yönünden Davacı tarafından yapılan tanık tebligat ücreti ve talimat masrafından ibaret ...-TL' nin davalılar ..., ... ve ...' dan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, Ayrıca bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, c-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ....-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ...' dan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, d-Davalılar ... ve ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davalılar ... ... ve ...'dan müşreteken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, Dair, davacı vekili ile davalı ...' ın yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.20/04/2021 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/336, K. 2021/353, T. 20.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-336-e-2021-353-k-4ec9997f0b57