İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/312 E. 2020/296 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/312
- Karar No
- 2020/296
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/312 KARAR NO : 2020/296 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 17/07/2020 KARAR TARİHİ : 01/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel malikleri arasında ... tarihinde, Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davalının yapılan inşaatta da mimarı proje sorumlusu olduğunu, yine ... İl, ... İlçesi, ... ... Mah., ... Ada, ... Parselde davalının proje müellifi olduğunu, devam eden inşaatın da yenilenmesi gerektiğini, müvekkilinin müteahhidi olduğu taşınmazlar için iskan almak istediğini ancak davalının üstüne düşen görevi yerine getirmediğini, ayrıca ruhsatın yenilenmesi için gerekli evraklara da imza atmadığını, davalının müellifi olduğu taşınmaz için belge eksikliğini gidererek imza attırılmasının sağlanmasını, müvekkilinin yeni bir proje müellifi ile anlaşmasına izin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, davacı müteahhit tarafından mimari proje sorumlusu aleyhine açılmış, davalı mimari proje sorumlusunun imza eksikliğinin giderilmesi istemine ilişkin muarazanın giderilmesi davasıdır. Davalının tacir kaydı bulunup bulunmadığı hususunda Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, hangi usulde vergilendirildiği hususunda da Antalya Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmıştır. Gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davalının tacir kaydının bulunmadığı, ticari mükellefiyet kaydının da olmadığı anlaşılmıştır. Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nun 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4 . Madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle; her ne kadar davacı müteahhit tacir olsa da davalının tacir olmayışı, yine bu davanın TTK'nun 4. maddesinde sayılan dava türlerinden olmayışı, mutlak ticari dava veya nisbi ticari dava da olmayışı göz önüne alındığında ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, dava dilekçesi ekinde emsal olarak gösterilen Antalya ... ATM'nin .../... Esas sayılı dosyasının Mülga 6762 Sayılı TTK döneminde açılan davalardan olduğu ve Mülga 6762 Sayılı Kanunun'un 21. Maddesinde düzenlenen ticari iş karinesi uyarınca görevin belirlendiği ayrıca o dönemde Asliye Hukuk ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ayrım iş bölümü esasına dayanmakta iken yeni düzenleme ile aradaki ayrımın görev ilişkisine dönüştüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli kabul edilemeyeceği, görev ile ilgili düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği göz önüne alındığında ve görev hususunun dava şartı niteliğinde oluşu gözetilerek mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.mad.uyarınca usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli OLDUĞUNA, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince görevli mahkemece nazara ALINMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.01/09/2020 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)